Arap ülkeleri Husilerin Suudi Arabistan'daki sivilleri hedef alma girişimlerini kınıyor

Arap ülkeleri Husilerin Suudi Arabistan'daki sivilleri hedef alma girişimlerini kınıyor
TT

Arap ülkeleri Husilerin Suudi Arabistan'daki sivilleri hedef alma girişimlerini kınıyor

Arap ülkeleri Husilerin Suudi Arabistan'daki sivilleri hedef alma girişimlerini kınıyor

Körfez, Arap ülkeleri, uluslararası ve İslami örgütler, Husilerin Silahlı insansız hava aracı (İHA) ve balistik füzeler ile Suudi Arabistan'daki sivillere yönelik saldırılarını kınadı. Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, söz konusu saldırıları etkisiz hale getirmişti.
Mısır, Husi terörist milislerin Suudi Arabistan topraklarına yönelik bir dizi balistik füze ve bombalı İHA ile gerçekleştirdiği saldırıları kınadığını bildirdi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeleri kullanıldı:
“Sivillere ve sivil tesisleri hedef alan bu vahşi saldırılar karşısında Krallık ile dayanışma içerisinde bulunan Mısır, Suudi Arabistan’ın topraklarını savunma ve ulusal güvenliğini koruma yolunda gereken tüm önlemleri alarak Krallığa destek verdiğini teyit ediyor. Nitekim bu tür saldırılar, Yemen'de daha fazla tansiyona ve istikrarsızlığa yol açacaktır. Başta Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) girişimi, uygulama mekanizmaları, kapsamlı ulusal diyalog çıktıları ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 2216 sayılı kararı olmak üzere, üzerinde anlaşmaya varılan taahhütlere dayanarak Yemen krizine siyasi bir çözüm bulma sürecinin yeniden başlaması için uygun koşullar oluşturma yönündeki tüm ateşkes çağrılarına cevap vermek önem teşkil etmektedir.”
Husilerin terörist saldırılarını kınayan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn de “Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarına yönelik her türlü tehdide karşı Riyad ile dayanışma içerisinde ve tek yürek olduğunu, ülkenin vatandaş ve sakinlerini korumak için aldığı gerekli tüm prosedürleri desteklediğini” vurguladı.
BAE Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“BAE’nin ve Suudi Arabistan'ın güvenliği, ayrılmaz bir bütündür. BAE, Suudi Arabistan Krallığının karşı karşıya olduğu herhangi bir tehdit veya tehlikeyi kendi güvenlik ve istikrarına yönelik tehlike addeder. Bu saldırılar ve tehditlerin devamı, bölgenin Husilerin yürüttüğü darbe ile karşı karşıya olduğu tehlikenin doğasını göstermekte; aynı zamanda bu milislerin bölge güvenliği ve istikrarını zayıflatmaya çalıştığına dair yeni kanıtlar teşkil etmektedir.”
Husi milislerin Suudi Arabistan'daki siviller ve sivil varlıklara yönelik saldırılarını kınayan Bahreyn Bakanlar Kurulu, Arap Koalisyonu’nun terörist saldırıları önlemede, füze ve İHA’ları etkisiz hale getirmedeki başarısına övgüde bulundu.
Saldırıyı kınayan taraflardan biri olan Cibuti'nin Riyad Büyükelçisi Ziyauddin Said Bamharmeh, “Siviller ve sivil varlıkların balistik füzeler ve bombalı İHA’lar ile hedef alınması, bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit etmekte, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmektedir” açıklamalarında bulundu.
Keza, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) da Husilerin terörist saldırılarını kınadığını açıkladı. İİT Genel Sekreteri Dr. Yusuf bin Ahmed el-Useymin, İİT’nin Yemen'deki meşruiyeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun yürüttüğü çabalara verdiği desteği yinelerken bu tehlikeli terörist saldırılara karşı mücadelesinde Suudi Arabistan ile tam bir dayanışma içerisinde olduklarını vurguladı.
Dr. Useymin, Yemen ve komşu ülkelerdeki siviller ve sivil tesisleri hedef alan bu eylemlerden hem terörist Husi milislerin, hem de onları para ve silah ile destekleyenlerin sorumlu olduğunu kaydetti. 
Söz konusu saldırıları şiddetle kınadığını dile getiren Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) tarafından yapılan açıklamada, “İran’ın BMGK’nın 2216 sayılı kararı ile uygulanan ambargoyu ihlal ederek Husilere silah temin etmesi, bölgenin güvenliği ve istikrarına yönelik tehdit teşkil ediyor ve Yemen'deki krizde varılmak istenen siyasi çözümü baltalıyor” ifadelerine yer verildi.
Suudi Kraliyet Hava Savunma Kuvvetlerinin söz konusu saldırıları amacına ulaşmadan durdurmasına engellemesine övgüde bulunan KİK Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf, “Uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesi, aynı zamanda Husiler ve arkalarında duran tarafların bölgedeki güvenlik ve barışı zayıflatmaya yönelik devamlı girişimleri karşısında kararlı bir şekilde durması gerekiyor” dedi.
Söz konusu saldırıları aynı şekilde kınayan Arap Parlamentosu tarafından yapılan açıklamada ise “Sivilleri hedef alan bu korkak terörist saldırılar devam ediyor. Darbeci Husi milisler, bölgeyi istikrarsızlaştırmak isteyen Tahran rejiminin politikalarını uyguluyor ve BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths'in çabalarını baltalıyor” ifadeleri kaydedildi. 
Arap Parlamentosu Başkanı Meşal bin Fahm es-Sulemi, uluslararası topluma “BM Genel Sekreteri'nin 4 Temmuz’da yayınladığı son raporunda da açıkça doğrulandığı üzere İran rejiminin Husi milislere silah ve balistik füze temin ederek ihlalde bulunmasını durdurma” çağrısında bulunarak Husilerin BMGK’nın 2216 sayılı kararını ihlal etmeyi sürdürdüğünün altını çizdi.



