Lübnan'daki merkez hapishanesi, koronavirüsün yayılmasının ardından kontrolden çıktı

Rumiye Hapishanesi’nde koronavirüsün yayılmasından korkan çok sayıda mahkum ayaklandı.

Tutuklu yakınları, Beyrut’taki Adalet Sarayı önünde oturma eylemi düzenlediler. (AFP) 
Tutuklu yakınları, Beyrut’taki Adalet Sarayı önünde oturma eylemi düzenlediler. (AFP) 
TT

Lübnan'daki merkez hapishanesi, koronavirüsün yayılmasının ardından kontrolden çıktı

Tutuklu yakınları, Beyrut’taki Adalet Sarayı önünde oturma eylemi düzenlediler. (AFP) 
Tutuklu yakınları, Beyrut’taki Adalet Sarayı önünde oturma eylemi düzenlediler. (AFP) 

Tony Boulos
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını Lübnan’daki Rumiye Merkez Hapishanesi'nin parmaklıklarından içeri nüfuz ederek tutukluları birer birer etkisi altına almaya başladı. Gerçek bir sağlık felaketinin habercisi olan salgının yayılmaya başladığı Lübnan'ın en kalabalık ve en büyük cezaevinde, 90’ı tek bir binada olmak üzere 100 kişide daha koronavirüs tespit edildi.
Lübnan Doktorlar Sendikası Başkanı Şeref Ebu Şeref, 17 Eylül Perşembe günü yaptığı açıklamada, Rumiye Hapishanesi’nde 200'ün üzerinde kişinin Kovid-19'a yakalandığını belirtti. Salgının patlak vermesi nedeniyle yargı süreçlerinin hızlandırılması çağrısında bulundu. Şeref basına yaptığı açıklamada koronavirüse yakalananlar arasında güvenlik personeli olup olmadığını dair ise bilgi vermedi.
Cezaevi içerisinde yaşananlara yakın bir kaynak "B Tutuklu Binası'ndaki 570 kişiden yaklaşık 140'ının Kovid-19’a yakalandığını, hükümlülerin olduğu bir diğer binada da vakalar olduğunu aktardı. Ancak test (PCR) yaptırmayı kabul etmeyenlerden dolayı diğer binadaki vaka sayısı hakkında bilgi bulunmadığını belirtti.
Kaynaklar, tutukluları muayene edecek sağlık personelinin bulunmaması nedeniyle cezaevi içindeki salgının neredeyse kontrolden çıktığını bildirdi. Mahkumlar arasında salgının görülmesinin ardından cezaevi doktorunun da artık binaya giremediğini aktardı. Kaynaklar ayrıca doktorların, cezaevi dışındaki bir odada hastaları muayene ettiğini ancak cezaevi eczanesinin boş olduğunu ve içinde “adol” dışında ilaç bulunmadığı belirtti.
Tutukluların ailelerinin salgının yayılmasını önlemek için yeterli sağlık koşullarının sağlanmasını talep eden çığlıkları yükselmeye devam ediyor. Avukat ve insan hakları aktivisti Diala Haidar, Lübnan cezaevlerinin salgın yayılmadan önce de kriz yaşadığına dikkat çekti. Tutukluların uzun süredir yargılanmadan içeride tutulduğunu ve bunun gerçek bir sorun teşkil ettiğini belirten Diala Haidar, "Devletin tutukluların yargılanmadan serbest bırakılmasını onaylaması ve salgını kontrol etmek için hücrelerdeki diğer mahkumlar arasında güvenli bir mesafe sağlaması gerek” dedi.

“Durum kontrol altında”
 Lübnan İç Güvenlik Kuvvetleri Genel Müdürlüğü'nün Rumiye Hapishanesi’ndeki tutuklular ve bazı görevliler arasında koronavirüs vakalarının kaydedildiğine ilişkin haberleri dolaşıma sokanların cezalandırıldığını belirttiği açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
 “Cezaevi içinde gerekli kontroller yapıldıktan sonra 13'ü tutuklu, 9'u güvenlik güçlerinden olmak üzere toplam 22 koronavirüs vakası tespit edildi. Merkez Hapishanesi’nde Halk Sağlığı Bakanlığı, Uluslararası Kızılhaç ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) iş birliği ile belirlenen bir binada karantinaya alındılar. Ayrıca çeşitli devlet hastanelerinde tedaviye ihtiyacı olanların takibi için de bölümler belirlendi. Rumiye Cezaevi’nde sağlık durumu kontrol altında ve son 24 saat içinde çok sayıda mahkum için kontroller yapıldı. Koronavirüs semptomu olduğunu bildiren veya taşıdığı görülen mahkumların aileleri de bilgilendirilerek telefonda iletişim kurmaları sağlandı ve durumlarından emin oldular."

