Tunus Cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini bağımsız bir isme vererek parlamento bloklarını şaşırttı

Tunus Cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini bağımsız bir isme vererek parlamento bloklarını şaşırttı
TT

Tunus Cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini bağımsız bir isme vererek parlamento bloklarını şaşırttı

Tunus Cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini bağımsız bir isme vererek parlamento bloklarını şaşırttı

Hammadi Mimari
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, bir sonraki hükümeti kurma görevini, bağımsız bir isme vererek siyasi partileri ve parlamento bloklarını şaşırttı.
Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada Kays Said'in, Başbakan İlyas el-Fahdah’ın hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle istifa etmesinin ardından Anayasa’nın 98’inci bölümü uyarınca istifa eden hükümetin İçişleri Bakanı Hişam el-Meşişi’yi yeni hükümeti kurmakla görevlendirdiği duyuruldu.
Meşişi’nin hükümeti kurmakla görevlendirilmesi, kendisini bu görev için aday göstermeyen siyasi partiler ve bloklar için şaşırtıcı bir gelişme olsa da Tunus Anayasası, Cumhurbaşkanı'nın siyasi parti ve parlamento bloklarının sunduğu adaylardan birini seçme zorunluluğu getirmiyor.

Hişam el-Meşişi kimdir?
Hişam el-Meşişi, siyasi partilerin ve parlamento bloklarının aday gösterdiği isimler arasında yer almıyordu. Onun yerine söz konusu partiler ve bloklar, Fadıl Abdulkafi ve Hayyam et-Turki ve Hakim bin Hamude gibi öne çıkan isimler etrafında buluştu.
1974 doğumlu olan Meşişi,baş danışmanlığını yaptığı ve yasal işler sorumlusu olduğu Cumhurbaşkanı'na yakın bir isim olarak kabul ediliyor. İstifa eden Fahfah hükümetinde İçişleri Bakanlığı yapan Meşişi, iyasal bilimler ve hukuk alanında doktora çalışması yaptı. Tunus Ulusal İdare Okulu'nda yüksek lisans eğitimini tamamlayan Meşişi, ayrıca Fransa’daki Strazburg Ulusal İdare Okulu'nda kamu yönetimi üzerine yüksek lisans yaptı.
Kadın ve aile, Ulaşım, Sağlık ve Sosyal Çalışma gibi çeşitli bakanlıklarda üst düzey görevlerde bulundu. Halk Sağlığı ve Çevre Kontrolü Ajansı genel müdürlüğünü yapan Meşişi, ayrıca Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu'nda denetçi olarak çalıştı.

Hükümetin kurulması için bir ay süre
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, hükümeti kurma görevi verilen Meşişi’nin hükümetini kurmak ve parlamentoya sunmak için önünde bir aylık anayasal bir süre var. Bununla birlikte genel oturum sırasında resmi olarak başbakan olabilmesi için en az 109 milletvekilinin güvenoyunu alması gerekiyor.
Cumhurbaşkanı Said, parti çevrelerinin dışından gelen Meşişi’yi hükümeti kurmakla görevlendirilmesinin arka planında, devletin başında kendisinin olduğu ve partilerin içinde boğuldukları çatışmaların ahlaki değerlerini yitirmelerine neden olduğu mesajı bulunuyor. Said’in bu yüzden hükümeti kurmaya aday olarak sunulan isimler dışında bir isime bu görevi verdiği düşünülüyor.

Cumhurbaşkanı’nın kararının etkileri
Eski Tunus Cumhurbaşkanı Muhammed Munsif el-Merzuki döneminde Cumhurbaşkanlığı resmi sözcüsü görevini yürüten Tunus Üniversitesi'nde modern tarih profesörü olan Adnan Manser, Facebook hesabından konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Cumhurbaşkanı’nın kararının tam açıklaması, yönetimi kendi çevresinden, siyasi geçmişi olmayan ve seçtiği her yolda yürümeye hazır olan sadık insanlardan oluşturuyor. Bu en azından demokrasi için hiç iyi değil. Bu görevlendirme ile Cumhurbaşkanı ‘seçim sonuçları fiilen geçersiz’ mesajı veriyor” ifadelerini kullandı.

Yeni hükümet parlamentonun onayını alır mı?
Cumhurbaşkanı, partilerden ve bloklardan tamamen bağımsız bir hükümetin önünü açıyor, fakat bu hükümet parlamentonun güvenoyunu nasıl alacak?
Siyasi partiler, parlamentonun dağılmasını ve erken seçimlerin yapılmasını istemekten kaçınmak için bu hükümetin güvenoyu alması için en az maliyetli siyasi seçeneği seçecekler ve nesnel olarak oy kullanacaklar.
Öte yandan parlamento ülkedeki siyasi krizi derinleştiren mücadeleler yaşandı. Siyasi partiler, Nahda Hareketi’nin kurulacak herhangi bir yeni hükümettin dışında tutulması çağrısında bulundular. Buna karşın Nahda Hareketi, ülkenin ekonomik, sosyal ve güvenlik açısından zor bir süreçten geçtiği bir dönemde hükümetin kurulmasını hızlandırmak için tüm partilerle işbirliği yapmaya hazır olduğunu ifade ederek söz konusu çağrıyı kınadı.
Parlamentoda en çok sandalyeye sahip olan siyasi partilerin hükümetle ilgili resmi pozisyonunun netleşmesi beklenirken Tunuslular da siyasi ve partizan çatışmalarının belirsizlik kattığı gelecek dönemde siyasi istikrar ve net bir vizyon oluşmasını bekliyorlar.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram