Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun yankısını bastırdı

Çatışan tarafların kendi çıkarları için yıllarca siyasi olarak sömürdükleri petrol sorununa son verecek bir adım atıldı

Ortak Askeri Komite’nin heyetleri arasında imzalanan anlaşmalar, Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması sürecinin başladığının duyurulmasıyla yürürlüğe girdi (AFP)
Ortak Askeri Komite’nin heyetleri arasında imzalanan anlaşmalar, Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması sürecinin başladığının duyurulmasıyla yürürlüğe girdi (AFP)
TT

Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun yankısını bastırdı

Ortak Askeri Komite’nin heyetleri arasında imzalanan anlaşmalar, Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması sürecinin başladığının duyurulmasıyla yürürlüğe girdi (AFP)
Ortak Askeri Komite’nin heyetleri arasında imzalanan anlaşmalar, Libya'da Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması sürecinin başladığının duyurulmasıyla yürürlüğe girdi (AFP)

Zayid Hediyye
Tunus'un ev sahipliğini yaptığı Libya Siyasi Diyalog Forumu, geçiş aşamasını yönetmek için yeni bir başkanlık konseyi ve bir ulusal birlik hükümetinin kurulmasına yönelik başlıca hedeflerine ulaşmadan,  başkanlık ve parlamento seçimlerinin yapılması konusunda uzlaşıya varılarak sona erdi. Ancak ardında Libya’da büyük bir yankı bıraktı. Bir yanda forumun sonuçlarının genel bir hayal kırıklığı yarattığını düşünenler ile diğer yanda elde edilen birkaç kazanımı övenler arasında derin anlaşmazlıklar çıktı.
Askeri komisyonlar ise bocalayan siyasi çözüm yolunun aksine, birkaç hafta önce Cenevre ve Gadames'te yaptıkları verimli diyalog toplantılarında elde ettikleri anlaşmaları uygulamak için her gün yeni bir olumlu adım atıyorlar. Bunlardan sonuncusu, çatışan tarafların kendi çıkarları için yıllarca siyasi olarak sömürdükleri petrol sorununu kökten sona erdirecek olan Petrol Tesisleri Muhafızlarının tek çatı altında toplanması sürencin başladığının duyurulmasıydı.

Askeri yolda yeni başarı
Halk arasında Tunus'taki Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun sonuçlarından kaynaklanan hayal kırıklığı yaşanırken, askeri komiteler, Birleşmiş Milletler (BM) liderliğindeki müzakere sürecinin, ülkeyi ve kurumlarını birleştirmede, krizi ve krizin ülkedeki genel duruma yönelik siyasi, ekonomik ve güvenlik düzeyindeki olumsuz yansımalarını sona erdirilebileceğine dair umut vermeye devam etti.
BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Temsilcisi Stephanie Williams’ın Petrol Tesisleri Muhafızları’nın tek bir çatı altında toplanması sürecinin başladığını duyurması, umutları yeşertti. Williams, Libya'nın orta kesimlerinde ‘Petrol Hilali’ adı verilen bölgedeki liman kenti Brega’da düzenlediği basın toplantısında, petrol üretiminin önümüzdeki yıl başlayacağını, bununla birlikte bir petrol sahasını korumak için model olarak bir ön projenin yürürlüğe koyulacağını’ açıkladı.
Williams açıklamasında, Sirte'de toplanan Askeri Komite üyelerinin, ağır askeri teçhizatları bölgeden çekmeyi ve burayı mayınlardan temizlemeyi kabul ettiklerini’ belirtirken BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Askeri Komite’nin kararlarını güçlendirme konusunu görüşmek üzere üç gün sonra toplanacağını ve gelişmelerin bir özetini kendisine sunacağını’ açıkladı. Williams, “BM ve uluslararası toplum tarafından desteklenen Libya’daki üç diyalog yolu ile ilgili çok yakında BMGK’da net bir tutuma şahit olacaksınız” dedi.

