Rabat, Washington’a ‘savunma sanayine yatırım’ yapmayı önerdi

Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, 2 Ekim’de Rabat’ta ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile bir araya geldi (AFP)
Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, 2 Ekim’de Rabat’ta ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile bir araya geldi (AFP)
TT

Rabat, Washington’a ‘savunma sanayine yatırım’ yapmayı önerdi

Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, 2 Ekim’de Rabat’ta ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile bir araya geldi (AFP)
Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, 2 Ekim’de Rabat’ta ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile bir araya geldi (AFP)

Fas ve ABD, 2 Ekim’de Rabat’ta iki ülke arasındaki askeri işbirliği için yol haritası anlaşması imzalarken Rabat, Washington’a ‘Fas’ta savunma sanayi sektöründe yatırım yapmaya yönelik ortak girişimleri teşvik ederek, askeri işbirliğini güçlendirme’ önerisinde bulundu.
Anlaşma, Fas Ulusal Savunma İdaresi’nden sorumlu Bakan Abdüllatif Ludi ve ABD Savunma Bakanı Mark Esper tarafından Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita’nın katılımıyla imzalandı.
Esper, Tunus ve Cezayir ziyaretleri sonrasında geçen perşembe günü Fas’a ulaşmıştı.
Anlaşma, Rabat ile Washington arasındaki stratejik ortaklığı güçlendirmeyi ve kalıcı ilişkileri pekiştirmeyi amaçlıyor. Rabat’taki diplomatik kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, anlaşmanın ‘iki ülkedeki askeri kurumların her türlü olasılığa hazırlıklı olmalarına ve Sahel bölgesindeki terör gruplarıyla mücadele etmelerine destek olmayı, özellikle Afrika’da olmak üzere istikrar ve güvenliği desteklemeyi, ortak operasyonlarla barışın korunmasını, sınırların korunmasını, kaçakçılıkla mücadeleyi, bir bütün olarak bölgede bölgesel güvenliğin korunması, iki ülkedeki iki askeri kuruluş arasında eğitim ve öğretim alanında işbirliğinin yanı sıra trafik özgürlüğünün sağlanmasını’ amaçladığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre iki taraf da bu anlaşmanın uygulanmasını denetleyecek bir komite oluşturmayı kabul etti.
Bu çerçevede Fas Dışişleri Bakanı, ABD Savunma Bakanı’nın Rabat’ı ziyaretinin birkaç anlam taşıdığını söyledi. Başkan Donald Trump yönetimindeki bir Savunma Bakanı’nın ilk defa Rabat’a ziyarette bulunduğu ve son 20 yılda bir ABD Savunma Bakanı’nın Rabat’a yönelik üçüncü ziyareti olduğu belirtildi. Bakan ayrıca, iki ülke arasında savunma işbirliği anlaşmasının imzalanmasının, ‘tehditlerin arttığı ve zorlukların geliştiği bir zamanda geldiğini’ vurgularken, “Bu anlaşma, güvenli bir dünya teşvik etmek isteyen iki ulusumuzun proaktif liderliğini cesurca yansıtıyor” dedi.
Burita, ABD ve Fas’ın başta uluslararası terör tehditleri ve ortak güvenlik zorluklarıyla mücadele alanı olmak üzere eşitli alanları içeren uzun vadeli bir ittifakla birleştiğini söylerken, Terörizmle Mücadele Küresel Forumu’nun (TMKF) eş başkanlığına ve Fas’ın terörizmle mücadeleyi destekleme çabalarının bir parçası olarak NATO dışından ABD’nin önemli bir müttefiki olduğuna dikkati çekti.
Öte yandan ABD Savunma Bakanı, Rabat ve ülkesi arasındaki güçlü ilişkilere övgüde bulunarak, aralarındaki ortaklığın 200 yıldan fazla sürdüğünü belirtti. Bakan Esper, Fas Krallığı’nın ABD’nin bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu kaydetti.

Mark Esper, Fas’ın kilit bir ortak olduğunu ifade ediyor
Fas’ın terörizm ve güvenlik sorunlarıyla mücadelede ve bölgede istikrar ve refahın desteklenmesinde kilit bir ortak olduğunu ifade eden Mark Esper, iki ülke arasındaki askeri işbirliğine övgüde bulundu. ABD’li Bakan, iki ülke arasında imzalanan askeri anlaşmanın, Afrika ülkeleri düzeyinde Fas- ABD işbirliğinin kapısını açacağını söyledi. Aynı şekilde çok sayıda Afrika ülkesinin fayda sağladığını belirttiği ‘Afrika Aslanı’ manevralarına da değindi.
Esper’in Rabat ziyareti programında Dışişleri Bakanının yanı Fas Silahlı Kuvvetler Genel Müfettişi Abdulfettah el-Varak ve Ulusal Savunma İdaresinden sorumlu Bakan Abdüllatif Ludi ile bir toplantı da yer aldı.
Fas Krallığı Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı, yaptığı açıklamada, Ludi’nin 2 Ekim’de Rabat’ta ABD Savunma Bakanı’nı karşıladığını duyurdu. Genel Komutanlık, Faslı ve ABD’li yetkililerin, ulusal savunma alanında ikili işbirliğinin çeşitli yönlerini ve bunların gelişme olasılıklarını ele alan görüşmeler yaptıklarını kaydetti.

İki ülke arasında uzlaşı sağlandı
Aktarılana göre iki yetkili, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki askeri işbirliği hususunda uzlaşı sağladı. Ayrıca yetkililer, ortak güvenlik hedeflerini pekiştirmeye, özellikle de askeri hazırlık derecesini yükseltmeye, yetkileri artırmaya ve kuvvetlerin birlikte çalışabilirliğini geliştirmeye odaklandı. 
Görüşme sırasında Ludi, Kral VI. Muhammed liderliğinde Fas’ın, terörizmle mücadele ve göç krizinin insani yönetimi alanında benimsediği çok boyutlu stratejiye dikkat çekti. Faslı yetkili, ülkesinin ‘ekonomik kalkınma için Güney-Güney işbirliği ve birçok Afrika ülkesinde askeri kuvvetlerin yeteneklerinin, özellikle de eğitim ve deneyim alışverişinde güçlendirilmesi çerçevesinde Krallığın yürüttüğü yaptığı çabalar başta olmak üzere Sahel ve Akdeniz bölgelerinde bölgesel istikrarda bir aktör olarak’ oynadığı role dikkati çekti.
Ludi, teknoloji transferini ve Krallığın bu alandaki stratejik bağımsızlığının aşamalı olarak inşasını teşvik etmek için Fas’ta savunma sanayi sektörüne yatırım yaparak ve ortak projeleri teşvik ederek ABD ile askeri işbirliğini güçlendirmeyi önerdi.
Aynı kaynak, ABD Savunma Bakanı’nı karşılayanlar arasında el-Varak’ın da olduğunu açıkladı. Kaynağa göre ABD’nin Rabat Büyükelçisi David Fisher ve ABD’nin Rabat büyükelçiliğindeki askeri ataşe huzurunda gerçekleşen görüşmelerde ikili askeri işbirliğinin sonuçları ele alındı.
Söz konusu işbirliği, ortak tatbikatlar düzenlemeyi, ziyaret alışverişinde bulunmayı, çeşitli eğitim ve öğretim kurslarına katılmayı içeriyor. Aynı şekilde tarafların, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasında aynı dostluk ve karşılıklı güven ruhu içerisinde uzun süredir devam eden işbirliği ilişkilerini geliştirmek için ortak iradelerini teyit ettiğini vurguladı.
Öte yandan iki taraf, iki ülke arasındaki askeri işbirliğini geliştirmek için Fas ve ABD arasında Savunma Danışma Komitesi’nin çalışmalarını takip etmek için çalışma taahhüdünde bulundu.



