Tunus’ta günlük vaka sayısı 2 bini aştı

Tunus’ta koronavirüs testi yapan mobil merkez (Reuters)
Tunus’ta koronavirüs testi yapan mobil merkez (Reuters)
TT

Tunus’ta günlük vaka sayısı 2 bini aştı

Tunus’ta koronavirüs testi yapan mobil merkez (Reuters)
Tunus’ta koronavirüs testi yapan mobil merkez (Reuters)

Tunus’ta 2 bin 357 yeni vaka tespit edilirken 45 kişi Kovid-19 sebebiyle hayatını kaybetti.
Tunus Sağlık Bakanlığı’na bağlı Yeni ve Gelişen Hastalıklar Milli Gözlemevi Genel Müdürü Nassaf bin Aliyye Tunus’ta yeni tip koronavirüs yayılmasının son 14 günde 100 bin kişide 156 vakaya yükseldiğini açıkladı.
Aliyye, 27 yerleşim bölgesinde vaka oranının 100 bin sakinde 100 kişiyi aştığını, 27 Haziran’da sınırların açılmasından bu yana toplam oranın 100 bin sakinde 250’ye ulaştığını belirtti.
Vaka oranlarındaki artış sebebiyle, bu bölgeler yüksek tehlikeye sahip bölgeler olarak sınıflandırıldılar. Virüsün kontrol altına alınması için bir dizi önlem alındı. Önlemler kapsamında restoran ve kafelerde masa ve sandalye kullanımı yasaklandı, haftalık kurulan pazarlar kapatıldı, kapalı alanlarda maske kullanılması zorunlu tutuldu ayrıca bir kaç şehirde sokağa çıkma yasağı uygulanması kararı alındı.
Nassaf bin Aliyye, Tunus’ta 14 yaşın altındaki çocuklar arasında koronavirüs sebebiyle bir ölümün kaydedilmediğini belirtti. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan son güncellemeye göre, koronavirüse yakalanan çocuk oranı toplam vaka sayılarının yüzde 5’ini geçmedi, bu oranın da eğitim kurumlarında derslerin askıya alınmamasından kaynaklandığı belirtildi.
Aliyye, Bakanlığın salgının yayılmasının engellemeye yönelik stratejisinin, yüksek vaka oranlarının kaydedildiği bölgelerde istisnai önlemlerin alınmasına dayandığını belirtti.
Ülkedeki 4’ü Tunus’un büyük şehri (Tunus, Aryana, Bin Arus ve Manuba) ve Sousse, Munastır, Sidi Bu Zeyd ve Nabil olmak üzere 8 vilayet salgının en çok etkili olduğu şehirler arasında yer alıyor.
Aynı bağlamda, Tunus Sağlık Bakanlığı birkaç vilayette salgının yayıldığını bunun sonucunda 6 vilayette tam sokağa çıkma yasağı, 2 vilayete ise kısmi sokağa çıkma yasağının duyurulmasına neden olduğunu açıkladı.
Bu önlemler, günde bin doğrulanmış yeni vaka ve 20 ölüm sınırının aşılması ile salgın verilerindeki büyük artışın ardından geldi.
Son iki günde günlük vaka oranının 156 vaka olduğu ölüm sayısının ise son üç günde 68 vefat olduğu tahmin edilirken, bunun bir günde 23 vefat kaydedildiği anlamına geliyor. Doğrulanan vaka sayısı 25 bine yaklaşırken, vefat sayısının 389 kişi olduğu tahmin ediliyor.
Ülkede 2 Mart’tan bu yana hastaneye yatırılan kişi sayısı bin 176, yoğun bakıma alınan kişi sayısı 124 ve solunum cihazına bağlı olan hasta sayısı ise 54 olarak kaydedildi. 



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.