MB: Gıda yıllık enflasyonu sınırlı bir düşüş kaydetti

MB: Gıda yıllık enflasyonu sınırlı bir düşüş kaydetti
TT

MB: Gıda yıllık enflasyonu sınırlı bir düşüş kaydetti

MB: Gıda yıllık enflasyonu sınırlı bir düşüş kaydetti

Merkez Bankası, fiyat gelişmeleri raporunda temmuz ayında enerji fiyatlarının uluslararası petrol fiyatlarındaki toparlanmaya bağlı olarak artışını sürdürürken, gıda yıllık enflasyonunun sınırlı bir düşüş kaydettiği belirtildi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2020 yılı Temmuz Ayı Fiyat Gelişmeleri raporunu yayınladı. Rapora göre tüketici fiyatları Temmuz ayında yüzde 0,58 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,86 puan gerileyerek yüzde 11,76 oldu. Enerji fiyatları uluslararası petrol fiyatlarındaki toparlanmaya bağlı olarak artışını sürdürürken, gıda yıllık enflasyonu sınırlı bir düşüş kaydetti. Temel mal grubu yıllık enflasyonu bir önceki yılın aynı ayındaki vergi ayarlamalarının oluşturduğu baz etkisiyle gerilemiş, hizmet enflasyonu ise yatay seyretti. Bu görünüm altında B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonu azalırken, eğilimleri yükseldi.
Temmuz ayında tüketici fiyatları yüzde 0,58 oranında artmış ve yıllık enflasyon 0,86 puan azalarak yüzde 11,76 oldu. Bu dönemde B (TÜFE'den işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın kalemlerinin çıkarılmasıyla ulaşılan endeks) ve C (TÜFE'den enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın kalemlerinin çıkarılmasıyla ulaşılan göstergeler) endekslerinin yıllık değişim oranları sırasıyla 1,46 ve 1,39 puan azalarak yüzde 10,49 ve yüzde 10,25 olarak gerçekleşti. Alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, bir önceki aya göre temel mal, gıda ve enerji gruplarının katkıları sırasıyla 0,78, 0,12 ve 0,06 puan azalmış, alkol-tütün-altın ve hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,08 ve 0,02 puan arttı.
Mevsimsellikten arındırılmış verilerle üç aylık ortalamalara göre B ve C göstergelerinin eğilimlerinde artış gözlendi. Bu dönemde, enflasyon eğilimi temel mal grubunda daha belirgin olmak üzere temel mal ve hizmet gruplarında yükseldi.
Hizmet fiyatları Temmuz ayında yüzde 1,06 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu yatay seyrederek yüzde 11,80 oldu. Yıllık enflasyon haberleşme ve diğer hizmetler grubunda yükselirken, ulaştırma hizmetleri başta olmak üzere diğer alt gruplarda geriledi. Ulaştırma hizmetleri fiyatlarındaki düşüşte tavan fiyat uygulamasının da etkisiyle fiyatları azalan şehirlerarası otobüs kalemi (yüzde 6,33) belirleyici oldu. Lokanta-otel grubunda fiyatlar bir önceki aya göre bir miktar yavaşlayarak artmaya devam etmiştir. Diğer hizmetler grubunda kişisel ulaştırma araçlarının bakım ve onarımı, eğitim hizmetleri ve paket tur fiyatlarındaki artışlar dikkat çekmiş, berber ve kuaför hizmetleri fiyatlarındaki artışlar ise bir miktar yavaşladı. Öte yandan, bazı hizmet sektörlerine uygulanacak KDV indirimlerinin önümüzdeki dönemde grup enflasyonunu olumlu etkileyeceği değerlendirildi
Temel mal grubu enflasyonu Temmuz ayında 2,81 puan düşüşle yüzde 8,58 oldu. Bu dönemde yıllık enflasyon tüm alt gruplarda geriledi. Temmuz ayında mobilya, otomobil ile elektrikli ve elektriksiz ev aletleri alt kalemlerinde fiyat artışları izlenmesine karşın, geçen yılın aynı dönemindeki yüksek bazın etkisiyle dayanıklı mal grubu yıllık enflasyonu belirgin bir oranda düştü.. Bu dönemde giyim fiyatları aylık bazda mevsim ortalamalarına yakın bir gerileme kaydederken, diğer temel mal grubu fiyatlarında ise ılımlı bir artış gözlendi.
Enerji grubu fiyatları Temmuz ayında yüzde 2,50 oranında arttı. Son dönemlerde uluslararası enerji fiyatlarında gözlenen toparlanmaya bağlı olarak akaryakıt ve tüpgaz fiyatları Temmuz ayında sırasıyla yüzde 5,73 ve yüzde 4,99 oranında yükseldi. Ayrıca bu dönemde şebeke suyu fiyatları yüzde 2,46 oranında artış kaydetti. Bu gelişmelere karşın, bir önceki yılın aynı dönemindeki yönetilen kalemlerden elektrik fiyat ayarlaması kaynaklı yüksek baz sebebiyle, enerji grubu yıllık enflasyonu 0,55 puan gerileyerek yüzde 8,57 olarak gerçekleşti.
Gıda ve alkolsüz içecekler yıllık enflasyonu Temmuz ayında 0,20 puan düşerek yüzde 12,73 oldu. İşlenmemiş gıda fiyatları aylık yüzde 2,77 gerilerken, baz etkisi nedeniyle grup yıllık enflasyonu yüzde 13,85'e yükseldi. İşlenmiş gıdada son dönemde gözlenen olumlu seyir Temmuz ayında belirginleşmiş ve aylık fiyat artışı yüzde 0,16 oldu. Bu doğrultuda, baz etkisinin de katkısıyla grup yıllık enflasyonu yüzde 11,64'e geriledi. Taze meyve ve sebze fiyatlarındaki aylık düşüş sınırlı kalırken, diğer işlenmemiş gıda grubu fiyatları yatay seyretti. Diğer işlenmemiş gıdada yumurta fiyatlarındaki artış dikkat çekerken, son dönemde aylık enflasyonu yüksek seyreden bakliyat grubunda ise fiyatlar geriledi. İşlenmiş gıda grubu fiyatlarındaki olumlu görünümün alt gruplara yayıldığı gözlendi. Bu gelişmelerle, taze meyve ve sebze dışı gıda grubunda yıllık enflasyon bir miktar düştü.
Temmuz ayı başında tütün ve alkol ürünlerinden alınan maktu ve asgari maktu ÖTV tutarlarının YİÜFE'deki altı aylık değişime endeksli olarak yükseltilmesine istinaden alkollü içecek fiyatları yüzde 3,61 oranında artarken, tütün ürünleri fiyatları yatay seyretti.

Yİ-ÜFE
Yurt içi üretici fiyatları Temmuz ayında yüzde 1,02 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 2,16 puan artarak yüzde 8,33 oldu. Petrol ve ana metal hariç imalat sanayi fiyatlarının mevsimsellikten arındırılmış eğilimi bu dönemde azaldı.
Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, yıllık enflasyon enerji grubunda belirgin olmak üzere bütün alt gruplarda yükseldi. Aylık bazda, enerji fiyatlarındaki artışta uluslararası petrol fiyatlarındaki görünüme bağlı olarak rafine edilmiş petrol ürünleri ve ham petrol ile gaz imalatı fiyatları belirleyici oldu. Ara malları fiyatlarındaki artışta değerli ana metaller, temel kimyasallar ve demir dışı metal cevherleri öne çıkarken; sermaye malları grubundaki artışta motorlu kara taşıtları ile parça ve aksesuarları ve makineler etkili oldu. Dayanıklı tüketim malları fiyatları mobilya, ev aletleri ve mücevherat kaynaklı yükselirken; dayanıksız tüketim malları fiyatları işlenmiş et ürünleri ile meyve ve sebze fiyatlarındaki düşüşle beraber geriledi. Özetle, Temmuz ayında üretici fiyatlarının yıllık enflasyonu artarken ana eğilimi yavaşladı.



FED, Trump’ın baskılarına rağmen faiz oranlarını sabit tutarak bağımsızlığını korumaya çalışıyor

FED Başkanı Jerome Powell (AFP)
FED Başkanı Jerome Powell (AFP)
TT

FED, Trump’ın baskılarına rağmen faiz oranlarını sabit tutarak bağımsızlığını korumaya çalışıyor

FED Başkanı Jerome Powell (AFP)
FED Başkanı Jerome Powell (AFP)

Küresel piyasaların merakla izlediği bir dönemde, ABD Merkez Bankası Federal Rezerv (FED), faiz oranlarını 3,5–3,75% aralığında sabit tuttu. Bu karar, işgücü piyasasının durumu ve enflasyonun seyri hakkında daha net bir tablo elde etme amacı taşıyor.

FED’in faiz kararı, normal şartlarda sakin karşılanabilirdi; fakat Çarşamba günü toplantısı, Başkan Jerome Powell ve bankayı Washington’daki soruşturmaların gölgesinde bıraktı. Powell, soruşturmaların Beyaz Saray tarafından kendi faiz politikalarını etkilemek amacıyla bir araç olarak kullanıldığını ifade etti.

Tüm bu siyasi baskılara rağmen FED, mevcut para politikası yolundan sapmayacağını açıkladı ve “politikaların şu anda iyi bir noktada olduğu” mesajını verdi. Bu karar, piyasaların ekonomik ve hukuki gelişmeleri daha net görmesini bekleyeceği uzun bir bekleyiş sürecinin kapısını araladı.

Faiz oranlarının sabit tutulmasıyla birlikte, FED’in Açık Piyasa Komitesi ekonomik büyüme tahminini yükseltti ve işgücü piyasasına dair endişeleri enflasyona kıyasla azalttı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, “Mevcut göstergeler ekonomik faaliyetlerin iyi bir hızda genişlediğini gösteriyor. İş yaratma kazanımları hâlâ sınırlı, işsizlik oranı bazı istikrar sinyalleri veriyor ve enflasyon hâlâ yüksek” denildi.

Bağımsızlık tartışması

Merkez bankasının bağımsızlığı, politika yapımında temel bir unsur olarak ön plana çıkarken, ABD Yüksek Mahkemesi’nde de gündemde. Mahkeme, Başkan Trump’ın geçen yaz FED yöneticisi Lisa Cook’u görevden alma girişiminin anayasal yetkileri aşıp aşmadığını değerlendiriyor. Powell, Beyaz Saray’ın çok yönlü baskılarına karşı dururken, Trump da Powell’ın görev süresinin sona ereceği Mayıs ayına kadar FED’in başkanlığı için aday listesini daralttı. Bu yüzden, sadece faiz kararı değil, aynı zamanda yaşanan siyasi ve hukuki gerilimler de toplantıyı FED tarihinin en kritik anlarından biri hâline getirdi.

Powell acele etmiyor

Powell, merkez bankasının yeni bir hareket için acele etmediğini vurguladı ve ekonomik verileri dikkatle değerlendirme yolunu tercih etti. Analistler, bu duruşun Powell’ın kurumun bağımsızlığını koruma çabası olarak yorumlandığını ve mevcut faiz oranlarının “nötr” aralıkta olduğunu belirtiyor.

