LUO, Libya’da ateşkese olan bağlılığını yineledi

Tacura’daki Ömer Muhtar kampında eğitim gören UMH’ye bağlı unsurlar. (AFP)
Tacura’daki Ömer Muhtar kampında eğitim gören UMH’ye bağlı unsurlar. (AFP)
TT

LUO, Libya’da ateşkese olan bağlılığını yineledi

Tacura’daki Ömer Muhtar kampında eğitim gören UMH’ye bağlı unsurlar. (AFP)
Tacura’daki Ömer Muhtar kampında eğitim gören UMH’ye bağlı unsurlar. (AFP)

Mareşal Halife Hafter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), kuvvetlerinin ateşkese bağlılığını yineleyerek yeni bir savaş başlatma niyetinde oldukları yönündeki haberleri yalanladı.
LUO’ya bağlı Ahlaki Rehberlik İdaresi Başkanı Tuğgeneral Halid el-Mahcub, kuvvetlerinin Cenevre Anlaşması’na, düzenlemelerine ve 5+5 toplantılarının sonuçlarına bağlı olduğunu ve Müslüman Kardeşler’in iddialarının geçerliliği olmadığını’ belirtti.
Mahcub, geçen çarşamba akşamı yaptığı açıklamada şunları söyledi:
 “Müslüman Kardeşler’in Libya’nın geleceğinde yer bulamayan milislerin ve kalıcı ateşkes anlaşmalarını engellemeye çalışanların ortaya atacağı hiçbir gerekçe yok. Uluslararası ve yerel olarak arananlar, yağma ve kaçakçılıktan geçimini sağlayanlar, organize suçları yönetenler karşılarında kendilerini bekleyen hukuku ve yargıyı bulacaklar. Devam eden mevcudiyetlerine karşı olan Libya halkına yaptıklarının  sonucu olarak onlar da yargılanacaklar.”
Diğer yandan Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı Savunma Bakanı Salah en-Nemruş, geçen çarşamba akşamı kendilerine bağlı askeri liderlerle yaptıkları görüşmede askeri kuruluşların ihtiyaçları üzerinde durulduğunu bildirdi. Nimruş, görüşmede ülkenin batısında, Misrata şehrindeki Hava Kuvvetleri Akademisi’nde faaliyetleri harekete geçirecek bazı zorlukların aşılmasının tartışıldığı bilgisini verdi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilci Vekili Stephanie Williams, Libya’daki durumun halen kırılgan ve tehlikeli olduğunu, yaşamsal standartlarda bozulmaların yaşandığını kaydetti. Williams, ülkenin ‘hizmet eksikliğinden, ekonomik gerilemeden, ciddi bankacılık krizinden, egemen ve mali kurumlarda bölünmelerden’ mustarip olduğunu ifade etti. Tüm bunların, çok sayıda insani yardıma muhtaç hale gelen sıradan Libya vatandaşlarını doğrudan etkilediğinin altını çizen Williams, geçen çarşamba akşamı Libya Çatışması Taraflarının Sanal Forumu’nun ikinci oturumunun sonunda yaptığı kapanış konuşmasında, ‘adaylık ve seçim mekanizmalarında dijital oylama yöntemlerinin kullanımına ilişkin katılımcıların dile getirdiği endişelere ve zorluklara’ değindi. Williams, diyalog sürecinde ilerlemenin gerekliliğine dikkati çekerken diyalogun katılımcılarına da ‘misyonun, birleşik yürütme otoritesi için aday gösterme ve seçme mekanizmasına ilişkin tartışmaları sonuçlandırarak şeffaflık ve gizliliği sağlayacak pratik bir çözüm sunma’ çağrısı yaptı.
Williams, askeri süreçte az da olsa ilerleme kaydedildiğini söylerken 5+5 Ortak Askeri Komite’nin Libya topraklarının tamamında ateşkese dair bir anlaşmaya varıldığına dikkat çekti. Yetkili, yoğun görüşmeler gerçekleştirdiği, 5+5 komitesine katılan subayların temel taleplerinden birinin de ‘siyasi diyalogun başarısı ve Libya kurumlarının birleştirilmesi’ olduğunu ifade etti.
 Stephanie Williams, ülkedeki mevcut durumla ilgili ise kötümserdi. “Ülkede yaşam standardı, hizmet eksikliği, ekonomik gerileme, şiddetli bankacılık krizi, Libya vatandaşlarını doğrudan etkileyen egemen ve mali kurumlardaki bölünmeler ile ilgili bir kriz yaşıyoruz” ifadesini kullandı.
Williams açıklamasında BM’nin 2021’de 1,3 milyon Libyalının yardıma muhtaç olmasını beklediğini ve ‘yardıma muhtaç olan Libyalıların sayısında önemli bir artışın görüldüğünü’ vurguladı. “Pratik adımların gerekli olduğu konusunda alarm verilmelidir” diyen Williams, Libya’nın güneyindeki insani krizin en şiddetli dönemini yaşadığını belirterek Tunus’taki foruma katılanlara da ‘ülkeyi kişisel çıkarlarının önüne koyma’ çağrısı yaptı.
Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih’in Moskova ziyareti devam ediyor. Salih, geçen çarşamba akşamı Devlet Duması Birinci Başkan Yardımcısı Alexander Zhukov, Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Leonid Slutsky ve bazı konsey üyeleriyle Libya ve bölgedeki koşulları, iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve iki meclis arasındaki ortak parlamento iş birliğini görüştüklerini açıkladı.
Zhukov, Libya’daki durumun istikrara kavuşmasıyla, Rusya- Libya desteğinin ve iş birliğinin parlamento düzeyinden pratik bir aşamaya taşınması yönündeki umutlarını dile getirdi. Salih’in savaşan tarafları birbirlerine yakınlaştırarak Libya’nın iç krizini çözme çabalarına da övgüde bulunan Zhukov, “Toplantıda, ülkede kan dökülmesine tamamen son verilmesinin gerekliliği ele alındı” dedi. Yetkili, siyasi diyalogun alternatifi olmadığına da dikkat çekti.
Libya Temsilciler Meclisi tarafından yapılan açıklamada, “Seçilmiş Libya Parlamentosu’nu destekliyoruz ve koronavirüs salgınıyla mücadele de dahil olmak üzere çatışmanın sona ermesinden sonra ülkedeki durumun istikrarını desteklemek için parlamento düzeyinde yardım sağlamaya hazırız” ifadeleri kullanıldı. Meclis, Devlet Duması’nın Libya konulu Berlin Konferansı sonuçlarına ve BM’nin 2510 sayılı ve 2020 tarihli kararına bağlılığını yineledi.



