Filistin seçim savaşı şiddetleniyor, Dahlan ve Bergusi uzaktan ilerliyor

Ayrı bir aday listesi sunmak isteyen Fetih Hareketi, Nasır el-Kudva’yı görevden aldı.

Mervan el-Bergusi’nin Ramallah’taki destekçilerinin ofisindeki fotoğrafı. (AFP)
Mervan el-Bergusi’nin Ramallah’taki destekçilerinin ofisindeki fotoğrafı. (AFP)
TT

Filistin seçim savaşı şiddetleniyor, Dahlan ve Bergusi uzaktan ilerliyor

Mervan el-Bergusi’nin Ramallah’taki destekçilerinin ofisindeki fotoğrafı. (AFP)
Mervan el-Bergusi’nin Ramallah’taki destekçilerinin ofisindeki fotoğrafı. (AFP)

Filistinliler, 15 yıl sonra ilk yasama ve devlet başkanlığı seçimlerine hazırlanırken gözler söz konusu mücadelede rolleri belirleyici görünen iki lidere çevrildi. Ancak bu iki liderden biri yurt dışında sürgünde, diğeri de İsrail’deki bir hapishanede.
Filistinlilerin bir kısmı, yaklaşık yirmi yıldır İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunan Filistinli lider Mervan el-Bergusi’ye destek veriyor. Bazıları ise Fetih’teki reformist lider Muhammed Dahlan’ı destekliyor. Kendisi, yoksul Gazze Şeridi’ne acil olarak birkaç bin doz koronavirüs aşısı gönderilmesini sağlamıştı.
Filistinlilerin 22 Mayıs’ta yasama seçimleri için sandığa gitmesi beklenirken devlet başkanlığı seçimi için tarih olarak 31 Temmuz belirlendi.
Filistinli en büyük iki grup, Devlet Başkanı Mahmud Abbas liderliğindeki Fetih Hareketi ve Gazze Şeridi’nin yöneten Hamas, Eylül 2020’de altı ay içerisinde seçimleri düzenleme konusunda uzlaşı sağlamıştı.

Dahlan
59 yaşındaki Muhammed Dahlan, Gazze’nin güneyindeki Han Yunus Kampı sakinlerinden. Kendisi, Hamas 2006’da seçimleri kazanıp 2007’de Gazze’nin kontrolünü ele geçirmeden önce Gazze’de Filistin otoritesine bağlı Önleyici Güvenlik Servisi’nin başkanı olarak görev yapıyordu.
Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) taşınan Dahlan, 2014 yılında bir Filistin mahkemesi tarafından yolsuzlukla suçlandı. 2015’te avukatları kendisine yöneltilen suçlamaların düştüğünü açıkladı.
Dahlan ailesinin doğduğu Han Yunus Kampı’nda ev gri tuğladan yapılma diğerlerinin arasında beyaz rengiyle ayırt edilebilir.
Sürgündeki oğullarıyla gurur duyan Dahlan ailesi, AFP ile gerçekleştirdikleri röportajda İslami eğitimden çok tarih alanında başarılarının olduğunu ortaya koyan diplomalarını gösterdi.

Yardımlar
Dahlan, geçen ay Mısır üzerinden, kuşatma altındaki Gazze Şeridi’ne 20 bin doz Rus ‘Sputnik-V’ aşısı ulaştırdı.
Bunun yanı sıra Dahlan yanlısı gruplar, Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine gıda yardımı ve yardım kuponu sağlamaya çalışıyorlar.
İşsiz olan 36 yaşında İmran, birkaç gün önce Dahlan yandaşlarından 80 şekel (24 dolar) destek aldığını söyledi. İmran, “Bölgemizde gerçekten iyi yardımlar var. Her zaman reform hareketiyle (Dahlan’ın hareketi) temastayız. Böylece bize ihtiyacımız olanı sağlayabiliyorlar” dedi.
29 yaşındaki Amine ed-Demisi de Fetih’e oy vermeyi sabırsızlıkla beklediğini söyledi. Demisi açıklamasında “Hamas bizim için ne yaptı? Bu seçimler yememize, içmemize ve iş bulmamıza yardımcı olan sonuçlar ortaya koyabilir” ifadesini kullandı.

Batı Şeria’da gerginlik
Dahlan’a yakın gruplar, Gazze Şeridi’nde neredeyse sorunsuz şekilde faaliyet gösterirken işgal altındaki Batı Şeria’da ise durum daha gergin.
Dahlan’ın Gazze Şeridi’ndeki müttefiklerinden Usame el-Farra, “Gazze’de Hamas ile insani nedenlerle iş birliği yapıyoruz. Batı Şeria’da ise işler bizim için daha zor” dedi.
İsrail’in 1967 yılında işgal ettiği Batı Şeria’da geçtiğimiz aylarda Dahlan yandaşları ve Filistin yönetimine bağlı güvenlik güçleri arasında, Nablus yakınlarındaki Balata Mülteci Kampı’nda kanlı çatışmalar yaşandı.
Bu olaylar, Filistinli grupların sorunları çözme ve Fetih ile Hamas arasındaki Yasama Konseyi seçimleri için birleşik bir aday listesi oluşturma çabalarını karmaşıklaştırdı.
Farra, “Birleşik bir liste oluşturmayı hedefliyoruz. Ancak bu mümkün değilse başka planlar geliştireceğiz” diyerek, Dahlan’ın Abbas karşıtı kampa katılma olasılığına dikkat çekti. “Bu nedenle Mervan el-Bergusi ile pazarlık yapıyoruz” ifadesini kullandı.

Bergusi
İsrail, 61 yaşındaki Mervan el-Bergusi’yi İkinci İntifada sırasında cinayet ile suçladı. Kendisi yaklaşık 20 yıldır İsrail hapishanelerinde tutuluyor.
Buna rağmen anketler, Bergusi’nin son derece popüler olduğunu gösteriyor. Parmaklıklar ardında seçim yarışına katılma ihtimali ise en çok tartışılan konular arasında yer alıyor.
Fetih Hareketi Merkez Komitesi üyesi ve Filistin Devlet Başkanı’nın yakın arkadaşlarından olan Hüseyin eş-Şeyh seçimlerle ilgili ne yapmayı planladığını öğrenmek için tutuklu bulunan Bergusi’ye birkaç hafta önce kısa bir ziyarette bulundu.
AFP’ye Kobar köyünde açıklamalarda Mervan’ın amcasının oğlu Raid el-Bergusi, Mervan’ın parlamento seçimlerine katılmayacağı konusunda emin.
Raid, zeytin tarlasına bakan balkonunda yaptığı açıklamada “Mervan sadece Fetih adaylarının belirlenmesine katkıda bulunmak istiyor” dedi.
85 yaşındaki Abbas, her ne kadar yeni bir dönem için adaylık başvurusunda bulunmak isteyip istemediğini açıklamasa da Fetih üzerindeki kontrolü tehdit altına girdi.

Nasır el-Kudva Fetih’ten ayrıldı
Dahlan’ın yanı sıra eski Filistin lideri Yaser Arafat’ın yeğeni ve Fetih Merkez Komitesi üyesi Nasır el-Kudva da Filistin devlet başkanlığına aday olacağını açıkladı.
Bu karar çerçevesinde Fetih Hareketi, 11 Mart Perşembe günü ‘seçimlerde ayrı bir aday listesi ortaya koyma çabaları nedeniyle’ Kudva ile yollarını ayırma kararı aldı. Fetih’ten yapılan açıklamada, ‘kararından geri adım atması ve muhalefet çabasından vazgeçmesi için’ Kudva’ya iki gün süre verildiği belirtilirken Kudva ise tavrında ısrar etti.
Filistinli siyasi analist Gassan el-Hatib, Abbas’ın ekibinin Bergusi, Dahlan ve Kudva nedeniyle endişeli olduğunu, zira bu isimlerin aldıkları her oyun Fetih pahasına olacağını ve Hamas’a fayda sağlayacağını belirtti.
Raid’in aksine kardeşi Mukbel el-Bergusi, Mervan’ın devlet başkanlığı yarışına katılacağından emin görünüyor. Bergusi açıklamasında “Hapishanede tutulan bir başkanımız olacak ve Filistinlilerin nasıl yaşadığını dünyaya duyuracak” dedi.