Ulusal Petrol Şirketi (NOC) Başkanı Mustafa Sanallah, yeni koruma gücünün belirli kriterlere göre sivil ve askeri bir yapıdan oluşturulacağını ve petrol tesislerinin güvenliğini üç ayrı güvenlik birimi tarafından sağlanacağını açıkladı. Petrol Tesisleri Muhafızlarının idari olarak NOC’a bağlı olacağını belirten Sanallah, teknisyen ve uzmanların yanı sıra çalışmalarını kolaylaştırmak için gerekli tüm modern teknolojileri ve lojistik ihtiyaçları sağlayacak askeri ve sivil personelin de şirket bünyesinde yer alacağını vurguladı. Sanallah, çalışanların ve petrol tesislerinin en iyi şekilde korunmalarının ve üretim sürecinin istikrarının sağlanmasının, yabancı yatırımcıların ve firmaların ülkedeki çalışmalarına geri dönmelerine teşvik edeceğini ve sadece gelirlerin artması beklenen petrol sektöründe değil, yerel ekonomiyi canlandıracak hizmet sektörlerine de katkı sağlayacağını’ söyledi.

Tunus’taki Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun yankıları
Libya’da, Tunus’un ev sahipliğinde yapılan ve gündemindeki en önemli konularda sonuca varılamadan sona eren Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun nihai sonuçları ile ilgili yoğun bir tartışma yaşanıyor. Tartışma, önümüzdeki yıl 24 Aralık'ta yapılması planlanan genel seçimlere kadar ülkeyi geçiş aşamasına taşıyacak yürütme organlarının oluşturulması etrafında gerçekleşiyor.
Yorumların çoğu Libya’yı yakından takip eden gözlemcilerinden gelse de, forumun en azından birkaç uzlaşıyla sonuçlanmış olması memnuniyetle karşılandı.
Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin (UMH) Başkanı Fayiz es-Serrac, Libya Siyasi Diyalog Forumu katılımcılarının seçimlere dair bir tarih belirleme konusunda uzlaşıya varmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Serrac ayrıca, Yüksek Seçim Komisyonu'na işini verimli ve profesyonel bir şekilde yapmasını sağlamak için mevcut tüm kaynakları kullanarak bir miktar fon tahsis edildiğini duyurdu.
UMH Başkanı Serrac yaptığı açıklamada, son olarak 29 Haziran’da yaptığı, halkın tüm bileşenlerini ve kesimlerini temsil eden bir forumun toplanması, uygun bir anayasal temelin tartışılması, eşzamanlı başkanlık ve parlamento seçimlerinin yapılması ve tüm bunları BM’nin denetlemesi, lojistik ve güvenlik konularında gerekli düzenlemeleri yapması çağrısında olduğu gibi vatandaşların taleplerini karşılayan bu yaklaşımı tamamen desteklediğini vurguladı.
Müslüman Kardeşler’in Libya’daki siyasi kolu Adalet ve İnşa Partisi Genel Başkanı İyad Muhammed es-Savan, Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun sonuçlarına övgüde bulundu. Savan geriye kalan konularda da uzlaşıya varılacağı ve bir sonraki turda bu konulardaki çalışmaların tamamlanacağı konusundaki iyimserliğini dile getirdi.

Washington memnuniyetle karşıladı
ABD’nin Trablus Büyükelçiliği de 16 Kasım Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Libya’da seçimlerin önümüzdeki yılın sonunda yapılmasına ilişkin anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Açıklamada, “Bu seçimler, tüm Libyalıların ülke yönetimini seçme konusunda egemenlik haklarını kullanmalarını sağlayacak” ifadeleri yer aldı.
Büyükelçilik açıklamada ayrıca, ‘Libya Siyasi Diyalog Forumu katılımcılarının ülke yönetiminin nasıl iyileştirileceği ve söz konusu seçimlerden önce nasıl hizmet sağlanacağı konusunda fikir birliği arayışındaki samimi ve sürdürülebilir çabalarına’ övgüde bulundu.

