Körfez ülkelerinde koronavirüs: Suudi Arabistan uzaktan eğitime devam etmeye karar verdi... Umman sokağa çıkma yasağı uyguluyor

Mescid-i Haram’da umre yapan kişilerin ayrılması (SPA)
Mescid-i Haram’da umre yapan kişilerin ayrılması (SPA)
TT

Körfez ülkelerinde koronavirüs: Suudi Arabistan uzaktan eğitime devam etmeye karar verdi... Umman sokağa çıkma yasağı uyguluyor

Mescid-i Haram’da umre yapan kişilerin ayrılması (SPA)
Mescid-i Haram’da umre yapan kişilerin ayrılması (SPA)

Suudi Arabistan’ın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele çabaları çerçevesinde, eğitim yılının ilk yarıyılının geri kalan derslerinde eğitime uzaktan devam etme kararı aldığı bir zamanda, Umman Sultanlığı yarın (Pazar) başlayacak ve 24 Ekim’e kadar devam edecek kısmi sokağa çıkma yasağı uygulanacağını duyurdu.
Dün Suudi Arabistan’da devlet okullarında, uygulanmakta olan kural ve talimatlara göre özel okullarda ve teknik ve mesleki eğitim kurumunda eğitim yılının ilk yarıyılının uzaktan devam edeceği kaydedildi.
Kararın öğrencilerin ve okul, enstitü, kolej ve üniversitelerdeki idari ve eğitim personeli üyelerinin sağlığına verilen önem ve koronavirüse maruz kalma riskinden korunması için alındığı vurgulandı.
Bu kapsamda ülkede devlet okulları ve vakıf okullarında eğitime uzaktan devam edilmesi için Kraliyet emri çıkarıldı.
Milli Eğitim Bakanlığı, önümüzdeki birkaç gün içerisinde erkek ve kız öğrencilerin başarılı olması ve kimsenin zarar görmemesi için devlet okullarında test mekanizmasını duyuracağını açıkladı.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı 407 yeni vakanın daha kaydedilmesi ile toplam vaka sayısının 338 bin 539’a yükseldiğini belirtti. Tedavi görmekte olan 9 bin 261 hastadan 859’unun sağlık durumunun kritik olduğu duyuruldu. 513 kişinin daha sağlığına kavuşması ile iyileşenlerin toplam sayısının 324 bin 282 kişiye yükseldiği, iyileşme oranının vaka oranına kıyasla yüzde 95,7’ye yükseldiği kayıtlara geçti.
Sağlık Bakanlığı kaydedilen vakaların yüzde 41’inin kadın, yüzde 59’unun erkek olduğu ayrıca yüzde 12’sinin çocuklardan, yüzde 83’ünün yetişkinlerden, yüzde 5’inin ise yaşlılardan oluştuğunu açıkladı. Ülkede 24 kişinin daha virüs sebebiyle hayatını kaybetmesi ile vefat eden kişi sayısı 4 bin 996 kişiye yükseldi.

Umreye giriş için 380 bin izin çıkarıldı
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Dr. Abdulfettah Maşşat, umrenin sorunsuz devam ettiğini, şu ana kadar umreye giriş için çıkarılan izin sayısının 380 bine ulaştığını açıkladı. İkinci aşamanın kapasitesinin arttırılması ile ilk aşamada kayıt yaptıramayanlar için başka bir fırsat oluşacağına dikkati çekti.
Maşşat, Şarku'l Avsat’a verdiği röportajda, “Vatandaşlara ve ülke sakinlerine umre yapmaya izin verilmeye başlanan ilk haftanın ardından umre, belirlenen toplanma noktalarına ve saatlere uyulması ile devam ediyor ve giderek daha iyi hala geliyor. Bu, ilgili makamlar tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir koordinasyon ve umrecilere gelecekleri tarihlerin teyit mesajları gönderilmesi ve katılımcı tarafların güvenli bir Umre yapmak için süreçle nasıl başa çıkılacağı konusunda bilinçlendirilmesinin bir sonucu gerçekleşti” dedi.
Maşşat, herhangi bir umrecinin Mescid-i Haram’a ulaşmadan önce koronavirüs ile enfekte olması durumunda “Tevekkelna” ve “Umre” uygulaması üzerinden umre izni iptal edileceğini ve kendisine izninin iptal edildiğine ilişkin mesaj gönderileceğini bunun kişinin diğer umrecilerle temas kurmaması için yapılacağını belirtti. Maşşat ayrıca umrecilerden bazılarının kuralları ihlal ettiklerini ancak bu kişilerin sayısının sınırlı olduğu ve bunların bireysel davranışlar olduğunu ifade etti.
Maşşat ikinci aşamanın bir hafta sonra başlayacağını, kontrollerin ilk aşamada uygulananlar ile aynı olacağını, ilk aşamadan farklı olarak bu aşamada umreci sayısının artarak günde 15 bin kişiye ulaşacağı, Ravza-i Şerif’in açılması ve ikinci aşamanın başlaması ile günlük 40 bin ibadetçi ağırlanacağını belirtti.

