Suudi Arabistan umre ziyaretçilerini 3 gün karantinaya alıyor

Hac ve Umre Bakanı: Koruma önlemleri konusunda eğitim programları yapılıyor.

Umre ziyaretçileri dün Suudi Arabistan dışından gelmeye başladı  (Fotoğraf: Abdullah el-Falih)
Umre ziyaretçileri dün Suudi Arabistan dışından gelmeye başladı (Fotoğraf: Abdullah el-Falih)
TT

Suudi Arabistan umre ziyaretçilerini 3 gün karantinaya alıyor

Umre ziyaretçileri dün Suudi Arabistan dışından gelmeye başladı  (Fotoğraf: Abdullah el-Falih)
Umre ziyaretçileri dün Suudi Arabistan dışından gelmeye başladı (Fotoğraf: Abdullah el-Falih)

Suudi Arabistan yönetimi, umrecilerin konforu ve güvenliği için sağlanan entegre bir hizmet sistemi ile sıkı koruyucu önlemler altında Pakistan ve Endonezya’dan Cidde Kral Abdülaziz Uluslararası Havaalanı’na gelen yaklaşık 300 umreciyi karşıladı. Gelenlerin 30’u İslamabad’dan, 250’den fazlası ise Cakarta’dandı.
Havalimanında umre adaylarını karşılayan Hac ve Umre Bakanı Muhammed Salih Tahir bin Benten, “İslam dünyası, umre ibadetini herkesin güvenliğini garanti altına alan sıkı tedbirler altında gerçekleştirecek olan umre adaylarının Suudi Arabistan’a gelişinden dolayı çok mutlu. İslam dünyasından umre için büyük bir talep var. Bazı ülkelerde koranavirüs vakasının ikinci dalga ile enfekte sayısının giderek arttığını biliyoruz. Bu nedenle Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı tüm prosedürleri ve ziyaretçilerinin güvenliğini garanti eden her şeyi gözden geçirdi. Sadece talimatlar değil aynı zamanda umre adaylarına ülkeye ulaşana kadar yolculuk esnasında da eşlik edecek bir dizi görevli de önlemler içine alındı” dedi.
Gelen tüm ziyaretçilerin prosedürleri uygulayarak koranavirüs taşımadıklarına dair bir belge edindiklerini belirteren Bakan, bazı umre adaylarının uçağa binmeden muayene edildiklerini ve tüm umrecilerin herkesin selameti için üç gün boyunca karantinaya alınacağını söyledi. Bakan gelenlerin koruyucu önlemler konusunda eğitim alacaklarını vurgulayarak umrenin sonunda tüm misafirlerinin ülkelerine güvenli bir şekilde dönmelerini istediklerini belirtti.
Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Dr. Abdulfettah Meşat ise, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, Umre'nin güvenli bir şekilde yerine getirilmesi için hazırlıkların birkaç ay önce başladığını belirtti. Planın umrecinin kendi ülkesinde umre yapmak istediğini bildirmesiyle başladığını söyleyen Meşat, ülkesine sağ salim dönmesiyle bittiğini vurguladı.
Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen ihtiyati tedbirler ve önleyici gerekliliklerin tüm seyahat boyunca uygulandığını, bu prosedürlerin hacılara hizmet veren tüm sektörlerde günlük olarak titizlikle izlendiğini anlatan Meşat, koronavirüs bulaşmış herhangi bir vaka şüphesi durumunda karantina için Mekke'de bazı otellerin hazırlandığını belirtti.
Sivil Havacılık Otoritesi, Suudi Arabistan’a gelenleri muayene etmek için tasarlanmış tıbbi ekipman, malzeme ve kitlerin yanı sıra umre adaylarının geldiği ülkelerdeki güvenilir ve onaylanmış kuruluşlar tarafından 72 saati geçmeyecek şekilde yapılmış testin istendiğini belirtti. Yolcuların uçaktan kademeli olarak ve iniş alanının kapasitesinin yüzde 50’sinin kullanıldığını maske takma zorunluluğunun bulunduğunu ve havalimanı terminaline ilk giriş noktasında ve havalimanının her yerinde sterilizasyon sağlandığını söyledi.
Yolcular her yerde bulunan sterilazsyon malzemelerini kullanmaları ve havalimanın her yerine uygulanmış nerede duracaklarını belirten yapıştırılmış şeritlere uymaları gerektiğini söyleyen Yetkili, bagaj teslim ve bekleme alanlarında sosyal mesafeye uymanın zorunlu olduğunu belirtti.
Hac ve Umre Bakanlığı ve ilgili makamların uyguladığı plana göre umre adayları havalimanında karşılandı ve özel otobüslerle Mekke'deki otellere ulaştırıldı. Umre adayları için uygun olan otellerin işletme kapasitesinin yüzde 10'u, ziyaretçilerin durumunu öğrenmek için herhangi bir yere hareket etmeden önce yaklaşık 3 gün karantina altında kalmaları sağlanacak.
Suudi Arabistan dışından ve içinden umre yapmak için gelen günde 20 bine ulaşıyor. Koronavirüs nedeniyle Mart ayından itibaren umreye kapatılan ziyaretler 4 aşamada tekrar başladı. İlk aşama 4 Ekim’de kapasitenin yüzde 30’u olan günde 6 bin ziyaretçi ile başlamış ardından aynı ayın 18’inde yüzde 75 kapasiteye izin verilerek umre ziyaretçilerin sayısı 15 bin umreci ve 40 bin namaz kılana ulaştı. Üçüncü aşama ise korona önlemleri bağlamında izin verilen çerçevede yüzde 100’e ulaştı. Dördüncü aşamaya ise korona krizi biter bitmez geçilecek.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bugün, Washington D.C.'deki Beyaz Saray'da ABD Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD'nin Ortadoğu Özel Elçisi Steve Witkoff ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki dost ülke arasındaki stratejik ilişkiler gözden geçirildi; Suudi-Amerikan ortaklığının geleceği, güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgede ve dünyada barışın sağlanmasına yönelik çabalar da görüşüldü.

0peft

 


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta Suudi Arabistan ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Riyad, Kahire ve Ankara arasındaki üçlü koordinasyonun, ulusların egemenliğini ve istikrarını tehdit eden çeşitli tehlikelerle mücadelede üç ülkenin aktif rollerine olan bağımlılıkla birlikte, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında ne ölçüde olumlu bir etki yaratacağı konusunda soruları gündeme getiriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve ardından Mısır'ı ziyaret edecek. Anadolu Ajansına (AA) göre, bu ziyaret sırasında Filistin sorunu ve Suriye'deki gelişmelerin yanı sıra "Ankara ile Riyad ve Kahire arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi" konularına odaklanarak bölgesel meseleleri ele alacak.

Ziyaretin Suudi Arabistan'da düzenlenecek Suudi-Türk İş Forumu ile başlaması ve ardından Mısır'da benzer bir forumun düzenlenmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemci ve uzmanlara göre üç ülke bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze Şeridi'ndeki durumun çözümünde büyük etkiye sahip. Suudi Arabistan ve Mısır'ın Arap davalarını destekleme ve bölgedeki birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele etme vizyonunu benimsediğini ve Türkiye ile koordinasyonun sükunetin yolunu açabileceğini belirttiler.

Erdoğan'ın Kahire ziyareti, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeleri yansıtacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Eylül 2014'te Türk Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret etmiş ve bu ziyaret, Erdoğan'ın aynı yılın 14 Şubat'ında Kahire'ye yaptığı ziyarete bir karşılık niteliğinde olmuştu.

