Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun yankısını bastırdı

Çatışan tarafların kendi çıkarları için yıllarca siyasi olarak sömürdükleri petrol sorununa son verecek bir adım atıldı

Ortak Askeri Komite’nin heyetleri arasında imzalanan anlaşmalar, Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması sürecinin başladığının duyurulmasıyla yürürlüğe girdi (AFP)
Ortak Askeri Komite’nin heyetleri arasında imzalanan anlaşmalar, Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması sürecinin başladığının duyurulmasıyla yürürlüğe girdi (AFP)
TT

Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun yankısını bastırdı

Ortak Askeri Komite’nin heyetleri arasında imzalanan anlaşmalar, Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması sürecinin başladığının duyurulmasıyla yürürlüğe girdi (AFP)
Ortak Askeri Komite’nin heyetleri arasında imzalanan anlaşmalar, Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması sürecinin başladığının duyurulmasıyla yürürlüğe girdi (AFP)

Zayid Hediyye
Tunus'un ev sahipliğini yaptığı Libya Siyasi Diyalog Forumu, geçiş aşamasını yönetmek için yeni bir başkanlık konseyi ve bir ulusal birlik hükümetinin kurulmasına yönelik başlıca hedeflerine ulaşmadan,  başkanlık ve parlamento seçimlerinin yapılması konusunda uzlaşıya varılarak sona erdi. Ancak ardında Libya’da büyük bir yankı bıraktı. Bir yanda forumun sonuçlarının genel bir hayal kırıklığı yarattığını düşünenler ile diğer yanda elde edilen birkaç kazanımı övenler arasında derin anlaşmazlıklar çıktı.
Askeri komisyonlar ise bocalayan siyasi çözüm yolunun aksine, birkaç hafta önce Cenevre ve Gadames'te yaptıkları verimli diyalog toplantılarında elde ettikleri anlaşmaları uygulamak için her gün yeni bir olumlu adım atıyorlar. Bunlardan sonuncusu, çatışan tarafların kendi çıkarları için yıllarca siyasi olarak sömürdükleri petrol sorununu kökten sona erdirecek olan Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması sürencin başladığının duyurulmasıydı.

Askeri yolda yeni başarı
Halk arasında Tunus'taki Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun sonuçlarından kaynaklanan hayal kırıklığı yaşanırken, askeri komiteler, Birleşmiş Milletler (BM) liderliğindeki müzakere sürecinin, ülkeyi ve kurumlarını birleştirmede, krizi ve krizin ülkedeki genel duruma yönelik siyasi, ekonomik ve güvenlik düzeyindeki olumsuz yansımalarını sona erdirilebileceğine dair umut vermeye devam etti.
BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Temsilcisi Stephanie Williams’ın Petrol Tesisleri Muhafızları’nın tek bir çatı altında toplanması sürecinin başladığını duyurması, umutları yeşertti. Williams, Libya'nın orta kesimlerinde ‘Petrol Hilali’ adı verilen bölgedeki liman kenti Brega’da düzenlediği basın toplantısında, petrol üretiminin önümüzdeki yıl başlayacağını, bununla birlikte bir petrol sahasını korumak için model olarak bir ön projenin yürürlüğe koyulacağını’ açıkladı.
Williams açıklamasında, Sirte'de toplanan Askeri Komite üyelerinin, ağır askeri teçhizatları bölgeden çekmeyi ve burayı mayınlardan temizlemeyi kabul ettiklerini’ belirtirken BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Askeri Komite’nin kararlarını güçlendirme konusunu görüşmek üzere üç gün sonra toplanacağını ve gelişmelerin bir özetini kendisine sunacağını’ açıkladı. Williams, “BM ve uluslararası toplum tarafından desteklenen Libya’daki üç diyalog yolu ile ilgili çok yakında BMGK’da net bir tutuma şahit olacaksınız” dedi.