BAE
Birleşik Arap Emirlikleri’nde bin 75 yeni koronavirüs vakasının kaydedilmesiyle toplam kayıtlı vaka sayısının 104 bin 4’e yükseldi.
BAE Sağlık ve Toplum Koruma Bakanlığı koronavirüs nedeniyle 4 kişinin yaşamını yitirmesi ile ülkedeki toplam ölü sayısının 442’ye yükseldiğini, bin 424 vakanın daha sağlığına kavuşması ile toplam iyileşen vaka sayısının 94 bin 903’e yükseldiğini duyurdu. Bakanlık ayrıca son 24 saatte 120 bin 665 yeni koronavirüs testi gerçekleştirildiğini açıkladı.

Kuveyt
Kuveyt Sağlık Bakanlığı dün 635 yeni vakanın kaydedilmesi ile ülkede kaydedilen toplam vaka sayısının 110 bin 76’ya yükseldiğini, 7 vakanın daha virüs sebebiyle yaşamını yitirmesinin ardından toplam ölü sayısının 649’a çıktığını duyurdu.
Sağlık Bakanlığı dün erken saatlerde, son 24 saatte 710 vakanın daha sağlığına kavuşması ile iyileşen vaka sayısının 102 bin 24’e yükseldiğini açıkladı.

Bahreyn
Bahreyn Sağlık Bakanlığı son 24 saatte iki vakanın daha virüs sebebiyle yaşamını yitirmesi ile toplam vefat sayısının 266’ya yükseldiğini duyurdu.
Sağlık Bakanlığı, dün gerçekleştirilen 10 bin 525 test sonucu 490 yeni koronavirüs vakasının tespit edildiğini ayrıca 443 kişinin daha sağlığına kavuşması ile toplam iyileşen hasta sayısının 69 bin 854 kişiye ulaştığını açıkladı.
Bakanlık, yoğun bakımda tedavi gören vaka sayısının 64 kişi olduğunu, sağlık durumu tedavi gerektiren vaka sayısının 100’e ulaştığını belirtti. 4 bin 304 mevcut vakadan 4 bin 240’ının sağlık durumunun stabil olduğu ifade edildi.

Umman’da sokağa çıkma yasağı
Öte yandan, Umman Sultanlığı 11 Ekim pazar gününden itibaren 24 Ekim’e kadar kısmi sokağa çıkma yasağı uygulanmasına karar verdi. Yasak kapsamında, tüm kamu alanları ve ticari mağazalar akşam saat 20.00’den sabah 05.00’a kadar kapalı kalması ve bir sonraki duyuruya kadar gün boyu sahillerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verildi.
Umman resmi haber ajansı ONA'da yer alan habere göre, İçişleri Bakanı Hammud el-Busaidi başkanlığında gerçekleştirilen, koronavirüs salgını için görevlendirilen Yüksek Komite toplantısında salgına ilişkin gelişmeler ve koruyucu önlemler ele alındı.
Toplantı kapsamında bir dizi karar alındı. Bu kararlar arasında, “11 Ekim 2020 tarihinden 24 Ekim tarihine kadar tüm kamu alanları ve ticari mağazaların akşam saat 20.00’den sabah 05.00’a kadar kapalı kalması, bir sonraki duyuruya kadar gün boyu sahillerin kullanılmasının yasaklanması ve önceden yeniden açılmış olan ancak sağlık koşullarına riayet edilmediği belirlenen etkinliklerin tekrar yasaklanması” yer aldı. Söz konusu kararlar “kuralları ihlal eden kişilerin isimlerinin ve fotoğraflarının çeşitli medya araçlarında yayınlanmasını” içeriyor.

