Irak’taki sağlık çalışanları koronavirüs ve geciken maaşlar sebebiyle yorgun

Reuters arşiv
Reuters arşiv
TT

Irak’taki sağlık çalışanları koronavirüs ve geciken maaşlar sebebiyle yorgun

Reuters arşiv
Reuters arşiv

Irak’taki Kovid-19 salgınıyla ilgili çıkan haberler hükümet yetkililerine ve benzer şekilde halka yönelik uyarı mahiyetinde. Zira söz konusu haberlerde yaklaşık dört haftadan bu yana artış gösteren vakalar ve vefat sayılarını durdurmak veya azaltmak için herhangi bir önlem almaması halinde yaşanacak “kötümser senaryolar” konusunda uyarılar yapılıyor.
Ölümcül virüse ilişkin endişeleri artıran ve meseleleri daha da karmaşık hale getiren durum ise “beyaz ordunun” saflarında oldukça fazla zayiat verilmesine neden olan yetersiz koşullar ve ödeme tarihinin üzerinde iki hafta geçmiş olmasına rağmen halen yatırılmayan, ertelenen maaşlar olarak ön plana çıkıyor. Bağdat’taki Kerh semti Sağlık Genel Müdürü Casim el-Haccami dün yaptığı açıklamada, sağlık personelinin maaş ödemelerindeki gecikmeyi eleştirdi ve Bağdat’ın Kerh semtindeki 870’den fazla sağlık çalışanının koronavirüsten etkilendiği bilgisini verdi.
Haccami yaptığı kısa açıklamada, “Beyaz ordunun askerleri yorgun. Önümüzde salı günü resmi tatil olacağını not ederek maaşlarının gelecek haftaya kadar ertelenebileceğini düşünüyorlar. Düne kadar (Pazar) yatırılmayan maaşlarının bir an önce ödenmesini istiyorlar!” dedi. Haccami’nin sözünü ettiği maaşlar haziran ayına aitti.
 “İyiliğin karşılığı bu mu olacaktı?” diye soran Haccami sadece Kerh Sağlık Müdürlüğü’nde koronavirüsten etkilenen 870’ten fazla sağlık çalışanının bazılarının yaşamını yitirdiğini, bir kısmının ise virüsü ailelerine bulaştırdıklarını ve bazı aile fertlerinin de bu sebeple öldüğünü söyledi.
Sağlık kaynakları, sağlık personeli arasındaki vaka sayısının üç bini aştığı görüşünde.
Diğer yandan, Irak Sağlık Bakanlığı Pazar günü, koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında Macaristan tarafından gönderilen 15 ton koruyucu tıbbi malzeme ve bir ambulans yüklü uçağın ülkeye vardığını duyurdu. Sağlık Bakanlığı Medya Ofisi tarafından yapılan açıklamada “Macaristan yönetimi ve Macaristan’daki Irak kökenli bazı tüccarların desteğiyle hazırlanan yardım uçağı tam teşekküllü bir ambulansın yanı sıra tıbbi ve koruyucu malzemelerden oluşan malzemeleri taşıdığı ve malzemelerin koronavirüs salgınına karşı verilen mücadelede kullanılacağı” ifade edildi.
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Hazım el-Cemili “bu desteğin Sağlık Bakanlığı’nın Irak içindeki ve haricindeki tüm taraflarla kurduğu iletişim ile sağlık alanında koronavirüs salgınına karşı iş birliği prensibini aktif hale getirme çabaları çerçevesinde geldiğini” söyledi.
Bağdat’taki Macaristan Büyükelçisi de “söz konusu malzemelerin iki ülke arasında, sağlık alanındaki iş birliği çerçevesinde Macaristan Cumhuriyeti’nden Irak’a bir hediye olduğunu, yardım miktarının yaklaşık 30 ton olarak tahmin edildiğini ve salgına karşı mücadele bağlamında önümüzdeki iki gün içinde başka takviyelerin de yapılacağını” kaydetti.
Irak Sağlık Bakanlığı dün ülkede 2 bin 312 yeni vaka kaydedildiğini ve vaka sayısının 77 bin 506’ya yükseldiğini duyurdu. Şu ana kadar 44 bin 724 kişinin sağlığına kavuştuğu, 3 bin 150 kişinin ise yaşamını yitirdiği bilgisini verdi.
Diğer yandan, Irak Genel Kurmay Başkanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, piyade tümen komutanının koronavirüs sebebiyle öldüğü duyuruldu. Açıklamada, “Genelkurmay Başkanlığı, Allah’ın kader ve kazasına iman eden kalp ile koronavirüs sebebiyle yaşamını yitiren cesur ve sadık komutanlarından Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Murad Kerim Süleyman er-Rebii’yi ebediyete uğurlamıştır” ifadelerine yer verildi. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada ayrıca merhum General Murad Kerim’in askeri hizmeti sırasındaki kahramanlığına ve insani yönüne övgüde bulunuldu.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram