Türkiye, Rusya ve Katar dışişleri bakanlarından Suriye'nin toprak bütünlüğüne bağlılık vurgusu

Çavuşoğlu, Lavrov ve Muhammad bin Abdurrahman Al Sani dün Doha'da basın toplantısı düzenlediler. (EPA)
Çavuşoğlu, Lavrov ve Muhammad bin Abdurrahman Al Sani dün Doha'da basın toplantısı düzenlediler. (EPA)
TT

Türkiye, Rusya ve Katar dışişleri bakanlarından Suriye'nin toprak bütünlüğüne bağlılık vurgusu

Çavuşoğlu, Lavrov ve Muhammad bin Abdurrahman Al Sani dün Doha'da basın toplantısı düzenlediler. (EPA)
Çavuşoğlu, Lavrov ve Muhammad bin Abdurrahman Al Sani dün Doha'da basın toplantısı düzenlediler. (EPA)

Türkiye, Rusya ve Katar dışişleri bakanları dün Doha'da gerçekleştirdikleri toplantıda, ülkelerinin Suriye topraklarının birliğine bağlılığını ve Suriye krizine siyasi bir çözüm bulunması gerektiğini vurguladılar.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya, Türkiye ve Katar'ın Suriye'de komşu ülkelerin güvenliğini tehdit eden ayrılıkçı girişimlere karşı mücadele konusunda anlaştıklarını söyledi. Başta Suriye krizi olmak üzere bölgesel meseleleri görüşmek üzere Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ve Katarlı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Lavrov, “Özel temsilcilerimizin doğrudan iş birliğinde ortak hedeflere ulaşmak için ek çabalarımıza katılacağı konusunda anlaştık. Periyodik olarak bakanlık düzeyinde başka toplantılar da yapacağız” dedi.
Rusya’nın Suriyeli sığınmacıların ülkesine güvenli dönüşlerini sağlamak için uluslararası çabalara desteğine dikkat çeken Lavrov açıklamasını şöyle sürdürdü:
 "Bu, Suriye meselesine ilişkin Rusya, Türkiye ve Katar dışişleri bakanları düzeyindeki ilk toplantı. Bir sonraki toplantı Türkiye’de, ardından da Rusya'da yapılacak.”
Rusya Dışişleri Bakanı ayrıca üçlü görüşmelerin bölgesel düzeyde bölgenin sorunlarının çözülmesine yardımcı olacak yeni bir platform olduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Suriye krizinin çözümüne yönelik uluslararası meşruiyete uygun bir siyasi çözüm hedefleyen tüm girişimlere ülkesinin verdiği desteği yineleyerek Suriye rejimine mevcut durumdaki çıkmazı durdurması için baskı yapılması gerektiğini belirtti.
Çavuşoğlu, Türkiye’nin Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunmaya, sivilleri korumaya ve terör örgütleriyle savaşmaya devam edeceğini vurguladığı açıklamasında üçlü görüşmede Suriye'deki durumun ve terör örgütleriyle mücadele başlıklarının ele alındığını kaydetti. Çavuşoğlu, son iki ayda 25'den fazla masum Suriyelinin terör saldırılarında yaşamını yitirdiğine dikkat çekti.
Bakan Çavuşoğlu, Suriye'deki çatışmanın ancak siyasi bir çözüm bularak sona erdirilebileceğini, bu nedenle Şam rejimine mevcut durumdaki çıkmazın kırılması için baskı yapılması gerektiğini vurgulayarak insani krizi hafifletmek için Katar ile iş birliğinin devam ettiğini söyledi. Özellikle Kovid-19 salgınıyla mücadele için Suriye'ye yönelik insani yardımı iki katına çıkarma çabalarına olan ihtiyacın altını çizdi.
Katar Dışişleri Bakanı Muhammed Abdurrahman Al Sani de Suriye krizine sadece siyasi çözüm olabileceğini ve Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğündeki süreci desteklemek gerektiğini ifade etti.
Suriye topraklarının bütünlüğünün korunması ve krizin askeri yöntemlere başvurulmadan çözülmesi gerektiğini vurgulayan Al Sani, ülkesinin Suriyeli mültecilerin evlerine güvenli ve gönüllü olarak dönmesi ve Suriye Anayasa Çalışma Komitesi tarafından yapılan müzakereleri desteklediğini belirtti. Suriye rejiminin Doha'daki büyükelçiliğinin yeniden açılmasıyla ilgili bir soruya cevaben Suriye’nin Arap Birliği üyeliği konusuna da değinen Katarlı Bakan, "Suriye’nin Arap birliği üyeliğinin askıya alınma sebepleri halen geçerliliğini koruyor" dedi.
Katarlı Bakan, üçlü görüşmede Suriye dosyasındaki gelişmelerin yanı sıra insani yardımın Suriye’ye ulaştırılması girişimini de görüştüklerini kaydetti.
Katar, Rusya ve Türkiye Dışişleri Bakanları arasında yapılan görüşmede, İran nükleer dosyasının yanı sıra Suriye krizi, Afganistan'daki barış görüşmeleri, Körfez ve Libya'daki durum ele alındı.
Görüşmeden önce üç ülkenin bakanları arasında ayrı ayrı ikili görüşmeler yapıldı. Çavuşoğlu Lavrov ile ayrı görüşürken, ayrıca Suriye'deki gelişmeleri görüşmek üzere eski Suriye Başbakanı Riyad Hicab ile de bir araya geldi.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Türkiye ve Rusya dışişleri bakanlarıyla iki ayrı toplantı düzenleyerek bölgesel ve uluslararası gelişmelerle ilgili görüştü.

Operasyonlar sürüyor
Türk kuvvetleri, Halep'in kuzey kırsalındaki Meng Askeri Havaalanı çevresine, Tel Rıfat, Maranaz ve Şeyh İsa bölgelerine operasyonlar düzenledi.
Operasyon, Halep'in kuzey kırsalında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol edilen bölgelerdeki Tel Rıfat çevresi ve Şeyh İsa, Beyluniyye ve el-Algamiyye köylerini hedef alınmasından sonra geldi.

Çiftçiler suyun azalmasından endişeli
Rakka’daki Çiftçiler Birliği Başkanı Muhammed es-Salim, Fırat Nehri'nde su kaybı yaşanmaya devam edilmesi halinde bölgenin "gerçek bir insani felaketle" karşı karşıya kalacağını belirtti. Salim özellikle mevsim yağmurlarının yağmaması nedeniyle kuraklık yılı olarak kabul edilen bu yıl bölgede tarımın büyük ölçüde etkilendiğini vurguladı.
Salim, önümüzdeki dönemde, çiftçilerin topraklarını özellikle pamuk gibi büyük miktarda ve sürekli sulama ihtiyacı duyan stratejik yaz mahsullerini yetiştirememeleri nedeniyle, nüfusun yüzde 85'inden fazlasının tarıma bağımlı olduğu bölgede ekonomik durumun kötüleşeceği konusunda uyarıda bulundu.
Fırat Nehri'nin su seviyesindeki düşüş, büyük ölçüde etkilenen tarım ve hayvancılığın yanı sıra, yaşamın diğer alanlarını da etkiledi. Bölgede şu an Suriye geneline elektrik sağlan Fırat Barajı'ndaki hidroelektrik jeneratör setlerinin durması sonucu elektrik krizi yaşanıyor. Tabka bölgesindeki Elektrik Müdürlüğü, elektrik üretimini durdurmak ve elektriği günde yaklaşık 12 saat kesmek zorunda kaldı.

 


Avustralya sahillerindeki "uzay topları"nın sırrı çözüldü

Fotoğraf: Queensland İtfaiyesi
Fotoğraf: Queensland İtfaiyesi
TT

Avustralya sahillerindeki "uzay topları"nın sırrı çözüldü

Fotoğraf: Queensland İtfaiyesi
Fotoğraf: Queensland İtfaiyesi

Avustralya Uzay Ajansı, hafta sonu Queensland sahilinde karaya vuran küre biçimindeki 6 gizemli cismin muhtemel kaynağını belirledi.

