Irak Başbakanı Kazimi Paris’i ziyaret etti

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi ile Fransız mevkidaşı Jean Castex başkanlığındaki heyetler Paris’te iki ülke arasında birçok mutabakat zaptı imzaladılar. (AFP)
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi ile Fransız mevkidaşı Jean Castex başkanlığındaki heyetler Paris’te iki ülke arasında birçok mutabakat zaptı imzaladılar. (AFP)
TT

Irak Başbakanı Kazimi Paris’i ziyaret etti

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi ile Fransız mevkidaşı Jean Castex başkanlığındaki heyetler Paris’te iki ülke arasında birçok mutabakat zaptı imzaladılar. (AFP)
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi ile Fransız mevkidaşı Jean Castex başkanlığındaki heyetler Paris’te iki ülke arasında birçok mutabakat zaptı imzaladılar. (AFP)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Paris hükümeti, Çeçen asıllı bir Rusun cuma günü düzenlediği terör eyleminin yansımalarıyla meşgul olduğu bir dönemde Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi ve beraberindeki heyeti ağırladılar. Üst düzey görüşmeler için yoğun gündemin arasında zaman ayırdılar. Bu durum, Fransa’nın Bağdat ile ilişkileri güçlendirme ve ileriye taşıma arzusunun bir işareti olarak yorumlandı.
Avrupa’da ilk ziyaretini Paris’e gerçekleştiren Kazimi, başta Macron olmak üzere Fransız Mevkidaşı Jean Castex, Fransa Senato Başkanı Gerard Larcher, savunma ve dışişleri bakanları ve Irak pazarıyla ilgilenen dev şirketlerin müdür ve CEO’ları ile bir araya geldi. Ayrıca Kazimi’ye eşlik eden bakanlar, Fransız mevkidaşlarıyla toplantılar düzenlediler. Kazimi’ye eşlik eden heyette dışişleri, savunma, maliye ve petrol bakanları, Merkez Bankası Başkanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) temsilcisi, Yatırım Heyeti Başkanı ve birçok danışman yer aldı.
Kazimi, Paris’i ziyaret eden ilk üst düzey Iraklı yetkili değil. Zira Kazimi’den önce Celal Talabani ve Berhem Salih’in yanı sıra Haydar İbadi ile Adil Abdulmehdi gibi Irak’ta başbakanlık yapan isimler ve IKBY liderleri de Fransa’nın başkentini ziyaret etmişlerdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron 1 Eylül’de Bağdat’ı ziyaret ederken kendisinden önce Fransa Dışişleri Bakanı ile Savunma Bakanı da Bağdat’a gitmişti. Ayrıca Irak’tan çeşitli düzeylerde heyetler de daha önce Paris’i ziyaret etmişlerdi. Tüm bunlar -Fransız kaynaklara göre- iki duruma işaret ediyor. Bunlardan ilki tarafların karşılıklı ilişkileri güçlendirme arzusu. Örneğin Paris, Irak’taki rolünün yalnızca terör hücreleriyle mücadeleye destek vermekle sınırlı kalmasını istemiyor, bilakis belirgin bir rol ve konum arıyor. Bağdat da birbiriyle çekişen Tahran ve Washington arasında sıkışıp kalmamaya ve ilişkilerini ‘çeşitlendirmeye’ ihtiyaç duyuyor. Dolayısıyla Bağdat yönetimi, Paris’i Avrupa’ya açılan kapı ve başta savunma ile ekonomi olmak üzere çeşitli alanlarda kendisine yardımcı olabilecek bir taraf olarak görüyor. İkinci olarak Paris, Irak’ı tüm alanlarda önemli fırsatlar elde edebileceği ‘umut vaat edici’ bir pazar olarak değerlendiriyor. Bu nedenle Fransa, yeniden imar sürecinde Irak’a ‘ayak uydurmaya hazır olduğunu’ belirtiyor, yani pratikte imar sürecinde kendisinin de bir konumu olmasını istiyor. Paris’teki Başbakanlık konutunda dün Kazimi ve Fransız mevkidaşı Castex’in ile iki tarafın bakanları huzurunda ‘niyet beyanı’ olarak imzalanan birden fazla mutabakat zaptı da buna işaret ediyor.
Bağdat ve Paris eğitim, ulaşım ve tarım alanlarına mutabakat zaptı imzaladı. Tarım alanında imzalanan anlaşma, Irak Tarım Bakanlığı’nın kurumsal kapasitesini artırmayı hedefliyor. Buna göre, tarım alanında tecrübe alışverişi, veterinerlik eğitimi, bitki sağlığı ve tarımla ilgili araştırmalar yapılması öngörülüyor. Anlaşma ayrıca tarım ve gıda sanayisi, tarımda kullanılan makineler, toprak ve su kaynaklarını geliştirme gibi alanlarda iki taraf arasında gıda ve tarım ortaklığı kurulmasını amaçlıyor. Ulaşım alanında imzalanan anlaşma ise Bağdat’ta hava tramvayı yapılmasını öngörüyor. Eğitim alanındaki anlaşmada Irak’taki Yüksek Öğretime dair planlar yer alırken, iki taraf arasında eğitim alanındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve Iraklı öğrencilerin Fransa’daki üniversitelerde kabul edilmesi hedefi de belirlendi.
