Tunus Özgür Anayasa Partisi hükümetten güvenoyunun geri çekilmesini istedi

Hişam el-Meşişi (AFP)
Hişam el-Meşişi (AFP)
TT

Tunus Özgür Anayasa Partisi hükümetten güvenoyunun geri çekilmesini istedi

Hişam el-Meşişi (AFP)
Hişam el-Meşişi (AFP)

Tunus'ta muhalefetteki Özgür Anayasa Partisi  (ÖAP), Parlamentodaki siyasi blokları Hişam el-Meşişi hükümetinden güven oylarının geri çekilmesinin talep edildiği dilekçeyi imzalamaya çağırdı.
ÖAP Genel Başkanı Abir Musa, partisinin Meclisteki haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada, parlamento bloklarının ve sivil güçlerin, mevcut başbakana alternatif olacak ve İslami eğilimli en-Nahda Hareketi hükümetine tabi olmayacak yeni bir başbakan seçmeye davet edildiğini belirtti.
ÖAP liderleri, mevcut hükümet sisteminin devrilmesine izin veren anayasal mekanizmaların benimsenmesini reddeden tüm parti ve bloklara karşı gösteri yapmayı ima ettiler. Hükümet sistemi, aynı şekilde gençler tarafından mevcut hükümet sisteminden kurtulmayı içeren sloganlarla karşı karşıya kaldı.
Bu çağrı, yarınki (Salı) oturumda Parlamento’ya sunulması beklenen bakanlıklardaki değişikliklere ilişkin kararları doğrudan etkileyecek ve Tunus'taki ekonomik ve sosyal krizden çıkmak için düzenlenecek ulusal diyalog oturumlarına da yansıyacak.
Tunus anayasasına göre, adaylığının aynı oylamada onaylanacak olan Başbakan'a alternatif bir adayın sunulması koşuluyla, hükümetten güven oyunun geri çekilmesi için Meclis üyelerinin (109 üye) salt çoğunluğunun onayı gerekiyor. Bunun ardından seçilen Başkan Cumhurbaşkanı tarafından yeni bir hükümet kurmakla görevlendiriliyor.
Abir Musa, milletvekillerinin en-Nahda Hareketi lideri olan Parlamento Başkanı Raşid el-Gannuşi’den güven oylarını geri çekmeleri için yeni bir dilekçe imzalamaları yönündeki talebini yineleyerek, Gannuşi’nin Parlamento’nun Başkanı olmasının ülkedeki koşulları iyileştirmek için halkın taleplerine yanıt vermenin önünde bir "engel" oluşturduğunu ifade etti. Musa, geçen yıl Ağustos ayı sonlarında da benzer bir talepte bulunmuştu. 
Abir Musa açıklamasında, son 10 yılı (Bin Ali rejimine son veren devrimden bu yana) "Kara 10 Yıl" olarak nitelendirerek, partisinin son zamanlarda Tunus'ta patlak veren protestoların zemininde, sosyal ve ekonomik taleplere destek verdiğini ifade etti. Ancak partisinin tercih ettiği yolun, herhangi bir gösteri ve protestonun rejimin devrilmesine yol açmasından uzak, anayasal mekanizmaların benimsenmesi olduğunu vurguladı.
Öte yandan, ülkede devam eden halk protestoları, yaklaşan siyasi diyalog oturumlarının gündemine ve bakanlıklardaki değişiklik planlarına gölge düşürdü. Tunus'ta sosyal ve ekonomik koşullarda bir ilerleme sağlanması beklenirken, binlerce protestocunun talepleri hala karşılanmıyor. Ülkedeki son protesto hareketlerinde tutuklananların serbest bırakılması, ölü ve yaralıların listesinin yayınlanması ve yaralıların haklarının güvence altına alınması ile ilgili taleplerin yanı sıra, iktidar sisteminin yıkılması talep edildi. Ayrıca sosyal medyada "devrim devam ediyor" başlığı altında protesto çağrıları devam ediyor.
Ülkede yasal olan veya sokağa çıkma yasağının ihlal edilmesiyle geceleri düzenlenen toplumsal hareketler, bir dizi siyasi partiden destek buluyor. Tunus’taki sol partiler yaptıkları açıklamalarda bu protestolara verdikleri desteği bildirdiler. Bu partiler arasında  İlerici Mücadele Partisi, İşçi Partisi, Tunus Halkın Akımı Partisi, Modern Demokratik Kutup ve Tunus Komünist Partisi, Gençlik Güçleri Birliği ve Baasçı Hareket Partisi yer aldı.



Savaş nedeniyle üç yıl aradan sonra ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi

Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)
Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)
TT

Savaş nedeniyle üç yıl aradan sonra ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi

Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)
Savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı Hartum havaalanına indi (AFP)

Sivil Havacılık Otoritesi'ne göre savaş nedeniyle yaklaşık üç yıldır askıya alınan uçuşların ardından ilk yolcu uçağı dün, Doğu Sudan'daki Port Sudan şehrinden Hartum Uluslararası Havalimanı'na indi.

Yetkililer yaptıkları açıklamada, Sudan Havayolları'na ait "yolcularla dolu" bir uçağın 1 Şubat 2026'da başkentteki havaalanına indiğini ve bunun "savaş nedeniyle askıya alınan bir dönemin ardından havaalanı operasyonlarının fiilen yeniden başladığının göstergesi" olduğunu belirtti.

Hartum Uluslararası Havalimanı'na bir yolcu uçağı iniş yaptı (AFP)Hartum Uluslararası Havalimanı'na bir yolcu uçağı iniş yaptı (AFP)


Cezayir, bin kilometrelik "stratejik" demiryolu hattını hizmete açtı

Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)
Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)
TT

Cezayir, bin kilometrelik "stratejik" demiryolu hattını hizmete açtı

Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)
Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebboune dün, ülkenin güneyinden kuzeyine demir cevheri taşımak için Sahra Çölü üzerinden yaklaşık 1000 kilometrelik bir demiryolu hattının açılışını yaptı.

Tebboune, bu hattı "bağımsız Cezayir tarihinin en büyük stratejik projelerinden biri" olarak nitelendirdi. Cezayir devleti tarafından finanse edilen ve Çinli CRCC grubu tarafından Cezayir şirketleriyle iş birliği içinde hayata geçirilen proje, Cezayir'in güneybatısındaki Tinduf yakınlarında bulunan Gara Cebilet demir cevheri madenini, 950 kilometre kuzeydeki Bechar'a bağlıyor. Buradan demir cevheri, Oran'a (kuzeybatı) ve ardından bir çelik fabrikasına taşınacak.

Proje, Cezayir'in demir cevheri çıkarma kapasitesini artırmayı amaçlıyor; ülke, Afrika'da çelik üretiminde lider rol oynamayı hedefliyor. Ayrıca Tinduf bölgesinin kalkınmasına katkıda bulunması ve istihdam yaratması bekleniyor.

Gara Cebilet demir cevheri madeninin 3,5 milyar ton rezerv içerdiği tahmin ediliyor, ancak coğrafi konumu nedeniyle büyük ölçüde kullanılmamış durumda. Uzmanlar, bu madeni Cezayir'in hidrokarbonlara olan bağımlılığını azaltmayı amaçlayan ekonomik çeşitlendirme çabalarının önemli bir itici gücü olarak görüyor.

Bechar tren istasyonunda düzenlenen ve diplomatlar ile hükümet yetkililerinin katıldığı açılış töreninde, Cumhurbaşkanı Tebboune, "bu dev hattın sadece 20 ay gibi rekor bir sürede tamamlanmasını" memnuniyetle karşıladı. Devlet televizyonunda yayınlanan görüntülere göre, Tinduf bölgesinden gelen ilk yolcu trenini selamladıktan sonra, Gara Cebilet madeninden çıkarılan demir cevheri taşıyan bir trenin kalkış sinyalini verdi.

Bu hat üzerinde, iki yolcu trenine ek olarak, maden malzemesi taşıyan yirmi dört tren her iki yönde günlük olarak sefer yapacak ve azami hızı 160 km/saat olacak.

Ulusal Demir ve Çelik Şirketi'nin (FERAAL) tahminlerine göre madenin ilk aşamasında yıllık dört milyon ton üretim yapması, 2030 yılına kadar yıllık 12 milyon tona ulaşması ve uzun vadede yıllık 50 milyon tona çıkması bekleniyor.

Şarku’l Avsat’ın Algiers Today gazetesinden aktardığına göre madenin işletilmesi, Cezayir'in demir cevheri ithalatını önemli ölçüde azaltmasına ve yıllık 1,2 milyar dolar tasarruf etmesine olanak sağlayacak.


Fuad Hüseyin: Trump'ın özel temsilcisi Mark Savaya'nın yerine Irak dosyasını Tom Barrack devraldı

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)
TT

Fuad Hüseyin: Trump'ın özel temsilcisi Mark Savaya'nın yerine Irak dosyasını Tom Barrack devraldı

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)

Irak Dışişleri Bakanı ve cumhurbaşkanı adayı Fuad Hüseyin, Mark Savaya'nın artık ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak özel temsilcisi olarak görev yapmadığını ve yerine Tom Barrack'ın "Irak dosyasını yönettiğini" belirtti.

Hüseyin, Kurdistan 24 televizyonuna bugün verdiği röportajda, ABD'nin Nuri el-Maliki'nin başbakan adaylığına ilişkin tutumunun yeni bir durum yarattığını ifade etti.

Kürdistan Demokrat Partisi'nin (KDP) cumhurbaşkanlığı adayı Hüseyin, "Koordinasyon çerçevesi hâlâ Nuri el-Maliki'nin aday gösterilmesinde ısrar ediyor, ancak Amerika'nın son tutumu yeni bir durum yarattı ve Washington'un el-Maliki hakkındaki görüşünün geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu belirsiz" ifadesini kullandı.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Savaya, Iraklı-Amerikalı Hristiyan bir iş adamı ve Trump tarafından üst düzey görevlere atanan birkaç Arap-Amerikalıdan biri. Trump, Detroit'te ve ülke genelinde Arap ve Müslüman oylarını kazanmak için 2024 başkanlık kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir kaynak, Savaya'nın, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de dahil olmak üzere, önemli durumları "yanlış yönettiğini" söyledi. Bu, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamleydi.

Detroit'te bir kenevir işletmesi olan ve Trump ile yakın bağları bulunan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması göz önüne alındığında, elçi olarak seçilmesi sürpriz oldu. İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a resmi olarak seyahat etmediğini söyledi.

İki Iraklı yetkili, cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını ancak aniden bu görüşmeleri iptal ettiğini söyledi.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce başbakanlığa aday gösterildi.