Tanca’daki Libya Siyasi Diyalog Forumu ikinci turu tamamlandı

Libyalı Milletvekili Aişe Şalabi, 1 Aralık akşamı Tanca diyaloğunun kapanış açıklamasını okuyor. (Şarku’l Avsat)
Libyalı Milletvekili Aişe Şalabi, 1 Aralık akşamı Tanca diyaloğunun kapanış açıklamasını okuyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Tanca’daki Libya Siyasi Diyalog Forumu ikinci turu tamamlandı

Libyalı Milletvekili Aişe Şalabi, 1 Aralık akşamı Tanca diyaloğunun kapanış açıklamasını okuyor. (Şarku’l Avsat)
Libyalı Milletvekili Aişe Şalabi, 1 Aralık akşamı Tanca diyaloğunun kapanış açıklamasını okuyor. (Şarku’l Avsat)

Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) himayesinde düzenlenen Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun (LPDF) ikinci turu Fas’ın Tanca kentinde tamamlandı.
Trablus’tan 13 Libya Devlet Yüksek Konseyi temsilcisi ile Tobruk’tan 13 Temsilciler Meclisi temsilcisinin katıldığı LPDF ikinci turu Libya devlet yapısının yeniden birleştirilmesi, siyasi süreç takviminin belirlenmesi gibi gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından sonlandı.
Her iki taraf da ikinci tur müzakerelerde Libya Siyasi Anlaşması ve ilgili Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarında öngörülen mekanizmalara göre çalışmaya bağlılıklarını yinelediler.
Fas’ın Tanca şehrindeki Hilton el-Houara otelinde düzenlenen ikinci tur diyaloğun sonunda Libya krizinin tarafları, 1 Aralık’ta yayınladıkları bildiride, “doğrudan toplantıların yoğunlaştırılması, diyaloğun devlet kurumlarının birleşmesini engelleyen konuları ele almak için etkili ve şeffaf bir araç olarak benimsenmesi, bölünmenin sona erdirilmesi ve dış müdahalelerin durdurulması” gerekliliğine vurgu yaptı.
Aynı şekilde Libyalıların arzuladığı sivil demokratik devleti inşa etme bağlılıklarını dile getiren taraflar, son yıllarda bu yolda önemli fedakarlıklar gerçekleştirdiklerini belirtti.
İlgili Libyalı kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Tanca diyaloğuna katılan temsilcilerin, uzun bir süre sonra Temsilciler Meclisi için toplantı yapmak üzere bugün Libya’nın Cezayir sınırındaki Gadames şehrine gideceğini belirtti.
Aynı kaynaklar, milletvekillerinin bu sabah Tanca’dan ayrıldığını ve öğleden sonra Libya’ya dönüp Gadames’te bir araya gelmeyi beklediklerini söyledi.
Tanca diyaloğu katılımcıları, ‘devlet otoritesini tüm Libya toprakları üzerinde genişletme, ulusal uzlaşı ve geçiş dönemi adaleti başlatma, ülke içinde ve dışında yerinden edilmiş kişilerin onurlu ve güvenli şekilde evlerine geri dönmesini sağlama gerekliliğine’ dikkati çekerken, tüm zarar görenlerin yasalara uygun şekilde tazminat haklarının bulunduğunu dile getirdi.
Katılımcılar ayrıca, UNSMIL’in ‘anayasal yetkilerin uygulanması ve geçiş aşamalarını sona erdirmekle, ayrıca kalıcı bir anlaşmaya ulaşmak ve adalet- hukuk devleti altında istikrarı sağlamak için genel seçimler yapmakla sonuçlanacak olan Libya’daki çatışmayı ve bölünmeyi sona erdirme’ çabalarını desteklemeye kararlı olduklarını beyan ettiler.
Açıklamada, 2015 yılında Libya diyaloğunu kucaklayan Fas Krallığı’nın çabalarının, Suheyrat, Bouznika ve şimdi de birkaç gün önce Libya Temsilciler Meclisi’nin bir toplantısına ev sahipliği yapan Tanca’da iyi bir etki oluşturduğu belirtildi. Şu an Tanca, Devlet Yüksek Konseyi ve Temsilciler Meclisi diyalog heyetlerinin toplantısına ev sahipliği yapıyor. Toplantıda ise ‘bağımsız kurumları birleştirmek amacıyla siyasi anlaşmanın 15. maddesinin uygulanmasına ilişkin son dönemde iki meclis tarafından varılan mutabakatların nasıl uygulanacağı’ ele alınıyor.
Yapılan açıklamada, iki diyalog grubundan, bu amaçla birkaç gün içerisinde çalışmalarına başlayacak küçük bir çalışma grubunun oluşturulduğu ifade edildi. Aynı şekilde UNSMIL “hazırlık aşamasında yürütme otoritesine üst düzey yetkililer seçme mekanizmalarına ilişkin” önerileri ele alındı.
Diyalog heyetleri, Libya siyasi diyaloğunun toplu olarak bir genel kurulda seçim için oy kullanması şartıyla, her bölgenin meclisinin her pozisyon için birden fazla aday gösterme fırsatına sahip olması amacıyla şeffaf, adil ve dengeli bir mekanizma seçme gerekliliğine vurgu yaptı.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.