Ajans bugün yaptığı açıklamada cisimlerin yakın zamanda yörüngeden atmosfere yeniden giren yabancı bir uzay fırlatma aracının basınçlı kapları gibi göründüğünü söyledi.

Cisimler, Townsville'in kuzeyindeki Forrest Plajı'nda bulunmuştu.

Ajans, hangi fırlatma aracından geldiklerini resmen doğrulamak için uluslararası yetkililerle birlikte çalıştığını belirtti.

Ajans yaptığı açıklamada, "Cisimlerin konumu ve özellikleri, yakın zamanda yörüngeden atmosfere yeniden giren yabancı bir roket gövdesinin enkazıyla uyuşuyor" dedi.

Basınçlı kaplar, uzay araçlarında ve roketlerde gazları veya yakıtları yüksek basınç altında depolamak için kullanılan küre biçimli tanklardır. Genellikle titanyum alaşımlarından yapılırlar ve bir fırlatma aracının yapısal açıdan en dayanıklı bileşenleri arasında yer alırlar. Bu nedenle atmosfere yeniden girişten sağlam çıkabilir ve yanıp kül olmak yerine sağlam bir şekilde karaya veya okyanusa ulaşabilirler.

Koruyucu kıyafetler giymiş ekiplerin, polis gözetimi altında tehlikeli madde kalıntıları içerebileceği endişesiyle nesneleri tehlikeli madde varillerine yerleştirdiği görülmüştü.

Queensland İtfaiyesi, bölge çevresinde 50 metrelik yasak bölgenin hâlâ yürürlükte olduğunu ve şüpheli bir nesne bulanların ona dokunmaması gerektiğini belirtti.

"Bölgede şüpheli herhangi bir nesneyle karşılaşırsanız, ona dokunmayın. Uzaklaşın ve hemen acil servisi arayın" dendi.

dcfergthyju
Queensland sahilinde bulunan tuhaf siyah top (Queensland İtfaiyesi/X)

Yaklaşık 2 bin 500 kişinin yaşadığı küçük sahil kasabası Forrest Beach, hafta sonu boyunca teyakkuzdaydı.

Forrest Beach Takeaway'in sahibi Lisa Scobie, kamu yayıncısı ABC'ye, "Burası çok sessiz, pek bir şey olmuyor. Bu yüzden ekstra bir hareketlilik olması kesinlikle biraz heyecan yarattı" diye konuştu.

Uzay enkazı Avustralya kıyılarına daha önce de ulaşmıştı. 2023'te Hindistan, Perth yakınlarındaki Batı Avustralya sahilinde bulunan büyük metal kubbenin, kutup uydu fırlatma araçlarından birine ait olduğunu doğrulamıştı.

2022'de Yeni Güney Galler'de bir SpaceX'in Dragon uzay aracının kargo modülü bulunmuş ve 1979'da Batı Avustralya'ya Skylab uzay istasyonundan parçalar düşmüştü. Ayrıca 2011'de Namibya'daki ıssız bir otlakta insansız bir roketin yakıt tankı olduğuna inanılan küresel bir cisim bulunmuştu.

Uzay enkazı, özellikle ısıya dayanıklı malzemelerden yapılmış parçalar söz konusu olduğunda, Dünya atmosferine yeniden girerken her zaman tamamen yanmaz. Avustralya Uzay Ajansı, şüpheli enkaz bulan herkesin yetkililere haber vermesini tavsiye ediyor. Yetkililerin yabancı meslektaşları ve operatörlerle iletişime geçip anlaşma yükümlülükleri konusunda tavsiyelerde bulunabileceğini belirtiyor.