Ulusal Komite: Hadramut'taki ihlallerle bağlantılı toplu mezarların varlığını araştırıyoruz

Birleşik Arap Emirlikleri güçleri tarafından Hadramut'ta işletilen yasadışı hapishanelerden biri, (Şarku'l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri güçleri tarafından Hadramut'ta işletilen yasadışı hapishanelerden biri, (Şarku'l Avsat)
TT

Ulusal Komite: Hadramut'taki ihlallerle bağlantılı toplu mezarların varlığını araştırıyoruz

Birleşik Arap Emirlikleri güçleri tarafından Hadramut'ta işletilen yasadışı hapishanelerden biri, (Şarku'l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri güçleri tarafından Hadramut'ta işletilen yasadışı hapishanelerden biri, (Şarku'l Avsat)

Yemen Ulusal İnsan Hakları İhlalleri Araştırma Komisyonu, Hadramut Valiliği'nde 2016'dan bu yana meydana gelen ihlallere ilişkin soruşturmaları kapsamında, keyfi tutuklama ve zorla kaybetmeye maruz kalan 100'den fazla mağdurun ifadesini dinlediğini açıkladı.

Komitenin üyesi ve resmi sözcüsü Eşrak el-MaKtari, Şarku'l Avsat'a yaptığı özel açıklamada, komitenin şu ana kadar söz konusu ihlallerle bağlantılı olduğundan şüphelenilen 3 mezar hakkında ihbar aldığını ve bunların araştırılarak doğrulandığını belirtti.

Resim  Hadhramut kıyılarında keyfi tutuklama ve zorla kaybetme mağdurları için düzenlenen kamuya açık duruşma sırasında Ulusal Soruşturma Komisyonu (Ulusal Komisyon)

Açıklamasında, komitenin, tutuklama ve işkence mağdurlarından bir kısmını, ihlallerin niteliğini ve uygulanan yöntemleri daha doğru bir şekilde tespit etmek amacıyla, tutuldukları gözaltı merkezlerine götüreceğini ifade etti.

İşrak el-Mukatri, mağdurların ifadelerinin çoğunun, soruşturmacıların kasten onlara zarar verdiğini ve insanlık onurlarını ihlal ettiğini doğruladığını, aynı zamanda "Bütün bunlar neden?" diye sorduklarını söyledi. Sözlerine şöyle devam etti: "Mağdurlara neyin onları tatmin edeceğini sorduğumuzda, acılarını ve işkencenin etkilerini aşarak, her şeyden önce onurlarının iade edilmesini ve bu ihlallerden sorumlu olanların hesap vermesini talep ediyorlar."

Komitenin, Hadramut halkı arasında kendilerine verilen zararın daha büyük olduğu yönündeki kanaate rağmen, Aden, Lahj ve Socotra dahil olmak üzere diğer valilikleri de ziyaret etmeyi planladığını belirtti. Komitenin, mağdurlara karşı kullanılan bir dizi yasadışı uygulamayı ve bununla birlikte gelen özgürlük ve kişisel güvenlik hakkının, düşünce ve ifade özgürlüğünün ciddi ihlallerini ve yasa dışı gözaltıları incelediğini kaydetti.

csdfrgt
Komite, Hadramut'ta meydana gelen ihlallerle bağlantılı mezarların varlığını araştırdığını açıkladı, (Şarku'l Avsat)

Komite sözcüsü, misyonlarının uluslararası standartlara uygun sistematik bir soruşturma yürütmek, ulusal yargıya sevk edilmeye uygun yasal dosyaları hazırlamak ve adaletin sağlanmasına olanak tanıyan her yolu izlemek olduğunu vurgulayarak, bu ihlallere ilişkin bir raporun önümüzdeki iki ay içinde yayınlanacağını öngördü.

Eşrak el-Mukatri, komitenin Hadramut Valiliği'nde altı yasadışı gözaltı ve tutuklama merkeziyle ilgili raporlar aldığını bildirdi. Açıklamasında, "Bu merkezler aslında resmi hizmet kurumları ve tesisleriydi, ancak daha sonra gözaltı merkezleri ve özgürlüğün kısıtlandığı yerler olarak yeniden düzenlendiler" dedi.

Son siyasi, güvenlik ve askeri değişikliklerin, mağdurların seslerini yükseltmeleri ve gerçeklerin daha net bir şekilde ortaya çıkması için fırsat sağladığını ifade etti. Mümkün olduğunca çok eski tutuklu ve zorla kaybettirilen kişiden bilgi alınmasının gerekliliğini vurgulayan Eşrak al-Mukatri, bu nedenle komitenin halka açık bir grup oturumu düzenlediğini, ardından bireysel ve grup oturumları yaptığını belirtti.

sdvd
Işrak el-Mukatri, Ulusal Komite üyesi ve resmi sözcü (Şarku'l Avsat)

Kurbanların ifadelerine göre, Birleşik Arap Emirlikleri'ne bağlı güçler tarafından işletilen Hadramut'taki en öne çıkan yasadışı gözaltı merkezleri arasında Riyan Havaalanı, el-Dhaba Limanı ve Kampı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve el-Rabva Kampı'nın yanı sıra, artık feshedilmiş olan Güney Geçiş Konseyi'nin liderlerinden Ebu Ali el-Hadrami'nin yönettiği güvenlik destek kampları da bulunuyordu.

İşrak al-Mukatri, komitenin dinlediği ifadelerin "çok acı verici olduğunu ve Hadramut'ta böyle bir şey görmeyi beklemediklerini" vurguladı.

Mukalla'da komite tarafından düzenlenen duruşmalarda mağdurlar, tutuklanmalarının gerçekleştiği bağlamı açıklayarak, evlerinden, iş yerlerinden veya halka açık yollardan alındıklarını ve ailelerine haber verilmeden veya onlarla iletişim kurmalarına izin verilmeden çeşitli süreler boyunca gizli gözaltı merkezlerine götürüldüklerini belirtti. Gözaltında çeşitli şiddet türlerine, fiziksel işkenceye, kötü muameleye ve psikolojik zarara maruz kaldıklarını, bunun da birçok vakada kalıcı sakatlıklara, fiziksel deformitelere ve psikolojik bozukluklara ve hastalıklara yol açtığını ifade ettiler.

fevf
Birleşik Arap Emirlikleri güçleri tarafından Hadramut'ta işletilen yasadışı hapishanelerden biri, (Şarku'l Avsat)

Mağdurlar ayrıca işkence sonucu ölen meslektaşları hakkında ifadeler verdiler, bu ihlalleri işlemekle suçlananların isim listelerini ve gözaltı merkezlerinin isim ve yerlerine ilişkin ayrıntıları sundular. Ayrıca komite üyelerine serbest bırakıldıktan sonraki sağlık durumlarını belgeleyen tıbbi raporlar, videolar ve fotoğraflar teslim ettiler.

Ulusal Komite'ye göre mağdurlar ifadelerinin sonunda, bu ihlallerden sorumlu olanların hesap vermesini, bireysel ve kolektif zararların tazmin edilmesini, onurlarının iade edilmesini ve çeşitli aşağılamalara ve insanlık onuruna yönelik saldırılara maruz kalan herkesin adalete kavuşturulmasını talep etme konusundaki kararlılıklarını teyit ettiler.

 


Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
TT

Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)

Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği konusunda yapılan bir toplantı, özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın su güvenliğine yönelik tehdidi konusunda Addis Ababa ile anlaşmazlık yaşayan Mısır'ın tutumu hakkında soru işaretlerine yol açtı.

