Suriye’de Arap aşiretlerini kendi safına çekme mücadelesi kızışıyor

Deyrizor’daki bir Arap aşiret şeyhi SDG lideri Mazlum Abdi’ye aba hediye etti
Deyrizor’daki bir Arap aşiret şeyhi SDG lideri Mazlum Abdi’ye aba hediye etti
TT

Suriye’de Arap aşiretlerini kendi safına çekme mücadelesi kızışıyor

Deyrizor’daki bir Arap aşiret şeyhi SDG lideri Mazlum Abdi’ye aba hediye etti
Deyrizor’daki bir Arap aşiret şeyhi SDG lideri Mazlum Abdi’ye aba hediye etti

2019’un ortalarında bölgesel ve uluslararası aktörler arasında başlayan Suriye’nin kuzeydoğusundaki Arap aşiretlerini kendi safına çekme mücadelesi, son günlerde giderek kızışıyor. Taraflar bu sefer Akidat aşiretinin ‘silahını ve kalbini’ kazanmaya odaklanmış durumda.

Mücadelenin kısa tarihi
ABD liderliğindeki uluslararası koalisyon güçleri tarafından desteklenen Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Mart 2019’da DEAŞ’ın Suriye’deki son toprak parçası olan Bağuz kasabasını ele geçirdi. Deyrizora bağlı Bağuz’un kontrol altına alınmasından birkaç hafta sonra Fırat’ın doğusunda protestolar patlak verdi.
Bölge sakinleri “altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi, bölgedeki doğal kaynaklardan elde edilen gelirlerin paylaşımı ve petrolün Suriye rejiminin denetimindeki bölgelere ihracının durdurulması” talepleriyle gösteriler düzenledi. SDG, Suriye topraklarının üçte birini (185 bin kilometre kare) kontrol ediyor. Suriye petrolünün yüzde 90’ı, doğalgaz rezervlerinin yarısı ve ülkenin en büyük üç barajı SDG denetimindeki bölgelerde bulunuyor.
Suriye sahasındaki etkili aktörler, çatışmaların gidişatını etkilemek ve bölgede söz sahibi olmak için Arap aşiretlerini kendi tarafına çekme mücadelesine girdi. Sonuç olarak, SDG müttefiki aşiretler, Ankara müttefiki aşiretler ve Şam rejimi ile yeniden ilişki kurulmasını savunun aşiretler olmak üzere üç grup aşiret ortaya çıktı. Bu süreçte Tahran da Suriyeli gençleri milis gruplarına dahil ederek kendi gündemlerini uygulamaya çalışıyordu.
2017’de kurulan Cezire ve Fırat Bölgesi Arap Meclisi, Bağuz’un kontrol altına alınmasının ardından SDG’nin uygulamalarına tepki olarak Deyrizor’da başlayan protestolara destek verdiğini ilan etti. Kürt yöneticiler ise tepkilere yanıt olarak kontrol ettiği toprakların bölge halkı tarafından yönetildiğini savundu. Kürt yöneticilerinden biri, çıkan olaylar üzerine Deyrizor Askeri Meclis Başkanı Ahmed Ebu Hewla’nın Akidat aşiretine mensup olduğuna dikkat çekerek, bölgede daha birçok makamın başında bölgenin evlatları bulunduğunu ifade etmişti.
Diğer taraftan Ankara, Aralık 2018’de kontrolündeki Azez kentinde, Suriye Kabileler ve Aşiretler Meclisi’nin kuruluşunu ilan ettiği konferansı düzenlemesine izin vererek, Meclis’i desteklediğini göstermiş oldu. Suriye Kabileler ve Aşiretler Meclisi daha sonraki süreçte Ankara’nın Suriye’deki operasyonlarına destek açıklamalarında bulunmuştu. Hatta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yardımcılarından Fuat Oktay, Suriye Kabileler ve Aşiretler Meclisi üyelerinden oluşan bir heyeti Ankara’da ağırlamıştı.
Üçüncü grupta yer alan ve rejimle yeniden ilişki kurma taraftarı olan aşiretler ise Şam’a yakınlığıyla bilinen iş insanı Hussam el-Katırcı’nın desteğiyle Deyri Zor’da konferans düzenledi. İran’ın Deyrizor kırsalında, özellikle de Elbukemal ilçesinde binlerce Suriyeli genci silah altına alarak kendi milis gruplarına dahil ettiği bir süreçte, Katırcı söz konusu aşiretlere 5 bin savaşçı verme sözü verdi. İran’a bağlı Bakır Tugayı, daha önceki açıklamasında, Suriye topraklarından yabancı güçleri çıkarmak hedefiyle Halk Aşiretleri Direniş Birlikleri’nin kurulduğunu duyurmuştu.

