Tahran, ek protokolden ayrılmadan önce Batılıları ‘acil adımlar atmaya’ çağırdı.
İran’ın ABD yaptırımlarının kaldırması için tanıdığı sürenin sona ermesinden bir hafta önce İranlı bir yetkili, 14 Şubat’ta Washington ve Avrupalı müttefiklerinin nükleer anlaşmayı kurtarmak için inisiyatif almaması halinde ülkesinin, ek protokolden çekileceği ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile iş birliğini azaltacağı yönündeki uyarılarını tekrarladı.
İranlı Milletvekili Ali Rıza Zakani, dünkü parlamento oturumunda, ABD ve nükleer anlaşmadaki Avrupa üçlüsü İran’a yönelik yaptırımları kaldırmak için acil adımlar atmadıkça ülkesinin, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın ek protokolünden çekileceğini açıkladı.
Şarku’l Avsat’ın İran haber ajanslarından aktardığına göre Zakani, nükleer anlaşma belgesinin, yaptırımlar kaldırılmadıkça gündemde olmayacağını söylerken, “Askeri darbelerden uzaklaşma zamanı geldiği gibi utanç anlaşmalarının empoze edilmesi ve insanların haklarının kaybolması dönemi de sona erdi” dedi. Zakani, bu tür anlaşmaların ‘iptal yolunda’ olduğuna da dikkati çekti.
İranlı yetkililerin, ilerleyen günlerde gözlemcileri ve nükleer anlaşmanın taraflarını endişelendiren bir basamağı geçmesi bekleniyor. İran’ın muhafazakar ağırlıklı parlamentosunun Aralık ayında kabul ettiği bir yasaya göre hükümet, yaptırımlar kaldırılmazsa Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin faaliyetlerini kısıtlayacak. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, eski tarihli açıklamalarında, bu adımı atmadan önce yasanın öngördüğü sürenin 21 Şubat’ta sona ereceğini dile getirmişti.
Geçen hafta İran, uranyum madenciliğine başladı. Daha önce İran Savunma Bakanı Mahmud Alevi, ülkesinin, baskı devam ederse nükleer silah üretmek için mevcut programının seyrini değiştirebileceği imasında bulundu.
Bazı milletvekilleri, 14 Şubat’ta Alevi’nin, nükleer silah yapma olasılığına ilişkin açıklamaları nedeniyle sorumlu tutulmasını istedi. Tesnim Haber Ajansı’nın aktardığına göre Milletvekili Ali Hadrayan, Alevi’nin açıklamalarının, rejim için ‘siyasi harcamalara’ neden olduğunu söylerken, bakanın televizyon açıklamalarının ‘ülkenin güvenliğinin güçlendirilmesi konusunda Savunma Bakanlığı internet sitesindeki açıklamalara’ aykırı olduğunu dile getirdi. Hadrayan, “Bu durum, İslam Cumhuriyeti için sorun oluşturabilir” dedi.
Zarif’in kapalı kapılar ardında, İran’ın nükleer anlaşma ortaklarının geri dönmesi için planladığı adımları tartışmak üzere, parlamentoda Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi üyeleriyle bir araya gelmesi bekleniyordu. IRNA haber ajansına göre Parlamento’daki Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Sözcüsü Ebu el-Fadl Amudi, Dışişleri Bakanının sağlık sorunları nedeniyle toplantıya gelmediğini belirtirken, ayrıntıya ise yer vermedi. Fransız Haber Ajansı’na (AFP) göre 14 Şubat’ta selefi ABD Başkanı Donald Trump tarafından terk edilen İran’ın nükleer programıyla ilgili anlaşmayı kurtarmaya kararlı olan ABD Başkanı Joe Biden, planını yakın bir zamanda açıklayacak. Ayrıca zaman daralırken, ABD yönetimi ise meselenin yeterince zaman aldığını belirtti.
Biden, İran’ın kitle imha silahları edinmesini engellemeye ilişkin olarak ‘tam saygı için tam saygı’ sloganıyla, anlaşmaya geri dönme koşullarını özetledi. Başka bir ifadeyle anlaşmayı imzalayanların safına yeniden katılmaya ve Cumhuriyetçi selefinin uyguladığı katı yaptırımları kaldırmaya hazır. Ancak özellikle ABD yaptırımlarına cevaben bu yükümlülüklerinden kurtulmaya başlayan İran, Washington’dan öncelikle tüm ABD yaptırımlarının kaldırılmasını talep ediyor.
Silah Kontrol Derneği’nden Kelsey Davenport, Tahran’ın özellikle de uranyum zenginleştirme alanında bugüne kadar yaptığı anlaşmalara yönelik ‘ihlallerin çoğunun’, hızla tersine çevrilebileceğine inanıyor. İran’ın gelecek aylarda planladığı ihlallerin, daha ciddi ve geri dönülmesi zor olduğu konusunda uyaran Davenport, denetim meselesinden başlayarak, “İran internet sitelerine herhangi bir erişim kaybı, İran’ın yasadışı faaliyetleri hakkındaki spekülasyonları körükleyecektir” dedi.
AFP’ye göre daha sonraki dönemde, Haziran ayındaki İran seçimleri muhafazakarların kazanması durumunda koşulları karmaşıklaştırabilir.
ABD’nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley, 31 Ocak’ta ‘Corriere della Sera’ gazetesine verdiği röportajda, “İran seçimlerinden önce bir anlaşmaya varmazsak, durumun sona ereceğini sanmıyorum” dedi. Malley, “Daha sert biz çizginin yandaşları seçimleri kazanırsa bile ABD ile anlaşma kararı, Dini Lider’e ve diğer yetkililere bağlı olacak. Yalnızca başkanlık ofisinde oturan kişi tarafından belirlenmeyecek” ifadelerini kullanırken, bir an önce bir anlaşmaya varılması yönündeki umudunu da dile getirdi.
Eski bir Avrupa Birliği (AB) diplomatı, 21 Şubat tarihinin hızla yaklaştığını ve diplomatik eylemi harekete geçirmek gerektiğini vurguladı. Diplomat, “Gelecek on gün, İran’ı bu yeni ihlali sürdürmemeye ikna etmenin mümkün olup olmadığını görmek için çok önemli olacak” dedi.
Bir başka Avrupalı kaynak da “Tüm bahisler, bu basamağın bu süre bitene kadar aşılmayacağı yönünde” diyerek, durumun Rusya ve Çin için de kırmızı çizgi olduğunu vurguladı.
Başkan yardımcısı olduğu dönemde Biden’a danışmanlık yapan Jon Wolfsthal, ABD ve İran’ın, 21 Şubat’tan önce anlaşmaya tekrar saygı gösterme hususunda ortak niyetlerini yansıtan bir beyanname yayınlamayı düşündüklerini dile getirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, cuma günü kendisine sorulan bir soruya yanıt olarak, 21 Şubat’ın son tarih olduğu söylentilerini yalanladı. Price, “Kesin bir son tarih belirlemiyoruz” dedi.
Resmi açıdan Biden yönetimi, şu anda Avrupalı müttefikleri ve diğer imzacı ülkelerle temaslarına odaklanıyor. Trump döneminde kesintiye uğraması sonrasında Tahran ile doğrudan bir diyalog, yalnızca bir sonraki aşamada başlayacak. Ancak Barack Obama yönetimindeki eski bir Beyaz Saray danışmanının inandığı gibi kulislerde, ‘ABD’li yetkililer, zaten İranlı yetkililerle temaslara başlamış durumda’.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, geçen cumartesi günü Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “İran Özel Temsilcisi Robert Malley’in Dışişleri Bakanlığı’nda harika bir başlangıç yaptığını görmekten memnuniyet duyuyorum. Diplomasi, İran’ın nükleer silah edinmemesini sağlamak için en iyi seçenektir” ifadelerine yer verdi. Obama- Biden yönetiminde dışişleri bakan yardımcısı olan Thomas Countryman ise, ABD Başkanının, bir kararnameyle ‘iyi niyetini kanıtlamak için bazı yaptırımları’ kaldırabileceğine inanıyor.
Ancak İran, ilk adımı atmadıkça bu imkansız görünüyor. Thomas Countryman’a göre her iki ülkede de liderlerin, ‘baskıya maruz kalmadıklarını’ göstermeleri gerekiyor.
AFP’ye göre ABD sağı ve bazı Demokratlar, diyaloğun yeniden başlamasından memnun değil ve Joe Biden’i, pratik güvenceler sağlanmadan Ayetullah’ın kucağına düşmemesi çağrısı yapıyor.
Countryman, diğer bir seçeneğin de şartlar ve takvim müzakere edilmeden önce ‘Tahran ve Washington arasındaki anlaşmanın tam olarak geri döneceğini taahhüt eden karşılıklı bir niyet beyanı’ olduğunu belirtti.
Muhammed Cevad Zarif, geçen hafta AB’nin, iki düşman ülkenin eylemlerinin ‘temposunu belirlemede’ rol oynamasını önerdi. Daha sonra ise İran, kendisiyle ABD arasında arabuluculuk yapma yönündeki bir Fransız önerisine karşı kapılarını kapattı.
Avrupalı bir kaynak, yaşlı kıtanın ‘ABD’liler, İranlılar, Ruslar ve Çinliler arasındaki bu müzakerelerin odak noktası’ olabileceğini söyledi. Bir başka kaynak da her şeyin, adımlar dizinin en küçük ayrıntılarında yattığını vurguladı.
İran’dan Batı’ya ‘çekilirim’ resti
2018 yazında devlet televizyonu tarafından dağıtılan bir fotoğrafta, Natanz uranyum zenginleştirme tesisindeki iki İranlı uzman
İran’dan Batı’ya ‘çekilirim’ resti
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة









