Rusya’nın desteğini alan Esed koltuğunu bırakmamakta kararlı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Şam’da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Şam’da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

Rusya’nın desteğini alan Esed koltuğunu bırakmamakta kararlı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Şam’da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Şam’da düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Şam, Cenevre’de Birleşmiş Milletler (BM) tarafından düzenlenen toplantılarda desteklenen anayasa reformunun önümüzdeki yılın ortasında düzenlenecek devlet başkanlığı seçimlerinden önce yapılmayacağına dair açık mesajını verdi ve bu da seçimlerin 2012 anayasasına göre yapılacağı anlamına geliyor.
Suriye Anayasa Komisyonu 24 Ağustos’ta Cenevre’de üçüncü kez toplanmıştı.
Moskova ise, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un dün Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile yaptığı görüşmenin ardından “anayasa reformu için zaman çizelgesi olmadığı ve devlet başkanlığı seçimlerinin Suriye’nin egemen bir kararı” olduğuna ilişkin ifadeleri ile destek mesajını verdi.
Anayasa Komitesi’nin üçüncü tur toplantıları, iki hafta önce rejim, muhalefet ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla Cenevre’de yapıldı.
Ahmed Kuzbari başkanlığındaki Şam heyeti, seçimlerin, ‘devlet başkanına geniş yetkiler veren, Esed için üçüncü bir dönem imkanı sağlayan, seçimden önce 10 yıl boyunca Suriye’de sürekli ikamet edilmesi ve 35 milletvekilinin onayının alınması’ gibi adaylık kriterlerini belirleyen 2012 anayasasına göre önümüzdeki yılın ortasında yapılacağını ve bundan önce herhangi bir anayasa reformunun olmayacağını belirtti.
İktidardaki Baas liderliğindeki parti koalisyonunu içeren Ulusal İlerici Cephe, Temmuz seçimlerinde 250 sandalyeden 183’ünü (166 Baasçı dahil) kazandı. Bu da devlet başkanlığına adaylık kararının iktidar partisi ve koalisyonun elinde olduğu anlamına geliyor.
Şam’ı ziyaret eden Rus heyetinin Suriyeli yetkilileri parlamento seçimlerini kazandıkları için tebrik etmesi dikkat çekiciydi.
Cenevre’deki son tura katılan rejim heyetine göre anayasa reformu 2021 sonrasına ertelenirse, Esed’in yeni bir yedi yıllık dönem kazanmasının ardından reformun 2024’te yapılacak parlamento seçimlerinde uygulanacağı anlamına geliyor.
Moskova’ya giden BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile bir araya gelerek, komitenin belirli noktalardaki toplantılarında bir miktar esneklik göstermesi için Şam’a ‘tavsiye’ verilmesini ümit etti.
Nitekim Rus tarafı bunu vaat etti ancak Lavrov ve Suriyeli mevkidaşı Velid el-Muallim’in basın toplantısında Şam ve Moskova’nın yakın pozisyonuna dair açık işaretler görüldü.
Büyük olasılıkla, bir Rus gazetecinin Muallim’e devlet başkanlığı adaylığı için 10 yıl ikamet şartı ve bir sonraki devlet başkanlığı seçimlerinin tarihini sorması bir tesadüf değildi.
Ancak Muallim’in cevabı şöyle oldu; “Tabi ki, özgür ve adil başkanlık seçimleri belirlenen tarihe yapılacaktır. İkamet şartının kaldırılmasına gelince bu Yüksek Seçim Komitesi’nin meselesidir, ancak prensipte adaylık koşullarını sağlayan herkes seçimde yarışabilir. Adaylık koşullarının Anayasal bir konu olduğu ve Yüksek Seçim Komitesi’nin yetkisi dahilinde olmadığı unutulmamalıdır.”
Muallim, anayasa konusunun devlet başkanlığı seçimleriyle hiçbir ilgisi olmadığını belirterek, seçimin önümüzdeki yıl vaktinde yapılacağını vurguladı.
Anayasa Komitesi’nin çalışmalarını hızlandırmak ile ilgili olarak ise Muallim, “Anayasanın uygulanması için herhangi bir zaman çizelgesi yok, çünkü bu özel bir önem taşıyor ve hızlı bir şekilde formüle edilemiyor. Bu, Suriye halkının özlemlerini yerine getirecek şekilde yapılmalıdır” şeklinde konuştu.
Muallim, ayrıca mevcut anayasayı seçimlerin yeni koşullarla yapılmasının önünü açacak şekilde değiştirme olasılığına da kapıyı kapatarak, “Bir sonraki anayasa, Anayasa Komisyonu üyelerinin ulaştıklarıyla ilgilidir. Eski anayasayı hızlandırmak ya da yeni bir anayasa üretmek istiyorlarsa her iki durumda da, en geniş halk temsilini garanti altına almak için halk referanduma sunulacak” ifadelerini kullandı.
Lavrov ise Anayasa Komitesi çalışmaları için zaman çizelgesi olmadığını ve devlet başkanlığı seçiminin Suriye için egemen bir karar olduğunu söyledi.



Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
TT

Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)

Suriye hükümetinin, uzun süredir Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki bölgeleri hızla ele geçirmesi mercek altına alındı.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Ahmed Şara yönetiminin hamlelerinin bu ayın başlarında Şam, Paris ve Irak'ta düzenlenen gizli toplantılarda şekillendiğini söylüyor.

Suriye hükümetinden yetkililerle SDG arasında entegrasyon süreci için 4 Ocak'ta Şam'da görüşme düzenlenmiş. Ancak toplantının Suriyeli bir bakan tarafından aniden sonlandırıldığı belirtiliyor.

Ertesi gün Suriye heyetinin, ABD arabuluculuğunda İsrail'le güvenlik anlaşması görüşmeleri için Paris'e gittiği ifade ediliyor. Toplantıda Suriyeli yetkililer, İsrail'i SDG'yi desteklemekle suçlamış ve Tel Aviv'den entegrasyonu geciktirme çabalarını sonlandırmasını istemiş.

Bu görüşmede Suriyeli yetkililerin, SDG'nin kontrolündeki bazı bölgelere sınırlı bir operasyon düzenlemeyi teklif ettiği ve bu öneriye İsrail ya da ABD'den herhangi bir itiraz gelmediği savunuluyor.

Şam yönetimi iddialar hakkında yorum yapmazken, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Reuters'a gönderdiği açıklamada, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın SDG'nin "IŞİD karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" belirttiği salı günkü mesajı hatırlatıldı.

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ise "Paris'teki üçlü toplantının tamamına bizzat katılmış biri olarak, İsrail'in hiçbir zaman Suriye ordusunun ülkedeki Kürtlere yönelik saldırısına müsaade etmediğini söyleyebilirim. Bu yönde herhangi bir iddiada bulunmak yanlıştır" dedi.

Ayrıca haberde, Türkiye'nin Kürt sivillerin korunması halinde Washington'ın SDG'ye karşı bir operasyonu onaylayacağına dair Şam'a mesaj gönderdiği iddia ediliyor.

SDG, Türkiye'nin terör örgütü saydığı YPG'nin ağırlıkta olduğu, ABD destekli milislerden meydana geliyor.

Paris'teki toplantıdan yaklaşık iki hafta sonra operasyonlara başlanırken, ABD'nin desteğini geri çekeceğine yönelik SDG'yi uyardığı belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, SDG komutanı Mazlum Abdi'yle 17 Ocak'ta Irak'ta görüştüğü, Washington'ın SDG'yi değil Şara'yı destekleyeceğini söylediği öne sürülüyor. SDG'li bir kaynaksa iddiaları yalanlıyor.

Diğer yandan Şam güçleri hızla ilerleyerek, çoğunlukla Arapların yaşadığı bölgeleri SDG'den almıştı. 18 Ocak'ta ateşkes ilan edilmesine rağmen Suriye ordusunun saldırıları sürdürmesinin ABD'li yetkilileri kızdırdığı da aktarılıyor. Şara'nın operasyonların durdurulduğunu duyurmasından kısa süre sonra Barrack'ın SDG'yle ilgili mesajını yayımladığına dikkat çekiliyor.

Washington'ın Suriye'deki tutumunu değerlendiren ABD'li bir kaynak Şara'yı "usta bir stratejist" diye niteliyor.

"Türkiye için büyük zafer"

New York Times'ın analizinde de yıllarca SDG'yle IŞİD'e karşı Suriye'de mücadele eden ABD'nin Kürt müttefiklerini zor durumda bıraktığı yazılıyor.

Trump yönetiminin Suriye'deki tutumunu değiştirmesinin "ülkeyi yeniden bir araya getirmek için mücadele eden Şara kadar, SDG'ye Amerikan desteğine şiddetle karşı çıkan ve Şara'yı destekleyen Türkiye için de büyük bir zafer" olduğu belirtiliyor.

SDG ve Suriye ordusu arasındaki çatışmalar, IŞİD militanlarının tutulduğu cezaevlerinin olduğu bölgelere de sıçramıştı. SDG, Şam güçlerinin saldırıları nedeniyle militanların kaçtığını öne sürmüş, Suriye yönetimiyse IŞİD'lilerin SDG tarafından serbest bırakıldığını iddia etmişti.