Dün Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı bir kaynak, Kahire'nin henüz resmi olarak yorum yapmadığı Fas-Etiyopya askeri iş birliğinin ‘Kahire'yi endişelendirmediğini ve bu konuda Rabat ile sessiz diplomatik görüşmeler yapılacağını’ söyledi.

Mısır ordusunda eski üst düzey bir subay olan bir askeri uzman da bu görüşe katılıyor. Bu iş birliğinin ‘Kahire için endişe kaynağı olmadığını’ doğrulayan uzman, Fas'ın ‘şu anda Kahire'nin düşmanı ve su haklarına karşı çıkan’ Etiyopya ile iş birliği yapmasına şaşırdığını belirtti.

dfrgt6y
Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (Etiyopya Başbakanı'nın Facebook sayfası)

Ancak Etiyopyalı bir milletvekili Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Fas ile yapılan bu işbirliğinin Kahire'ye yönelik olmadığını veya herhangi bir tehdit mesajı ya da çatışma niyeti taşımadığını belirtti.

Addis Ababa'nın ülkesinin yeniden doğuşuna ve kalkınmasına odaklandığını ve kimseyle askeri çatışmaya girmeye niyetli olmadığını belirtti.

Tartışmalı toplantı

Fas gazetesi Hespress, bu ayın ortalarında, Fas-Etiyopya Ortak Askeri Komitesi'nin ilk toplantısını Addis Ababa'da yaptığını ve toplantıda ‘iki ülke arasında askeri ve savunma iş birliği alanında bir eylem planının’ tartışıldığını bildirdi.

Aynı kaynağa göre 2025 yılının haziran ayında Rabat'ta imzalanan askeri iş birliği anlaşması, eğitim, bilimsel araştırma ve askeri tıp alanlarında iş birliğinin yanı sıra bu ortak askeri komitenin kurulmasını da öngörüyordu. Etiyopya Haber Ajansı (ENA) bir sonraki gün, Addis Ababa ve Rabat'ın çeşitli askeri alanlarda ikili iş birliğini güçlendirmek amacıyla ilk ortak savunma komitesi toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

ENA’nın haberine göre görüşmelerde ‘iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin, savunma kurumları, eğitim ve öğretim, savunma sanayii, teknoloji transferi ve diğer askeri faaliyet alanlarında karşılıklı fayda sağlayacak şekilde teşvik edilmesi’ konuları ele alındı.

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri (ENDF) Dış İlişkiler ve Askeri İşbirliği Genel Müdürü Teshome Gemechu, o dönemde Etiyopya ile Fas arasındaki ilişkilerin birçok sektörde istikrarlı bir şekilde güçlendiğini ve iki ülke arasındaki uzun soluklu dostluğun Afrika dayanışmasını ve karşılıklı çıkarlar için birlikte çalışma konusundaki ortak taahhüdü yansıttığını vurguladı.

Gemechu, ayrıca, ortak komite toplantısının ‘Etiyopya-Fas ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve mutabık kalınan iş birliği alanlarının pratik olarak uygulanması için yeni bir aşama açtığını’ belirtti.

ENA, Fas Silahlı Kuvvetleri Tedarik Direktörü Tuğgeneral Abdulkadir Osman'ın toplantı sırasında varılan anlaşmayı ‘askeri ilişkilerde önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Tuğgeneral Osman, ‘Fas'ın Etiyopya ile savunma iş birliğini daha da güçlendirmeye kararlı olduğunu’ vurguladı.

“Sessiz diplomasi”

Bu konuda Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısırlı bir kaynak, Fas-Etiyopya iş birliğinin ‘açıklığa kavuşturulması gerektiğini, ancak genel olarak endişe verici olmadığını, özellikle de Kahire'nin Rabat ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu’ söyledi.

Kaynak, Rabat ile ‘sessiz diplomasi’ yaklaşımının benimseneceğini ve bu konuyla ilgili tartışmaların ‘suçlama bağlamında değil, sorunun doğasını anlamak ve Mısır'ın bu konudaki endişelerini tartışmak amacıyla’ yapılacağını düşünüyor.