Kötüleşen cezaevleri
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Sözcüsü Rona el-Halebi, salgının hapishane içinde yayılması, hijyen yetersizliği ve havalandırması olmayan tutukevlerindeki durumun kötüye gitmesinden dolayı duyduğu endişeyi dile getirdi. ICRC'nin vakaların tedavi edilmek üzere hastaneye sevk edilmesi için Lübnan’daki gözaltı ve yargı sistemi yetkilileriyle çabaladıklarını ve Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan hastanelerdeki tutuklu bölümlerinin iyileştirilmesi için sürekli çalışmalar yapıldığını vurguladı.
Halebi açıklamasında, Lübnan'daki Uluslararası Kızıl Haç Komitesi'nin geçen mart ayından bu yana tutukevlerindeki durumu yakından takip ettiğini ve yetkililere koronavirüse karşı hazırlıklı olma ve önleme konusunda teknik destek sağladığını kaydederek, "Rumiye Hapishanesi’nde izolasyon için bir bina hazırlandı" dedi.
 
Elektronik bileklik
Diğer yandan Adalet ve Merhamet Derneği Başkanı Peder Necib Baaklini, söz konusu hapishanede ve belki de diğer hapishanelerde de insani ve sosyal bir felaket yaşandığı konusunda uyarıda bulundu. Geçen mart ayından itibaren yaz başına kadar hapishanedeki her şeyin kontrol altında tutulduğunu belirten Baaklini, "Toplumda bile sosyal mesafe korunamıyor. Peki, ya dört binden fazla tutuklu bulunan merkez cezaevinde bu nasıl mümkün olacak?" diye sordu.
Mevcut durumdan hükümeti, parlamentoyu, cezaevi idaresini ve güvenlik güçlerini sorumlu tutan Baaklani, Adalet ve Merhamet Derneği’nin geçen nisan ayından bu yana aşırı kalabalığa neden olmamak için cezaların azaltılması, alternatif cezaların benimsenmesi, elektronik bilekliklerin kullanılması ve hapishanelerdeki derneklerin desteklenmesi de dahil olmak üzere yaptığı bir dizi öneriyi hatırlattı. Baaklani ayrıca hapishanelerde çalışan derneklerden  mahkumların çıkmasına eşlik edecek atmosferi hazırlamalarını ve hapishane içindeki alanları genişletmelerini talep etti.
 
Hapishanenin içinde bir "bomba"
 Beyrut Barosu Başkanı Melhem Halef ise ilk koronavirüs vakalarını kaydettikten sonra Lübnan'ın en büyük ve en kalabalık hapishanesi olan Rumiye Cezaevi'ndeki salgın durumunu bir "bombaya" benzeterek uyarıda bulundu. Halef açıklamasında, "Cezaevi içindeki koronavirüs kimsenin taşıyamayacağı bir bomba gibi" dedi.
Hapishanede,  kapasitesinin neredeyse üç katı olan dört bin mahkum kaldığı biliniyor.
Halef, Lübnan hükümetini "Vaka belirtileri gösteren mahkumları diğerlerinden ayırmak" gibi acil önlemler almaya çağırdı. Derneklerin endişeleri hafifletmek ve tüm insanları rahatlatmak için de testler yapmak üzere hazırlanılması gerektiğini vurguladı.
Hapishaneden sızan ve sosyal medyada hızla yayılan bir video, çok sayıda mahkumun herhangi bir sosyal mesafe gözetmeden uyuduğu dar bir koridoru gözler önüne sermişti. Videoda ayrıca küçük bir odada en az yedi tutuklunun yerdeki bir yatakta yan yana uyuduğu görülüyordu.
Rumiye Hapishanesi, çok sayıda mahkum tarafından koronavirüs salgınıyla ilgili endişelerin dile getirildiği bir isyana tanık oldu. Aktivistler, hapishanenin içinden mahkumların demir hücrelerin kapılarını vurduğu anları gösteren videoları sosyal medyada paylaştı.
İlerici Sosyalist Partisi (PSP) Başkanı Velid Canbolat, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu değerlendirmelerde bulundu:
"Salgın, ihmal ve aşırı kalabalık nedeniyle Rumiye Hapishanesi’ni etkisi altına aldı. Af yasasını reddetmek büyük bir suç. Bu yüzden ister siyaset isterse mezhep olsun, bu yasanın her şeyin üstünde tutularak istisnai olarak onaylanmasını talep ediyorum.”
Cezaevlerindeki Tutukluların Aileleri Komitesi, Rumiye Hapishanesi’nde Kovid-19 vakalarının ortaya çıktığının ve mahkumlar arasında yayıldığının duyurulmasından bu yana neredeyse her gün Meclis'ten genel af yasası çıkarmasını talep etmek ve ilgili tarafların harekete geçmemesi halinde bir felaket yaşanacağı uyarısı yapmak için protestolar düzenliyor.
 