İsrail ordusu: Gazze Şeridi’ne kaçak mal sokulması sorunu güvenliğimiz için büyük bir tehdit

 İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)
İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)
TT

İsrail ordusu: Gazze Şeridi’ne kaçak mal sokulması sorunu güvenliğimiz için büyük bir tehdit

 İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)
İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne mal kaçakçılığı dosyasına ilişkin bir açıklama yayımladı. Söz konusu dosyada, İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Başkanı’nın kardeşi ile birlikte 14 kişinin daha şüpheli olarak yer aldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre, ordu tarafından dün yapılan açıklamada, “İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik kaçakçılık olgusunu devletin güvenliği açısından büyük bir tehdit olarak son derece ciddiyetle ele almaktadır. Bu faaliyetlere düzenli ya da yedek askerlerin karışması durumunda mesele daha da tehlikeli bir hal almaktadır” ifadelerine yer verildi.

İsrail savcılığı ise Şin-Bet Başkanı’nın kardeşi hakkında, Gazze Şeridi’ne sigara kaçırdığı iddiasıyla ‘savaş zamanında düşmana yardım etmek’ suçlamasıyla dava açtı.

İddianamede, Zini’nin askerî istihbarata bağlı Birim 8200’de tanıdıkları bulunduğu ve bu kişilerin ‘bilgilerin sistemde görünmemesini sağlamaya yardımcı olabileceği’ öne sürüldü.