Yeni faktörler
Son dönemde yaşanan irili ufaklı gelişmelerle birlikte gözler Suriye’nin kuzeydoğusuna çevrildi.
Söz konusu gelişmelere göz atılacak olunursa:
1- ABD Başkanı Donald Trump, 2019 Kasım ayında yapılan ara seçimlerde kazanma ihtimalinin azaldığında şüphe etmesi üzerine Ekim ayında bir açıklama yaparak, Suriye’den çekilme sinyali verdi. Ancak seçim sonrasında bazı Amerikan askerlerinin Fırat’ın doğusunda kalmaya devam edeceğini belirtti.
2- İsrail, Deyrizor kırsalındaki Elbukemal ilçesinde konuşlu İran mevzilerine yönelik hava saldırılarını sürdürdü.
3- Rus güçleri, Irak-Suriye sınırının Suriye tarafındaki Simelka Sınır Kapısı’na ulaşma denemelerinde bulunarak, ABD güçlerinin Suriye’de kalmaya devam etmesi konusundaki kararlığını birçok kez test etti.
Suriye’nin kuzeydoğu bölgelerinde ise ABD ve Fransa’nın teşvikleri sonucunda, Suriye Kürt Ulusal Konseyi(ENKS) ile PYD Hewler Anlaşması’na bağlı kalma noktasında ön uzlaşı sağlayarak aralarındaki derin ihtilafları çözdüler. Diğer bir gelişme ise Kürt, Arap ve Asuri (Süryani) siyasi bloklarınnın Barış ve Özgürlük Cephesi’ni kurduklarını ilan etmesiydi.
ENKS, Suriye'nin Yarını Hareketi, Süryani Demokratik Birliği (ADO) ve Ahmet Carba liderliğindeki Cezire ve Fırat Bölgesi Arap Meclisi oluşumları, Temmuz sonunda Kamışlı’da Barış ve Özgürlük Cephesi’ni kurduklarını duyurdu. Cephe’nin kuruluşunda yer alan oluşumların yetkilileri, Cephe’yi oluşumlar arasındaki işbirliği ve kardeşliği pekiştirmek için kurduklarını, SDG’nin Cephe’de rolü bulunduğunu ancak bölgede hegemonya kurmasının mümkün olmadığını belirtti. Şarku’l Avsat’a konuşan bir Cephe yetkilisi, ABD’li yetkililerin Cephe’nin kurulmasını memnuniyetle karşıladığını, bölgenin kurtarılmasına katkı sunacak böyle inisiyatifleri desteklediğini vurguladıklarını söyledi.
Bunların yanı sıra ABD’de Cumhuriyetçi Senetör Lindsey Graham ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun geçtiğimiz günlerde ABD merkezli Delta Crescent Energy LLC adlı şirketin, Suriye'nin kuzeydoğusunda petrol çıkarmak, işlemek ve ticaretini yapmak üzere SDG ile yaptığı sözleşmeye destek vermesi de yaşanan gelişmeler arasında gösterilebilir. Nitekim Graham ve Pompeo’nun destek açıklaması, ABD’nin Suriye’deki Özerk Yönetimi hukuki olarak tanıdığı yorumlarına da kapı aralamıştı.
Öte yandan Suriye’nin kuzeydoğusundaki Arap aşiret şeyhleri ve liderlerine yönelik son günlerde gerçekleştirilen suikastlar dikkat çekti. Bu çerçevede son olarak El-Akidat aşiretli lideri reisi Şeyh Matşar el-Hafal silahlı saldırı sonucu hayatını kaybederken, Şeyh İbrahim el-Hafal yaralandı. SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, olayın akabinde bölgedeki aşiret şeyhleri ve liderleri ile toplantı düzenledi.