“Zorunlu” tutuklama

Lübnan Adalet Bakanı Marie Claude Najm, Lübnan'da ilk kez olarak soruşturma dairelerinde, bu konunun hukuki metinlerde yer almamasına rağmen elektronik sorgulamanın kullanıldığını ve çok sayıda tutuklu ve hükümlüyü çıkarmak için mekanizmalar kurulduğunu duyurdu. Najm, konuyla ilgili şunları söyledi:
"Yüksek Yargı Konseyi ile elektronik sorgulamayı ceza mahkemelerini de kapsayacak şekilde genişletme olasılığını inceliyoruz. Bu önemli bir nokta. Bu konuda büyük bir güçlük vardı. Rumiyeh’deki tutukluların mahkemelere sevkini önlemek için cezaevi içinde mahkeme salonunun açılması kararlaştırıldı."
Adalet Bakanı, duruşmaları hızlandırmak ve sürelere uymakla ilgili yaptığı açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Görevlerin yerine getirilmesi için Yüksek Yargı Konseyi, Başsavcılık Bürosu ve Yargı Teftişi ile iletişime geçtik. Lübnan'da tutukluların dosyalarındaki zorluk göz önüne alındığında, mümkün olduğu kadar hızlanmaları için gece gündüz çalışmaları konusunda dosyaları olan tüm hakimlere çağrıda bulunduk."
Bakan ayrıca, yargıçları insaflı olmaya ve aşırı bir zorunluluk yoksa tutukluluk kararı vermemeye çağırdı. Aynı zamanda cezasını çekmiş hükümlülerin para cezasından muaf tutulmasını talep ederek Adalet Bakanlığı'nın konuyla ilgili olarak geçen mart ayında Meclis’e sunduğu bir yasal öneri olduğu bilgisini verdi.
 
Filistinli mahkumlar
Filistinli Mahkumlar Davası İzleme Komitesi üyesi Muhammed Hasun, yargılamalarda en azından Filistinli tutuklular hakkındaki bilgilerden dolayı bir hızlanma olduğu iddialarını kabul etmeyerek salgının aşırı kalabalık olan Rumiye Hapishanesi’ne sıçraması  nedeniyle duyduğu endişeyi dile getirdi. Hasun açıklamasında, yıllar önce cezalarının bitmesine rağmen bazı Filistinli mahkumların halen  hapiste olduklarına dikkat çekti.
Hasun ayrıca cezaevi içinden aldığı bilgilerin, durumun çok tehlikeli bir aşamaya geldiğini gösterdiğini belirterek hiçbir Filistinli yetkilinin Filistinli tutukluların dosyasını resmi olarak takip etmediğini vurguladı.



Suriye yetkilileri, Lazkiye vilayetindeki Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı’nın yakalanmasıyla sonuçlanan çatışmaların ardından Esed rejiminin önde gelen 3 subayını gözaltına aldı

Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)
TT

Suriye yetkilileri, Lazkiye vilayetindeki Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı’nın yakalanmasıyla sonuçlanan çatışmaların ardından Esed rejiminin önde gelen 3 subayını gözaltına aldı

Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)

Suriye makamları, Lazkiye vilayetinde gerçekleştirdikleri bir güvenlik operasyonu sırasında Esed rejimine bağlı 3 güvenlik görevlisini gözaltına aldı.

Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan bir güvenlik kaynağı, Ceble kırsalında silahlı gruplarla çıkan çatışmalarda bir iç güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Kaynak, söz konusu çatışmaların bölgede yürütülen güvenlik operasyonunun ardından çıktığını ifade etti.