Katar
Katar Sağlık Bakanlığı 206 yeni koroanvirüs vakasının kaydedildiğini, vakaların 191’inin yerel vakalardan, 15’inin ise yurtdışından gelen ve karantinaya alınan kişilerden oluştuğunu duyurdu. Ayrıca bir kişinin daha virüs sebebiyle hayatını kaybettiği bilgisi verildi.



Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, bölgede yaşanan güvenlik ve siyasi gelişmeler nedeniyle BAE vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak’a seyahatini yasakladığını duyurdu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, söz konusu üç ülkede hâlihazırda bulunan BAE vatandaşlarına en kısa sürede ülkeden ayrılarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne dönmeleri çağrısı yapıldı. Bu adımın, devletin yurt dışındaki vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı ihtiyati tedbirler kapsamında olduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, vatandaşların yayımlanan talimat ve uyarılara uymasının önemine dikkat çekerek, İran, Lübnan ve Irak’ta bulunanların durumlarının takip edilmesi ve ihtiyaç hâlinde gerekli desteğin sağlanabilmesi için bakanlıkla iletişime geçmeleri gerektiğini vurguladı.

Kararın, son dönemde bölgede artan gerilim ve güvenlik gelişmeleri çerçevesinde alındığı, birçok ülkenin de vatandaşlarını korumak ve güvenliklerini sağlamak amacıyla benzer önlemler aldığı ifade edildi.


Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
TT

Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa’dan İran’a sert uyarı: Vatan her şeyin üzerindedir

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, İran’a ülkesinin ve Körfez ülkelerinin iç işlerine müdahale etmeyi durdurma çağrısında bulunarak, "Vatan her şeyin üzerindedir ve tüm evlatlarının omuzlarında bir emanettir" mesajını verdi.

Dün basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kral Hamed bin İsa, "Zorlukların vatanların üzerine çullandığı ve insanların karakterinin sınandığı anlarda, gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya çıkar," dedi. Bahreyn’in güvenliğini, istikrarını ve halkının selametini hedef alan menfur İran saldırganlığının, vicdanını düşmana satanların sahteliğini ifşa ettiğini vurgulayan Kral Hamed, vatanın geçtiği bu sınavın bütün maskeleri düşürdüğünü belirtti.

İhanetin telafisi yoktur

Kral Hamed, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Kahraman silahlı kuvvetlerimiz her türlü kalleş saldırıyı püskürtmek için sınırlarda teyakkuzda beklerken; vicdanını düşmana satmış az sayıda kişi, vatanın egemenliğini hiçe sayanlarla iş birliği içine girmiştir. Bu, ihanetlerin en büyüğü ve halkın vicdanında asla affedilmeyecek bir suçtur.

Yaşananlara karşı duyduğu büyük öfkenin tüm Bahreyn halkının öfkesinin bir yansıması olduğunu ifade eden Kral, "Vatanın kaderinin emanet edildiği kişilerin vatanı sırtından bıçaklaması ve halkın kendisini temsil etmesi için seçtiği isimlerin, kamuoyu tarafından dışlanmış hainlerin yanında durması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

Vatandaşlık bir ahittir

"Kamuoyunun bugün tek yürek olduğunu ve saldırganlarla iş birliği yapanların uzaklaştırılmasını talep ettiğini belirten Hamed bin İsa, "Vatanına ihanet edenler, bu topraklarda yaşama onurunu hak etmiyor. Vatandaşlık sadece bir kâğıt parçası değil, bir ahit ve sözleşmedir. Bu sözleşmeyi bozan, hakkını kendi eliyle kaybetmiştir" şeklinde konuştu.

Bazı milletvekillerinin, vatanın kalkanı olmak yerine hainlerin safında yer almasından duyduğu derin üzüntüyü dile getiren Kral Hamed, "Vatana saldıranların yanında durmayı tercih edenler, gidip onlara katılsınlar. Düşmanlarımıza sadakat gösterenlerin aramızda yeri yoktur" dedi.

Caydırıcı tedbirler ve ordu mesajı

Bütün Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) halklarının; hainler hakkında verilen hapis, vatandaşlıktan çıkarma ve pasaport iptali kararlarını güçlü bir şekilde desteklediğini, hatta daha fazlasını talep ettiğini savunan Kral, bu caydırıcı önlemlerin bir "intikam" değil, sadık vatandaşları korumak için bir "emniyet supabı" olduğunu söyledi. Kral, bu adımların atılmaması durumunda, silahlı kuvvetlerin savunma zarureti gereği askeri kurallar çerçevesinde yönetime el koymak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.