O dönemde Mısır Cumhurbaşkanı, bu ziyareti "bölgesel ve uluslararası alanlardaki kilit rolleri temelinde Mısır ve Türkiye arasında yeni bir dostluk ve iş birliği aşamasına başlama arzusunu" yansıttığı şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı Taha Odeh, "Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye" üçlüsünün "bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze'deki durumun çözümünde büyük bir etkiye sahip olduğuna" inanıyor. Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının başlaması ve bölgesel ittifakların yeniden şekillendirilmesine dair görüşmelerin, "özellikle Batı'nın Ortadoğu meselelerindeki varlığının azaldığı bir dönemde, gerilimi azaltmak için üç ülke arasında müzakere ve koordinasyonu gerektiren iki unsur" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada değerlendirmesine şöyle devam etti: "Bölgedeki çetrefilli sorunlara çözüm bulmak için Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu gereklidir." Ziyaretin, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında bir savunma ittifakı kurulması yönündeki görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirten yetkili, bu adımların "özellikle bölgesel çatışma cephelerinde gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini" kaydetti.

Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

AA’nın haberine göre Erdoğan'ın görüşmelerinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan ortak bir savunma grubunun kurulmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra, "Gazze ve Suriye'nin yeniden inşası mekanizmaları ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel girişimler, Dünya Barış Konseyi de dahil olmak üzere" konuları ele alınacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan'ın değerlendirmesine göre ziyaret, önceden yapılan düzenlemelere rağmen önemli bir zamanda gerçekleşiyor. Türk Cumhurbaşkanı'nın turu, "Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere üç bölgesel sütunla koordinasyon gerektiren bir dizi cephede bölgesel gelişmelerle eş zamanlı olarak geliyor."

Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır liderliğiyle bölgesel konularda, özellikle Gazze'deki durum, ateşkes planının ikinci aşamasının gereklilikleri, Sudan'daki savaşı durdurma yolları, Somali'ye destek ve egemenliğinin korunması, Libya'daki siyasi çözüm ve Suriye'nin birlik ve istikrarının korunması konularında koordinasyon mekanizmalarını görüşecek" dedi ve ayrıca "özellikle ekonomik düzeyde ikili ilişkileri güçlendirecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi siyasi analist Halid el-Mecarşi, Suudi Arabistan ve Mısır'ın "Ortadoğu'daki istikrarın iki kanadını temsil ettiğini ve son Arap ve İslam krizleri nedeniyle birçok yükü omuzladığını" belirterek, bu aşamanın üç ülke arasında koordinasyon ve iş birliği gerektirdiğini ve "bölgesel krizlerin yatıştırılması ve çözümlenmesinin yolunu açacak bir Arap-İslam ittifakı kurulması gerektiğini" kaydetti.

El Mecarşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya devam ederek, Riyad ve Kahire'nin "bölgedeki birçok dış emel ile özellikle Sudan, Somali ve Yemen gibi bir dizi Arap ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele ettiğini" belirtti ve iki ülkenin "Gazze'deki durumdan başlayarak Arap davalarını destekleme vizyonunu benimsediğini, ayrıca bölge ülkelerinin birliğini ve egemenliğini desteklediğini" ifade etti.


Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Lübnan makamlarının uyuşturucu madde üretimi yapılan bir fabrikayı ele geçirmesine yardımcı oldu. Ele geçirilenler arasında amfetamin ve metamfetamin gibi uyuşturucu maddeler, tıbbi düzenlemeye tabi 870 tablet, 4 bin 600 kilogram haşiş (bitkiden yapılan çeşitli ürünler), uyuşturucu madde üretiminde kullanılan öncül maddeler ve ateşli silahlar bulunuyordu.

Bakanlığın güvenlik sözcüsü Tuğgeneral Talal el-Şalhub, bugün yaptığı açıklamada, operasyonun, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç şebekelerinin faaliyetlerinin proaktif güvenlik takibi sonucunda ve Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın Uyuşturucuyla Mücadele Müdürlüğü aracılığıyla Lübnan'daki muadiline ilettiği bilgiler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Güvenlik sözcüsü, Lübnan makamlarıyla uyuşturucu takibi ve ele geçirilmesi konusunda olumlu iş birliğine dikkat çekerek, Suudi Arabistan'ın ülkenin güvenliğini ve gençliğini uyuşturucuyla hedef alan suç faaliyetlerini izlemeye, bunlarla mücadele etmeye ve engellemeye, ayrıca bu faaliyetlere karışanları tutuklamaya devam edeceğini vurguladı.