İki ülkenin imzaladığı anlaşmalar yalnızca bu üç alanla sınırlı değil. Zira bunlara ek olarak Bağdat’ın silah kaynaklarını çeşitlendirme ve silahlı güçlerinin ‘tek bir hedef için değil’ ana hedef için ihtiyaç duyduğu savunma sistemleri ve teçhizatları (Fransız savunma sistemleri ve teçhizatlarını) satın alma isteği ışığında iki taraf arasında savunma ve askeri işbirliği mutabakatı imzalandılar. Fransa tarafı bu isteğe karşılık olarak Bağdat’ın taleplerine cevap vermeye hazırlanıyor. Aynı şekilde Paris enerji (petrol) alanında iş birliği teklif etti. Zira Fransız petrol devi Total, Irak petrol rezervlerine büyük ilgi duyuyor. Irak, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ikinci ülkesi konumunda.
Bunlara ilave olarak, iki taraf, nükleer enerji ile elektrik üretimi alanında da iş birliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, Irak’ın enerji krizine son vermeyi hedefliyor. Fransa’nın bu konuda birtakım hazırlıkları bulunuyor fakat Fransız kaynakların aktardığına göre, Paris bu alanda harekete geçmek için Irak’ta güvenlik, istikrar, güven ve şeffaflık şartının sağlanmasını talep ediyor.
Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Irak heyeti Paris’e ulaşmadan önce yaptığı açıklamada, söz konusu ziyarette ‘Irak ordusunun ihtiyaçlarına göre’ Fransız silahlarını satın alma talebini dile getireceklerini söyledi.
Irak Başbakanı Kazimi, Fransız mevkidaşı Castex ile görüşmesinde, ülkesinin tüm dünya ülkeleriyle ortak çıkarlar temelinde güçlü ilişkiler geliştirmek ve uluslararası konumuna yeniden kavuşmak istediğini bildirdi. Kazimi, Irak’ın  Tahran ve Washington arasında rekabet veya çekişme sahası olmak istemediğini ve bu hususta Fransa’nın desteğini aldığını vurguladı. Castex de Paris’in “çeşitli düzeylerde Irak'ı desteklemek için istekli olduğunu” ifade etti.
Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee’den Kazimi ve Macron görüşmesi öncesinde yapılan açıklamada iki liderin görüşme sırasında “Ortadoğu’nun güvenliği, terör kalıntılarıyla mücadele ve Irak’ın yeniden imarı” meselelerinin ele alınacağı kaydedildi. Tüm bu başlıkların detayları da mevcut. Ortadoğu’nun güvenliğinden kasıt, Irak’ın konumu ve Fransa’nın bu alanda yapabilecekleridir. Nitekim bu hususta Macron’un geçen ayın başında Bağdat’a gerçekleştirdiği ziyarette ülkesinin “Irak’ın egemenliğini desteklemek” istediği yönündeki ifadesini hatırlatmak yerinde olacaktır. Macron, bu ziyaretinde Irak yönetimine “geçiş sürecini gerçekleştirme” çağrısı yaparak, Fransa ve uluslararası toplumun bu konuda Irak’a destek olacağını belirtmişti. Macron “İran'ın çok güçlü etkisine ve Türkiye'nin adımlarına” işaret ederek Paris’in “eski ve yani hamlelere karşı” Irak’ın yanında olduğunu söyledi. Bunun için bir ‘yol haritası’ da öneren Macron, “Yetkililerin sorunu, Irak devletini güçlendirilmesi, toplumsal, ekonomik ve eğitim tepkilerin geliştirilmesi, ordudaki reformların sürdürülmesi ve bugün Irak’taki tüm silahlı grupları ve askeri bileşenleri ordu saflarına entegre edebilmesinde saklıdır” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte iki taraftan hiçbir yetkili Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) elindeki Fransız radikallerin akıbetine açık bir şekilde değinmedi. Kürt tarafı söz konusu radikallerin ülkelerine gönderilmesini isterken Paris yönetimi ise bu kişileri geri almayı kabul etmiyor. Irak daha önce 12 kişiyi teslim alarak yargılamış ve haklarında idam kararı vermişti. Ancak yasalardaki idam kararını yürürlükten kaldıran Paris ise bu cezaya karşı olduğu için uygulamak istemiyor. Bağdat da bir dönem bu konudaki tutumunu yumuşatmıştı. Fakat bugün bu esnekliği göstermediği görülüyor. Bu alandaki sorun devam ediyor.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.