Yönetimi ele geçirmek için verilen yozlaşmış bir mücadele
Diğer yandan Libya’nın eski İçişleri Bakanı Aşur Şuveyl, Libya Siyasi Diyalog Forumu’nu eleştirerek, forumun büyük bir siyasi yolsuzluğun olduğunu ortaya çıkardığını, siyasi çatışmanın bilinmeyen bir geleceğe doğru yöneldiğini, devletin kendi işlerini yönetemeyen ve sorunlarını kendi başına çözemeyen başarısız bir yapı haline geldiğini gösterdiğini söyledi. Forumda devletin üst düzey kurumlarını kapmak için verilen mücadelenin eşi-benzeri görülmemiş bir yolsuzluk aşamasına ulaştığını öne süren Şuveyl, “Ülkenin sessiz çoğunluğu (halk) olan gerçek paydaşların gıyabında bir şeyler elde etme hırsı, sınırlı bir geçiş dönemi için de olsa güç kazanma noktasına kadar ulaşmıştır” şeklinde konuştu.
Libya'daki krizin gerçek çözümünün yine Libya’nın kendisinin bulması gerektiğini düşünen Şuveyl, "Bu büyüklükte bir dış müdahalenin varlığıyla ve açgözlü siyasal İslamcıların iktidara gelmesiyle mevcut koşullar düzelmeyecektir” dedi.
Libyalı araştırmacı ve akademisyen Faraj Aljarih ise “Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun yetersiz sonuçlarını nasıl kutluyorlar?” diyerek bu durum karşısındaki şaşkınlığını ifade etti.
Aljarih şöyle devam etti:
“Bir ulusal birlik hükümeti ve bir başkanlık konseyi oluşturmak amacıyla düzenlenen forumda, altı gün boyunca yapılan diyalog ve tartışmalarda tek bir anlaşmaya varılamamış, bu konuda oluşturulacak mekanizmalar, yapılacak çalışmalar ve adaylık kriterleri hakkında bir görüş dahi ortaya koyulamamış olmasına rağmen forum nasıl başarılı sayılıyor? Forum süresinde yaşananlar ve toplantı salonundan sızanlar, Libyalı tarafların bir kez daha siyasi iklimi zehirlemeye çalışan dış taraflarca yönlendirildiğini gösteriyor. Cenevre’deki müzakerelerin, herhangi bir anlaşmaya varılamadan, Nahda Hareketi ve Türk istihbarat birimlerinin gözetimi altında olması için Tunus’a taşınmasında siyasal İslamcı akımlar doğrudan bir rol oynadılar. Bu akımlar, Cenevre’deki müzakerelerin son aşamalarında katılımcılara bir takım direktifler vererek, diyalogun engellenmesinde ve ulaşılabilecek her türlü uzlaşıyı sabote etme konusunda önemli bir rol oynadılar ve sonuç böyle oldu.”



Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), dün yaptığı açıklamada, ülkenin bazı bölgelerinde devam eden şiddetli çatışmalara rağmen üç milyondan fazla yerinden edilmiş Sudanlının evlerine döndüğünü bildirdi.

Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yıkıcı bir savaşın içine sürüklenmiş durumda; bu savaş on binlerce insanın ölümüne ve ciddi bir insani krize yol açtı.

Çatışmalar, yaklaşık 14 milyon insanı ülke içindeki veya dışındaki bölgelere kaçmaya zorladı.

Örgüt, bir raporda, Kasım 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 3,3 milyon Sudanlının evlerine döndüğünü tahmininde bulundu.

Geri dönenlerin sayısı, 2024 yılının sonlarında ülkenin merkezinde HDK’ne karşı düzenlenen büyük çaplı ordu saldırısının ardından arttı. Bu saldırı, Hartum'un Mart 2025'te geri alınmasını sağladı ve birçok ailenin geri dönmesine neden oldu.

dfrgt
Çad'ın doğusundaki el Faşir'den Sudanlı mülteci çocuklar, 22 Kasım 2025'te yerinden edilmiş kişiler için kurulan geçici bir kampta yemek yiyorlar (Reuters)

IOM, geri dönenlerin dörtte üçünden fazlasının ülke içinde yerinden edilmiş kişiler olduğunu bildirdi. Şarku’l Avsat’ı IOM’dan aktardığına göre Hartum, yaklaşık 1,4 milyon kişi ile en yüksek geri dönüş sayısını kaydetti, onu yaklaşık 1,1 milyon kişinin geri döndüğü el Cezire eyaleti izledi.

Bu ayın başlarında, ordu destekli hükümet, yaklaşık üç yıl boyunca doğudaki Port Sudan kentinden faaliyet gösterdikten sonra başkente dönme niyetini açıkladı.4

Hartum ve ülkenin orta ve doğusunda ordunun kontrolündeki diğer şehirlerde nispeten sakin bir ortam hakim olsa da HDK özellikle altyapıyı hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ara sıra devam ederken, diğer bölgelerde çatışmalar sürüyor.


ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
TT

ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)

Teksas Valisi dün yaptığı açıklamada, eyaletin çalışanlarının Shein, Alibaba ve TP-Link gibi şirketlerin ürünlerini kullanmasını yasaklayacağını ve bu kararın Teksas sakinlerinin mahremiyetini Çin hükümetinden korumak için alındığını belirtti.