Ulusal Petrol Şirketi (NOC) Başkanı Mustafa Sanallah, yeni koruma gücünün belirli kriterlere göre sivil ve askeri bir yapıdan oluşturulacağını ve petrol tesislerinin güvenliğini üç ayrı güvenlik birimi tarafından sağlanacağını açıkladı. Petrol Tesisleri Muhafızlarının idari olarak NOC’a bağlı olacağını belirten Sanallah, teknisyen ve uzmanların yanı sıra çalışmalarını kolaylaştırmak için gerekli tüm modern teknolojileri ve lojistik ihtiyaçları sağlayacak askeri ve sivil personelin de şirket bünyesinde yer alacağını vurguladı. Sanallah, çalışanların ve petrol tesislerinin en iyi şekilde korunmalarının ve üretim sürecinin istikrarının sağlanmasının, yabancı yatırımcıların ve firmaların ülkedeki çalışmalarına geri dönmelerine teşvik edeceğini ve sadece gelirlerin artması beklenen petrol sektöründe değil, yerel ekonomiyi canlandıracak hizmet sektörlerine de katkı sağlayacağını’ söyledi.

Tunus’taki Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun yankıları
Libya’da, Tunus’un ev sahipliğinde yapılan ve gündemindeki en önemli konularda sonuca varılamadan sona eren Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun nihai sonuçları ile ilgili yoğun bir tartışma yaşanıyor. Tartışma, önümüzdeki yıl 24 Aralık'ta yapılması planlanan genel seçimlere kadar ülkeyi geçiş aşamasına taşıyacak yürütme organlarının oluşturulması etrafında gerçekleşiyor.
Yorumların çoğu Libya’yı yakından takip eden gözlemcilerinden gelse de, forumun en azından birkaç uzlaşıyla sonuçlanmış olması memnuniyetle karşılandı.
Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin (UMH) Başkanı Fayiz es-Serrac, Libya Siyasi Diyalog Forumu katılımcılarının seçimlere dair bir tarih belirleme konusunda uzlaşıya varmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Serrac ayrıca, Yüksek Seçim Komisyonu'na işini verimli ve profesyonel bir şekilde yapmasını sağlamak için mevcut tüm kaynakları kullanarak bir miktar fon tahsis edildiğini duyurdu.
UMH Başkanı Serrac yaptığı açıklamada, son olarak 29 Haziran’da yaptığı, halkın tüm bileşenlerini ve kesimlerini temsil eden bir forumun toplanması, uygun bir anayasal temelin tartışılması, eşzamanlı başkanlık ve parlamento seçimlerinin yapılması ve tüm bunları BM’nin denetlemesi, lojistik ve güvenlik konularında gerekli düzenlemeleri yapması çağrısında olduğu gibi vatandaşların taleplerini karşılayan bu yaklaşımı tamamen desteklediğini vurguladı.
Müslüman Kardeşler’in Libya’daki siyasi kolu Adalet ve İnşa Partisi Genel Başkanı İyad Muhammed es-Savan, Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun sonuçlarına övgüde bulundu. Savan geriye kalan konularda da uzlaşıya varılacağı ve bir sonraki turda bu konulardaki çalışmaların tamamlanacağı konusundaki iyimserliğini dile getirdi.

Washington memnuniyetle karşıladı
ABD’nin Trablus Büyükelçiliği de 16 Kasım Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Libya’da seçimlerin önümüzdeki yılın sonunda yapılmasına ilişkin anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Açıklamada, “Bu seçimler, tüm Libyalıların ülke yönetimini seçme konusunda egemenlik haklarını kullanmalarını sağlayacak” ifadeleri yer aldı.
Büyükelçilik açıklamada ayrıca, ‘Libya Siyasi Diyalog Forumu katılımcılarının ülke yönetiminin nasıl iyileştirileceği ve söz konusu seçimlerden önce nasıl hizmet sağlanacağı konusunda fikir birliği arayışındaki samimi ve sürdürülebilir çabalarına’ övgüde bulundu.

