Türkiye, Rusya ve Katar dışişleri bakanlarından Suriye'nin toprak bütünlüğüne bağlılık vurgusu

Çavuşoğlu, Lavrov ve Muhammad bin Abdurrahman Al Sani dün Doha'da basın toplantısı düzenlediler. (EPA)
Çavuşoğlu, Lavrov ve Muhammad bin Abdurrahman Al Sani dün Doha'da basın toplantısı düzenlediler. (EPA)
TT

Türkiye, Rusya ve Katar dışişleri bakanlarından Suriye'nin toprak bütünlüğüne bağlılık vurgusu

Çavuşoğlu, Lavrov ve Muhammad bin Abdurrahman Al Sani dün Doha'da basın toplantısı düzenlediler. (EPA)
Çavuşoğlu, Lavrov ve Muhammad bin Abdurrahman Al Sani dün Doha'da basın toplantısı düzenlediler. (EPA)

Türkiye, Rusya ve Katar dışişleri bakanları dün Doha'da gerçekleştirdikleri toplantıda, ülkelerinin Suriye topraklarının birliğine bağlılığını ve Suriye krizine siyasi bir çözüm bulunması gerektiğini vurguladılar.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya, Türkiye ve Katar'ın Suriye'de komşu ülkelerin güvenliğini tehdit eden ayrılıkçı girişimlere karşı mücadele konusunda anlaştıklarını söyledi. Başta Suriye krizi olmak üzere bölgesel meseleleri görüşmek üzere Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ve Katarlı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Lavrov, “Özel temsilcilerimizin doğrudan iş birliğinde ortak hedeflere ulaşmak için ek çabalarımıza katılacağı konusunda anlaştık. Periyodik olarak bakanlık düzeyinde başka toplantılar da yapacağız” dedi.
Rusya’nın Suriyeli sığınmacıların ülkesine güvenli dönüşlerini sağlamak için uluslararası çabalara desteğine dikkat çeken Lavrov açıklamasını şöyle sürdürdü:
 "Bu, Suriye meselesine ilişkin Rusya, Türkiye ve Katar dışişleri bakanları düzeyindeki ilk toplantı. Bir sonraki toplantı Türkiye’de, ardından da Rusya'da yapılacak.”
Rusya Dışişleri Bakanı ayrıca üçlü görüşmelerin bölgesel düzeyde bölgenin sorunlarının çözülmesine yardımcı olacak yeni bir platform olduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Suriye krizinin çözümüne yönelik uluslararası meşruiyete uygun bir siyasi çözüm hedefleyen tüm girişimlere ülkesinin verdiği desteği yineleyerek Suriye rejimine mevcut durumdaki çıkmazı durdurması için baskı yapılması gerektiğini belirtti.
Çavuşoğlu, Türkiye’nin Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunmaya, sivilleri korumaya ve terör örgütleriyle savaşmaya devam edeceğini vurguladığı açıklamasında üçlü görüşmede Suriye'deki durumun ve terör örgütleriyle mücadele başlıklarının ele alındığını kaydetti. Çavuşoğlu, son iki ayda 25'den fazla masum Suriyelinin terör saldırılarında yaşamını yitirdiğine dikkat çekti.
Bakan Çavuşoğlu, Suriye'deki çatışmanın ancak siyasi bir çözüm bularak sona erdirilebileceğini, bu nedenle Şam rejimine mevcut durumdaki çıkmazın kırılması için baskı yapılması gerektiğini vurgulayarak insani krizi hafifletmek için Katar ile iş birliğinin devam ettiğini söyledi. Özellikle Kovid-19 salgınıyla mücadele için Suriye'ye yönelik insani yardımı iki katına çıkarma çabalarına olan ihtiyacın altını çizdi.
Katar Dışişleri Bakanı Muhammed Abdurrahman Al Sani de Suriye krizine sadece siyasi çözüm olabileceğini ve Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğündeki süreci desteklemek gerektiğini ifade etti.
Suriye topraklarının bütünlüğünün korunması ve krizin askeri yöntemlere başvurulmadan çözülmesi gerektiğini vurgulayan Al Sani, ülkesinin Suriyeli mültecilerin evlerine güvenli ve gönüllü olarak dönmesi ve Suriye Anayasa Çalışma Komitesi tarafından yapılan müzakereleri desteklediğini belirtti. Suriye rejiminin Doha'daki büyükelçiliğinin yeniden açılmasıyla ilgili bir soruya cevaben Suriye’nin Arap Birliği üyeliği konusuna da değinen Katarlı Bakan, "Suriye’nin Arap birliği üyeliğinin askıya alınma sebepleri halen geçerliliğini koruyor" dedi.
Katarlı Bakan, üçlü görüşmede Suriye dosyasındaki gelişmelerin yanı sıra insani yardımın Suriye’ye ulaştırılması girişimini de görüştüklerini kaydetti.
Katar, Rusya ve Türkiye Dışişleri Bakanları arasında yapılan görüşmede, İran nükleer dosyasının yanı sıra Suriye krizi, Afganistan'daki barış görüşmeleri, Körfez ve Libya'daki durum ele alındı.
Görüşmeden önce üç ülkenin bakanları arasında ayrı ayrı ikili görüşmeler yapıldı. Çavuşoğlu Lavrov ile ayrı görüşürken, ayrıca Suriye'deki gelişmeleri görüşmek üzere eski Suriye Başbakanı Riyad Hicab ile de bir araya geldi.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Türkiye ve Rusya dışişleri bakanlarıyla iki ayrı toplantı düzenleyerek bölgesel ve uluslararası gelişmelerle ilgili görüştü.

Operasyonlar sürüyor
Türk kuvvetleri, Halep'in kuzey kırsalındaki Meng Askeri Havaalanı çevresine, Tel Rıfat, Maranaz ve Şeyh İsa bölgelerine operasyonlar düzenledi.
Operasyon, Halep'in kuzey kırsalında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol edilen bölgelerdeki Tel Rıfat çevresi ve Şeyh İsa, Beyluniyye ve el-Algamiyye köylerini hedef alınmasından sonra geldi.

Çiftçiler suyun azalmasından endişeli
Rakka’daki Çiftçiler Birliği Başkanı Muhammed es-Salim, Fırat Nehri'nde su kaybı yaşanmaya devam edilmesi halinde bölgenin "gerçek bir insani felaketle" karşı karşıya kalacağını belirtti. Salim özellikle mevsim yağmurlarının yağmaması nedeniyle kuraklık yılı olarak kabul edilen bu yıl bölgede tarımın büyük ölçüde etkilendiğini vurguladı.
Salim, önümüzdeki dönemde, çiftçilerin topraklarını özellikle pamuk gibi büyük miktarda ve sürekli sulama ihtiyacı duyan stratejik yaz mahsullerini yetiştirememeleri nedeniyle, nüfusun yüzde 85'inden fazlasının tarıma bağımlı olduğu bölgede ekonomik durumun kötüleşeceği konusunda uyarıda bulundu.
Fırat Nehri'nin su seviyesindeki düşüş, büyük ölçüde etkilenen tarım ve hayvancılığın yanı sıra, yaşamın diğer alanlarını da etkiledi. Bölgede şu an Suriye geneline elektrik sağlan Fırat Barajı'ndaki hidroelektrik jeneratör setlerinin durması sonucu elektrik krizi yaşanıyor. Tabka bölgesindeki Elektrik Müdürlüğü, elektrik üretimini durdurmak ve elektriği günde yaklaşık 12 saat kesmek zorunda kaldı.

 


Trump Pekin’de… İran’a seçenek sundu: Ya iyi bir anlaşma ya yıkım

Trump Pekin’de… İran’a seçenek sundu: Ya iyi bir anlaşma ya yıkım
TT

Trump Pekin’de… İran’a seçenek sundu: Ya iyi bir anlaşma ya yıkım

Trump Pekin’de… İran’a seçenek sundu: Ya iyi bir anlaşma ya yıkım

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile önemli bir zirve gerçekleştirmek üzere Pekin’de. Trump, İran’ın nükleer silah sahibi olmasını engelleme konusundaki kararlılığını yineleyerek, ABD’den ayrılmadan önce yaptığı açıklamada, “İran ya ABD ile iyi bir anlaşmaya varacak ya da yıkımla karşı karşıya kalacak” dedi.

Trump ayrıca, İran savaşını sona erdirmek ve Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını hafifletmek için Pekin’in yardımına ihtiyaç duyacağını düşünmediğini söyledi.

Washington ile Tahran arasındaki müzakere süreci, Trump’ın İran’ın son yanıtını reddetmesinin ardından açık bir çıkmaza girdi. Bu durum, kırılgan ateşkesin askeri dengelerin yeniden şekillendirildiği bir sürece dönüşebileceğine dair işaretleri artırdı.

Bu arada, ay başında hazırlanan ve New York Times tarafından yayımlanan gizli Amerikan istihbarat değerlendirmeleri, İran’ın askeri ve füze kapasitesinin büyük bölümünü yeniden toparladığını ortaya koydu. Bu değerlendirmeler, Trump’ın İran ordusunun “tamamen ezildiği” yönündeki açıklamalarıyla çelişiyor.


Warsh kartlarını Trump’a açacak mı, yoksa stratejik bir sessizliğe mi bürünecek?

Warsh, 21 Nisan 2026'da Senato Bankacılık Komitesi önünde ifade verdi (AFP)
Warsh, 21 Nisan 2026'da Senato Bankacılık Komitesi önünde ifade verdi (AFP)
TT

Warsh kartlarını Trump’a açacak mı, yoksa stratejik bir sessizliğe mi bürünecek?

Warsh, 21 Nisan 2026'da Senato Bankacılık Komitesi önünde ifade verdi (AFP)
Warsh, 21 Nisan 2026'da Senato Bankacılık Komitesi önünde ifade verdi (AFP)

Kevin Warsh, ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı olarak göreve başladığı ilk haftalarda kritik bir sınavla karşı karşıya kalacak. Haziran ayındaki toplantıda açıklanacak olan "noktasal grafik" öngörüleri, Başkan Donald Trump ve piyasalar için Warsh’ın rengini belli edecek: Warsh, Trump’ın umduğu gibi düşük faiz yanlısı bir "güvercin" mi olacak, yoksa FED’in geleneksel çizgisinde mi kalacak?

Reuters'ın analizine göre, yetkililerin faiz beklentilerini yansıtan bu grafik, Warsh’ın Trump’ın defalarca eleştirdiği o "genel akıntıya" kapılıp kapılmayacağını ortaya koyan temel ipucu olabilir. Tabii Warsh, faiz tahminini sunmamayı tercih etmezse.

Stratejik geri çekilme seçeneği

Warsh için bir çıkış yolu mevcut: Görevdeki ilk aylarında, özellikle borçlanma maliyetlerinin düşmesini beklediğini açıkça belirten bir başkan tarafından seçilmişken, faiz konusundaki görüşlerini saklı tutmak için veri paylaşımından kaçınabilir.

Eski St. Louis FED Başkanı ve Purdue Üniversitesi Daniels İşletme Fakültesi Dekanı James Bullard, "Bu onun için stratejik bir soru olacak" değerlendirmesinde bulundu. FED’in 16-17 Haziran’daki toplantısına beş hafta kala, senato onay süreci ve yemin töreni trafiği göz önüne alındığında Bullard, Warsh’ın "henüz ekleyecek bir şeyim yok" diyerek süreci geçiştirebileceğini öngörüyor.

Miran’ın boşluğu ve bağımsızlık sınavı

Her ne kadar noktasal grafikteki tahminler anonim kalsa da Warsh’ın vizyonu, yerine geçtiği Steven Miran’ın tahminleriyle kıyaslandığında büyük ölçüde netleşecek. Trump tarafından atanan ve eylül ayından beri görev yapan Miran, meslektaşlarının aksine sert faiz indirimlerini savunmasıyla biliniyordu.

Miran’ın "noktası" grafikten silindiğinde, eğer Warsh benzer şekilde genel mutabakatın dışında (aşırı düşük) bir tahmin sunmazsa, görüşleri Trump’ın hedef aldığı o ana akım görüşlerin içinde eriyip gidecek. Ancak Miran’ın çizgisine yakın bir tahmin sunması, Trump’tan bağımsızlığı konusunda anında soru işaretleri doğurabilir.

Tahminleri gizlemek ilk değil

FED tarihinde tahminlerin askıya alınması bilinmeyen bir durum değil. James Bullard da daha önce, 2-3 yılı aşan tahminlerin hata payının yüksek olduğunu ve kafa karışıklığı yarattığını savunarak uzun vadeli öngörü paylaşmayı durdurmuştu. Ayrıca FED, Mart 2020’de pandemi dönemindeki belirsizlik nedeniyle tahminlerini tamamen iptal etmişti.

Warsh’ın genel olarak "sözlü yönlendirme" yöntemine mesafeli olduğu biliniyor. Warsh, çok fazla ön bilgi vermenin politika yapıcıların elini kolunu bağladığına inanıyor. 2012'den bu yana genişletilen bu tahmin raporları, birçok yetkiliye göre bir "vaat" gibi yanlış anlaşılma riski taşıyor.

Eski FED Başdanışmanı ve Duke Üniversitesi Ekonomi Profesörü Ellen Meade, Warsh’ın haziran ayında bu yoğunluk arasında "nokta" koymakla uğraşmak istemeyebileceğini, hatta raporun formatında değişikliğe gitmek için tüm meslektaşlarını bu veriyi ertelemeye ikna edebileceğini ifade ediyor.


Uluslararası Enerji Ajansı, 2026 yılında petrol arzının günlük 3,9 milyon varil azalacağını öngörüyor

Uluslararası Enerji Ajansı’nın savaş nedeniyle 2026 yılında petrol arzında öngördüğü düşüş, daha önceki günlük 1,5 milyon varillik düşüş tahminlerine göre oldukça keskin (X)
Uluslararası Enerji Ajansı’nın savaş nedeniyle 2026 yılında petrol arzında öngördüğü düşüş, daha önceki günlük 1,5 milyon varillik düşüş tahminlerine göre oldukça keskin (X)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı, 2026 yılında petrol arzının günlük 3,9 milyon varil azalacağını öngörüyor

Uluslararası Enerji Ajansı’nın savaş nedeniyle 2026 yılında petrol arzında öngördüğü düşüş, daha önceki günlük 1,5 milyon varillik düşüş tahminlerine göre oldukça keskin (X)
Uluslararası Enerji Ajansı’nın savaş nedeniyle 2026 yılında petrol arzında öngördüğü düşüş, daha önceki günlük 1,5 milyon varillik düşüş tahminlerine göre oldukça keskin (X)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), İran savaşı kaynaklı aksaklıklar nedeniyle küresel petrol arzının 2026 yılında günlük yaklaşık 3,9 milyon varil azalacağını açıkladı. IEA, Ortadoğu’nun halihazırda 1 milyar varilden fazla petrol arzı kaybına uğradığını bildirdi.

2026 yılı için öngörülen bu düşüş, IEA’nın daha önce açıkladığı günlük 1,5 milyon varillik azalma tahminine kıyasla sert bir gerilemeye işaret ediyor.

IEA’nın aylık petrol piyasası raporunda, arz tarafındaki düşüşün talepteki gerilemeyi aşacağı belirtildi. Rapora göre küresel petrol talebinin bu yıl günlük 420 bin varil azalması bekleniyor.

IEA, savaş nedeniyle yükselen fiyatların talebi baskıladığını ve ekonomik büyümeyi yavaşlattığını vurguladı.

Raporda, “İran savaşı Ortadoğu’daki petrol üretimine ciddi zarar verirken, küresel petrol arzı bu yıl toplam talebi karşılayamayacak” denildi. Ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki petrol tankerlerinin geçişine yönelik kısıtlamaların sürmesi nedeniyle Körfez üreticilerinin toplam arz kaybının 1 milyar varili aştığı ifade edildi. Günlük 14 milyon varilden fazla petrol akışının durmasının, ‘benzeri görülmemiş bir arz şoku’ oluşturduğu kaydedildi.

IEA, temel senaryosunda Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren kademeli olarak yeniden başlamasını öngördü.