Suudi Arabistan’dan Bahreyn’in egemenliğine destek

Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
TT

Suudi Arabistan’dan Bahreyn’in egemenliğine destek

Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)

Suudi Arabistan, Bahreyn yönetiminin güvenliğini korumak ve egemenliğini muhafaza etmek amacıyla aldığı egemenlik önlemlerine destek verdiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Krallığın Bahreyn’in güvenliğini ve istikrarını zedeleyebilecek her türlü girişime karşı aldığı tedbirleri desteklediği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Bahreyn’in egemenliğini hedef almayı veya iç işlerine müdahale etmeyi amaçlayan her türlü girişimin caydırılması gerektiği vurgulandı.

Bakanlık, Bahreyn’in güvenliğinin Suudi Arabistan’ın ve tüm Körfez ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu da belirtti.


Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, bölgede yaşanan güvenlik ve siyasi gelişmeler nedeniyle BAE vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak’a seyahatini yasakladığını duyurdu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, söz konusu üç ülkede hâlihazırda bulunan BAE vatandaşlarına en kısa sürede ülkeden ayrılarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne dönmeleri çağrısı yapıldı. Bu adımın, devletin yurt dışındaki vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı ihtiyati tedbirler kapsamında olduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, vatandaşların yayımlanan talimat ve uyarılara uymasının önemine dikkat çekerek, İran, Lübnan ve Irak’ta bulunanların durumlarının takip edilmesi ve ihtiyaç hâlinde gerekli desteğin sağlanabilmesi için bakanlıkla iletişime geçmeleri gerektiğini vurguladı.

Kararın, son dönemde bölgede artan gerilim ve güvenlik gelişmeleri çerçevesinde alındığı, birçok ülkenin de vatandaşlarını korumak ve güvenliklerini sağlamak amacıyla benzer önlemler aldığı ifade edildi.


Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
TT

Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa’dan İran’a sert uyarı: Vatan her şeyin üzerindedir

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, İran’a ülkesinin ve Körfez ülkelerinin iç işlerine müdahale etmeyi durdurma çağrısında bulunarak, "Vatan her şeyin üzerindedir ve tüm evlatlarının omuzlarında bir emanettir" mesajını verdi.

