Hac ibadeti tedbirler ışığında gerçekleştiriliyor

Sosyal mesafeli tavaf (AFP)
Sosyal mesafeli tavaf (AFP)
TT

Hac ibadeti tedbirler ışığında gerçekleştiriliyor

Sosyal mesafeli tavaf (AFP)
Sosyal mesafeli tavaf (AFP)

Teşrik günlerini karşılayan hacılar, Peygamber sünnetine uyarak üç cemreden biri olan Akabe cemresini taşladıktan sonra ihramdan çıktı. İlgili organlar tarafından bu yılki Hac için hazırlanan planlar başarıyla sürdürülürken alınan koruyucu tedbirler ile güvenli, rahat ve kolay bir şekilde ifâda tavafı, Safâ ile Merve tepeleri arasında say gibi Hac ibadetleri eda edildi.
Hacıların Hac protokollerine ek olarak bu yıl alınan istisnai önleyici tedbirlere uyumu fotoğraflara yansıdı. 
Suudi Arabistan'daki Hac ve Umre Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, hacıların Müzdelife’den Mina’ya toplandıkları, ardından da ifâda tavafında bulunarak Akabe cemresinde taş attıkları sırada güvenli bir ortam sağlandığı bildirildi.
İlgili hükümet birimleri ile koordineli bir şekilde hareket edildiğini bildiren Hac ve Umre Bakanlığı yerlere yapıştırılan işaretler sayesinde hacılar arasındaki sosyal mesafe kuralının uygulandığını vurguladı.
Akabe cemresinin sağlık yolunda önleyici tedbirler alan söz konusu bakanlık tarafından verilen steril taşlar ile taşlandığı bildirildi.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed Abdulali dün düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, hacıların sağlık durumunun güven verici olduğunu, herhangi bir vaka veya hastalığın kaydedilmediğini ifade etti. Muayenehanelere 93 kişinin başvurduğunu, bu kişilerin tedavisinin de hemen yapıldığını kaydetti.
İçişleri Bakanlığı Güvenlik İşleri Sözcüsü Tallal eş-Şelhub, güvenlik görevlilerinin kutsal mekanlara girişi kontrol etmek ve tedbirleri ihlal edenleri belirlemek için sıkı güvenlik kordonu uyguladığına dikkat çekti.
Hac ve Umre Bakanlığı Planlama ve Strateji Sorumlusu Dr. Amru el-Meddah da hacıların ibadetleri sırasında sağlık ve ihtiyati tedbirler ile sosyal mesafeye dikkat ettiğini kaydetti.
Dün Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Krallığın farklı yerlerinde koronavirüsle mücadelede alınan önlemler ve sosyal mesafe eşliğinde güvenli bir şekilde sabah namazı eda edildi. Aynı zamanda tüm dünya ve Müslümanların bu musibetten kurtulması için dua edildi.
Verdiği hutbede “Şayet bir Müslüman iyi işler yapmaya niyet eder de bir mazeretten ötürü yapamazsa niyetinin ecri yazılır” diyen Mescid-i Haram İmam Hatibi Şeyh Dr. Abdullah el-Cuheni, Krallığın yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle bu yıl sınırlı sayıda hacı kabul etme kararının İslam şeriatının insan hayatını koruma prensibi üzerine hacıların güvenliği için alındığını vurguladı. Ayrıca insanları endişelendiren koronavirüs salgınının kalplerin ve akılların Allah’a yönelmesini sağladığını, ibadetleri ihlaslı bir şekilde eda etmenin önemine ışık tuttuğunu söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Suudi Arabistan’ın bu yıl hacıları mümkün olduğu kadar güvende tutmak için attığı adımlardan ve hacı sayısının sınırlı tutulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. WHO Doğu Akdeniz Bölge Müdürü Dr. Ahmed el-Manzuri, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Dünya Sağlık Örgütü'nün Suudi Arabistan'ın bu yılki Hac ibadeti için farklı milletlerden sınırlı sayıda hacıyı kabul etmesi kararını memnuniyetle karşıladığını dile getirmek istiyorum. Nitekim bu karar, hacıları güvenliğini sağlama Krallık dahili ve haricindeki sağlık güvenliğini artırma niyeti taşıyor.”
Hac Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, koronavirüs ile mücadele tedbirlerini ve bu minvaldeki prosedürleri ihlal edenlere yönelik hüküm ve cezaların onaylanmasını öngören kraliyet emrine binaen, Hac ibadeti yapılan alanlara giriş talimatlarını ihlal eden 2 bin 50 kişinin tutukladığını, bu kişiler hakkında yasal işlemlerin gerçekleştirildiğini duyurdu.
Daha önce yapılan açıklamalarda bu yılki Hac mevsimi için alınan koruyucu önlem ve prosedürler doğrultusunda sınırlı sayıda hacı alınacağı ve söz konusu prosedürleri ihlal edenlere belirlenen talimatların uygulanacağı duyurulmuştu.



Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta Suudi Arabistan ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Riyad, Kahire ve Ankara arasındaki üçlü koordinasyonun, ulusların egemenliğini ve istikrarını tehdit eden çeşitli tehlikelerle mücadelede üç ülkenin aktif rollerine olan bağımlılıkla birlikte, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında ne ölçüde olumlu bir etki yaratacağı konusunda soruları gündeme getiriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve ardından Mısır'ı ziyaret edecek. Anadolu Ajansına (AA) göre, bu ziyaret sırasında Filistin sorunu ve Suriye'deki gelişmelerin yanı sıra "Ankara ile Riyad ve Kahire arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi" konularına odaklanarak bölgesel meseleleri ele alacak.

Ziyaretin Suudi Arabistan'da düzenlenecek Suudi-Türk İş Forumu ile başlaması ve ardından Mısır'da benzer bir forumun düzenlenmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemci ve uzmanlara göre üç ülke bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze Şeridi'ndeki durumun çözümünde büyük etkiye sahip. Suudi Arabistan ve Mısır'ın Arap davalarını destekleme ve bölgedeki birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele etme vizyonunu benimsediğini ve Türkiye ile koordinasyonun sükunetin yolunu açabileceğini belirttiler.

Erdoğan'ın Kahire ziyareti, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeleri yansıtacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Eylül 2014'te Türk Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret etmiş ve bu ziyaret, Erdoğan'ın aynı yılın 14 Şubat'ında Kahire'ye yaptığı ziyarete bir karşılık niteliğinde olmuştu.

O dönemde Mısır Cumhurbaşkanı, bu ziyareti "bölgesel ve uluslararası alanlardaki kilit rolleri temelinde Mısır ve Türkiye arasında yeni bir dostluk ve iş birliği aşamasına başlama arzusunu" yansıttığı şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı Taha Odeh, "Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye" üçlüsünün "bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze'deki durumun çözümünde büyük bir etkiye sahip olduğuna" inanıyor. Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının başlaması ve bölgesel ittifakların yeniden şekillendirilmesine dair görüşmelerin, "özellikle Batı'nın Ortadoğu meselelerindeki varlığının azaldığı bir dönemde, gerilimi azaltmak için üç ülke arasında müzakere ve koordinasyonu gerektiren iki unsur" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada değerlendirmesine şöyle devam etti: "Bölgedeki çetrefilli sorunlara çözüm bulmak için Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu gereklidir." Ziyaretin, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında bir savunma ittifakı kurulması yönündeki görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirten yetkili, bu adımların "özellikle bölgesel çatışma cephelerinde gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini" kaydetti.

Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

AA’nın haberine göre Erdoğan'ın görüşmelerinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan ortak bir savunma grubunun kurulmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra, "Gazze ve Suriye'nin yeniden inşası mekanizmaları ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel girişimler, Dünya Barış Konseyi de dahil olmak üzere" konuları ele alınacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan'ın değerlendirmesine göre ziyaret, önceden yapılan düzenlemelere rağmen önemli bir zamanda gerçekleşiyor. Türk Cumhurbaşkanı'nın turu, "Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere üç bölgesel sütunla koordinasyon gerektiren bir dizi cephede bölgesel gelişmelerle eş zamanlı olarak geliyor."

Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır liderliğiyle bölgesel konularda, özellikle Gazze'deki durum, ateşkes planının ikinci aşamasının gereklilikleri, Sudan'daki savaşı durdurma yolları, Somali'ye destek ve egemenliğinin korunması, Libya'daki siyasi çözüm ve Suriye'nin birlik ve istikrarının korunması konularında koordinasyon mekanizmalarını görüşecek" dedi ve ayrıca "özellikle ekonomik düzeyde ikili ilişkileri güçlendirecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi siyasi analist Halid el-Mecarşi, Suudi Arabistan ve Mısır'ın "Ortadoğu'daki istikrarın iki kanadını temsil ettiğini ve son Arap ve İslam krizleri nedeniyle birçok yükü omuzladığını" belirterek, bu aşamanın üç ülke arasında koordinasyon ve iş birliği gerektirdiğini ve "bölgesel krizlerin yatıştırılması ve çözümlenmesinin yolunu açacak bir Arap-İslam ittifakı kurulması gerektiğini" kaydetti.

El Mecarşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya devam ederek, Riyad ve Kahire'nin "bölgedeki birçok dış emel ile özellikle Sudan, Somali ve Yemen gibi bir dizi Arap ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele ettiğini" belirtti ve iki ülkenin "Gazze'deki durumdan başlayarak Arap davalarını destekleme vizyonunu benimsediğini, ayrıca bölge ülkelerinin birliğini ve egemenliğini desteklediğini" ifade etti.


Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Lübnan makamlarının uyuşturucu madde üretimi yapılan bir fabrikayı ele geçirmesine yardımcı oldu. Ele geçirilenler arasında amfetamin ve metamfetamin gibi uyuşturucu maddeler, tıbbi düzenlemeye tabi 870 tablet, 4 bin 600 kilogram haşiş (bitkiden yapılan çeşitli ürünler), uyuşturucu madde üretiminde kullanılan öncül maddeler ve ateşli silahlar bulunuyordu.

Bakanlığın güvenlik sözcüsü Tuğgeneral Talal el-Şalhub, bugün yaptığı açıklamada, operasyonun, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç şebekelerinin faaliyetlerinin proaktif güvenlik takibi sonucunda ve Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın Uyuşturucuyla Mücadele Müdürlüğü aracılığıyla Lübnan'daki muadiline ilettiği bilgiler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Güvenlik sözcüsü, Lübnan makamlarıyla uyuşturucu takibi ve ele geçirilmesi konusunda olumlu iş birliğine dikkat çekerek, Suudi Arabistan'ın ülkenin güvenliğini ve gençliğini uyuşturucuyla hedef alan suç faaliyetlerini izlemeye, bunlarla mücadele etmeye ve engellemeye, ayrıca bu faaliyetlere karışanları tutuklamaya devam edeceğini vurguladı.


Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Hillary Clinton’la Riyad’da görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton (SPA)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Hillary Clinton’la Riyad’da görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, bugün (Çarşamba) eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’u kabul etti.

Prens Muhammed bin Selman, eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’u El-Yemame Sarayı’ndaki ofisinde kabul etti.

Clinton, 26–28 Ocak tarihlerinde Riyad’da düzenlenen 5. “Gayrimenkulün Geleceği” forumunda ana konuşmacı olarak yer aldı. Forum, “Ufuklar Genişliyor, Gayrimenkuller Büyüyor” sloganıyla gerçekleştirildi. Foruma hem yerel hem de uluslararası katılımcılar yoğun ilgi gösterdi.