Ordu tarafından yapılan açıklamanın devamında, “Merkez Mahkeme’ye sunulan iddianamede Birim 8200’den bir kişinin şüpheli olarak yer aldığına dair iddialar üzerine, ordunun söz konusu olaydan bilgisi olmadığını bir kez daha teyit ederiz” denildi.

 İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)

Dün yayımlanan iddianameye göre, Bezalel Zini’nin, Hamas’ın sigara ve tütün ürünlerini fahiş fiyatlarla yeniden satarak kâr elde edebileceğinin farkında olduğu öne sürüldü.

50 yaşındaki Zini’nin, toplam 365 bin şekel (yaklaşık 117 bin dolar) karşılığında 14 koli sigara kaçırdığı iddia edildi. Şin-Bet’in kısa süre önce göreve atanan Başkanı David Zini’nin ise dosya kapsamında herhangi bir usulsüzlüğe karıştığından şüphelenilmediği belirtildi.

Söz konusu suçlamaların, Gazze’ye lüks iPhone modelleri, otomobil yedek parçaları ve diğer elektronik ürünler de dahil olmak üzere çeşitli malların kaçakçılığını yaptığı öne sürülen, 20’den fazla kişiyi kapsayan daha geniş bir iddianameler dizisinin parçası olduğu kaydedildi.


Birleşmiş Milletler: Batı Şeria'da geçen ay yerleşimci saldırıları nedeniyle en yüksek yerinden edilme oranı görüldü

İsrailli yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da 31 Ocak 2026'da haftalık devriye sırasında nöbetteki İsrail askerlerini izliyor (Reuters)
İsrailli yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da 31 Ocak 2026'da haftalık devriye sırasında nöbetteki İsrail askerlerini izliyor (Reuters)
TT

Birleşmiş Milletler: Batı Şeria'da geçen ay yerleşimci saldırıları nedeniyle en yüksek yerinden edilme oranı görüldü

İsrailli yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da 31 Ocak 2026'da haftalık devriye sırasında nöbetteki İsrail askerlerini izliyor (Reuters)
İsrailli yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da 31 Ocak 2026'da haftalık devriye sırasında nöbetteki İsrail askerlerini izliyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler dün yaptığı açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin saldırıları ve tacizleri nedeniyle ocak ayında yaklaşık 700 Filistinlinin yerinden edildiğini bildirdi. Bu rakam, Gazze’deki savaşın iki yıldan fazla süre önce başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek aylık seviye oldu.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) çeşitli BM kuruluşları tarafından toplanan verilere dayandırdığı rakamlara göre, geçen ay en az 694 Filistinli evlerinden zorla çıkarıldı.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, ocak ayının sonlarına doğru yerleşimci şiddetinin Batı Şeria’daki zorla yerinden edilmelerde başlıca etken haline geldiğini belirtti.

Ocak ayında yerinden edilme vakalarında özellikle belirgin bir artış yaşandı. Bunun başlıca nedeni, Ürdün Vadisi’nde bulunan Ras Ayn el-Auca topluluğunun tamamen boşaltılması oldu. Aylar süren tacizlerin ardından 130 aile evlerini terk etmek zorunda kaldı. 

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Bedevi topluluğu sakinlerinden Ferhan el-Cehalin yaptığı açıklamada, “Bugün yaşananlar, son iki yıldır gece gündüz süren yerleşimci saldırıları nedeniyle topluluğun tamamen çöküşüdür” ifadelerini kullandı.

İsrailli sivil toplum kuruluşu Barış Şimdi (Peace Now) tarafından 2025 yılında yayımlanan bir rapora göre, İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria’da yerleşimciler, Filistinli toplulukların kullandığı tarım arazilerinde fiilî hâkimiyet kurmak amacıyla hayvancılığı bir araç olarak kullanıyor ve Filistinlilerin bu alanlara erişimini kademeli olarak engelliyor.

Raporda, Filistinlileri bölgeden ayrılmaya zorlamak için yerleşimcilerin taciz, yıldırma ve şiddete başvurduğu; bunun ise “İsrail hükümeti ve ordusunun desteğiyle” gerçekleştiği belirtildi.