Milletvekillerine iki yol: Ya özür ya sürgün

Söz konusu milletvekilleri önünde iki yol olduğunu vurgulayan Kral Hamed bin İsa şunları kaydetti: "Önlerinde üçüncü bir yol yok; ya Bahreyn halkından açıkça özür dileyip güven köprülerini yeniden kuracaklar ya da ihanetleri nedeniyle yargı kararıyla ülkeden sürülenlerin yanına gidecekler. Meclis bir emanettir ve temsil yetkisi, eli vatan ihanetine bulaşmış kişilerin taşıyabileceği bir şeref değildir."

Hürriyet kaos değildir

Ülkenin bugün her zamankinden daha fazla özgür ve sorumlu görüşlere ihtiyaç duyduğunu belirten Kral Hamed, Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özgürlük kaos demek değildir, değerlere dil uzatmak veya vatana ihanet etmek hiç değildir. Vatan her şeyin üzerindedir ve Bahreyn’in bir karış toprağından dahi vazgeçmeyeceğiz. Herkes vatan sevgisini öğrenmelidir; gerçek vatandaş, vatanını dilinde değil, kalbinde taşıyan ve gerekirse onun için canını feda edendir."


Acentelerden Nusuk’a… Suudi Arabistan hac şirketlerinin haritasını nasıl yeniden çizdi?

Mataf alanı (Nusuk)
Mataf alanı (Nusuk)
TT

Acentelerden Nusuk’a… Suudi Arabistan hac şirketlerinin haritasını nasıl yeniden çizdi?

Mataf alanı (Nusuk)
Mataf alanı (Nusuk)

Birkaç yıl öncesine kadar hac yolculuğu, başkentlerden birinde küçük bir ofisten başlar ve uzun bir acente ve aracı ağı üzerinden tamamlanırdı. Bugün ise bu yolculuk, merkezi bir sistemde, dünya çapında hac pazarını tamamen yeniden şekillendiren bir platforma indirgenmiş durumda.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı’nın öncülük ettiği bu dönüşüm, sektörü çok taraflı açık bir modelden, dijital platformlar ve hassas operasyonel düzenlemelerle yönetilen bir sisteme taşıdı. Bu değişiklik, hac hizmetleri tarihindeki en geniş yeniden yapılandırma operasyonlarından biri olarak kayda geçti.

Bu reformlardan önce, hac organizasyonu büyük ölçüde farklı ülkelerdeki yerel acentelere dayanıyordu. Bu acenteler, Suudi Arabistan içindeki hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyonu sağlarken, bu durum hizmet kalitesinde farklılıklara, fiyat dengesizliklerine ve denetim zorluklarına yol açıyordu.

Ancak, yurt dışı hacı hizmet sağlayıcıları sistemi devreye alındığında, sektör yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, pazarı düzenlemeyi ve lisanslama, işletme ve değerlendirme için net bir çerçeve belirlemeyi amaçlıyor. Bu sayede hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor; bu adımlar, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı tarafından yayımlanan düzenleyici belgelerle destekleniyor.

2022... Kademeli dönüşümün başlangıcı

2022 yılı, düzenleyici yönetmeliğin uygulanması ve dijital platformların kullanımının artırılmasıyla gerçek bir dönüm noktası oldu. Aynı dönemde, Nusuk platformu üzerinden doğrudan rezervasyon modelinin hayata geçirilmesi, geleneksel acentelerin rolünü azaltarak karar alma merkezini Suudi Arabistan’a taşıdı.

Bu dönüşüm anlık bir değişim değil, aşamalı bir süreçti. Süreç, pazarı yeniden yapılandırma ile başladı ve sonraki yıllarda dijital çözümler üzerine daha fazla odaklanarak lisanslı şirketler modelinin güçlendirilmesine kadar genişledi. Sonraki hac sezonlarında ise daha olgun bir aşamaya geçildi ve bu aşama, hacı adaylarının deneyimlerini iyileştirmeye ve hizmet kalitesini artırmaya odaklandı.

Bu dönüşümün en önemli sonuçlarından biri, pazarda faaliyet gösteren kuruluş sayısının azaltılması oldu. Artık yalnızca belirli lisanslı şirketler faaliyet gösterebiliyor ve bu şirketler, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı tarafından yayımlanan operasyonel ve denetimsel standartlara tabi.

Eski Hac ve Umre Komitesi Danışmanı Saad el-Kurşi, bu dönüşümün ‘nitelikli bir sıçrama’ olduğunu belirterek, acente modelinden organize şirketlere geçişin hizmet seviyelerinin artmasında önemli rol oynadığını vurguladı.

El-Kurşi, “Hac ile ilgili tüm hizmetler, konaklama, yönlendirme ve karşılama gibi, öncekine kıyasla çok daha düzenli ve kaliteli hale geldi” dedi.

Hizmeti yeniden tanımlayan bir operasyonel kılavuz

Bu dönüşüm, hizmet kalitesini, kalite standartlarını ve değerlendirme mekanizmalarını net bir şekilde belirleyen ayrıntılı operasyonel kılavuzların yayımlanmasıyla pekiştirildi. Bu sayede, hacı adaylarının deneyimi, genel bir şekilde sunulmak yerine, ölçülebilir ve hesaplanabilir birimlere dönüştürüldü.

Ancak bu dönüşüm, bazı zorluklardan muaf değildi. Bunların başında, yeni modeller doğrultusunda çalışacak insan kaynağının eğitilmesi yer alıyordu.

El-Kurşi, bu zorlukların ‘büyük ölçüde aşıldığını’ belirterek, çalışanların hazırlık seviyesinin arttığını ve işletme verimliliğinin iyileştiğini vurguladı. El-Kurşi, mevcut sistemin ‘bugün daha yüksek bir verimlilikle ve daha iyi bir organizasyonla çalıştığını’ ifade etti.

Artan talep... Düzenleyici sınırlar

Artan talebe rağmen, hacı sayıları belirli düzenleyici çerçevelere tabi ve bu da sayılara bir sınırlama getiriyor.

El-Kurşi, “Her ülkeye tahsis edilen kontenjanların sınırlı olması, sayılarda bir üst sınır oluşturuyor, ancak organize şirketlere olan talep artıyor” diyerek, sektörün gelecekteki kapasite artışıyla daha fazla genişleme yaşayacağı öngörüsünde bulundu.

Ayrıca, düzenleme sayesinde fiyatlar daha kontrollü hale geldi. Önceden acentelerin inisiyatifine bırakılan fiyatlandırmalar, bu düzenlemelerle farklılıkları azaltarak maliyetlerde daha yüksek bir şeffaflık sağladı.

Temsilciden platforma

Dijital dönüşüm, bu sistemin temel direğini oluşturdu; çünkü sözleşme süreçleri ve hizmet seçimi artık Nusuk gibi dijital platformlarla bağlantılı hale geldi.

Bu dönüşüm sadece zaman ve çabayı kısaltmakla kalmadı, aynı zamanda pazardaki rollerin yeniden dağıtılmasını sağladı. Böylece hac yolculuğunun yönetimi daha merkezi ve düzenli hale geldi.

Sarah şirketi Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Komitesi Üyesi Mühendis İmad Sami Kari, bu dönüşümün geleneksel işletme modellerinden entegre bir dijital sisteme geçişi kapsadığını belirtti.

Kari, bu dönüşümün ‘havayolu şirketleri, Hac ve Umre Bakanlığı, Nusuk platformu ve hizmet sağlayıcı şirketler arasındaki elektronik bağlantıya dayandığını’ ve bunun hac yolculuğu yönetiminin verimliliğini artırdığını vurguladı.

Ayrıca, ‘QR kodu’ gibi teknolojilerin ve Nusuk kartlarının kullanımının, hacı adaylarının deneyimine doğrudan olumlu etkiler sağladığını, özellikle kaygıları azalttığını ve işlemleri hızlandırdığını ifade etti.

Kari, artık sadece kalabalıkların yönetimi değil, aynı zamanda entegre bir deneyim sunmaya odaklanıldığını belirterek, ‘Bagajsız Hac’ gibi yeni girişimlere dikkat çekti. Bu girişim, hacı adaylarının hareketliliğini kolaylaştırmayı ve yolculuklarını iyileştirmeyi amaçlıyor.

Son yıllarda hac sektöründe yaşananlar, yalnızca şirket sayısının azaltılmasından ibaret olmayıp, tamamen küresel bir pazarın yeniden şekillendirilmesine kadar uzanıyor.

Bugün hac, geleneksel ağlara dayalı bir yapıdan ziyade, yönetimsel düzenlemelerle ve teknolojiyle desteklenen bir sektöre dönüşmüş durumda. Bu dönüşüm, dünyanın en büyük insan topluluklarından birinin daha verimli yönetilmesine yönelik daha geniş bir yaklaşımın yansıması olarak görülüyor.