Öte yandan, Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye, Esed rejimi döneminde Lazkiye’de Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı olan Tuğgeneral Amir el-Hasan’ın gözaltına alındığını duyurdu. Lazkiye’deki yerel kaynaklar ise Tuğgeneral Gays Şahin ile kardeşi Albay Nizar Şahin’in de gözaltına alındığını, Nizar Şahin’in çatışmalarda yaralandığını aktardı. Ayrıca iki subayın öldüğü belirtildi.

vdfvfd
Suriye güvenlik güçleri arşivi

Yerel kaynaklar, daha önce devrik rejim ordusunda 18. Tank Tümeni Komutanı olarak görev yapan Gays Şahin’in, beldede yerel bir silahlı grup oluşturduğuna dair bilgiler paylaştı. Söz konusu grubun Suriye İç Güvenlik Güçleri’ni hedef alan saldırılara karıştığından şüphe edildiği belirtildi. İlk bilgilere göre Şahin’in baskın sırasında öldürüldüğü yönünde iddialar ortaya atıldı. Ancak haberin hazırlandığı ana kadar bu bilgiye ilişkin resmî bir doğrulama yapılmadı. Güvenlik operasyonunun sürdüğü bildirildi.

Ceble kırsalından gelen sahadaki ardışık veriler, Babde beldesinde yürütülen son güvenlik operasyonunun, daha geniş kapsamlı bir sürecin parçası olduğunu gösteriyor. Buna göre operasyon, devrik rejim kalıntılarıyla bağlantılı silahlı hücrelerin takibine yönelik olarak yetkili birimlerce yürütülen çalışmalar çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Söz konusu hücrelerin Suriye’nin sahil kesimindeki bazı bölgelerde faaliyet gösterdiği belirtiliyor.

fvbf
Geçtiğimiz aralık ayında Ceble kırsalında Süheyl el-Hasan’a bağlı Seraya el-Cevad terör hücresine mensup bir gruba ait bina hedef alındı. ​​(Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye İçişleri Bakanlığı daha önce, Seraya el-Cevad adıyla bilinen ve askerî yetkili Süheyl el-Hasan’a bağlı bir hücreyi hedef alan güvenlik operasyonu düzenlendiğini açıklamıştı. Şarku’l Avsat’ın ulaştığı bilgilere göre operasyon, Ceble kırsalındaki Duvayr Baabde köyünde gerçekleştirildi.

Operasyon kapsamında hücre üyelerinden Basil İsa Ali Cemahiri’nin gözaltına alındığı, şüphelinin sorgusunda İç Güvenlik Güçleri ve ordu noktalarına yönelik saldırılarda kullanılan silah ve mühimmatın saklandığını itiraf ettiği aktarıldı.

Bu ifadeler doğrultusunda harekete geçen özel birlikler, silah depolarının yerini tespit ederek çeşitli makineli tüfekler ve farklı türde mühimmata el koydu. Söz konusu gelişme, bu grupların sahip olduğu silah kapasitesi ve organize saldırı düzenleme yeteneğine işaret eden bir bulgu olarak değerlendirildi.

fbfbf
Lazkiye’de Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı olan Tuğgeneral Amir el-Hasan’ın internette dolaşan bir fotoğrafı

Aynı bağlamda, yerel kaynaklar Ceble kırsalındaki Babde beldesinde güvenlik güçlerinin bölgeye takviye sevk etmesinin ardından geniş çaplı bir alarm durumu ilan edildiğini bildirdi. Bu gelişmenin, İç Güvenlik Güçleri ile ‘rejim kalıntıları’ olarak nitelendirilen bir grup arasında çıkan çatışmaların ardından gerçekleştiği, söz konusu operasyonun silahlı bir gruba liderlik ettiği belirtilen Tuğgeneral Gays Şahin’i hedef aldığı aktarıldı. Operasyonda Suriye İç Güvenlik Güçleri’nden bir personelin hayatını kaybettiği, birkaç kişinin ise yaralandığı belirtildi.

Elde edilen bilgilere göre operasyonda subaylar Nesim Şahin ve Yamen Şahin’in öldüğü, Nizar Şahin’in yaralandığı ve oğlu ile birlikte gözaltına alındığı ifade edildi. Ayrıca Gays Şahin’in de oğlu ile birlikte gözaltına alındığı öne sürüldü. Söz konusu bilgilerin resmî makamlar tarafından doğrulanmadığı, buna karşın Tuğgeneral Amir el-Hasan ile Tuğgeneral Gays Şahin’in gözaltına alındığının teyit edildiği bildirildi.

vfdfdv
Tuğgeneral Gays Şahin (Facebook)

Kaynaklara göre Tuğgeneral Gays Şahin, 18. Tank Tümeni kadrosunda görev yaptı ve Humus, Hama ve İdlib’deki çatışmalara katıldı. Şahin’in sivillere yönelik katliamlara karıştığı iddia edilirken, devrik rejimin lideri Beşşar Esed ve kardeşi Mahir Esed’e yakın isimlerden biri olduğu öne sürüldü. Mevcut bilgilere göre Şahin’in, Suriye’de görev yapan Rus güçlerine yakınlığıyla bilindiği ve Rusya tarafından verilen ‘cesaret nişanına’ sahip olduğu belirtildi.

Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz ocak ayında Lazkiye ile Hama kırsalındaki Mesyaf bölgesinde güvenlik operasyonları düzenlendiğini açıklamıştı. Söz konusu operasyonlarda ‘terör eylemlerine’ karıştığı belirtilen aranan kişilerin yakalandığı, ayrıca sivillere karşı ağır suçlarla itham edilen eski bir silahlanma sorumlusunun gözaltına alındığı bildirilmişti.

Suriye İçişleri Bakanlığı’nın, eski rejimle bağlantılı ve savaş suçları işlemekle suçlanan kişilere yönelik operasyonlarını sürdürdüğü, yakalanan şüphelilerin yargılanmak üzere adli makamlara sevk edildiği ifade edildi.


Lübnan, Washington'da müzakere etmekte ısrar ediyor

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Parlamento Başkanı'nın ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa'yı kabul ettiğini bildirdi
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Parlamento Başkanı'nın ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa'yı kabul ettiğini bildirdi
TT

Lübnan, Washington'da müzakere etmekte ısrar ediyor

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Parlamento Başkanı'nın ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa'yı kabul ettiğini bildirdi
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Parlamento Başkanı'nın ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa'yı kabul ettiğini bildirdi

Lübnan, İsrail ile yürütülecek müzakerelerin Washington’da yapılmasında ısrar ediyor. Beyrut yönetimi, bu tercihle ABD’nin ağırlığından yararlanarak kendi pozisyonunu güçlendirmeyi hedeflerken, müzakere sürecine katılmaya hazır olduğunu vurguluyor. Bu çerçevede, Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsata yaptığı açıklamada, hafta sonunda sona erecek ateşkesin uzatılmasına yönelik bir Amerikan girişiminin bulunduğunu belirtti. Bu gelişme, ateşkesin kalıcı hale getirilerek yeni bir sürecin başlatılabileceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor.

Öte yandan, doğrudan müzakerelere hazırlık kapsamında ikinci tur görüşmelerin perşembe günü Washington’da yapılması bekleniyor. Bu doğrultuda, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile ABD Başkanı Donald Trump arasında ikili bir görüşme tarihi belirlenmesi bekleniyor. Lübnanlı kaynaklar, söz konusu görüşmenin üçlü formatta olmayacağını vurgularken, bu adımın gerilimi sona erdirmeyi ve istikrarı pekiştirmeyi amaçlayan doğrudan müzakerelerin başlatılmasına yönelik hazırlıkların devamı olduğu ifade ediliyor.


Irak "koordinasyon çerçevesi" başbakan adayının açıklanmasını yarına erteledi

Irak Başbakan adayı Basim el-Bedri (Facebook)
Irak Başbakan adayı Basim el-Bedri (Facebook)
TT

Irak "koordinasyon çerçevesi" başbakan adayının açıklanmasını yarına erteledi

Irak Başbakan adayı Basim el-Bedri (Facebook)
Irak Başbakan adayı Basim el-Bedri (Facebook)

Irak Şii “Koordinasyon Çerçevesi”, Reuters'ın Nuri el-Maliki yerine Basim el-Bedri'nin Başbakan adayı gösterildiği yönündeki haberlerini yalanladı ve toplantıyı önümüzdeki yarına ertelediğini açıkladı.

Amerika Birleşik Devletleri ve İran, savaş boyunca Irak'a baskı uygulamaya devam etti; Washington, Bağdat hükümetiyle bağlantılı tarafları "İran milislerine mali ve operasyonel destek sağlamakla" suçlarken, Tahran "Irak halkının direnişini ve azmini" övdü.

Bağdat, ABD elçisi Tom Barrack'ın her an gelişini beklerken, çok sayıda habere göre, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü komutanı İsmail Kaani, Bağdat ziyaretinden bir gün sonra yaptığı açıklamada, ziyaretinin amacının "İran İslam Cumhuriyeti'nin Irak halkına gösterdikleri sempati için ve Irak'taki dini yetkililere ve görevlilere takdir ve teşekkürlerini iletmek" olduğunu söyledi.

İran haber ajansları tarafından dün yayınlanan bir açıklamada şunları belirtti: "Hükümeti kurmak halkın hakkıdır ve Irak, başkalarının, özellikle de insanlığın düşmanı olan suçluların, işlerine karışması için çok büyüktür. Başbakanın seçimi tamamen Irak halkının kararına göre yapılır."