Moritanya'daki çocukların üçte biri işgücü piyasasında bulunuyor

Şehirlerdeki restoranlarda, dükkanlarda, marangoz atölyelerinde, oto tamircilerinde ve sokaklarda çalışıyorlar

Ülkede çocuk işçiliği oranı yüzde 37’ye ulaşmış vaziyette (Getty Images)
Ülkede çocuk işçiliği oranı yüzde 37’ye ulaşmış vaziyette (Getty Images)
TT

Moritanya'daki çocukların üçte biri işgücü piyasasında bulunuyor

Ülkede çocuk işçiliği oranı yüzde 37’ye ulaşmış vaziyette (Getty Images)
Ülkede çocuk işçiliği oranı yüzde 37’ye ulaşmış vaziyette (Getty Images)

Muhammed el-Emced
Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) göre dünyanın çeşitli ülkeleri, korkutucu boyutlara ulaşarak kalkınma ve sosyal açıdan büyük bir tehlike oluşturan çocuk işçiliğini sona erdirmeye çalışıyor. Zira bu, çocukların fiziksel, zihinsel ve eğitimsel gelişimi üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor.
Çocuklar toplumun en zayıf halkası olduğu için yeni tip koronavirüs (Kovid-19) krizi bu tehlikeyi iki katına çıkardı. Moritanya’daki çocuk işçiliği, gittikçe yayıldığı ve aileler ile çeşitli sosyal bileşenler üzerinde olumsuz etkileri olduğu için ülke adına büyük bir sorun teşkil ediyor.

Korkutucu bir yüzde
Moritanya Maliye ve Ekonomi Bakanlığı tarafından denetlenen 2015-2020 Ulusal Çoklu Göstergeler Araştırması, ülkedeki çocuk işçiliği oranının yüzde 37’ye ulaştığını gösteriyor ki bu oran feci bir seviyede olmasa da korkutucu sayılıyor.
Devletin çocuk işçiliğini sona erdirmeye yönelik ulusal bir proje oluşturmasına rağmen, bu fenomen hala kesintisiz bir şekilde büyüyüp genişlemekte. Sivil Aktivist Muhammed Veled Seydi “Ülkemizde çocuk işçiliği, yeni yöntemlerle mücadele edilmesi gereken tehlike bir boyuta ulaştı nitekim ulusal araştırma yöntemleri ile ortaya konulan bu yüzde tehlikeli olarak kabul ediliyor. Geleceğimizi inşa edip belirleyenler çocuklarımızdır. İyi bir eğitim ve uygun bir sosyal bakım almaları gerekiyor” dedi.
Şehirlerde oturan bu çocukların çoğu düşük ücretlere kötü koşullarda restoranlarda ve büyük mağazalarda ve aynı şekilde çoğu sokak satıcısı, hizmet sunucusu ve marangoz atölyeleri ile oto tamircilerinde çırak olarak çalışıyor...

Çöl ve kırsal alanlar
Çöl ve kırsal alanlara gelince tarım ve hayvancılık bu çocukların büyük bir bölümünü çekiyor. Çocuklar genellikle ebeveynleri tarafından kullanılıyor.
Bu konuda “Çocuklarımızı Eğitin” Örgütü Başkanı Ahmed Veled eş-Şeyh çocukların çalıştırılmasının yoksulluk da dahil olmak üzere çeşitli faktörlerle ilişkisi olduğunu vurgulayarak maddi ihtiyaç baskısı altında çocuklarını çalıştırmaya sığınan ailelerin olduğunu ve aynı zamanda bu olgunun farkındalık seviyesi ile de alakalı olduğunu söyledi. Ahmed Veled sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu yüzden ülkemiz yoksullukla mücadele etme, çocukları eğitim sistemine dahil etme ve eğitim ile bilişim alanında gösterilen çabaları iki katına çıkarmaya yönelik politikaları aktifleştirmeli.”

İnsanlık dışı sömürge
Moritanya’daki bazı sivil toplum kuruluşları, acil ekonomik ihtiyaçların olmadığı bir dönemde çocuklarını erken yaşlarda çalıştırarak kazanç sağlayan ailelerin olduğunu tespit etti.
"Çocuklarımızı Eğitin” Örgütü Başkanı bu konuda şu açıklamalarda bulunuyor:
“Ne yazık ki bazı ailelerin gelirlerini daha iyi bir seviyeye taşımak amacıyla çocuklarına işgücü piyasasına girmeleri için baskı yaptıklarını teyit ettik. Bu toplumumuzda görülen kötü ve akıl almaz bir eğilim. Bununla mücadele edilmesi gerekiyor. Çocukların zorla çalıştırılmasını cezalandıran yasal bir düzenlemeye ihtiyacımız var. Aynı zamanda resmi kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve medya kuruluşları arasında çocuk işçiliği ile mücadele konusunda koordinasyon sağlanması acil bir mesele.”



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.