Reuters'a göre, Teksas Valisi Greg Abbott tarafından yapılan açıklamada, listeye e-ticaret platformu Temu ve pil şirketi Cattle'ın da dahil olduğu ifade edildi.

Abbott'ın yasağı, çalışanların devlet cihazlarında ve ağlarında bu şirketlerin “cihazlarını, yapay zekasını ve yazılımlarını” kullanmasını engelliyor.

Abbott'un yasağı, Çinli drone üreticisi UETech ve Çinli yapay zeka şirketi iFlytek'in ürünlerini de kapsamaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri ve Çin, uzun süredir devam eden ticaret ve teknoloji savaşında ekim ayında bir atılım gerçekleştirdi.


Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
TT

Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)

Suriye TV’ye konuşan bilgi sahibi bir kaynak, Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (ENKS), Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi’yi Suriye hükümetiyle askeri çatışma yoluna gitmemesi konusunda uyardığını ve bu seçeneğin Suriyeli Kürtler açısından ‘felaket’ olacağını vurguladığını açıkladı.

Kaynak, ENKS’nin bu seçeneği desteklemediğini SDG liderine açıkça ilettiğini, taraflar arasında pazar günü Haseke’de yapılan toplantıda son siyasi gelişmelerin ele alındığını belirtti.

Toplantıda ENKS, Suriye hükümetiyle askeri çatışmaya başvurulmasını reddettiğini yineleyerek, 18 Ocak 2026 tarihli anlaşmanın başarıya ulaşması için yerel, bölgesel ve uluslararası tüm çabaların SDG tarafından desteklenmesi ve anlaşmazlıkların müzakere ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynağa göre ENKS, ülkedeki doğu bölgelerinde gelinen noktadan SDG ile PYD’yi sorumlu tutarak, Kürtleri ilgilendiren hayati kararların bu iki yapı tarafından tek taraflı alınmasının mevcut duruma yol açtığını ifade etti.

xscdfvgh
Kamışlı'da Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milislerinin resmedildiği duvar resminin önünden geçen bir adam (Arşiv – AFP)

Kaynak, Mazlum Abdi’nin toplantı sırasında Şam ile varılan anlaşmanın başarıya ulaşmasını desteklediğini, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi amacıyla Washington, Paris ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) çabalarına destek verdiğini söyledi.

Diğer yandan Abdi’ye göre, ateşkesin korunması ve anlaşma maddelerinin uygulanmasında ilerleme sağlanması amacıyla Şam ile günün her saatinde temas sürdürülüyor.

Abdi, anlaşmanın bazı ayrıntılarının netleştirilmesi ve doğru şekilde anlaşılmasına ihtiyaç olduğunu belirterek, bunun Suriye’deki Kürt bölgelerinde SDG’nin elde ettiği kazanımların korunmasını güvence altına alacağını ifade etti. Kaynağa göre bu bölgeler Afrin ve Ayn el-Arab’dan (Kobani) Haseke’ye kadar uzanıyor.

Abdi dün Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna verdiği röportajda, Suriye hükümetiyle varılan ateşkes anlaşmasının ABD himayesinde gerçekleştiğini belirterek, Şam ile diyaloğun sürdüğünü ve başka ayrıntıların da görüşüleceğini söyledi.

Abdi, bu sürenin sona ermesinin ardından entegrasyon yönünde ciddi adımlar atılacağını ve anlaşma kapsamında Suriye ordusunun bölgeye girmeyeceğini dile getirdi.

Tüm tarafların askerileşmeden uzak, siyasi çözümler istediğini belirten Abdi, uluslararası gözetim altında Suriye hükümetiyle diyalog ve müzakere kanallarının halen açık olduğunu kaydetti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakanlığı cumartesi günü, geçtiğimiz salı günü ilan edilen ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeni mutabakatlara varılmasının ardından yürürlüğe giren kuzeydoğu Suriye’deki ateşkesin süresinin uzatıldığını duyurdu. SDG, söz konusu mutabakatlara bağlı kalacağını açıklamıştı.

Bakanlık, resmi hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun tüm operasyon bölgelerinde ateşkesin 24 Ocak tarihinden itibaren 15 gün süreyle uzatılacağını bildirdi.