Beşir rejimi düştü, fakat Darfur'da saldırılar devam ediyor

Dün Batı Darfur'daki bir köyde halk, pazartesi günü gerçekleştirilen saldırının kurbanlarını defnettiler (AP)
Dün Batı Darfur'daki bir köyde halk, pazartesi günü gerçekleştirilen saldırının kurbanlarını defnettiler (AP)
TT

Beşir rejimi düştü, fakat Darfur'da saldırılar devam ediyor

Dün Batı Darfur'daki bir köyde halk, pazartesi günü gerçekleştirilen saldırının kurbanlarını defnettiler (AP)
Dün Batı Darfur'daki bir köyde halk, pazartesi günü gerçekleştirilen saldırının kurbanlarını defnettiler (AP)

Sudan'ın batısındaki Darfur'da develerin, atların ve motosikletlerin üzerinde onlarca militan uzak bir köye saldırdılar. Görgü tanıklarının ifadelerine göre saldırganlar köylülerin üzerine acımasızca ateş açtılar, evleri yağmaladılar, hayvanları çaldılar ​​ve su depolarını imha ettiler. Köylüler canlarını kurtarmak için kaçmak zorunda kaldılar.
Barış güçleri derhal köye gitmek üzere yola çıktılar. Fakat köye ulaşan yolun bariyerlerle kapatılmış olması nedeniyle köye yürüyerek gitmek zorunda kaldılar. Saldırının üzerinden iki buçuk saat geçtikten sonra köye ulaştıklarında ise artık çok geçti.
Birleşmiş Milletler'e (BM) göre saldırıda biri 15 yaşın altında bir çocuk olmak üzere en az dokuz kişi öldürüldü.
Tahmini nüfusu 4 bin olan uzak Fata Bornu köyüne yapılan saldırı, adeta 2000’li yılların başlarında Darfur'da yaşanan çatışmaların en karanlık dönemlerini yansıtıyordu. Saldırı, uluslararası bir mahkeme tarafından Sudan’ın eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir hakkında Darfur’daki katliamlar nedeniyle kınama kararı alınmasının ardından devrilmesine yol açan ve bir yıl süren öfkeli protesto gösterilerinin ardından yaşandı.
Beşir bugün hapishanede ve Sudan, ülkenin tarihinde yeni bir demokrasi sayfası açmayı ve çekilen acıdan 17 yıl sonra Darfur'a barış getirmeyi vaat eden sivil-asker ortak bir yönetim tarafından yönetiliyor.
Devrim Sudan şehirlerinde bir miktar değiştirse de aynı durum, ‘Cancavid’ milislerinin zarar vermeye devam ettiği Darfur için geçerli değil. Ellerinde çok fazla silahı bulunan bu çeteler, Beşir yönetiminin en kötü günlerinin izlerini taşıyan yakılmış toprak yöntemlerini takip ederek katliamlar, yağmalamalar ve tecavüzlere devam ediyor.
Sudan Silahlı Kuvvetleri ise ihmalkarlık ve hatta işbirlikçilik suçlamalarıyla karşı karşıya.
Yerlerinden edilen Darfurlular arasında önde gelen bir isim olan Adem Muhammed, kendisiyle telefonla yapılan görüşmede, “(Silahlı Kuvvetler) Cancavid milislerinin saldırıları karşısında sessiz kalıyorlar ve hiçbir şey yapmıyorlar” ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Bürosu (OCHA) tarafından yapılan açıklamada, geçtiğimiz cumartesi günü yaklaşık 500 civarında Arap milis tarafından gerçekleştirilen ve 60’dan fazla sivilin katledildiği, 60 sivilin ise yaralandığı saldırı, aylar sonra yaşanan en kötü saldırı olarak nitelenirken Sudan’da son günlerde şiddet olaylarının hız kazandığına dikkat çekildi. Yerel basın kaynaklarına göre iki gün önce Darfur'un farklı bölgelerindeki saldırılarda 15 kişi öldürüldü.
