Katar, Rusya, Türkiye ve diğerleri: Libya savaşına yabancı müdahaleleri arttı

Bir BM raporu, birçok tarafı ‘Libya’ya silah ve paralı asker gönderme yasağına uymamakla’ suçluyor (AFP)
Bir BM raporu, birçok tarafı ‘Libya’ya silah ve paralı asker gönderme yasağına uymamakla’ suçluyor (AFP)
TT

Katar, Rusya, Türkiye ve diğerleri: Libya savaşına yabancı müdahaleleri arttı

Bir BM raporu, birçok tarafı ‘Libya’ya silah ve paralı asker gönderme yasağına uymamakla’ suçluyor (AFP)
Bir BM raporu, birçok tarafı ‘Libya’ya silah ve paralı asker gönderme yasağına uymamakla’ suçluyor (AFP)

Libya’ya uygulanan yaptırımlarla ilgili komiteye bağlı uzmanların, ülkelerin ve sivil toplum kuruluşlarının savaş taraflarına yasaklı kargolar gönderilmeye devam edildiğinin belirtilmesinin ardından Birleşmiş Milletler (BM), Libya ile ilgili uluslararası kararlara ilişkin devam eden ihlaller karşısında ‘derin bir endişe’ duyduğunu açıkladı. Bunların arasında çoğu Kasım 2010 ve Temmuz 2020 arasında Suriye’deki askeri Hmeymim Hava Üssü’nden Wagner grubuna gönderilen askeri kargolar olmak üzere, Türkiye, Katar ve diğer ülkelerden gemiler ve uçaklar da bulunuyor.
Şarku’l Avsat’ın sorularını yanıtlayan BM Sözcüsü Stephane Dujarric, ihlal raporlarının Libya’nın egemenliğini ciddi şekilde ihlal ettiğini vurguladı. BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Genel Sekreteri Stephanie Williams’ın ülkenin geniş bölgelerindeki yabancı paralı askerlerin varlığıyla ilgili ifadelerine ilişkin olarak, Güvenlik Konseyi (BMGK) üyelerine, yalnızca Temmuz ayında Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) kuvvetlerine destek olarak yaklaşık 70 uçağın iniş yaptığı ve Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) destek olarak Libya’nın batısındaki havalimanlarına 30 uçak gönderildiği bilgisi verdi. Williams, tüm bu faaliyetlerin, Libya egemenliğinin ciddi bir ihlali ve BM tarafından uygulanan silah ambargosunun açık bir ihlali olmasından dolayı derin bir üzüntü duyduğunu dile getirdi.
Batılı bir diplomat, BMGK üyelerinin ‘bu uzman raporu 14 Eylül’de UNSMIL misyonunun görev süresinin uzatılması öncesinde tartıştığını kaydetti.
4 Eylül’de BMGK üyelerine dağıtılan ve bir kısmı Şarku’l Avsat tarafından da incelenen raporda, Libya’ya yönelik uluslararası ambargonun bir ihlali olarak, giderek artan uçuşlara ilişkin detay verildi. Bu çerçevede özellikle de bu yılın başında Berlin Konferansı’na katılan ülkelerden silah ambargosuna saygı gösterilme sözü verilmesinin ardından daha sonra ihlallerin azalmadan devam ettiği kaydedildi. ABD’lilerin tahminlerine göre Rusya tek başına, 5 binden fazla savaşçıya 338 askeri tedarik gerçekleştirirken, Rus ve Suriyeli askerlerin sayısını da ikiye katladı. Son tırmanışla birlikte geçtiğimiz Ocak ayında Türkiye’nin savaşa müdahale ederek kuşatma altındaki Trablus hükümetine destek için insansız hava araçları, hava savunma sistemleri ve binlerce Suriyeli paralı asker gönderdiği belirtildi.
Raporda, Türkiye yaygın ihlaller gerçekleştirmekle suçlanırken, Haziran ayı başlarında Türk savaş gemileri Avrupa Birliği’ne (AB) bağlı savaş gemilerinin Libya’ya giden bir Türk kargo gemisini durdurma girişimini engelledi. Türkiye, söz konusu yardım gemisinin insani yardım taşıdığını iddia ederken, soruşturmacılar, Türkiye’nin batısından gelen uçaklarla Libya’nın batısına Türk askeri malzemelerinin tedarik edildiğini belirtti.
Rapor, Katar’ın da savaşa dahil olduğuna dikkati çekerken, Mayıs ve Haziran aylarında Katar hava kuvvetleri tarafından Libya’ya en az 5 kargo uçuşunun gerçekleştirildiği belirtildi. Katar Savunma Bakanı, Türk mevkidaşı ile açık bir dayanışma göstergesi olarak Trablus’a ziyarette bulundu.
Rapor, diğer ülkeleri de Libya’ya ve oradan da Kazakistan’da kayıtlı havayolları aracılığıyla askeri sevkiyatlar göndermekle suçluyor. Aktarılana göre bu uçaklar, Mısır ve Libya hava sahasına girdiklerinde vericilerini ve alıcılarını (konumlarını belirleyen izleme cihazları) kapatmıştı. Soruşturmacılar, uçuş listelerinden bazılarının gönderilerin donmuş yiyecekler, erkek kıyafetleri veya 800 su ısıtıcısı içerdiğini iddia ederek şüpheli derecede belirsiz açıklamalar içerdiğini söyledi.
Rapora göre Halife Hafter’in Nisan 2019’da Trablus hükümetine karşı başlattığı askeri çatışma, ‘sürekli ateşkese aracılık etmeye yönelik uluslararası çabalarla’ hız kesmeden devam ediyor. LUO ve UMH’den güçler, devlet kurumlarından ve sivil toplum kuruluşlarından destek alırken, bu durum da uluslararası bir silahlı çatışmaya geçiş riskini artırıyor. Raporda, Ocak 2020’de LUO’nun, önemli petrol sahalarının kontrolünü ele geçirdiği ve bu durumun da etkili bir petrol ambargosuna yol açtığı kaydedildi. UMH’nin Nisan 2020’de batı kıyı kentlerinin kontrolünü yeniden ele geçirdiği ve LUO güçlerini Haziran 2020 başlarında Trablus’un dış mahallelerinden uzaklaştırdığı ifade edildi. Raporda ayrıca, “Savaş hatları, Temmuz 2020’nin gelmesiyle Sirte ve Cufra bölgesine taşındı” denildi.
Uzmanlar, Libya’da barışı, istikrarı veya güvenliği tehdit eden ve soruşturulan çok sayıda eylem tespit edildiğini vurguladı. UMH’nin Nisan 2020’deki karşı saldırılarından bu yana artan düşmanlıkların devlet kurumlarına ve tesislerine yönelik saldırılarda artışa yol açtığına dikkat çekildi. Uzmanlar, “Göçmenler ve sığınmacılar da dahil olmak üzere Libya’daki siviller, uluslararası insan haklarına yönelik yaygın ihlallere maruz kalmaya devam ediyor” dedi. Aynı şekilde BMGK sözleşmelerinde listelenen terör gruplarının Libya’da hala etkin olduğu ve şiddet eylemlerinin ülkenin istikrarını ve güvenliğini etkilemeye devam ettiği vurgulandı. Silah ambargosunun tamamen etkisiz kılındığını söyleyen uzmanlar, çatışma taraflarına doğrudan destek sağlayan üye devletlerin yaptırım tedbirlerini tamamen göz ardı ettiğini kaydetti. Uzmanlar, ‘üye devletlerin bu ihlallerinin, tüm tedarik hattı üzerinde kontrolü sürdürdükleri anlamına geldiğine ve bu durumun da tespit ve ambargo sürecini zorlaştırdığını belirtti.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.