Mısır, su payını güvence altına almak için Nil havzası ülkelerindeki desteğine güveniyor

Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)
Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)
TT

Mısır, su payını güvence altına almak için Nil havzası ülkelerindeki desteğine güveniyor

Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)
Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)

Mısır, ana içilebilir su kaynağı Nil Nehri’ndeki payını güvence altına alma çabalarını, yağmur suyu toplama amaçlı barajlar ve yer altı su depoları başta olmak üzere ortak kalkınma projelerine katılarak Nil Havzası ülkeleriyle daha fazla iş birliği yaparak, yoğunlaştırıyor. Bu projeler arasında, Nil Nehri’nin ana kollarından biri üzerine inşa edilen bir baraj nedeniyle Mısır’la gerilim yaşamasına rağmen Etiyopya'da bir hidrolik laboratuvarı kurulması projesi de yer alıyor. Kahire, Etiyopya’nın Nil Nehri’nin ana kollarından biri üzerine inşa ettiği Rönesans (Nahda) Barajı’nın yaklaşık 55,5 milyar metreküp olan su payını tehdit ettiğini söylüyor.
Gözlemcilere göre Mısır’ın politikası şu anda Nil Nehri Havzası’ndaki ülkelerle (Mısır ve Etiyopya dışında 9 ülke) ilişkilerini güçlendirerek, nehrin çoğu israf edilen su kaynaklarını herkese fayda sağlayacak kalkınma projelerinin sayısının artırılmasına dayanıyor. Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed Abdulati’ye göre Nil Havzası ve Afrika ülkeleri ile ikili iş birliği, Mısır’ın dış politikasının ana başlıklarından biri. Abdulati dün yaptığı açıklamada,  Mısır’ın, söz konusu ülkelerin vatandaşlarına doğrudan fayda sağlayan birçok kalkınma projesini sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunacak şekilde uygulamak için insan gücü ve çeşitli teknik ve kurumsal deneyimlerini, su kaynakları ve bu ülkelerin diğer alanları için sunuyor. Abdulati ayrıca Mısır ve Afrika ülkeleri arasındaki su kaynakları alanındaki iş birliğinin, başarılı bir iş birliği modeli olarak görüldüğünü söyledi.
Geçtiğimiz yıllarda birçok projenin hayata geçirildiğini belirten Abdulati, bu projeler arasında sürdürülebilirlik amacıyla güneş enerjisi teknolojisi kullanılarak uzak bölgelere temiz içme suyu sağlamaya yönelik çok sayıda yağmur suyu toplama barajı ve yer altı içme suyu depoları olduğunu kaydetti. Abdulati, bununla birlikte Uganda'da yağmur suyu toplamak için 7 baraj ve 75 yeraltı su deposu, Kenya'da 180 yeraltı su deposu, Tanzanya'da 30 yeraltı deposu, Sudan'ın Darfur eyaletinde 10 su kuyusu, Güney Sudan’ın başkenti Juba’da 6 yer altı su deposu ve ayrıca Güney Sudan’ın Wau şehrinde nehir suyunu su yollarının yakınındaki insanlara ulaştırmak için bir su tedarik ünitesi kurulması çalışması olduğunu açıkladı.
Mısırlı Bakan, Bakanlığının, Güney Sudan’daki çok amaçlı Wau Barajı projesi için teknik ve ekonomik fizibilite çalışmaları hazırlamak gibi Afrika ülkelerindeki insanlara elektrik ve içme suyu sağlamak amacıyla çok amaçlı barajlar inşa etmek için gerekli çalışmaların hazırlıklarına katkıda bulunduğunu belirtti.
Abdulati ayrıca Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı’dan bazı yetkililerin, Fomi Çok Amaçlı Baraj ve Cogpedo Hidroelektrik Kompleksi’ndeki çalışmaları ve gelişmeleri değerlendirmek üzere Gine’nin başkenti Konakri’yi ziyaret eden Mısırlı uzmanlardan oluşan heyete katıldıklarını aktardı.
Afrika ülkelerindeki su yollarının temizlenmesi alanında hâlihazırda beşinci aşaması uygulanmakta olan büyük göllerdeki su bitkilerinin büyümesinin kontrol altına alınmasına yönelik Mısır-Uganda ortak projesi, şuan ikinci aşaması uygulanmakta olan Uganda'nın batısındaki Kisisi bölgesi sel riskini önleme projesi, Güney Sudan’ın Wau şehrinde su yollarını arındırma projesi gibi çok sayıda proje bulunuyor. Teknik yeteneklerin artırılması alanında ise Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da bir hidrolik laboratuvarı kurulması ve Güney Sudan'da türünün ilk laboratuvarı olarak kurulan Juba'daki su kalitesini analiz etmek amacıyla bir laboratuvarın kurulması için teknik destek sağlandı.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.