Lübnan'da 17 Ekim Devrimi'nin 1. yılında halk yeniden sokaklara döküldü

Lübnan'da 17 Ekim Devrimi'nin 1. yılında halk yeniden sokaklara döküldü
TT

Lübnan'da 17 Ekim Devrimi'nin 1. yılında halk yeniden sokaklara döküldü

Lübnan'da 17 Ekim Devrimi'nin 1. yılında halk yeniden sokaklara döküldü

Lübnan’da geçen yıl 17 Ekim’de hükümetin vergi politikalarına karşı başlayan protestoların 1. yıldönümünde halk yeniden sokaklara döküldü.
Lübnan'da geçen yıl 17 Ekim'de halk hükümetin vergi politikalarına karşı protesto gösterilerine başlamış, protestoların kitlesel harekete dönüşmesi sonucu dönemin Başbakanı Saadi Hariri 29 Ekim'de hükümetin istifasını duyurmuştu. Hariri'nin istifasının ardından 19 Aralık 2019'da eski bir bakan ve üniversite profesörü olan Hassan Diab, Aoun ve Hizbullah'ın desteğiyle hükümet kurmakla görevlendirildi. Diab hükümeti ise 4 Ağustos'ta Beyrut Limanı'nda meydana gelen şiddetli patlama sonrası istifasını sundu.
17 Ekim Devrimi'nin 1. yıldönümünde halk yeniden sokaklara döküldü. Göstericiler, daha iyi bir gelecek, daha iyi bir ekonomi, hukukun üstünlüğü, yolsuzluğun ortadan kaldırılması ve yolsuzluk yapanların yargılanması taleplerini yinelediler. Protestocular, ülkenin dört bir yanından başkent Beyrut'ta gelerek, devrimin sembollerinden olan meşaleyi yaktılar. Beyrut Liman'ındaki şiddetli patlamanın meydana geldiği 18.07'de yakılan meşale ile patlamada hayatını kaybedenler anıldı.
Başkentteki parlamento binası yakınlarında düzenlenen gösteriler sırasında ise göstericiler ile güvenlik güçleri arasında arbade yaşandı. Göstericilerin güvenlik güçlerine taş atması sonucu güvenlik güçleri de göz yaşartıcı gaz ile karşılık verdi. Çıkan olaylarda çok sayıda kişi yaralandı.
Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun ise sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, "Halk hareketinin başlamasından bir yıl sonra, reformları gerçekleştirmek için hala birlikte çalışabiliriz. Talep edilen reformları kurumlar olmadan gerçekleştirmek mümkün değil. Henüz çok geç değil" dedi.
Gösterilere katılan Sara Akkary yaptığı açıklamada, “Bugün sadece devrimin yıldönümünü anmak için değil, üzerinde çalıştığımız işi 12 ay içinde tamamlamak için sokağa çıktık. Artık bize benzemeyen bu parlamentonun değiştirilmesi için erken parlamento seçimi talebimizi sürdürüyoruz. Bizi içinde bulunduğumuz durumdan çıkarması için bağımsız bir uzmanlar hükümeti talebimizi sürdüreceğiz. Çünkü önceki hükümetler ve siyasi otoriteler hedeflerinin reformlar değil yolsuzluk olduğunu kanıtladılar. 15 yıldır boş vaatler gördük, bu yüzden onlara güvenmiyoruz ve onlara istediklerini yapma yetkisini vermiyoruz. Vekaletimizi geri çektik ve tekrar oy vermek istiyoruz. Bu bizim hakkımız çünkü insanlar otoritenin kaynağı ve egemenliğin sahibidir ve tüm taleplerimizin yerine getirilmesini sağlayana kadar sokağı terk etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.



Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
TT

Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)

Libya'nın doğu ve batı cephelerindeki hareketler, seçim sürecine bir "yanıt" olmaktan veya hükümet kurumlarını parçalayan bölünmeyi sona erdirmeye yönelik gerçek niyetleri yansıtmaktan ziyade, eğitim ve hazırlık açısından askeri kapasiteleri silahlandırma ve güçlendirmeye yönelik belirgin bir çaba gösteriyorlar.

Geçici “Milli Birlik” hükümetinin başkanı Abdülhamid Dbeybe, Ankara ile olan ilişkilerini güçlendirmek için çalışıyor. Geçtiğimiz hafta sonu, hükümeti, Nisan 2019'da Trablus'a yönelik “Milli Ordu” savaşından bu yana süregelen iş birliği çerçevesinde, güçlerini artırmak için Türkiye ile yeni askeri iş birliği arayışına girdi; ayrıca Ukrayna'dan “insansız hava araçları” temin ettiği yönünde de işaretler verdi.

Bu arada, Libya Ulusal Ordusu’nun komutanı Mareşal Halife Hafter, yalnızca Rus müttefikine güvenmekle kalmadı, aynı zamanda Pakistan ile de iş birliğini genişletti. Batı Libya'da görev yapmış eski bir askeri yetkili Şarku’l Avsat’a, Hafter'in oğlu Saddam'ın Pakistan ile yaptığı büyük silah anlaşmasının sonucunu beklediğini ifade etti.


Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)
TT

Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)

Tunus Cumhurbaşkanlığı ülkedeki olağanüstü halin 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına ilişkin bir kararname yayınladı.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, bugün yürürlüğe girecek olan uzatma, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Ülkede olağanüstü hal, 24 Kasım 2015'te başkentin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na düzenlenen ve 12 güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan saldırının "DEAŞ" örgütü tarafından üstlenilmesinden bu yana on yıldan fazla bir süredir devam ediyor.


Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
TT

Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.

“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”

Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.

SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."

Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.

Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.