Enflasyon ve işgücü piyasası çelişkisi

ABD’de politika yapıcılar karmaşık bir ekonomik tabloyla karşı karşıya. Temel enflasyon hâlâ yüzde 2,6–2,8 seviyelerinde ve FED’in yüzde 2 hedefine göre yüksek. Öte yandan son iş verileri, maaş artışlarının yavaşladığını ve işsizlik oranının yüzde 4,4 seviyesinde olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, FED’in hem işgücü piyasası hem de enflasyon açısından risklere karşı esnek bir tutum sergileyebileceğini belirtiyor. İşgücü piyasası ciddi şekilde zayıflarsa adım atılacak, enflasyon yüksek kalırsa faiz politikası aynı şekilde devam edecek.

İç çekişmeler ve siyasi zorluklar

Kararın oybirliğiyle alınmasına rağmen FED içinde farklı görüşler mevcut. Açık Piyasa Komitesi’nin yeni üyeleri enflasyonu kontrol altına almak için sıkı politikalar önermekte, diğer üyeler ise işgücü piyasasını korumak için daha hızlı hareket edilmesi gerektiğini savunuyor. Buna ek olarak, mahkeme ve soruşturmalar, Powell’ın tüm odağını para politikası ve kurumsal tarafsızlık üzerinde tutmasına neden oluyor.

Gelecek beklentileri

Piyasa analistleri, FED’in Powell’ın görev süresi sona erene kadar Mayıs ayına kadar, yeni bir adım atmadan bekleyebileceğini öngörüyor. Merkez bankası, önümüzdeki dönemde esnek bir yaklaşım benimseyecek ve gümrük vergileri ile yeni ticaret uygulamalarının fiyatlar üzerindeki etkilerini dikkatle izleyecek.


Euro 1,20 doları aştı... ‘Ortak para birimi’, doların hegemonyasını alt üst edecek mi?

Euro banknotları (Reuters)
Euro banknotları (Reuters)
TT

Euro 1,20 doları aştı... ‘Ortak para birimi’, doların hegemonyasını alt üst edecek mi?

Euro banknotları (Reuters)
Euro banknotları (Reuters)

ABD’deki siyasi baskılar ve değişken kararlar dolayısıyla dolarda moral kaybı yaşanırken, euro son yılların en yüksek seviyelerine çıkarak dikkatleri üzerine çekti. Artık Avrupa para biriminin yükselişi, döviz piyasasında yalnızca teknik bir hareket olarak görülmüyor; küresel yatırım güvenindeki değişimi ve ekonomilerin ABD politikalarına bağımlılığı azaltma yönündeki artan isteğini yansıtıyor. Yatırımcılar euronun 1,20 dolar seviyesini aşmasını kutlarken, euronun rezerv para olarak dolar karşısında rekabet edecek kapasiteye sahip olup olmadığı yönünde önemli sorular gündeme geliyor.

Psikolojik eşiği aşmak

Euro, dolar karşısında yeni bir seviyeye ulaşarak ortak para biriminin değer kazanımını yeniden ön plana çıkardı. Ancak euronun 2021’den bu yana en yüksek seviyelerine yükselmesinin ve 1,20 dolar eşiğini hafifçe aşmasının nedenleri merak konusu.

frgty
Frankfurt'taki Avrupa Merkez Bankası (ECB) binası (Reuters)

Yatırımcılar büyük rakamlara odaklanmayı tercih ediyor. 1,20 dolar seviyesi, euro için geçen yılki en son başarının göstergesi olarak öne çıkıyor; geçen yıl yaklaşık yüzde 13 değer kazanan euro, ABD doları karşısında 2017’den bu yana en iyi performansını sergiledi. Ayrıca Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkan Yardımcısı Luis de Guindos’un, geçen yılki düşüşün eşik noktası olarak nitelendirdiği bu seviyeye dikkat çekmesi, euroya olan ilgiyi daha da artırdı.

Zorluklarla dolu bir yol

Euro’nun 1,20 dolar seviyesine ulaşması kolay olmadı; eylül ayında bu seviyeye yaklaşmış, ancak doların toparlanmasıyla geri çekilmişti. Yine de geçen yıl yalnızca yaklaşık 1 dolara kadar gerileyen euro, Almanya öncülüğündeki Avrupa mali teşvikleriyle desteklenerek güç kazandı.