Independent Türkçe


İran'ın Dini Lideri Hamaney, Ejei’yi yeniden Yargı Erki Başkanı olarak atadı

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhseni Ejei, Ali Hamaney’in cuma günü düzenlenen cenaze töreninde (İran Şura Meclisi)
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhseni Ejei, Ali Hamaney’in cuma günü düzenlenen cenaze töreninde (İran Şura Meclisi)
TT

İran'ın Dini Lideri Hamaney, Ejei’yi yeniden Yargı Erki Başkanı olarak atadı

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhseni Ejei, Ali Hamaney’in cuma günü düzenlenen cenaze töreninde (İran Şura Meclisi)
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhseni Ejei, Ali Hamaney’in cuma günü düzenlenen cenaze töreninde (İran Şura Meclisi)

İran'ın Dini Lideri Mücteba Hamaney dün, Gulam Hüseyin Muhseni Ejei’yi yeni bir beş yıllık dönem için Yargı Erki Başkanlığı görevine yeniden atadı. Yargı Erkine bağlı Mizan Haber Ajansı'nın yayımladığı kararnameye ait görüntüye göre karar 4 Temmuz tarihini taşıyordu.

Kararnameye göre Hamaney, İran Anayasası'nın 157. maddesine dayanarak Ejei'yi yeniden atadı ve ‘değerli ve özverili çabaları’ için takdirlerini ifade etti.

Ejei, Yargı Erki Başkanlığı görevini ilk kez 2021 yılının temmuz ayı başlarında eski Dini Lider Ali Hamaney'in kararnamesiyle üstlenmişti. Beş yıllık ilk görev süresi sona eren Ejei’yi bu göreve yeniden atandı.

Geçtiğimiz hafta boyunca Mücteba Hamaney'in Ejei'nin görev süresini yenilemeyerek kendi çevresine daha yakın bir isim atayabileceğine ilişkin spekülasyonlar gündeme geldi. Ancak yeni kararname ile Ejei, ikinci bir dönem için görevde kaldı Bu adım, sistemin önde gelen kurumlarından birinde süreklilik mesajı olarak değerlendirildi.

Mücteba Hamaney, kararname metninde Ali Hamaney'in ortaya koyduğu ‘tüm taleplerin’ ve 28 Haziran tarihli mektubunda yer alan hususların ‘arzu edilen Yargı Erkine dönüşüm, refah ve ulaşma hedefi için temel’ oluşturduğunu belirtti.

dfgr
Pezeşkiyan, geçtiğimiz hafta Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhseni Ejei ile üçlü bir toplantıda bir araya geldi (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ejei'yi yeniden atanması dolayısıyla tebrik ederek kararın Dini Lider'in onun kararlılığına, deneyimine ve yargı alanındaki hizmetlerine duyduğu ‘güveni’ yansıttığını söyledi. Pezeşkiyan, ‘adaletin tesisi, halkın haklarının korunması ve hukukun üstünlüğünün’ mevcut koşullarda sosyal sermayeyi güçlendirmenin, kamuoyunda umut ve güveni artırmanın ve ülkeyi ileriye taşımanın temeli olduğunu da vurguladı.

Pezeşkiyan, üç erkin (Cumhurbaşkanlığı, Meclis ve Yargı) yakın iş birliğinin ülkenin pek çok sorununu çözmede yardımcı olabileceğini belirterek ‘Ulusal Uzlaşı Hükümeti’nin anayasa çerçevesinde ve Yargı Erki ile yapıcı bir etkileşim içinde sosyal adalet, kamu haklarının gözetilmesi ve hukukun üstünlüğünün pekiştirilmesi için çalışmaya hazır olduğunu teyit etti.

Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) yakın Tesnim Haber Ajansı'nın aktardığına göre Ejei'yi görevde kalması dolayısıyla tebrik ederek yönetiminin sürmesinin Yargı Erki'nin ‘yüce hedeflerini’ hayata geçirmenin zeminini hazırlayabileceğini söyledi. Kalibaf, İcei'nin yargısal dönüşüm belgesinin uygulanması, davaların hızlandırılması, süreçlerin dijitalleştirilmesi, yolsuzlukla mücadele ile üretim ve yatırımın desteklenmesi konusundaki çabalarına da değindi. Parlamentonun sosyal adaleti güçlendirme ve yolsuzlukla mücadelede Yargı Erki ile iş birliğini sürdürmeye hazır olduğunu ifade etti.

