Bahreyn Katar’a karşı yeni deniz gücü kurduhttps://turkish.aawsat.com/home/article/2684376/bahreyn-katar%E2%80%99-kar%C5%9F%C4%B1-yeni-deniz-g%C3%BCc%C3%BC-kurdu
Bahreyn İçişleri Bakanlığı, kara sularında görev yapacak “silahlı bir genel kolluk kuvveti” kurulduğunu duyurdu
Manama / Şarku’l Avsat
TT
TT
Bahreyn Katar’a karşı yeni deniz gücü kurdu
Bahreyn İçişleri Bakanlığı, sahil güvenlik teşkilatı bünyesinde kara sularında görev yapacak silahlı bir genel kolluk kuvveti kurulduğunu açıkladı. Böylece söz konusu kolluk kuvveti istenilen yer ve zamanda sahip olduğu güç ile tehlike anında harekete geçebilecek. Bakanlığın açıklamasına göre bu adım, Bahreyn sahil güvenlik polisinin Katar sahil güvenlik devriyeleri tarafından provokasyonlara ve tehditlere maruz kalması sebebiyle atıldı.
Katarlı yetkilileri, Bahreyn vatandaşlarının haklarını ihlal etmekle itham eden Bahreyn İçişleri Bakanlığı resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Katar sahil güvenlik devriyelerinin, sahil güvenlik polisimize yönelik tacizleri kesinlikle kabul edilemez. Katar sahil güvenlik devriyelerinin sahil güvenlik polisimize yönelik tacizi, Katar’ın Bahreyn vatandaşlarını hedef alan politikalarının bir uzantısıdır. Bahreyn vatandaşlarının geçim ve rızık teminini etkileyen tüm ihlallerden Katar tarafı yasal sorumluluk taşımaktadır. Bahreyn halkı Katarlı yetkililerden bu eylemleri beklemiyor. Katar'ın davranışı Bahreyn vatandaşlarını hedef alıyor ve geçim kaynaklarını kısıtlıyor. Katar politikaları, ülkelerini birbirine bağlayan özel ilişkilere ve ortak kader inancına dayanan Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) ilkelerini yansıtmamaktadır.
Bahreyn, bu ayın başlarında, Katar'ın "Deniz Manevrası" tatbikatını sona erdirmesinin ardından kendilerine ait iki sahil güvenlik botunu durdurduğunu açıkladı. Bahreyn İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Katar sahil güvenlik devriyeleri iki botumuzu kara sularında taciz etti, ardından botlarımız bu tacize karşılık verdi. Katar sahil güvenlik devriyeleri botlarımızı alıkoydu ve silah kullanmakla tehdit etti. Ardından botlarımızın operasyon odasıyla iletişim kurmalarını engelledi.”
İran saldırıları Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'ü hedef aldıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5295288-i%CC%87ran-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1-bahreyn-kuveyt-ve-%C3%BCrd%C3%BCn%C3%BC-hedef-ald%C4%B1
İran saldırıları Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'ü hedef aldı
Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
İran Devrim Muhafızları Ordusu, bu sabah yaptığı açıklamada, Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri üslerini ve noktalarını hedef aldığını duyurdu.
İran resmî haber ajansı İRNA'nın Devrim Muhafızları kaynaklı aktardığı açıklamalarda, Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü, Bahreyn'deki ABD insansız hava araçları (İHA) komuta merkezi ve Kuveyt'teki Ali es-Salim Hava Üssü'nün de aralarında bulunduğu bazı askeri hava üslerine yönelik saldırılar düzenlendiği bildirildi.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Bahreyn'de, ABD'nin İran'a yönelik son hava saldırılarının ardından hava saldırısı sirenleri çaldı.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, "Sirenler devreye sokuldu. Vatandaşlardan ve ülkede yaşayanlardan sakin olmaları, en yakın güvenli bölgeye gitmeleri ve haberleri resmî kanallar aracılığıyla takip etmeleri istenmektedir" ifadelerini kullandı.
Kuveyt ordusu da silahlı kuvvetlerinin, Kuveyt hava sahası içindeki düşman hava hedeflerine karşı koyduğunu açıkladı.
Kuveyt Genelkurmay Başkanlığı, X üzerinden yaptığı açıklamada, "Duyulabilecek patlama sesleri, hava savunma sistemlerinin düşman saldırılarını engellemesi sonucu meydana gelmektedir. Herkesin yetkili kurumlar tarafından yayımlanan güvenlik ve emniyet talimatlarına uyması rica olunur" ifadelerine yer verdi.