Yönetimi ele geçirmek için verilen yozlaşmış bir mücadele
Diğer yandan Libya’nın eski İçişleri Bakanı Aşur Şuveyl, Libya Siyasi Diyalog Forumu’nu eleştirerek, forumun büyük bir siyasi yolsuzluğun olduğunu ortaya çıkardığını, siyasi çatışmanın bilinmeyen bir geleceğe doğru yöneldiğini, devletin kendi işlerini yönetemeyen ve sorunlarını kendi başına çözemeyen başarısız bir yapı haline geldiğini gösterdiğini söyledi. Forumda devletin üst düzey kurumlarını kapmak için verilen mücadelenin eşi-benzeri görülmemiş bir yolsuzluk aşamasına ulaştığını öne süren Şuveyl, “Ülkenin sessiz çoğunluğu (halk) olan gerçek paydaşların gıyabında bir şeyler elde etme hırsı, sınırlı bir geçiş dönemi için de olsa güç kazanma noktasına kadar ulaşmıştır” şeklinde konuştu.
Libya'daki krizin gerçek çözümünün yine Libya’nın kendisinin bulması gerektiğini düşünen Şuveyl, "Bu büyüklükte bir dış müdahalenin varlığıyla ve açgözlü siyasal İslamcıların iktidara gelmesiyle mevcut koşullar düzelmeyecektir” dedi.
Libyalı araştırmacı ve akademisyen Faraj Aljarih ise “Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun yetersiz sonuçlarını nasıl kutluyorlar?” diyerek bu durum karşısındaki şaşkınlığını ifade etti.
Aljarih şöyle devam etti:
“Bir ulusal birlik hükümeti ve bir başkanlık konseyi oluşturmak amacıyla düzenlenen forumda, altı gün boyunca yapılan diyalog ve tartışmalarda tek bir anlaşmaya varılamamış, bu konuda oluşturulacak mekanizmalar, yapılacak çalışmalar ve adaylık kriterleri hakkında bir görüş dahi ortaya koyulamamış olmasına rağmen forum nasıl başarılı sayılıyor? Forum süresinde yaşananlar ve toplantı salonundan sızanlar, Libyalı tarafların bir kez daha siyasi iklimi zehirlemeye çalışan dış taraflarca yönlendirildiğini gösteriyor. Cenevre’deki müzakerelerin, herhangi bir anlaşmaya varılamadan, Nahda Hareketi ve Türk istihbarat birimlerinin gözetimi altında olması için Tunus’a taşınmasında siyasal İslamcı akımlar doğrudan bir rol oynadılar. Bu akımlar, Cenevre’deki müzakerelerin son aşamalarında katılımcılara bir takım direktifler vererek, diyalogun engellenmesinde ve ulaşılabilecek her türlü uzlaşıyı sabote etme konusunda önemli bir rol oynadılar ve sonuç böyle oldu.”



Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
TT

Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)

Askerî kaynaklar, Pakistan’ın Sudan ile yaklaşık 1,5 milyar dolar değerinde bir silah anlaşmasını sonuçlandırmanın son aşamasına geldiğini açıkladı.  Sudan’daki kriz, askerî ve diplomatik cephelerde hızlanan gelişmelerle yeni bir aşamaya girerken, özellikle Darfur ve Kordofan bölgelerinde savaşın yıkıcı biçimde sürmesi, uluslararası toplumun insani felaketin derinleştiğine yönelik uyarılarını artırdı. Çatışmaların bölgesel boyut kazanabileceğine dair endişeler de giderek güçleniyor.

Anlaşmanın, Sudan ordusuna hafif saldırı uçakları, keşif ve taarruz amaçlı insansız hava araçları ile gelişmiş hava savunma sistemlerinin tedarikini kapsadığı belirtildi. Eski bir üst düzey hava kuvvetleri yetkilisi ile Reuters’a konuşan kaynaklara göre pakette yaklaşık 10 adet “Karakoram-8” tipi uçak, 200’den fazla insansız hava aracı ve “Super Mushshak” eğitim uçakları yer alıyor. Çin ile ortak geliştirilen “JF-17” savaş uçaklarının da anlaşmaya dahil edilmesi ihtimali bulunuyor; ancak teslimat takvimi ve kesin sayılar konusunda bilgi verilmedi.

vfedv
Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)

Pakistan Hava Kuvvetleri’nde daha önce üst düzey görevlerde bulunan emekli Mareşal Amir Masood, söz konusu anlaşmanın “fiilen tamamlandığını” belirterek, bu satışın, Sudan ordusunun, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin insansız hava araçlarını yoğun biçimde kullanmaya başlamasıyla kaybettiği hava üstünlüğünü yeniden kazanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Buna karşın, Pakistan ve Sudan hükümetlerinden şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

Pakistan’ın savunma sanayii hamlesi

Pakistan’ın savunma alanındaki hedefleri, son yıllarda büyüme kaydeden askerî sanayisini güçlendirmeye odaklanıyor. Yetkililere göre bu sektör, özellikle geçen yıl Hindistan’la yaşanan gerilimde Pakistan uçaklarının kullanılması sonrasında artan ilgi ve yatırımlarla daha da öne çıktı. İslamabad, geçen ay Doğu Libya’daki Libya Ulusal Ordusu ile değeri 4 milyar doları aşan büyük bir silah satış anlaşması imzaladı. Anlaşma, “JF-17” savaş uçakları ile eğitim uçaklarını kapsıyor.

Pakistan ayrıca, Dakka ile ilişkilerin iyileşmesiyle birlikte Bangladeş ile de “Super Mushshak” eğitim uçakları ve “JF-17” savaş uçaklarını içerebilecek bir savunma anlaşması konusunda görüşmeler yürütüyor. Hükümet, büyüyen savunma sanayiinin uzun vadeli ekonomik istikrar için önemli bir itici güç olabileceğini değerlendiriyor.

Sahada çatışmalar sürüyor

Sahada ise Sudan ordusu, Darfur ve Kordofan eyaletlerinde, ayrıca Güney Libya’dan gelen ikmal hatlarını hedef alan yoğun hava ve kara saldırıları düzenlediğini açıkladı. Ordu Sözcülüğü’nden yapılan açıklamada, operasyonlarda “Hızlı Destek Kuvvetleri”ne ait 240’tan fazla savaş aracının imha edildiği, yüzlerce unsurun öldürüldüğü, ayrıca Nyala Havalimanı’ndaki insansız hava araçları, askerî depolar ve operasyon merkezlerinin hedef alındığı bildirildi. Nyala, Güney Darfur’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor.

Buna karşılık Hızlı Destek Kuvvetleri, Nyala üzerinde uçan bir insansız hava aracını düşürdüklerini duyurdu. Grup, Sudan ordusunu sivilleri ve altyapıyı, özellikle de sağlık tesislerini hedef alan hava saldırıları düzenlemekle suçladı ve hava savunma unsurlarının olası yeni saldırılara karşı hazır olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeler, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin daha önce Sudan-Libya-Mısır sınırındaki üçgen bölgenin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, Kahire’nin olası güvenlik sonuçlarına dair artan kaygılarıyla birlikte yaşanıyor. Sudan’da iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden savaş, dünyadaki en ağır insani krizlerden birine yol açarken, ülkenin stratejik konumu, Kızıldeniz kıyıları ve önemli altın üretimi nedeniyle dış aktörlerin de çatışmaya dahil olmasına neden oluyor.

İngiltere-Almanya girişimi

Siyasi cephede ise İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İngiltere’nin Almanya ile birlikte Nisan ayında Berlin’de Sudan konulu bir uluslararası konferans düzenleyeceğini açıkladı. Konferansın, savaşın üçüncü yıl dönümüne denk geleceğini belirten Cooper, ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başkanlığını, Sudan dosyasının uluslararası gündemdeki önceliğini korumak için kullanacağını ifade etti.

sdfvgt
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper (AP)

Cooper, Şarku’l Avsat’ta yayımlanan makalesinde, Londra’nın Sudan’da işlenen ihlalleri gündemde tutmayı ve 2026’da barışa yönelik yeni bir ivme oluşturmak için uluslararası desteği seferber etmeyi sürdüreceğini kaydetti. ABD’nin, ABD-Suudi Arabistan-Mısır-BAE’den oluşan dörtlü mekanizma aracılığıyla ateşkes sağlanmasına yönelik girişimlerine de değinen Cooper, Washington’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Donald Trump’ın üst düzey danışmanlarıyla görüşmeler yaptığını aktardı. Cooper, Sudan’daki savaşın artık yerel bir kriz olmaktan çıktığını, bölgesel ve küresel bir nitelik kazandığını ve uluslararası toplumun etkili ittifaklar kurma kapasitesi açısından ciddi bir sınav teşkil ettiğini vurguladı.


Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
TT

Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı SANA’nın bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre bugün (Cuma) Halep’in kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı 100 unsurun saf değiştirdiğini, iç güvenlik güçlerinin söz konusu kişileri koruma altına aldı.

Olay, İçişleri Bakanlığı’nın, SDG’ye bağlı silahlı grupların çekilmesinin ardından devlete devredilen mahallelerde güvenliğin yeniden sağlanması planı çerçevesinde Eşrefiye Mahallesi’nde iç güvenlik güçlerinin görevlendirildiğini duyurmasından saatler sonra gerçekleşti.

SANA’nın bir askeri kaynağa dayandırdığı habere göre SDG, Cuma günü İran yapımı insansız hava araçlarıyla Halep’in kuzeyindeki sivil ve güvenlik noktalarını hedef alarak saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı.

Ajans, kaynaklarına dayanarak, PKK mensuplarının hükümet güçlerine karşı çatışmalara katılmayı reddeden dört Kürt’ü öldürdüğünü aktardı. Aynı kaynak, PKK’nın SDG unsurlarının da yardımıyla Halep’teki Şeyh Maksud Mahallesi’nden ayrılan sivillere ait evleri ateşe verdiğini ileri sürdü.

dfvg
Halep kentindeki Şeyh Maksud Mahallesi’nden sivillerin insani bir koridor üzerinden tahliyesi (SANA)

Suriye basınında yer alan haberlerde, Şeyh Maksud Mahallesi’nde SDG’ye ait büyük bir mühimmat deposunun imha edildiği bildirildi. Suriye Savunma Bakanlığı ise SDG’nin Halep’te bir hastanenin hedef alındığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, vurulan hedefin bir mühimmat deposu olduğunu açıkladı.

Günün erken saatlerinde Suriye ordusu, ateşkes ilanından kısa süre sonra, Halep’teki Kürt mahallesinde bazı bölgelerin bombardıman öncesinde boşaltılması çağrısında bulunarak, SDG’yi bu alanları askerî amaçlarla kullanmakla suçladı. SANA, ordunun hedef alınması planlanan noktaları gösteren haritalar yayımladığını, sivillerden bu bölgeleri “derhal terk etmelerini” istediğini ve SDG’nin buraları “Halep kentinin mahallelerini ve sakinlerini hedef almak için askerî mevzi olarak kullandığını” ileri sürdüğünü aktardı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığı habere göre askeri bir kaynak yaptığı açıklamada, orduya ait insansız hava araçlarının, SDG’nin Şeyh Maksud Mahallesi’nde yolları kapattığını, halkı korkutarak mahalleden çıkmalarını engellediğini ve sivilleri, ordu ve güvenlik güçlerine yönelik saldırılar sırasında “canlı kalkan” olarak kullanmayı amaçladığını belirtti.

Suriye televizyonu, ordunun harekât birimine dayandırdığı haberinde, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “kapalı askerî bölge” ilan edildiğini ve saat 18.30’dan itibaren “ikinci bir duyuruya kadar” tam sokağa çıkma yasağı uygulandığını bildirdi. Harekât birimi, mahalledeki sivillere pencerelerden uzak durmaları, alt katlara inmeleri ve SDG mevzilerine yaklaşmamaları yönünde uyarıda bulundu.

Öte yandan SDG, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “Suriye hükümetine bağlı gruplar tarafından yoğun ve şiddetli bombardımana maruz kaldığını”, hükümet güçlerinin tanklarla ilerlemeye çalıştığını ve buna karşı “şiddetli ve sürekli bir direniş” gösterdiklerini savundu.

Ordu daha önce, sivillerin Şeyh Maksud’dan çıkışı için yerel saatle 16.00–18.00 (13.00–15.00 GMT) arasında bir geçiş noktası açıldığını, SDG savaşçıları ise “silah bırakma” çağrısı yapıldığını duyurmuştu. AFP muhabiri, Şeyh Maksud yakınlarında bazı sivillerin mahalleden ayrıldığını gözlemledi.

SDG güçleri, günün erken saatlerinde, Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini açıklamıştı. Yetkililer, ateşkes kapsamında bu bölgelerin saatler içinde tahliye edileceğini duyurmuştu.

Suriye Savunma Bakanlığı, Cuma günü şafak vakti yaptığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini, silahlı grupların bu saatten itibaren en geç 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri gerektiğini bildirdi. Açıklamada, militanların yalnızca hafif bireysel silahlarını taşıyabilecekleri, Suriye ordusunun ise “güvenli şekilde refakat ve kuzeydoğu bölgelerine ulaşana kadar tam güvenlik sağlama” taahhüdünde bulunduğu belirtildi.