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, cumartesi günü Batı Darfur eyaletinin yönetim merkezi El Cuneyna’ya yakın Masteri köyünde yaşanan katliamın ardından ‘vatandaşları ve ekinleri korumak için’ bölgeye ordudan daha fazla askeri personel gönderme sözü verdi.
Ancak Darfur'daki güvenlik güçleri hakkında derin şüpheler söz konusu. Zira insan hakları örgütlerine göre ordunun etnik şiddeti sömürme ve yönlendirme konusunda utanç verici bir tarihi var.
Eski bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi olan ve ABD merkezli düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi'ndeki Afrika Merkezi’nde Sudan uzmanı Cameron Hudson, Fata Bornu saldırısıyla ilgili olarak, “Bunun gibi saldırılarla karşılaştığınızda ve bunun Darfur’daki sadece bir başka gün olduğunu gördüğünüzde devrimden bu yana pek bir şeyin değişmediğini fark ediyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Beşir rejimi düşerken, gerideki kalınlarını parçalamanın daha zor olduğu ve demokrasiye geçişin bir dizi kilit bölgede ciddi bir şekilde sekteye uğradığı anlaşıldı. Şimdiye kadar herhangi bir geçiş yasası oluşturulamazken geçtiğimiz yıl, Beşir’in devrilmesine yardımcı olan demokrasi yanlısı genç aktivistlerin gruplara ayrıldıkları açıklandı. ABD’nin Sudan’ı Terörizmin Devlet Sponsorları listesinden çıkarması için başlatılan kampanya da başarısız oldu. Bu durum, Sudan'ın uluslararası arenadaki konumuna geri dönüş süresini uzatırken yabancı yatırımcı çekme yollarını da kapatıyor.
Bu arada Batılı diplomatlara göre gerilimler, 2022'deki genel seçimlerin önünü açması gereken geçiş hükümetinin askeri ve sivil liderlerini rahatsız ederken zaman zaman, askeri bir darbe söylentileri ortaya çıkıyor.
Öte yandan geçtiğimiz yıl patlak veren halk ayaklanmasının en ön saflarında yer alan genç bir Darfurlu Beşir'in güvenlik güçleri tarafından tutuklandı ve işkence gördü. Halk ayaklanmasının ön saflarında Darfurluların yer alması nedeniyle devrimin Darfur'da radikal bir değişime neden olabileceği beklentileri arttı, ancak Darfur'daki çatışmanın dinamikleri aynı kaldı.
Bu noktada Darfur’daki çatışmanın, Darfurlu isyancıların devletin bazı Darfurlulara yönelik uzun süredir devam eden ayrımcılığına karşı duydukları öfke nedeniyle hükümete baş kaldırdıkları 2003 yılında alevlendiğini belirtmemiz gerekir.
Beşir hükümeti, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) soykırım olarak sınıflandırdığı saldırılar çerçevesinde, çatışmanın zirvede olduğu dönemde her ay binlerce sivili öldüren Cancavid milislerinin silahlandırdı. BM, son yıllarda zayıflayan, fakat hiç durmayan bu çatışmada en az 300 bin kişinin öldüğünü tahmin ediyor.
*Bir New York Times hizmetidir



Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
TT

Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Halep'in doğusundaki Fırat Nehri'nden su pompalama işlemini durdurduktan sonra, dün akşam Halep şehrine su temini aksadı, şehirde ve kırsal kesimde yaşayan milyonlarca insan susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Suriye Enerji Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Halep'in doğu kırsalındaki el-Babiri istasyonundan su pompalanması, SDG'ye bağlı askeri unsurların doğrudan emriyle bugün saat 17:30'da durduruldu” ifadesini kullandı.

Enerji Bakanlığı'nın açıklamasında, “El-Babiri istasyonu SDG'nin kontrolü altında ve Halep şehri ile kırsalının ana su kaynağıdır. İstasyonun kapatılması, tüm vilayete doğrudan zarar vermiş ve vatandaşların yaşamları ile temel hizmetler üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır” denildi.


Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
TT

Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)

Gazze'deki arabulucu ve “Barış İçin Arap Amerikalılar" komitesinin başkanı Bishara Bahbah, dün Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, aldığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ocak Salı günü Gazze Şeridi için geçici bir yönetimi denetleyecek "Barış Konseyi"ni açıklayacağını söyledi. Bunun ardından bir veya iki gün sonra Kahire'deki toplantılar sırasında Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulacağını belirtti.

Filistin kökenli Amerikalı Bahbah, “Barış Konseyi”nin Katar, Mısır ve BAE de dahil olmak üzere birçok ülkeyi içereceğini ve teknokratlardan oluşacak komitesinin isimlerinin “İsrail'in itirazıyla karşılaştığını, perşembe ve cuma günleri Gazze'deki (Barış Konseyi) direktörlüğü pozisyonuna aday olan Nikolay Mladenov'un İsrail ve Ramallah'a yaptığı iki ziyaret sırasında bu isimler üzerinde anlaşmaya varıldığını” açıkladı.


Suriye basını: Son SDG üyesi de Halep'ten ayrıldı

SDG üyelerini taşıyan bir otobüs, Halep'in Şeyh Maksud mahallesinden ayrılırken (EPA)
SDG üyelerini taşıyan bir otobüs, Halep'in Şeyh Maksud mahallesinden ayrılırken (EPA)
TT

Suriye basını: Son SDG üyesi de Halep'ten ayrıldı

SDG üyelerini taşıyan bir otobüs, Halep'in Şeyh Maksud mahallesinden ayrılırken (EPA)
SDG üyelerini taşıyan bir otobüs, Halep'in Şeyh Maksud mahallesinden ayrılırken (EPA)

Suriye'nin resmi haber kanalı El-İhbariye TV, Kürtlerin önderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) son üyelerinin de Halep'ten ayrıldığını bildirdi.

SDG Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin ateşkes ve sivillerin ve kuşatma altındaki unsurların Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinden Suriye'nin kuzey ve doğusuna tahliye edilmesi konusunda bir anlaşmaya vardığını söyledi.

El-İhbariye TV dün akşam, SDG’nin geriye kalan üyelerini tahliye etmek için otobüslerin Halep'in Şeyh Maksud mahallesine girdiğini bildirdi.

dfrgthy
Dün Halep dışındaki Şeyh Maksud mahallesinde teslim olan SDG üyelerini taşıyan otobüsler (Reuters)

Öte yandan Suriye Arap Haber Ajansı SANA, SDG’nin kamikaze İHA’larının Halep şehri üzerinde uçtuğunu bildirdi.

Bu haber, Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba'nın Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde yürütülen ‘hassas’ operasyonun son aşamasına geldiğini açıklamasından birkaç saat sonra basında yer aldı.

adfrgt
SDG'ye karşı düzenlenen askeri operasyon sırasında Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde devriye gezen Suriye askerleri (Reuters)

Suriye televizyonu, Bakanlık Sözcüsü Nureddin el-Baba'nın Suriye güçlerinin Halep'in Şeyh Maksud mahallesini neredeyse tamamen kontrol altına aldığını söylediğini aktarırken devletin Halep'te kararını verdiğini ve silahlarını bırakıp geri dönen herkese hoşgörülü davrandığını doğruladı.

dfghyj
Halep'te Suriye ordusu ile SDG arasında çatışmaların yaşandığı bölgelerden yoğun duman yükseliyor (AFP)

Suriye ordusunun çabalarını överken eğer bu çabalar olmasaydı sivillerin evlerine dönemeyeceklerini söyleyen sözcü, operasyonu, SDG’nin eylemleri nedeniyle devletin karar vermek zorunda kaldığı ‘gerekli bir seçim’ olarak nitelendirdi.

SDG Komurani Abdi, ateşkes ve Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde ‘mahsur kalan’ sivillerin ve silahlı unsurların Suriye'nin kuzeydoğusuna tahliye edilmesi konusunda bir anlaşmaya vardıklarını açıkladı.