Fas’ta Asalet ve Çağdaşlık Partisi, milletvekili seçimlerinde ilk sırada

Rabat’ta milletvekili seçimleri sırasında bir oy verme merkezi (AP)
Rabat’ta milletvekili seçimleri sırasında bir oy verme merkezi (AP)
TT

Fas’ta Asalet ve Çağdaşlık Partisi, milletvekili seçimlerinde ilk sırada

Rabat’ta milletvekili seçimleri sırasında bir oy verme merkezi (AP)
Rabat’ta milletvekili seçimleri sırasında bir oy verme merkezi (AP)

Fas’ta dün düzenlenen milletvekili seçimlerinde, görev süresi sona eren hükümette yer alan Asalet ve Çağdaşlık Partisi (PAM) 97 sandalye kazanarak ilk sırada yer aldı. İçişleri Bakanı Abdülvafi Leftit’in bu sabah açıkladığı geçici sonuçlara göre, mevcut hükümet koalisyonunun lideri Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI) 66 sandalyeyle ikinci, hükümet çoğunluğunun ortağı İstiklal Partisi 65 sandalyeyle üçüncü oldu. Muhalefetteki İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD) ise 54 sandalyeyle dördüncü sırada yer aldı.

Faslı seçmenler dün, 2030 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği hazırlıkları kapsamında 20 milyar dolarlık planın son aşamalarını yürütecek hükümetin yapısını belirleyecek parlamento seçimleri için sandık başına gitti. Seçimlerin,  ekonomik kazanımların ülkedeki gelecekleri konusunda hayal kırıklığı yaşayan gençlere yönlendirilmesine ilişkin projelerin kaderini belirlemesi bekleniyor.

İçişleri Bakanlığı, yerel saatle 19.00’da sandıkların kapanmasının ardından yaptığı açıklamada, katılım oranının yüzde 38,02 olduğunu bildirdi ve “oy verme işleminin krallığın bütün bölgelerinde normal koşullarda gerçekleştiğini” belirtti. Geçici sonuçlar genellikle seçimlerin ertesi günü açıklanıyor.

Rabat’taki bir oy verme merkezinde oy kullanan bir kadın (AP)
Rabat’taki bir oy verme merkezinde oy kullanan bir kadın (AP)

Seçimlerin Fas’taki güç dengelerinde köklü bir değişikliğe yol açması beklenmiyor. Zira kral, siyasi yönelimlerin yanı sıra, savunma ve dış politika alanlarında geniş yetkilere sahip.

Bununla birlikte, yeni Temsilciler Meclisi’nin gençler arasındaki hoşnutsuzluğun giderilmesine odaklanan girişimleri hayata geçirmesi gerekecek. Bu hoşnutsuzluk, toplu halde İspanya’ya bağlı Ceuta (Sebte) özerk bölgesine geçme girişiminde ve geçen yıl çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği, Z Kuşağı öncülüğündeki protestolarda kendini göstermişti.

Mevcut hükümet, ikisi kraliyet sarayına yakın isimler tarafından kurulan üç partiden oluşuyor. Bu partiler, 2011’deki Arap Baharı protestolarının ardından iktidara gelen ılımlı İslamcı bir partinin yerini aldı.

Söz konusu protestolar, seçilmiş parlamentoya daha geniş yetkiler verilmesini sağlamıştı. Ancak kral daha sonra dış politika ve İçişleri Bakanlığı gibi alanlarda kontrolünü yeniden sağladı.

2011’de kabul edilen Anayasa uyarınca kral, 395 sandalyeli parlamentoda en fazla sandalyeyi kazanan partinin liderini başbakan olarak atıyor.

Başbakan daha sonra hükümet koalisyonunu oluşturmak üzere istişarelerde bulunuyor ve bakanların listesini kralın onayına sunuyor.

Fas’ta oy kullanma yaşındaki kişi sayısı yaklaşık 27 milyon. Ancak seçmen kütüklerine kayıtlı kişi sayısı 15,8 milyonda kalıyor. Bu sayı, 2021 seçimlerine kıyasla yaklaşık yüzde 12’lik düşüş anlamına geliyor.

