Bahreyn Katar’a karşı yeni deniz gücü kurdu

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, kara sularında görev yapacak “silahlı bir genel kolluk kuvveti” kurulduğunu duyurdu

Bahreyn Katar’a karşı yeni deniz gücü kurdu
TT

Bahreyn Katar’a karşı yeni deniz gücü kurdu

Bahreyn Katar’a karşı yeni deniz gücü kurdu

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, sahil güvenlik teşkilatı bünyesinde kara sularında görev yapacak silahlı bir genel kolluk kuvveti kurulduğunu açıkladı. Böylece söz konusu kolluk kuvveti istenilen yer ve zamanda sahip olduğu güç ile tehlike anında harekete geçebilecek. Bakanlığın açıklamasına göre bu adım, Bahreyn sahil güvenlik polisinin Katar sahil güvenlik devriyeleri tarafından provokasyonlara ve tehditlere maruz kalması sebebiyle atıldı.
Katarlı yetkilileri, Bahreyn vatandaşlarının haklarını ihlal etmekle itham eden Bahreyn İçişleri Bakanlığı resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Katar sahil güvenlik devriyelerinin, sahil güvenlik polisimize yönelik tacizleri kesinlikle kabul edilemez. Katar sahil güvenlik devriyelerinin sahil güvenlik polisimize yönelik tacizi, Katar’ın Bahreyn vatandaşlarını hedef alan politikalarının bir uzantısıdır. Bahreyn vatandaşlarının geçim ve rızık teminini etkileyen tüm ihlallerden Katar tarafı yasal sorumluluk taşımaktadır. Bahreyn halkı Katarlı yetkililerden bu eylemleri beklemiyor. Katar'ın davranışı Bahreyn vatandaşlarını hedef alıyor ve geçim kaynaklarını kısıtlıyor. Katar politikaları, ülkelerini birbirine bağlayan özel ilişkilere ve ortak kader inancına dayanan Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) ilkelerini yansıtmamaktadır.
Bahreyn, bu ayın başlarında, Katar'ın "Deniz Manevrası" tatbikatını sona erdirmesinin ardından kendilerine ait iki sahil güvenlik botunu durdurduğunu açıkladı. Bahreyn İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Katar sahil güvenlik devriyeleri iki botumuzu kara sularında taciz etti, ardından botlarımız bu tacize karşılık verdi. Katar sahil güvenlik devriyeleri botlarımızı alıkoydu ve silah kullanmakla tehdit etti. Ardından botlarımızın operasyon odasıyla iletişim kurmalarını engelledi.”



Devrim Muhafızları, Kuveyt ve Bahreyn'deki 85 Amerikan tesisini hedef aldığını duyurdu

“İran yapımı ‘Şahid’ insansız hava aracı (AP)
“İran yapımı ‘Şahid’ insansız hava aracı (AP)
TT

Devrim Muhafızları, Kuveyt ve Bahreyn'deki 85 Amerikan tesisini hedef aldığını duyurdu

“İran yapımı ‘Şahid’ insansız hava aracı (AP)
“İran yapımı ‘Şahid’ insansız hava aracı (AP)

İran devlet televizyonunun haberine göre Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin saldırılarına karşılık olarak Bahreyn ve Kuveyt’teki onlarca ABD askeri tesisini hedef aldığını açıkladı.

Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, “Bu saldırganlığa karşı ilk yanıt kapsamında, Devrim Muhafızları’nın Deniz Kuvvetleri ve Hava-Uzay Kuvvetleri, füzeler ve insansız hava araçlarının (İHA) kullanıldığı ortak bir operasyon düzenledi. Operasyonda iki ülkedeki 85 önemli ABD askeri tesisi hedef alındı” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, “MQ-9 tipi bir insansız hava aracının düşürüldüğü” de belirtildi.