Enerji, sanayi ve madencilikte entegrasyon... Suudi Arabistan'dan ulusal zenginliği artırmaya yönelik yeni adımhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5295126-enerji-sanayi-ve-madencilikte-entegrasyon-suudi-arabistandan-ulusal-zenginli%C4%9Fi
Enerji, sanayi ve madencilikte entegrasyon... Suudi Arabistan'dan ulusal zenginliği artırmaya yönelik yeni adım
Prens Abdülaziz bin Selman, başkent Riyad'daki ulusal fabrikalardan birini ziyareti sırasında. (SPA)
Prens Abdülaziz bin Selman'ın enerji bakanlığı görevini sürdürürken aynı zamanda Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı olarak atanması, Suudi Arabistan'ın en önemli üç ekonomik sektörünü daha güçlü şekilde entegre etme yönündeki yeni yaklaşımın göstergesi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre enerji, sanayi ve madenciliğin tek bakanlık çatısı altında toplanması, politika uyumunu hızlandıracak, yerel değer zincirlerinin güçlendirilmesini sağlayacak ve ekonomiyi çeşitlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 hedeflerine katkı sunacak.
Bu adım, enerji, sanayi ve madencilik sektörleri arasındaki güçlü bağdan kaynaklanıyor. Birbirini tamamlayan bu sektörler; enerji üretimiyle başlayıp maden kaynaklarının değerlendirilmesi, ardından doğal kaynakların katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve sanayinin yerlileştirilmesine kadar uzanan bütünleşik bir yapıyı oluşturuyor. Bu entegrasyonun Suudi ekonomisinin rekabet gücünü artırması, kaynak kullanımında verimliliği yükseltmesi ve daha çeşitli ile sürdürülebilir bir sanayi altyapısı oluşturması bekleniyor.
Şarku'l Avsat'a konuşan uzmanlar, söz konusu düzenlemenin ulusal stratejilerin sahada uygulanmasında yeni bir dönemi temsil ettiğini belirtti. Uzmanlar, Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı'nın bağımsız bir kurum olarak kurulması ve Ulusal Sanayi Stratejisi'nin hayata geçirilmesinden bu yana sektörün önemli dönüşümler yaşadığına dikkat çekti.
Uzmanlara göre yeni atama, temel ekonomik dosyaların tek elde toplanmasını sağlayarak politika uyumunu güçlendirecek ve değer zincirlerini Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda daha etkin hale getirecek.
Ekonomik çeşitlenme
Suudi Arabistan Şura Konseyi Üyesi Fadl bin Saad el-Buaynin, Vizyon 2030 kapsamında yürütülen ekonomik dönüşümün, ekonominin çeşitlendirilmesini ve bazı sektörlerin gayrisafi yurt içi hasıladaki payının artırılmasını hedefleyen aşamalı stratejilere dayandığını söyledi.
El-Buaynin'e göre ilk aşamalarda yasal altyapının tamamlanması, stratejik hedeflere ulaşacak yol haritasının oluşturulması ve uygulama sürecinin başlatılması ön plana çıktı. Bu süreçte birçok hedef planlanandan önce gerçekleştirildi.
El-Buaynin, "Bence eski Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender el-Hureyf önceki dönemde önemli rol üstlendi. Yasama, düzenleme ve uygulama alanlarında ciddi başarılar elde etti ve bakanlığı hedeflerine ulaşmış, en verimli döneminde devretti." dedi.
Suudi Arabistan'ın Ras el-Hayr Sanayi Şehri'ndeki fabrikalardan biri. (SPA)
Şarku'l Avsat'a yaptığı değerlendirmede El-Buaynin, mevcut aşamada ekonomik etkinin artırılması, Ulusal Sanayi Stratejisi'nin daha hızlı uygulanması ve enerji, madencilik ile sanayi sektörleri arasında daha güçlü uyum sağlanmasına odaklanıldığını belirtti.
El-Buaynin, bu üç sektörün ortak yönetim altında toplanmasının uygulama süreçlerini hızlandıracağını, karşılaşılan sorunların çözümünü kolaylaştıracağını ve daha geniş ekonomik fırsatların önünü açacağını ifade etti.
Şura Konseyi üyesi, "Sanayi ve madenciliğin enerji sektörüyle bütünleştirilmesinden doğacak kazanımların ötesinde, en büyük avantajlardan biri Prens Abdülaziz bin Selman'ın Suudi ekonomisinin kalbi niteliğindeki bu üç sektörden sorumlu olmasıdır. Prens, yalnızca yürütme alanında değil, düzenleyici ve yasal konularda da geniş deneyime sahip. Zorlukları fırsata çevirebilen, fikirleri uygulamaya dönüştürebilen ve birlikte çalıştığı ekipleri motive eden bir liderdir." diye konuştu.