Salı günü, Halep’teki Kürt ağırlıklı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde hükümet güçleri ile Kürt güçler arasında çıkan şiddetli çatışmalarda 21 kişi hayatını kaybetmiş, taraflar olayların sorumluluğu konusunda birbirini suçlamıştı. Gelişmeler, Mart ayında imzalanan ve Kürt özerk yönetimine bağlı kurumların Suriye devleti çatısı altında birleştirilmesini öngören anlaşmaya rağmen, Şam ile SDG arasındaki müzakerelerin tıkanması ortamında yaşanıyor.


SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
TT

SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bugün yaptıkları açıklamada, yetkililerin ateşkes kapsamında saatler içinde tahliye edileceklerini duyurmasına rağmen Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini bildirdi. Söz konusu ateşkes, günler süren kanlı çatışmaların ardından sağlanmıştı.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye Halk Meclisi tarafından yayımlanan açıklamada, “Şam hükümeti güçlerinin halkımıza ve güvenlik güçlerimize yaptığı çağrı bir teslimiyet çağrısıdır. Ancak bu mahallelerdeki halkımız, yaşadığı yerlerde kalma ve onları savunma konusunda kararlıdır” denildi. Açıklamada ayrıca, “Mahallelerimizde kalma ve onları savunma yönünde kararımızı aldık” ifadesine yer verildi.

ı8
Suriye'nin kuzeyindeki Halep şehrinde, Şeyh Maksud mahallesine girmek ve SDG milislerini iki bölgeden tahliye etmek için sıraya giren otobüsler, 9 Ocak 2026... (AFP)

Halep’teki yerel yetkililer bugün erken saatlerde yaptıkları açıklamada, kentte kuşatma altında bulunan SDG  milislerinin saatler içinde Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelere nakledileceğini duyurmuştu.

Halep Valiliği Basın Müdürlüğü tarafından yayımlanan açıklamada, ‘Savunma Bakanlığı’nın günler süren kanlı çatışmaların ardından ateşkes ilan etmesinin akabinde, önümüzdeki saatlerde SDG unsurlarının hafif bireysel silahlarıyla birlikte Fırat’ın doğusuna nakledileceği’ belirtildi. Açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürt güçleri ile hükümet güçleri arasında yaşanan çatışmaların binlerce sivili yerinden ettiği kaydedildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise bugün şafak vakti yayımladığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini bildirdi. Açıklamada, mahallelerdeki silahlı gruplardan ateşkesin başlamasından itibaren cuma sabahı saat 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri istendi. Bakanlık, silahlı unsurların yalnızca hafif bireysel silahlarını yanlarına alarak ayrılabileceklerini belirterek, Suriye ordusunun ‘kendilerine eşlik etmeyi ve ülkenin kuzeydoğusundaki bölgelere güvenli şekilde ulaşmalarını sağlamayı taahhüt ettiğini’ duyurdu.

dfrgthy
Suriye iç güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile şiddetli çatışmaların ardından 8 Ocak 2026 günü geç saatlerde Halep'in Eşrefiye mahallesine girerken sokakları güven altına alıyor. (AFP)

Yetkililer, söz konusu adımın ‘bu mahallelerdeki askerî durumu sona erdirmeyi, hukukun ve resmî kurumların yeniden tesis edilmesini sağlamayı, ayrıca evlerinden zorla ayrılmak zorunda kalan sivillerin geri dönerek güven ve istikrar ortamında normal hayatlarına dönmelerine imkân tanımayı’ amaçladığını açıkladı.

Açıklamada, herkesin güvenliğinin sağlanması ve sahada herhangi bir sürtüşmenin önlenmesi için belirlenen süreye titizlikle uyulması çağrısında bulunulurken, silahlı grupların mahallelerden Suriye’nin kuzeydoğusuna çıkışının, iç güvenlik güçleri ile Suriye ordusundaki operasyonlar biriminin koordinasyonunda düzenleneceği bildirildi.

Öte yandan Suriye ordusuna bağlı birliklerin, açıklamadan saatler önce Halep’te SDG’nin kontrolünde bulunan mahallelerden biri olan Eşrefiye’nin büyük bölümünde kontrolü sağladığı belirtildi. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, Eşrefiye mahallesinin “güvenli hale geldiğini, diğer eksenlerde de ilerlemenin sürdüğünü” söyledi. Sözcü ayrıca, SDG güçlerinin evleri ve iş yerlerini mayınladığını belirterek, bakanlık birliklerinin Eşrefiye mahallesini mayınlardan arındırmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.