Diğer yandan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'nin Haseke kentinde tutulan 150 IŞİD'linin Irak'a transfer edildiğini dün duyurmuştu. CENTCOM, firar riskini gerekçe göstererek, gerekli görülmesi halinde 7 bin IŞİD savaşçısının daha Irak'a gönderilebileceğini bildirmişti.

Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden bugün yapılan açıklamada da SDG kontrolündeki hapishanelerden nakledilen IŞİD'liler hakkında derhal hukuki işlem başlatılacağı duyuruldu.

Independent Türkçe, Reuters, New York Times


Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X
TT

Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi başkanlığındaki SDG heyeti, Erbil’de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileriyle bir araya geldi. Kritik görüşmede, sahadaki son gelişmeler, ateşkesin durumu ve Suriye’nin geleceğine ilişkin siyasi süreç ele alındı.

Mazlum Abdi başkanlığındaki heyet Barrack görüşmesi öncesi Erbil’de temaslar gerçekleştirdi. Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de yer aldığı heyet Neçirvan Barzani ile bir araya geldi.

Toplantı öncesinde Tom Barrack, Mazlum Abdi ve SDG Yürütme Konseyi Eşbaşkanı İlham Ahmed ile ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından açıklama yapan Barrack, SDG heyetiyle yapılan temaslara büyük önem verdiklerini vurguladı.

“Bugün General Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile bir araya gelmekten onur duyduk” diyen Barrack, bölgede istikrarın sağlanması açısından ateşkesin korunmasının kritik olduğunun altını çizdi.  Barrack, açıklamasında tüm tarafların ortak bir noktada buluştuğunu da dile getirdi. Buna göre, karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için her kesimi kapsayan güven artırıcı adımların birlikte belirlenmesi ve hayata geçirilmesi gerektiği konusunda mutabakata varıldı. Bu sürecin en temel ve vazgeçilmez adımının ise mevcut ateşkesin eksiksiz biçimde korunması olduğu vurgulandı.

Barrack şunları söyledi:

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında 18 Ocak’ta varılan anlaşmada öngörülen entegrasyon sürecinin ilerletilmesine yönelik güçlü desteğini ve bu konudaki kararlılığını yeniden teyit etti.

Tüm taraflar, karşılıklı güveni tesis etmek ve kalıcı istikrarı sağlamak amacıyla her kesimi kapsayan güven artırıcı adımları birlikte belirleyip hayata geçirirken, en temel ilk adımın mevcut ateşkesin eksiksiz şekilde korunması olduğu konusunda mutabık kaldı.

Suriye hükümetiyle görüşme iddiası

Öte yandan Arap basınında yer alan haberlere göre, SDG heyetinin bugün Erbil’de Suriye hükümetiyle de bir araya gelmesi bekleniyor. İddiaya göre görüşme, Mesud Barzani’nin arabuluculuğunda gerçekleşecek ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da toplantıda yer alacak.

Haberlere göre, görüşmelere Suriye tarafı adına Dışişleri Bakanı Şeybani katılırken, SDG cephesinden Mazlum Abdi ve Rohilat Afrin masada olacak. Görüşmenin ana gündemini, Şam yönetimi ile SDG arasında sürdürülen müzakereler ve bu kapsamda ele alınan 14 maddelik anlaşma oluşturacak. Görüşmenin, taraflar arasındaki siyasi temaslar açısından yeni bir aşamaya işaret edebileceği değerlendiriliyor.

Independent Türkçe


Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
TT

Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Arap ve Müslüman liderlerden gelen artan destekle birlikte, uğun Davos Forumu'nun oturum aralarında "Barış Konseyi"ni açıklamaya hazırlanıyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (sekiz ülke) dışişleri bakanlarının, "ABD Başkanı Donald Trump'ın liderlerine Barış Konseyi'ne katılmaları için yaptığı daveti memnuniyetle karşıladıklarını" belirtti.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da daha sonra Gazze Barış Konseyi'ne katıldığını duyurdu.

Konsey, “Gazze'de kalıcı bir ateşkes sağlamayı, Şeridin yeniden inşasını desteklemeyi ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve uluslararası hukuka uygun olarak kendi devletini kurma hakkına dayalı adil ve kalıcı bir barışı ilerletmeyi, böylece bölgedeki tüm ülkeler ve halklar için güvenlik ve istikrarın yolunu açmayı” amaçlamaktadır.

Bu arada, ABD Başkanı Grönland konusunda acil müzakereler çağrısında bulunarak, güç kullanmadan "kontrol altına alma" konusundaki kararlılığını yineledi ve "ABD'den başka hiçbir ülke onu koruyamaz" dedi.

Davos Forumu'nun üçüncü gününde geniş yankı uyandıran konuşmasında Trump, "İnsanlar güç kullanacağımı düşündüler ama buna gerek yok... Güç kullanmak istemiyorum ve kullanmayacağım" ifadelerini kullandı.