Değer zincirinin bütünleşmesi
El-Buaynin, üç sektörün tek çatı altında toplanmasının özellikle madencilik alanında Ulusal Sanayi ve Madencilik Stratejisi'nin uygulanmasını hızlandıracağını söyledi.
Madencilik sektörünün ekonomiye katkısını önemli ölçüde artırabilecek büyük potansiyele sahip olduğunu belirten El-Buaynin, aynı zamanda Vizyon 2030 hedeflerine ulaşılması ve ekonomik çeşitlenmenin hızlandırılması için cesur kararların gerekli olduğunu vurguladı.
Yeni yapılanmanın ekonomik değer zincirinde karar alma süreçlerini tek elde toplayacağını ifade eden El-Buaynin, bunun yabancı yatırımlar açısından da önemli avantaj sağlayacağını belirtti.
El-Buaynin'e göre madencilik ile enerji sektörlerinin entegre edilmesi, Enerji Bakanı'nın yabancı yatırımcılarla yürütülen müzakerelerde elini güçlendirecek; yoğun ilgi gören yatırımlarla daha az ilgi gören projelerin birlikte değerlendirilmesine imkân tanıyarak Suudi Arabistan için daha kazançlı yatırım modellerinin oluşturulmasına katkı sağlayacak.
İleri teknoloji sanayileri
Ekonomi uzmanı Ahmed eş-Şehri ise Prens Abdülaziz bin Selman'ın Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı görevini üstlenmesinin önemli ekonomik sonuçlar doğuracağını söyledi.
Şarku'l Avsat'a konuşan Eş-Şehri, bu sonuçların başında ekonomik değer zincirinin bütünleşmesinin geldiğini belirterek, "Enerji sanayinin temel girdisini oluşturuyor, madencilik ham madde sağlıyor, sanayi ise bu kaynakları katma değerli ürünlere dönüştürüyor. Bu sektörlerin tek çatı altında yönetilmesi, her birinin ayrı ayrı yönetilmesine kıyasla çok daha bütüncül bir planlama yapılmasını sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.
Bu adımın yerli katma değeri de artıracağını belirten Eş-Şehri, ham maddelerin ihraç edilmesi yerine madenlerin ve doğal kaynakların ileri teknolojiye dayalı ulusal sanayi ürünlerine dönüştürülmesine yönelik politikaların geliştirilebileceğini, bunun da ekonomik getiriyi artırırken yüksek nitelikli istihdam oluşturacağını söyledi.
Eş-Şehri ayrıca, politikaların ve karar alma mekanizmalarının tek elde toplanmasının yatırım süreçlerini daha verimli hale getireceğini, bürokratik karmaşıklığı azaltacağını ve yatırım ortamını daha öngörülebilir kılacağını ifade etti.
Ekonomi uzmanına göre enerji, sanayi ve madencilik sektörlerinin entegrasyonu, Suudi Arabistan'ın doğal kaynak ihracatına dayalı ekonomik modelden üretim ve sanayi odaklı bir ekonomiye geçiş sürecini de hızlandıracak.
Umman, topraklarının hedef alınması nedeniyle İran Büyükelçisi'ni Dışişleri'ne çağırarak protesto notası verdihttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5295105-umman-topraklar%C4%B1n%C4%B1n-hedef-al%C4%B1nmas%C4%B1-nedeniyle-i%CC%87ran-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7isini-d%C4%B1%C5%9Fi%C5%9Flerine
Umman, topraklarının hedef alınması nedeniyle İran Büyükelçisi'ni Dışişleri'ne çağırarak protesto notası verdi
Umman'daki Dukm Limanı daha önce de İran saldırılarının hedefi olmuştu. (Umman Haber Ajansı)
Umman Sultanlığı, pazar günü İran'ın Maskat Büyükelçisi Musa Ferheng'i Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak, Musandam ve El Vusta vilayetlerinde insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle resmi protesto notası verdi. Umman, bu eylemleri kesin bir dille reddettiğini bildirirken, Tahran yönetiminden devletlerin egemenliğine ve iyi komşuluk ilkelerine saygı göstermesini talep etti.
Umman Dışişleri Bakanlığı İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Müsteşarı Halid el-Muslihi, İran Büyükelçisi Musa Ferheng'i kabul ederek protesto notasını iletti. El-Muslihi, görüşmede Umman'ın "sorumsuz" olarak nitelendirdiği bu eylemlerden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Ummanlı yetkili, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi, iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınması, iç işlerine müdahale edilmemesi ve iki komşu ülke ile halkı birbirine bağlayan örf, gelenek ve ahlaki değerlere riayet edilmesinin önemini vurguladı.
El-Muslihi ayrıca, bölgenin güvenliği ve istikrarına zarar verebilecek her türlü adımdan kaçınılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة