Kahire, Fetih-Hamas uzlaşmasını canlandırdı

Mısır Dışişleri Bakanı Şukri, Fetih Hareketi Merkez Komitesi Sekreteri Rucub ile bir araya geldi. ((Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Şukri, Fetih Hareketi Merkez Komitesi Sekreteri Rucub ile bir araya geldi. ((Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Kahire, Fetih-Hamas uzlaşmasını canlandırdı

Mısır Dışişleri Bakanı Şukri, Fetih Hareketi Merkez Komitesi Sekreteri Rucub ile bir araya geldi. ((Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Şukri, Fetih Hareketi Merkez Komitesi Sekreteri Rucub ile bir araya geldi. ((Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Ahmed Abdulhakim
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri, Kahire’de Hamas ve Fetih heyetleriyle bir araya geldi. Fetih Hareketi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Cibril Er-Rucub ve Fetih Komite üyesi Ruhi Fettuh’un katıldığı toplantıda iki hareket arasındaki uzlaşı süreci görüşüldü.
Mısır ve Filistin kaynaklarına göre Mısır Dışişleri Bakanlığı ofisinde yapılan görüşmelerde Filistin sorunundaki son gelişmeler ile Arap ülkeleri ile İsrail arasında varılan barış anlaşması gündeme geldi. Toplantıda iç meseleler de masaya yatırılarak bu hafta Türkiye’de Fetih-Hamas bölünmesinin sona erdirilmesi amacıyla yapılan toplantı ele alındı. Geçtiğimiz günlerde iki hareketin delegeleri, bölünmeyi sona erdirmek, tartışmalı sorunları çözmek ve Filistin davasının karşı karşıya olduğu sorunlara karşı safları birleştirmekle ilgili bir "vizyon" üzerinde anlaşmışlardı.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı haberde açıklamalarda bulunan Mısır’daki Filistin kaynaklar, Fetih Hareketi’nin bugün Kahire’deki temaslarını sürdürerek Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed ebu Gayt ve Mısırlı yetkililerle görüşerek Hamas ile Türkiye’de varılan mutabakatla ilgili son gelişmeleri görüşeceğini aktardılar. Kaynaklar, Filistin grupları arasındaki bölünmeyi sona erdirmek ve istenen uzlaşıyı sağlamak için önümüzdeki ay Kahire’de tüm Filistinli grupların katılımıyla genişletilmiş bir toplantı düzenleme noktasına gelindiğini bildirdi.
Mısırlı bir diplomatın aktardığına göre Filistinli yetkililer, Mısır Dışişleri Bakanı’na geçtiğimiz günlerde İstanbul’da gerçekleştirilen Fetih-Hamas toplantısı hakkında bilgi verdi. Diplomat, her ikisi de Ürdün’ün başkenti Amman’a gidecek olan Rucub ile Fettuh’un Kahire’de görüşecekleri haberini ise yalanladı.
Rucub ile Fettuh’un Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ile gerçekleştirdiği görüşmenin başlıca gündem maddesi İsrail ile BAE ve Bahreyn arasında varılan normalleşme anlaşmalarıydı. Filistin heyeti, Filistin davasına zarar veren söz konusu gelişmelere yönelik tepkilerini dile getirdi.
Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Kahire’nin uluslararası kararlara uygun olarak başkenti Doğu Kudüs olan ve 4 Haziran 1967 sınırlarında bir bağımsız Filistin devletini desteklediği yinelendi. Açıklamada ayrıca Mısır’ın istikrar, barış ve güvenliğin sağlanması için tüm çabalara gerekli desteğin verileceği de vurguladı.
Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Hafız, Filistinli yetkililerin Şukri ile yaptığı görüşmede Filistinli örgütlerin safları birleştirmesi konusundaki son gelişmeler ve gelecekte atılacak adımlarla ilgili bilgilendirdiğini belirtti. Filistinli gruplar arasındaki ihtilafı gidermede Mısır’ın merkezi konumuna işaret eden Hafız, Dışişleri Bakanlığı’nn böylesine hassas bir zamanda Filistin halkını desteklemeye devam edeceğini vurguladı.
Hamas hareketinin liderlerinden Hasan Yusuf da konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada Filistinli grupların uzlaşma amacıyla Lübnan ve Türkiye’de  düzenlenen toplantılara değer verdiğini belirterek Fetih Hareketi’nin Kahire’ye gelişiyle birlikte bölünmeye karşı birlik sağlama çabalarına devam edileceğini umduğunu söyledi.
Gözlemcilere göre Mısır, Filistin uzlaşısına yönelik üstlendiği role Türkiye ve Katar’ın da dahil olmasından “huzursuz.”

Bölünmeyi sona erdirme umudu var mı?
Filistinli gözlemcilere göre gruplar arasında yaşanan anlaşmazlıkların giderilmesi için yıllardır sürdürülen bölgesel çabalara rağmen durum aşılamayacak kadar karmaşık. Gözlemciler, "uzlaşmanın sağlanıp sağlanmamasının aslında Trump ile Demokrat rakibi Biden arasında bu yılın sonunda gerçekleşecek başkanlık yarışının sonuçlarına bağlı" olduğu görüşündeler.
Kudüs Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Eymen er-Rakab konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Son gelişmelere rağmen Filistinli gruplar arasındaki ihtilaflar hala devam ediyor. Filistin uzlaşı dosyasının daha çok Amerika’daki seçimlere bağlı olduğu söylenebilir. Bence Trump seçimi kazanırsa uzlaşma daha hızlı ilerleyecek ve tamamlanacak. Ancak Joe Biden kazanırsa işler farklı olacak hatta uzlaşma meselesinin yeniden sıfır noktasına geri dönme ihtimali var. Filistin yönetimi seçimlerde Demokratların zafer kazanacağını düşünüyor.”
Öte yandan Fetih hareketinin liderinden Cihad el-Harazin  de “seçimin” Filistin’de bölünmenin sona erdirilmesi için önemli bir faktör olduğunu vurgulayarak uzlaşma dosyasının Fetih ve Hamas arasında, bölgesel başkentlerin arabuluculuğunda devam etmesi yönündeki umudunu dile getirdi.
Harazin’e göre bölünmenin sona erdirilmesi, arabulucuların samimi niyetlerinin yanı sıra uzlaşma yollarını engellemeye yönelik dış müdahalelerin etkisiz hale getirilmesiyle mümkün.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.