Aşiretler arası kutuplaşmanın fitili ateşlendi
Suriye Özerk Yönetim ve SDG, ABD’li şirketin imzaladığı petrol sözleşmesinin ardından sessizliğini korurken, Ankara-Şam-Tahran hattından yapılan resmi açıklamalarla sözleşmeye tepki gösterildi. Üç ülkenin açıklama metinlerindeki ortak vurgu “Suriye egemenliğinin ihlali” ve “Suriye kaynaklarının çalınması” oldu.
Bir taraftan petrol sözleşmesi yapılması diğer taraftan El-Akidat reisinin öldürülmesi, bölgesel ve uluslararası aktörlerin desteklediği aşiretler arasındaki kutuplaşmanın fitilini ateşledi.
SDG, suikastlarla ilgili kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmezken, söz konusu cinayetlerin arkasında Suriye rejiminin olabileceğinin sinyalini verdi. SDG cinayetlerin ardından bölgede evlere düzenlediği baskınlarda ‘bazı kişilerin gözaltına alındığını ve soruşturmaya alındıklarını’ duyurdu. SDG yetkilileri, Deyrizor Askeri Meclis Başkanı Ahmed Ebu Hewla ile Özerk Yönetim Başkan Yardımcısı Riyad el-Hafal’in de El-Akidat aşiretinin bir mensubu olduğuna işaret ederek, bölge evlatlarının yönetimde yer aldığının altını çizdi.
Rakka kentindeki aşiret şeyhi ve liderleri geçtiğimiz günlerde ortak bildiri yayımladı. Suriye rejimi ve İranlı güçlerin politikalarının kesin bir dille reddedildiğinin altı çizilen bildiride, aşiret reisini silahlı saldırılarda kaybeden Akidat aşiretine destek mesajı verildi. Bildiride ayrıca Rakka’daki aşiretlerin SDG’ye ‘mutlak destek’ vurgusu dikkat çekti.
El-Akidat El-Zebidiyye Aşireti isimli grup ise önceki gün yaptığı açıklamada, Bölgenin Kurtarılması İçin Askeri Meclis kurduğunu ilan etti. Açıklamada, “Beşşar Esed liderliğinde teröre karşı yürütülen savaşa destek veren Suriye’nin dostlarına selam olsun” ifadeleri kullanılırken, “Suriye Arap Ordusunun kahramanlıklarına” övgüde bulunuldu. El-Akidat Aşireti isimli bir başka grup ise yayımladığı bildiride, “Türkiye halkına, hükümetine ve yönetimine Suriye halkına verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Açıklamada ayrıca “ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun SDG’ye verdiği desteğin durdurulması ve bölgenin asıl sahiplerine teslim edilmesi” talepleri dile getirilerek, bölgedeki demografik değişim reddedildi.
Barış ve Özgürlük Cephesi’nde yer alan Suriye'nin Yarını Hareketi’nin müttefiki olan Cezire ve Fırat Bölgesi Arap Meclisi, El-Akidat reisinin hayatını kaybettiği saldırının hemen ardından kınama mesajı yayınladı. Ancak bu çerçevede en dikkat çekici açıklama, suikast saldırısından yaralı kurtulan El-Akidat El-Zebidiyye Şeyhi İbrahim el-Hafal’dan geldi. Hafal, dün yayınladığı yazılı açıklamada, bölgede yaşanan gelişmelerden tümüyle ABD liderliğindeki uluslararası koalisyon güçlerinin sorumlu olduğunu ifade etti. Hafal, uluslararası koalisyondan “bölgeyi asıl sahiplerine teslim etmesini ve Arap oluşumların tüm sorumluluğu üstlenmesini” talep etti. Hafal ayrıca El-Akidat reisi Şeyh Matşar el-Hafal’ın faillerinin en geç 1 ay içinde bulunarak adalete teslim edilmesi çağrısında bulundu.



Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
TT

Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)

Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğinde, tüm askeri güçlerin ve oluşumların hazırlanmasından, donatılmasından ve komutasından sorumlu olacak bir yüksek askeri komite kurulduğunu duyurdu. Bu komite, askeri karar alma sürecini birleştirmek ve Husilerin barışı reddetmesi durumunda devletin kurumlarını barışçıl yahut zorla yeniden kurmaya hazır olmasını sağlamak amacıyla kuruldu.

Dün televizyonda yayınlanan konuşmasında Alimi, Hadramut ve Mahra illeri, geçici başkent Aden ve kurtarılan diğer bölgelerdeki askeri kampların devrinin tamamlandığını doğruladı. Alimi, devletin güney davasına bağlılığını, Suudi Arabistan'ın himayesinde kapsamlı bir güney diyalog konferansının düzenlenmesini desteklediğini ve konferansın sonuçlarının bölgesel ve uluslararası garantiler altında uygulanacağını bir kez daha teyit etti.

Öte yandan, Yemen cumhurbaşkanlığından bir kaynak, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani'nin, Konsey liderliğiyle çalışmak ve Suudi Arabistan'ın desteklediği devam eden çabalara katılmak üzere Riyad'a gitmesine izin vermesini istedi.

Son günlerde Bahsani ile iletişime geçmenin imkansız olduğunu doğrulayan kaynak, BAE’li yetkililerin onun Başkanlık Konseyi'ndeki görevlerini yerine getirmek için ülkeyi terk etmesine izin vermediğini ima etti.


Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
TT

Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Halep'in doğusundaki Fırat Nehri'nden su pompalama işlemini durdurduktan sonra, dün akşam Halep şehrine su temini aksadı, şehirde ve kırsal kesimde yaşayan milyonlarca insan susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Suriye Enerji Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Halep'in doğu kırsalındaki el-Babiri istasyonundan su pompalanması, SDG'ye bağlı askeri unsurların doğrudan emriyle bugün saat 17:30'da durduruldu” ifadesini kullandı.

Enerji Bakanlığı'nın açıklamasında, “El-Babiri istasyonu SDG'nin kontrolü altında ve Halep şehri ile kırsalının ana su kaynağıdır. İstasyonun kapatılması, tüm vilayete doğrudan zarar vermiş ve vatandaşların yaşamları ile temel hizmetler üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır” denildi.


Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
TT

Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)

Gazze'deki arabulucu ve “Barış İçin Arap Amerikalılar" komitesinin başkanı Bishara Bahbah, dün Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, aldığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ocak Salı günü Gazze Şeridi için geçici bir yönetimi denetleyecek "Barış Konseyi"ni açıklayacağını söyledi. Bunun ardından bir veya iki gün sonra Kahire'deki toplantılar sırasında Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulacağını belirtti.

Filistin kökenli Amerikalı Bahbah, “Barış Konseyi”nin Katar, Mısır ve BAE de dahil olmak üzere birçok ülkeyi içereceğini ve teknokratlardan oluşacak komitesinin isimlerinin “İsrail'in itirazıyla karşılaştığını, perşembe ve cuma günleri Gazze'deki (Barış Konseyi) direktörlüğü pozisyonuna aday olan Nikolay Mladenov'un İsrail ve Ramallah'a yaptığı iki ziyaret sırasında bu isimler üzerinde anlaşmaya varıldığını” açıkladı.