Fas-Etiyopya görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın ortalarında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye gönderdiği mektupla aynı zamana denk geldi. Trump, mektupta “Nil Nehri'nin suyunun paylaşımı sorununu temelden ve sonsuza kadar çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında ABD'nin arabuluculuğunu yeniden başlatmaya hazırım” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce de defalarca kez, yönetiminin Kahire ile Addis Ababa arasında bir savaşı önlediğini söylemiş, ancak daha fazla ayrıntı vermemişti.

Mısırlı kaynak, Etiyopya'nın Mısır'a mesajlar göndermeye çalıştığına inanıyor. Bu mesajlar, Mısır ve Sudan'ın duyarlılığı ve Addis Ababa'nın yorum yapmaması üzerine Trump'ın arabuluculuk açıklamasının ardından artacak.

Öte yandan Etiyopyalı Milletvekili Muhammed Nur Ahmed, Fas ile iş birliğinin sadece askeri alanda değil, ticaret ve diplomasiyi de kapsadığını ve kimseye tehdit oluşturmaktan ziyade, bölge ülkeleriyle ilişkileri güçlendiren mesajlar taşıdığını düşünüyor.

Etiyopyalı Milletvekili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır'ın Etiyopya’nın ortaklarından biri olduğunu vurgulayarak “Mısır ile savaşmadılar ve savaşmayacaklar, özellikle de Addis Ababa ilerleme ve refahla ilgileniyor ve Mısır veya başka bir ülkeyle savaşma niyetinde değil” dedi.

Buna karşın Mısırlı askeri stratejist Tümgeneral Samir Ferec, Etiyopya'nın bu gerekçelerini reddetti. Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Tümgeneral Ferec, Addis Ababa'yı ‘Mısır'ın su haklarının düşmanı’ olarak nitelendirdi.

Mısır'ın ‘bu iş birliğinden endişe duymadığını” belirten Tümgeneral Ferec, “Arap Birliği üyesi bir ülke, Mısır'ın çıkarlarını tehdit eden başka bir ülkeyle nasıl iş birliği yapabilir?” diye sordu.

Etiyopya'nın bu toplantılardan çıkan mesajlarının Mısır'ı güvenlik veya askeri açıdan etkilemeyeceğini düşünen Mısırlı askeri stratejist, Mısır'ın bu konuyu Rabat ile hemen gündeme getirmeyeceğini, ancak iki ülke arasında gelecekte yapılacak toplantılarda ‘Mısır-Fas ilişkilerine önemli bir etkisi olmadan tutumunu ifade edeceğini’ tahmin ediyor.


Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
TT

Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)

Dün, Yemen'in geçici başkenti Aden'de, Amalika Tugayları İkinci Tugay Komutanı ve Aden'de güvenliğin sağlanmasındaki kilit isimlerden biri olan Tuğgeneral Hamdi Şukri es-Subeyhi’nin konvoyuna bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Gelen haberlere göre Tuğgeneral Subeyhi, askeri konvoyun trafiğin yoğun olduğu Dar Sad bölgesinin Caule beldesinden geçerken meydana gelen patlamadan sağ kurtuldu.

Saldırı, Hadramut'un en büyük şehri Mukelle'deki yerel yetkililerin, yaklaşık üç hafta önce Yemen'den çekilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yönetilen Güney Geçiş Konseyi (GGK) gruplarının gözetiminde bulunan gizli hapishaneleri ve suikastlarda kullanılan patlayıcıları ortaya çıkarmasından bir gün sonra meydana geldi.

Olay, Yemen’deki Meşruiyeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun GGK’yı feshetmesinin ardından ülkenin güney illerinde istikrarı yeniden tesis etmeye ve askeri ve güvenlik güçlerini birleştirmeye çalıştığı bir dönemde güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.