Kuveyt ve Bahreyn'e füze ve İHA saldırıları düzenlendi

Manama'nın genel görünümü (Reuters)
Manama'nın genel görünümü (Reuters)
TT

Kuveyt ve Bahreyn'e füze ve İHA saldırıları düzenlendi

Manama'nın genel görünümü (Reuters)
Manama'nın genel görünümü (Reuters)

Kuveyt ordusu, İran’ın ABD’nin düzenlediği bir dizi saldırıya karşılık vereceği yönündeki tehdidinin ardından bugün füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı koyduğunu açıkladı. Bahreyn ise hava savunma sistemlerinin İran kaynaklı saldırılarla mücadele ettiğini bildirdi.

Kuveyt ordusu, X platformundan yaptığı açıklamada, “Kuveyt hava savunma sistemleri şu anda düşman kaynaklı füze ve İHA saldırılarına karşı koymaktadır” ifadelerini kullandı. Açıklamada saldırıların kaynağına ilişkin bilgi verilmedi.

Genelkurmay Başkanlığı ayrıca, “Duyulabilecek patlama seslerinin, hava savunma sistemlerimizin düşman saldırılarını engellemesi sonucu meydana geldiğini” belirtti.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı ise bugün sabah saatlerinde, ABD’nin İran’daki onlarca noktayı hedef alan saldırılarının ardından hava saldırısı sirenlerinin çaldığını duyurdu. Söz konusu gelişmenin, Ortadoğu’daki savaşı sona erdirmeye yönelik çabalar üzerinde etkileri olabileceği değerlendiriliyor.

Bakanlık, X hesabından yaptığı açıklamada, “Sirenler devreye alındı. Vatandaşlarımızdan ve ülkede yaşayanlardan sakin olmalarını ve en yakın güvenli bölgeye yönelmelerini rica ediyoru” ifadelerine yer verdi.


Katar, İran’a Al Rekayyat tankerine yönelik saldırı nedeniyle protesto notası verdi

Katar'ın başkenti Doha'dan bir kare (Reuters)
Katar'ın başkenti Doha'dan bir kare (Reuters)
TT

Katar, İran’a Al Rekayyat tankerine yönelik saldırı nedeniyle protesto notası verdi

Katar'ın başkenti Doha'dan bir kare (Reuters)
Katar'ın başkenti Doha'dan bir kare (Reuters)

Katar Dışişleri Bakanlığı, bugün (Salı) İran'ın Doha Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Muhsin Kanani'yi bakanlığa çağırarak, Al Rekayyat adlı tankerin Hürmüz Boğazı yakınlarından geçişi sırasında hedef alınmasına ilişkin protesto notası verdi.

Katar Dışişleri Bakanlığı Protokol Dairesi Müdürü İbrahim Fahru tarafından Muhsin Kanani'ye teslim edilen protesto notasında, saldırının uluslararası deniz taşımacılığı güvenliğine yönelik ciddi bir ihlal olduğu, küresel enerji arzının güvenliğini doğrudan tehdit ettiği ve uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlal edildiği vurgulandı.

Notada, Katar'ın söz konusu saldırıyı ve bunun uluslararası deniz güvenliği ile bölgesel istikrara yönelik oluşturduğu tehdidi kesin bir dille reddettiği belirtildi. Doha yönetimi, İran'dan bölge güvenliğini tehdit eden tüm uygulamalara derhal son vermesini, uluslararası deniz taşımacılığı ile küresel enerji tedarikini riske atan eylemlerden vazgeçmesini talep etti.

Protesto notasında ayrıca Katar'ın, çıkarlarını ve ulusal varlıklarını korumak amacıyla uluslararası hukuk çerçevesinde uygun göreceği tüm adımları atma hakkını saklı tuttuğu ifade edildi. İran'dan saldırıyla ilgili acilen açıklama yapması, benzer olayların tekrarını önleyecek derhal tedbirler alması ve ilgili uluslararası hukuk kurallarına tam olarak bağlı kalması istendi.