Libya Petrol Muhafızları, maaşlarının gecikmesini protesto etmek için petrol tesislerini kapatmakla tehdit ediyor

Türkiye Silahlı Kuvvetleri tarafından eğitilen Libya özel kuvvetleri, geçen perşembe günü Trablus’un 120 km doğusundaki Hums şehrindeki mezuniyet töreninde (AFP)
Türkiye Silahlı Kuvvetleri tarafından eğitilen Libya özel kuvvetleri, geçen perşembe günü Trablus’un 120 km doğusundaki Hums şehrindeki mezuniyet töreninde (AFP)
TT

Libya Petrol Muhafızları, maaşlarının gecikmesini protesto etmek için petrol tesislerini kapatmakla tehdit ediyor

Türkiye Silahlı Kuvvetleri tarafından eğitilen Libya özel kuvvetleri, geçen perşembe günü Trablus’un 120 km doğusundaki Hums şehrindeki mezuniyet töreninde (AFP)
Türkiye Silahlı Kuvvetleri tarafından eğitilen Libya özel kuvvetleri, geçen perşembe günü Trablus’un 120 km doğusundaki Hums şehrindeki mezuniyet töreninde (AFP)

Libya’da Abdulhamid Dibeybe başkanlığındaki Birlik Hükümeti’ne bağlı İçişleri Bakanlığı, başkent Trablus’taki havalimanı yolunda bulunan bakanlık binasına baskın düzenlendiği haberlerini yalanladı. Petrol Tesisleri Muhafızları ise ülkenin güneybatı çölündeki en büyük petrol sahası olan eş-Şerare’den başlayarak, petrol sahalarının çoğunda ‘petrol ihracatını tekrar engellemekle’ tehdit etti.
Eş-Şerare petrol sahasındaki Petrol Tesisleri Muhafızları kurumundan bir grup, son zamanlarda maaşlarının tamamının ödenmemesini protesto etmek için 9 Nisan’da petrol tesislerini kapatma ve ihracatını engelleme tehdidinde bulundu. Grup, yaptığı bir açıklamada, geçen ayki ödenmemiş maaşlarının ödenmesi de dahil, taleplerine yanıt verilmesi için yetkili makamlara iki haftalık süre verdiklerini belirtti. Açıklamada, aksi taktirde eş-Şerare petrol sahasından başlayarak, tüm petrol sahalarında ve limanlarında petrol ihracatını durduracakları, ayrıca meseleyi başsavcılığa taşıyacakları aktarıldı.
Açıklama, Başkanlık Konseyi ve Birlik Hükümeti de dahil olmak üzere ülkenin yeni yürütme otoritesinin karşı karşıya kaldığı ilk gerçek sınavı temsil ediyor. Ülkedeki en büyük petrol sahası olan eş-Şerare’de, günlük 300 bin varilden fazla petrol üretiliyor. Söz konusu miktar, Libya ham petrol üretiminin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Libya’daki petrol sektörü, güvenli tehditleri veya işçi grevleri arka planında petrol sahalarının ve limanlarının tekrar tekrar kapatılması nedeniyle üretim faaliyetlerinin istikrarsızlığı sonucunda zorluklarla karşı karşıya.

İddialara yalanlama
Gelişmeyle eş zamanlı olarak Libya İçişleri Bakanlığı, Trablus’taki havalimanı yolu üzerinde bulunan bakanlık binasına baskın düzenlendiğine ilişkin haberleri yalanladı. Bakanlık, yaptığı açıklamada bu bilgilerin tümüyle doğruluğunun bulunmadığını vurguladı. Bakanlık, vatandaşlara ülkenin güvenliğine ve istikrarına zarar veren bu söylentilere aldanmama çağrısı yaptı. Aynı şekilde Bakanlık, Perşembe günü ise ‘suçluları ve kanun kaçaklarını caydırmak, olası güvenlik ihlallerini önlemek, onlarla kararlı şekilde mücadele etmek’ amacıyla başkent Trablus’taki Kolluk Kuvvetleri İdaresi’ne bağlı güvenlik devriyelerinin yoğun şekilde bölgede konuşlandırıldığını açıkladı.
Bakanlığın açıklaması, yeni Libya hükümetinde İçişleri Bakanı Halid Mazen ve bakanlığa bağlı emniyet birimlerinde yer alan silahlı milislerin liderleri arasında son günlerde yaşanan anlaşmazlıklara ilişkin haberlere yanıt olarak geldi. Mazen’in bu milislerin bazı liderlerinin daha yüksek makamlara terfi edilmesini reddetmesi sonrasında anlaşmazlıklar yaşandığı belirtilmişti.
Bir videoda, İçişleri Bakanlığı binası içerisinde silahlı unsurların yayıldığı görünürken, Mazen ise iki gündür herhangi bir resmi organda görülmedi.

90 üye mezun oldu
Öte yandan Fayiz es-Serrac başkanlığında görev süresi sona eren Ulusal Mutabakat Hükümeti’nden (UMH) Dibeybe hükümetine geçen silahlı milislerin başlattığı Burkan el-Gadab (Öfke Volkanı) operasyon odası, Serrac’ın 2019 yılında Ankara ile imzaladığı askeri iş birliği muhtırası çerçevesinde Türk kuvvetleri tarafından eğitilen terörle mücadele gücü bünyesindeki 90 üyenin mezun olduğunu duyurdu.
Terörle Mücadele Gücü Komutanı General Muhammed Zeyn, Türkiye’nin Libya Görev Grubu Komutanlığı personeli tarafından Libya ordusuna bağlı 90 öğrenciye, temel ve ileri seviyede 6 ve 12 hafta süren eğitimler verildiğini açıkladı. Mısrata, orta ve güney bölgelerde ve Trablus’ta, Burkan el-Gadab’a mensup ölen unsurların ailelerini onurlandırma törenine Birlik Hükümeti Sözcüsü Muhammed Kanunu da katıldı. Törenle birlikte, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi’nin, Kanunu’nun medyada görünmesini engelleme kararı aldığı yönündeki söylentiler de yalanlanmış oldu.
Libya’nın doğusundaki Bingazi Belediyesi, Mısır Dışişleri Bakanı’nın Libya işlerinden sorumlu yardımcısı Ahmed Abdulhamid başkanlığındaki bir diplomatik heyetin, Libya Dışişleri Bakanlığı temsilcilerinin huzurunda belediye yetkilileriyle görüştüğünü açıkladı. Görüşmelerin gündeminde ‘yakın gelecekte Bingazi şehrinde Mısır konsolosluğunun açılması, Mısırlı çalışanların hukuki durumlarının ilgili makamlarla koordineli olarak düzeltilmesi, Mısırlı ve Libyalı iş adamlarının Bingazi’de her iki tarafın ticaret odaları aracılığıyla toplantı düzenlenmesine ilişkin iş birliği ve Bingazi’deki Mısır Okulu’nun karşılaştığı zorlukların üstesinden gelinmesi’ meselelerinin ele alındığı belirtildi.
Bingazi Belediyesi, yaptığı açıklamada, Mısır heyeti başkanının, Bingazi’deki Mısır Konsolosluğu’nun hızla yeniden açılması çalışmaları hususundaki iş birliğine övgüde bulunduğunu söyledi.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.