Ejei'nin görevde bırakılması kararı, babası mart ayında ABD ve İsrail saldırılarının ilk gününde hayatını kaybetmesinin ardından İran'ın Dini Lideri seçilen Mücteba Hamaney'in imzasıyla çıkan en önemli kurumsal atamalar arasında yer aldı.

Mücteba Hamaney, seçilmesinden bu yana kamuoyu önüne hiç çıkmadı. Yetkililer de kendisine ait herhangi bir ses veya video kaydı yayımlamadı. Yaklaşık dört aydır ona atfedilen mesajlar yalnızca yazılı bildirgelerden ibaret kaldı.

Pazar günü Tahran'da babası için düzenlenen cenaze namazında bulunmaması da medyanın ilgisini çekti. Özellikle törende devletin üst düzey yetkililerinin, askeri komutanların ve Ali Hamaney'in diğer çocuklarının hazır bulunduğu göz önüne alındığında bu yokluk daha da dikkat çekiciydi.


Şi Cinping, Çin-Kuzey Kore ilişkilerini geliştirmek için Kim Jong-un ile çalışmaya hazır olduğunu vurguladı

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Kang Kon destroyerindeki silah testlerini denetlerken (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Kang Kon destroyerindeki silah testlerini denetlerken (Reuters)
TT

Şi Cinping, Çin-Kuzey Kore ilişkilerini geliştirmek için Kim Jong-un ile çalışmaya hazır olduğunu vurguladı

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Kang Kon destroyerindeki silah testlerini denetlerken (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Kang Kon destroyerindeki silah testlerini denetlerken (Reuters)

Kuzey Kore devlet medyasının dün aktardığına göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile ikili ilişkileri ‘uzun vadeli, sağlıklı ve istikrarlı’ bir şekilde geliştirmek için birlikte çalışmaya hazır olduğunu bildirdi. Bu gelişme, Şi Cinping’in geçen ay Kuzey Kore’ye gerçekleştirdiği ve nadir görülen ziyaretin ardından geldi. Söz konusu ziyarette iki lider, Kore Yarımadası’nda gerilimin tırmandığı ve Pyongyang’ın Rusya ile askerî iş birliğini genişlettiği bir dönemde ikili ilişkileri güçlendirme taahhüdünde bulunmuştu.

Sosyalizm davası

Şarku’l Avsat’ın Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı’ndan (KCNA) aktardığına göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 1 Temmuz tarihli mektubunda, Çin Komünist Partisi’nin kuruluşunun 105’inci yıl dönümü dolayısıyla gönderdiği kutlama mesajı nedeniyle Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’a teşekkür etti. Şi, Kim’in mesajının, iktidardaki İşçi Partisi ve Kuzey Kore halkının Çin’e duyduğu ‘derin ve içten duyguları’ yansıttığını belirtti.

fdefg
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, 8 Haziran’da Pyongyang’da Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile tokalaşırken (Reuters)

AFP’nin aktardığına göre Şi, “Çin Komünist Partisi ile Kore İşçi Partisi, iktidardaki iki Marksist partidir” ifadesini kullanarak, iki ülkenin nesiller boyunca sosyalizm davasını ilerletmek için omuz omuza çalıştığını söyledi. Şi, “İki tarafın ilgili kurum ve birimlerini, üzerinde mutabakata vardığımız önemli ortak anlayışları eksiksiz şekilde hayata geçirmeye yönlendirmeye ve Çin ile Kuzey Kore arasındaki ilişkileri uzun vadeli, sağlıklı ve istikrarlı bir gelişim çizgisine taşımaya hazırım” dedi.

Şi ayrıca, Pyongyang’a gerçekleştirdiği son resmî ziyarete atıfta bulunarak, Kim’e ziyaret sırasında gösterilen ‘samimi ve sıcak misafirperverlik’ dolayısıyla teşekkür etti. Söz konusu mektup, Kim Jong-un’un iki liderin Pyongyang’daki zirvesini ‘tarihi’ olarak nitelendirdiği ve Kuzey Kore’nin Pekin ile ilişkilerini güçlendirmeyi sürdürme konusundaki ‘kararlı tutumunu’ vurguladığı mesajına yanıt olarak kaleme alındı.

Yeni savaş gemisi

Bu arada Kim Jong-un, 5 bin tonluk Kang Kon muhribinde gerçekleştirilen silah testlerini bizzat denetledi. Resmî medya, testler kapsamında seyir füzelerinin ateşlendiğini ve ‘elektronik harp sistemlerinin’ denendiğini bildirdi. AFP’nin aktardığına göre, söz konusu savaş gemisi geçen yıl denize indirilmesi sırasında kısmen alabora olmuş, daha sonra ise onarılarak yeniden hizmete hazır hale getirilmişti.

t87ıl9
Kuzey Kore destroyerinden bir seyir füzesinin fırlatılması anı (Reuters)

KCNA, testlerin cuma günü gerçekleştirildiğini duyurdu. Denemeler, yine 5 bin tonluk Choe Hyon muhribinin yaklaşık iki hafta önce resmen hizmete girmesinin ardından yapıldı.

Kim Jong-un, Choe Hyon muhribinin hizmete alınması töreninde donanmayı nükleer silahlarla donatma ve 10 bin tonluk yeni savaş gemileri geliştirme sözü vermişti. KCNA’ın haberine göre Kim, cuma günkü silah testlerinin ardından Kang Kon muhribinin iki ay içinde donanma envanterine katılması talimatını verdi. KCNA’nın yayımladığı fotoğraflardan birinde Kim Jong-un’un, üst düzey yetkililerle birlikte kıyıdaki bir gözlem noktasından testleri takip ettiği görüldü.

Askeri caydırıcılık

KCNA’nın aktardığına göre Kim Jong-un, ülkesinin ‘askeri caydırıcılığını’ hızla güçlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, Kuzey Kore’nin ‘mutlak askerî güce’ sahip olma kararlılığını yineledi. Kang Kon muhribi, mayıs ayında düzenlenen denize indirme töreni sırasında Kim’in de katıldığı etkinlikte kısmen alabora olmuş ve hasar görmüştü. Kim, olayı ‘tam bir ihmalin yol açtığı suç teşkil eden bir eylem’ olarak nitelendirmiş ve sorumluların hesap vermesi talimatını vermişti. Analistler ise Kim’in geminin iki ay içinde hizmete alınması yönündeki talimatının siyasi takvimle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.

ertyh
Kang Kon destroyerinin savaş sistemlerinin test edilmesi sırasında, stratejik seyir füzesinin deneme fırlatılışını da içeren bir tatbikat gerçekleştiriliyor. (Reuters)

Seul’deki Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü’nden Hong Min, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Kuzey Kore’nin siyasi takvimi dikkate alındığında, en güçlü ihtimal geminin ülkenin kuruluşunun 78’inci yıl dönümü olan 9 Eylül’de hizmete alınmasıdır” ifadesini kullandı.

Hong, savaş gemisinin hizmete girmesinin ardından Kore Yarımadası’nın doğu kıyısında konuşlandırılmasının beklendiğini belirterek, “İlk aşamada önceliğin, düşük riskli kıyı operasyonlarına yönelik kabiliyetlerin geliştirilmesi olması muhtemel” değerlendirmesinde bulundu. Pyongyang yönetimi, 2019’da Kim Jong-un ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Hanoi’de gerçekleştirilen zirvenin, nükleer silahsızlanmanın kapsamı ve yaptırımların hafifletilmesi konusundaki anlaşmazlık nedeniyle sonuçsuz kalmasının ardından nükleer silahlardan vazgeçmeyeceğini sürekli vurguluyor. Resmî olarak hâlâ savaş hâlinde bulunan Kuzey ve Güney Kore arasındaki 1950-1953 Kore Savaşı, bir barış anlaşmasıyla değil ateşkesle sona ermişti. Güney Kore donanmasının 5 bin tonun üzerinde deplasmana sahip 10’dan fazla savaş gemisi bulunurken, Kuzey Kore envanterinde bu sınıfta yalnızca iki gemi yer alıyor.