Tarihsel açıdan bakıldığında, 1,20 dolar seviyesi, euronun 1999’da piyasaya çıkmasından bu yana ortalama döviz kurunun biraz üzerinde yer alıyor. Ancak bu seviye, 2008’de ulaşılan 1,60 dolarlık zirvenin oldukça altında bulunuyor.

Neden bu kadar güçlü?

Eurodaki yükselişin başlıca nedenleri belli: Başkan Donald Trump’ın müttefiklerle ticaret ve Grönland konusundaki çatışmaları ile Fed’e yönelik tekrarlayan eleştirileri, doların değer kaybetmesine yol açtı. Euronun son kazançları, doların genel olarak düşmesine neden olan ABD-Japonya ortak müdahalesi spekülasyonlarıyla da desteklendi; Trump’ın doları ‘mükemmel’ olarak nitelendirmesine rağmen bu eğilim devam etti. Ayrıca euro bölgesinin güvenliğini artırma çabaları ve ekonomiyi dolara bağımlılıktan uzaklaştırma isteği de yükselişi güçlendirdi.

frgty6u7
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, 18 Aralık 2025 tarihinde Frankfurt'ta düzenlenen ECB Yönetim Kurulu toplantısının ardından basın mensuplarına açıklama yapmak üzere kürsüye çıkarken. (Reuters)

Peki şirketler bundan etkileniyor mu? Cevap: Kesinlikle. Güçlü euro, ihracatı daha pahalı hale getirerek önümüzdeki dönem kârlarını olumsuz etkileyebilir. STOXX 600 endeksinde yer alan şirketlerin yaklaşık yüzde 60’ı gelirlerini yurtdışından elde ediyor ve bunların yarısını ABD pazarından sağlıyor. Barclays’in tahminlerine göre, geçen yıl eurodaki artış, Avrupa’daki şirketlerde hisse başına kâr tahminlerinin düşürülmesini açıklıyor.

Merkez bankalarının endişeleri ve rezerv para birimi sorunu

ECB yetkilileri, euronun seviyesinden ziyade hareketlerin hızı ve büyüklüğüne odaklanıyor; özellikle geçen hafta euro yaklaşık yüzde 2 yükselerek, Trump’ın ‘özgürlük günü’ vergilerini uyguladığı dönemden bu yana en büyük haftalık kazancını kaydetti.

Eurodaki bu güçlü artış, piyasalarda artan iyimserliği yansıtsa da, euronun kısa vadede doları ikame etmesi beklenmiyor. Dolar, dünya rezerv para birimlerinin yaklaşık yüzde 60’ını oluştururken, euronun payı yaklaşık yüzde 20 civarında bulunuyor. ABD’nin küresel ticaret ve gelişmiş sermaye piyasalarındaki hâkimiyeti, bu dengelerin yakın gelecekte değişmesini olası kılmıyor.

ECB Başkanı Christine Lagarde, ABD’deki değişken ekonomik politikanın euroya daha geniş bir küresel rol sağlayabileceğini, ancak bunun Avrupa Birliği’nin (AB) uzun süredir duraklamış mali yapısını tamamlamasıyla mümkün olacağını belirtti.


Altın ve gümüş, güvenli liman olarak talep artışı nedeniyle yükselmeye devam ediyor

Bangalore'deki bir kuyumcuda altın takı deneyen Hintli bir kadın (EPA)
Bangalore'deki bir kuyumcuda altın takı deneyen Hintli bir kadın (EPA)
TT

Altın ve gümüş, güvenli liman olarak talep artışı nedeniyle yükselmeye devam ediyor

Bangalore'deki bir kuyumcuda altın takı deneyen Hintli bir kadın (EPA)
Bangalore'deki bir kuyumcuda altın takı deneyen Hintli bir kadın (EPA)

Altın fiyatları bugün, önceki seansta ilk kez 5 bin 100 dolar seviyesini aşmasının ardından yükselişini sürdürdü. Jeopolitik belirsizliklerin devam etmesiyle güvenli liman talebi güçlü kalırken, gümüş fiyatları da tarihi zirvelerine yakın seyretti.

Spot altının ons fiyatı, saat 03.29 itibarıyla yüzde 1 artışla 5 bin 65,07 dolara yükseldi. Altın, bir önceki gün 5 bin 110,50 dolar ile rekor seviyeyi görmüştü.

ABD’de şubat vadeli altın kontratları ise yüzde 0,4 düşüşle ons başına 5 bin 59,90 dolardan işlem gördü.

KCM Trade’in baş piyasa analisti Tim Waterer, “Trump’ın bu yıl izlediği istikrarsız siyasi yaklaşım, değerli metalleri güvenli liman olarak destekliyor. Kanada ve Güney Kore’ye yönelik daha yüksek gümrük tarifeleri tehdidi, altını güvenli liman olarak ayakta tutmaya yetiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Jeopolitik görünüm, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün Güney Kore’den ithal edilen otomobil, kereste ve ilaçlara uygulanan gümrük vergilerini yüzde 25’e yükseltme niyetini açıklamasıyla daha da karmaşık bir hâl aldı. Trump, Seul’ü Washington ile bir ticaret anlaşması imzalamamakla eleştirdi.

Söz konusu açıklama, Trump’ın, iki ülke arasındaki ilişkilerin bu ayın başında Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Çin’e yaptığı ziyaretin ardından gerilmesi üzerine Kanada’ya da gümrük tarifesi uygulama tehdidinde bulunmasının ardından geldi.

Diğer yandan Çinli Zijin Gold şirketinin, rekor seviyelere ulaşan altın fiyatları ortamında Kanadalı Allied Gold şirketini yaklaşık 5,5 milyar Kanada doları (4,02 milyar ABD doları) nakit karşılığında satın alacağı bildirildi. Altındaki benzeri görülmemiş yükseliş, madencilik şirketlerinin kâr marjlarını ve nakit akışlarını güçlendirirken, birleşme ve satın alma faaliyetlerini de hızlandırdı.

Waterer, “ABD ve Japon yetkililerin yeni (Japonya para birimi) sakinleştirmeye yönelik müdahaleleri doları olumsuz etkiledi ve bu durum altın fiyatları için güçlü bir destek oluşturdu” ifadesini kullandı.

Öte yandan, ABD hükümetinin kapanma riski ve Trump’ın dalgalı politikaları nedeniyle dolar üzerindeki baskı artarken, bu durum dolar bazında altını yurt dışındaki tüketiciler için daha ucuz hale getirdi.

Piyasa beklentileri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta başlayacak toplantısında faiz oranlarını sabit tutacağı yönünde. Bu süreçte Trump yönetiminin Fed Başkanı Jerome Powell hakkında yürüttüğü cezai soruşturma, Fed Yönetim Kurulu üyesi Lisa Cook’un görevden alınmasına yönelik süren girişimler ve Powell’ın yerine geçecek ismin mayıs ayında açıklanmasının beklenmesi dikkat çekiyor.

Spot gümüşün ons fiyatı yüzde 5,2 artışla 109,22 dolara yükselirken, pazartesi günü 117,69 dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Gümüş fiyatları yıl başından bu yana yüzde 53 artış kaydetti.

Spot platin fiyatı ise önceki seansta 2 bin 918,80 dolar ile rekor kırmasının ardından yüzde 2,5 düşüşle ons başına 2 bin 658,19 dolara geriledi. Paladyumun ons fiyatı da yüzde 1,3 azalışla bin 956,31 dolar seviyesine indi.