Fas’ın başkenti Rabat’ta bir oy verme merkezinde oy kullanan bir seçmen (EPA)
Fas’ın başkenti Rabat’ta bir oy verme merkezinde oy kullanan bir seçmen (EPA)

Rabat’ın merkezindeki yoksul mahallede bulunan bir okulda kurulan sandıkta oy kullanmaya gelen 46 yaşındaki Naima Misbahi, “Değişim ve kendimizle çocuklarımız için daha iyi bir gelecek umuduyla her zaman sandık başına gidiyorum. Acilen istediğimiz şey sağlık ve eğitim sistemlerinde reform yapılması” dedi.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Rabat’ın lüks Agdal semtinde 27 yaşındaki Lamia Hasni ise “Doğru, gelecek hükümetin önünde başta sağlık ve eğitim sistemlerinin reformu ile fiyatların düşürülmesi olmak üzere büyük zorluklar olacak. Ancak oy verme sürecine katılmak önemli; böylece oylarla oynayabilecek kişilere kapıyı açık bırakmamış oluruz” diye konuştu.

Bazı seçmenlerde ise büyük bir hayal kırıklığı hâkim. Buna rağmen koşulların az da olsa iyileşmesini umuyorlar.

Tam adının yayımlanmasını istemeyen bir genç olan Tevfik, sandık merkezinden çıkarken “Gelecek hükümetin Faslıların yaşamında gerçekten bir şeyi değiştirebileceğine dair inancım yok. Çünkü halkların kaderini belirleyen başka iç ve dış faktörler de var” dedi.

Oy kullanırken parmaklarına bulaşan mürekkebi gidermek için ellerini ovuşturan Tevfik, “Ama gelecek hükümetin Faslıların yaşam koşullarını en azından biraz olsun iyileştirmesini umuyorum” diye belirtti.

Harcama planları

Mevcut parlamentodaki en büyük iki parti olan Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI) ile Asalet ve Çağdaşlık Partisi (PAM), önümüzdeki beş yıllık yasama döneminde yaklaşık 1 milyon istihdam yaratma sözü verdi. Partiler ayrıca konut, ücretler ve hastanelerde iyileştirme vaatlerinde bulundu.

İki parti hâlihazırda koalisyon hükümetinde birlikte yer alıyor. Ancak seçim kampanyası sırasında gıda fiyatlarındaki artışın önlenememesi ve diğer politika eksiklikleri konusunda birbirlerini suçladılar.

Bu anlaşmazlıklar nedeniyle PAM yöneticileri, seçimlerde birinci çıkması halinde RNI ile yeniden koalisyon kurmayacağını açıkladı.

2021’den bu yana hükümete başbakanlık eden milyarder iş insanı Aziz Ahnuş ise bu kez aday olmayacak. Ahnuş, bu yıl RNI liderliğinden de istifa etti.

Fas Kraliyet Futbol Federasyonu Başkanı ve Ekonomi ve Maliye Bakanlığı’nda bütçeden sorumlu bakan yardımcısı Fouzi Lekjaa, seçimlerden birkaç hafta önce PAM yönetimine katıldı. Lekjaa, 2030 FIFA Dünya Kupası’nın organizasyon komitesine başkanlık ediyor.

Fas, İspanya ve Portekiz ile birlikte ev sahipliği yapacağı 2030 Dünya Kupası öncesinde stadyumlar, demiryolları ve diğer altyapı projelerine büyük yatırımlar yapıyor. Ülke ayrıca 2035’e kadar kişi başına düşen ekonomik üretimi iki katına çıkarmayı hedefliyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), planlanan harcamaların yaklaşık 190 milyar dirhem, yani yaklaşık 20 milyar dolar olduğunu tahmin ediyor. Bu tutar, Fas’ın 2024 yılındaki gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 12’sine denk geliyor.

Seçimlerde yarışan diğer partiler arasında, iktidar koalisyonunun ortağı olan muhafazakâr milliyetçi İstiklal Partisi, önceki seçimlerde ağır bir yenilgi alan İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi ile çeşitli sol partiler bulunuyor.


Bağdat ve Ankara, Türkiye’nin Kuzey Irak’taki bir askeri üssü devretmesi konusunda anlaştı

Ez-Zeydi ve Erdoğan, New York’ta görüştü (Irak Başbakanlık Basın Ofisi)
Ez-Zeydi ve Erdoğan, New York’ta görüştü (Irak Başbakanlık Basın Ofisi)
TT

Bağdat ve Ankara, Türkiye’nin Kuzey Irak’taki bir askeri üssü devretmesi konusunda anlaştı

Ez-Zeydi ve Erdoğan, New York’ta görüştü (Irak Başbakanlık Basın Ofisi)
Ez-Zeydi ve Erdoğan, New York’ta görüştü (Irak Başbakanlık Basın Ofisi)

Türkiye ve Irak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’taki bir askeri kampı kademeli olarak Irak hükümetine devretmesi konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. New York’ta gerçekleştirilen görüşmelerin ardından dün yapılan açıklamada, iki tarafın ayrıca Kuzey Irak’taki “yasa dışı silahlı unsurların” varlığına son verilmesi konusunda da mutabakata vardığı belirtildi.

Irak Başbakanı Ali Zeydi ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında New York’ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından iki ülke, güvenlik alanındaki iş birliğini güçlendirme konusunda anlaştıklarını ortak bir bildiriyle duyurdu.

Ortak bildiride, iki tarafın “Irak devletinin Sincar üzerindeki egemenliğinin tamamen tesis edilmesi ve yasaklı silahlı yabancı unsurların varlığına son verilmesi” konusunda mutabakata vardığı belirtildi. Açıklamada, Kuzey Irak’taki Sincar dağlık bölgesinde konuşlanan bazı Kürt silahlı gruplara atıfta bulunuldu.

Türkiye, yasa dışı PKK mensuplarının silah bırakmasını ve onlarca yıldır devam eden çatışmanın sona ermesini hedefleyen bir barış sürecini sürdürüyor.

Bildiride, “Irak’ın güvenlik alanında attığı adımlar doğrultusunda kaydedilen ilerleme çerçevesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri, üzerinde mutabakata varılan mekanizma ve takvim uyarınca Başika-Zelikan Kampı’nı Irak Federal Hükümeti’ne kademeli olarak devredecektir” ifadelerine yer verildi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu tesis, Kuzey Irak’ta Musul yakınlarında bulunuyor.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi Iraklı bir askeri yetkili, Türk güçlerinin Başika Kampı ve Musul yakınlarındaki daha küçük bir başka üsten kademeli olarak çekilmesinin bu yıl sonuna kadar tamamlanmasının beklendiğini söyledi. Türkiye’den söz konusu takvime ilişkin henüz bir açıklama gelmedi.

Ankara, 2015 yılında Musul yakınlarına asker konuşlandırmış ve bu adımın, 2014’te Musul’u ele geçiren DEAŞ’a karşı savaşmaya hazırlanan Irak güçleri ile Sünni Arap, Türkmen ve Kürtlerden oluşan yerel savaşçılara eğitim vermek ve onları korumak amacı taşıdığını açıklamıştı.

Söz konusu konuşlanma, askerlerin çekilmesini talep eden Bağdat ile Ankara arasında anlaşmazlığa yol açmıştı. Ankara ise DEAŞ’la mücadele kapsamında yürütülen eğitim misyonunu desteklediğini savunmuştu. Türkiye, bölgede halen birkaç askeri üs bulunduruyor ve bunların ulusal güvenliğini korumayı amaçladığını belirtiyor.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, bu adımı memnuniyetle karşıladı. Barrack, gelişmenin “hem Irak’ın egemenliğinin hem de Türkiye’nin güvenliğinin yararına” olduğunu söyledi.

Ortak bildiride, iki tarafın ikili ilişkiler ve ticaret hacmini de ele aldığı, daha önce imzalanan anlaşmaların bir an önce uygulanması ve “ortak stratejik projelerin” hayata geçirilme sürecinin hızlandırılması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi.


Küresel gözlemevi: Binlerce Somalili yerinden edilmiş kişi yıl sonuna kadar açlıkla karşı karşıya kalabilir

Yetersiz beslenmeden muzdarip bir çocuk, 14 Mayıs 2025’te Somali’nin başkenti Mogadişu’daki Benadir Hastanesi’nde tedavi görüyor (AP)
Yetersiz beslenmeden muzdarip bir çocuk, 14 Mayıs 2025’te Somali’nin başkenti Mogadişu’daki Benadir Hastanesi’nde tedavi görüyor (AP)
TT

Küresel gözlemevi: Binlerce Somalili yerinden edilmiş kişi yıl sonuna kadar açlıkla karşı karşıya kalabilir

Yetersiz beslenmeden muzdarip bir çocuk, 14 Mayıs 2025’te Somali’nin başkenti Mogadişu’daki Benadir Hastanesi’nde tedavi görüyor (AP)
Yetersiz beslenmeden muzdarip bir çocuk, 14 Mayıs 2025’te Somali’nin başkenti Mogadişu’daki Benadir Hastanesi’nde tedavi görüyor (AP)

“Küresel Açlık Gözlemevi” olarak da bilinen Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), dün Somali’nin güneybatısındaki binlerce yerinden edilmiş kişinin ekim-aralık ayları arasında kıtlıkla karşı karşıya kalabileceğini açıkladı. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre El Niño’nun beklenenden daha şiddetli sellere yol açması ve insani yardımların yetersiz kalması durumunda bu riskin gerçekleşebileceği belirtildi.

Somali’nin en büyük kentlerinden biri olan Baydhabo’da, çatışmalar ve açlık nedeniyle yerinden edilmiş yüz binlerce kişi yaşıyor.

Bir eşeğin çektiği araba, 16 Eylül 2026’da Mogadişu’da bir cadde boyunca sel sularından geçiyor (Reuters)
Bir eşeğin çektiği araba, 16 Eylül 2026’da Mogadişu’da bir cadde boyunca sel sularından geçiyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler kuruluşları, bölgesel kurumlar ve yardım kuruluşlarının ortak girişimi olan gözlemevinin raporunda, Baydhabo’daki yerinden edilmiş kişilerin yüzde 5’inin, yani yaklaşık 26 bin kişinin, ekim-aralık döneminde ciddi açlık ve geçim kaynaklarının çökmesiyle karşı karşıya kalmasının beklendiği belirtildi.

Rapora göre, tekrarlayan kuraklıklar, çatışmalar ve yetersiz yardım nedeniyle analiz kapsamındaki Somali nüfusunun yüzde 26’sına denk gelen 5 milyondan fazla kişi hâlihazırda kriz düzeyinde veya daha kötü seviyede gıda güvensizliği yaşıyor.

Raporda, ekim-aralık döneminde gıda güvensizliği yaşayanların sayısının 5,4 milyona ulaşmasının beklendiği kaydedildi.

Bir çocuk, 16 Eylül 2026’da Mogadişu’da şiddetli yağışların ardından bir cadde boyunca sel sularında ilerliyor (Reuters)
Bir çocuk, 16 Eylül 2026’da Mogadişu’da şiddetli yağışların ardından bir cadde boyunca sel sularında ilerliyor (Reuters)

Buna karşılık, ekim-aralık döneminde gıda yardımının ayda yalnızca 70 bin 400 kişiye ulaştırılmasının beklendiği ve bunun ihtiyaç sahiplerinin sadece yüzde 1,3’üne karşılık geldiği belirtildi.

Tahminlere göre ayrıca, 6 ay ile 5 yaş arasındaki yaklaşık 1,92 milyon çocuğun gelecek haziran ayına kadar akut yetersiz beslenme tedavisine ihtiyaç duyacağı, bunların 433 bininin ağır vakalardan oluşacağı öngörülüyor.

Somali, son olarak 2011’de kıtlık yaşamış ve yaklaşık 250 bin kişi hayatını kaybetmişti. Ülke, 2017 ve 2022 yıllarında da yeniden kıtlık yaşamanın eşiğine gelmişti.