İsrail güçleri, 2 Şubat 2026'da Batı Şeria'daki Nablus'un kuzeybatısında bulunan Filistin köyü Burka'da askeri bir operasyon sırasında, (EPA)İsrail güçleri, 2 Şubat 2026'da Batı Şeria'daki Nablus'un kuzeybatısında bulunan Filistin köyü Burka'da askeri bir operasyon sırasında, (EPA)

Batı Şeria’yı koruma amacıyla faaliyet yürüten ve yerinden edilme riski altındaki Filistinli topluluklara destek veren sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Batı Şeria Koruma Koalisyonu'nun Direktörü Allegra Pacheco AFP’ye yaptığı açıklamada, “Filistin denildiğinde tüm gözler Gazze’ye çevriliyor; oysa Batı Şeria’da süregelen bir etnik temizlik yaşanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Batı Şeria’daki Filistinliler, İsrail ordusunun ruhsatsız inşa edildiğini öne sürdüğü ev ve yapıları yıkması nedeniyle de yerinden ediliyor.

OCHA verilerine göre ocak ayında 182 Filistinli, evlerinin yıkılması nedeniyle göç etmek zorunda kaldı.

İsrail’in ilhak ettiği Doğu Kudüs hariç tutulduğunda, Batı Şeria’da uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşimler ve karakollarda yarım milyondan fazla İsrailli yaşarken, bölgede yaklaşık üç milyon Filistinli bulunuyor.

Birleşmiş Milletler, yalnızca ekim ayında Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarında rekor düzeyde 260 vaka kaydetti.

İşgal altındaki Batı Şeria’da şiddet, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’in güneyine düzenlediği saldırının ardından Gazze’de başlayan savaşla birlikte belirgin biçimde arttı.

Bu tarihten beri, Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, aralarında silahlı kişilerinin de bulunduğu en az bin 35 Filistinli, İsrail ordusu ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.

Aynı dönemde, İsrail’in resmî verilerine göre aralarında askerlerin de bulunduğu en az 45 İsrailli, Filistinlilerin düzenlediği saldırılarda ya da İsrail askerî operasyonları sırasında hayatını kaybetti.


İngiltere'nin Sudan savaşındaki her iki tarafa da uyguladığı yaptırımlar

İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, 3 Şubat'ta Çad'ın Adré kasabasında yerinden edilmiş Sudanlı kadınlarla görüştü (DPA)
İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, 3 Şubat'ta Çad'ın Adré kasabasında yerinden edilmiş Sudanlı kadınlarla görüştü (DPA)
TT

İngiltere'nin Sudan savaşındaki her iki tarafa da uyguladığı yaptırımlar

İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, 3 Şubat'ta Çad'ın Adré kasabasında yerinden edilmiş Sudanlı kadınlarla görüştü (DPA)
İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, 3 Şubat'ta Çad'ın Adré kasabasında yerinden edilmiş Sudanlı kadınlarla görüştü (DPA)

İngiltere dün Sudan ordusunun ve Hızlı Destek Kuvvetleri'nin üst düzey liderlerinin yanı sıra aralarında bir kadının da bulunduğu Kolombiyalı üç kişiyi hedef alan yaptırımlar uyguladı.

Yeni listede, hükümet yanlısı Sudan Kalkanı Kuvvetleri komutanı Ebu Akile Kikil; Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) saha komutanı Hüseyin Berşam; ve mali danışman Mustafa İbrahim Muhammed, ciddi insan hakları ihlalleri nedeniyle yer aldı.

Yaptırımlar ayrıca, "Kolombiya ordusunun eski mensuplarını HDK’de eğitim ve savaşma" faaliyetlerine karışmaları nedeniyle üç Kolombiyalıyı da hedef aldı.

Bu arada, Şarku’l Avsat’ın Bloomberg'ten aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve bu hedefe ulaşmaya çok yakın olduğunu söyledi.

Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos da Sudan için kapsamlı barış planının ilgili tarafların onayının alınmasının ardından BM Güvenlik Konseyi'ne sunulacağını açıkladı.