Dün basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kral Hamed bin İsa, "Zorlukların vatanların üzerine çullandığı ve insanların karakterinin sınandığı anlarda, gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya çıkar," dedi. Bahreyn’in güvenliğini, istikrarını ve halkının selametini hedef alan menfur İran saldırganlığının, vicdanını düşmana satanların sahteliğini ifşa ettiğini vurgulayan Kral Hamed, vatanın geçtiği bu sınavın bütün maskeleri düşürdüğünü belirtti.

İhanetin telafisi yoktur

Kral Hamed, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Kahraman silahlı kuvvetlerimiz her türlü kalleş saldırıyı püskürtmek için sınırlarda teyakkuzda beklerken; vicdanını düşmana satmış az sayıda kişi, vatanın egemenliğini hiçe sayanlarla iş birliği içine girmiştir. Bu, ihanetlerin en büyüğü ve halkın vicdanında asla affedilmeyecek bir suçtur.

Yaşananlara karşı duyduğu büyük öfkenin tüm Bahreyn halkının öfkesinin bir yansıması olduğunu ifade eden Kral, "Vatanın kaderinin emanet edildiği kişilerin vatanı sırtından bıçaklaması ve halkın kendisini temsil etmesi için seçtiği isimlerin, kamuoyu tarafından dışlanmış hainlerin yanında durması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

Vatandaşlık bir ahittir

"Kamuoyunun bugün tek yürek olduğunu ve saldırganlarla iş birliği yapanların uzaklaştırılmasını talep ettiğini belirten Hamed bin İsa, "Vatanına ihanet edenler, bu topraklarda yaşama onurunu hak etmiyor. Vatandaşlık sadece bir kâğıt parçası değil, bir ahit ve sözleşmedir. Bu sözleşmeyi bozan, hakkını kendi eliyle kaybetmiştir" şeklinde konuştu.

Bazı milletvekillerinin, vatanın kalkanı olmak yerine hainlerin safında yer almasından duyduğu derin üzüntüyü dile getiren Kral Hamed, "Vatana saldıranların yanında durmayı tercih edenler, gidip onlara katılsınlar. Düşmanlarımıza sadakat gösterenlerin aramızda yeri yoktur" dedi.

Caydırıcı tedbirler ve ordu mesajı

Bütün Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) halklarının; hainler hakkında verilen hapis, vatandaşlıktan çıkarma ve pasaport iptali kararlarını güçlü bir şekilde desteklediğini, hatta daha fazlasını talep ettiğini savunan Kral, bu caydırıcı önlemlerin bir "intikam" değil, sadık vatandaşları korumak için bir "emniyet supabı" olduğunu söyledi. Kral, bu adımların atılmaması durumunda, silahlı kuvvetlerin savunma zarureti gereği askeri kurallar çerçevesinde yönetime el koymak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.

Milletvekillerine iki yol: Ya özür ya sürgün

Söz konusu milletvekilleri önünde iki yol olduğunu vurgulayan Kral Hamed bin İsa şunları kaydetti: "Önlerinde üçüncü bir yol yok; ya Bahreyn halkından açıkça özür dileyip güven köprülerini yeniden kuracaklar ya da ihanetleri nedeniyle yargı kararıyla ülkeden sürülenlerin yanına gidecekler. Meclis bir emanettir ve temsil yetkisi, eli vatan ihanetine bulaşmış kişilerin taşıyabileceği bir şeref değildir."

Hürriyet kaos değildir

Ülkenin bugün her zamankinden daha fazla özgür ve sorumlu görüşlere ihtiyaç duyduğunu belirten Kral Hamed, Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özgürlük kaos demek değildir, değerlere dil uzatmak veya vatana ihanet etmek hiç değildir. Vatan her şeyin üzerindedir ve Bahreyn’in bir karış toprağından dahi vazgeçmeyeceğiz. Herkes vatan sevgisini öğrenmelidir; gerçek vatandaş, vatanını dilinde değil, kalbinde taşıyan ve gerekirse onun için canını feda edendir."