Irak'ın güneyindeki Musenna hapishanesinden 21 mahkum firar etti

Irak'ın güneyindeki Musenna hapishanesinden 21 mahkum firar etti
TT

Irak'ın güneyindeki Musenna hapishanesinden 21 mahkum firar etti

Irak'ın güneyindeki Musenna hapishanesinden 21 mahkum firar etti

Irak’ta meydana gelen son firar olayının üzerinden yaklaşık 7 yıl geçtikten sonra dün (Pazar) sabah, başkent Bağdat’ın 270 kilometre güneyinde bulunan Musenna kentinde terör ve uyuşturucu madde ticareti suçlarından dolayı cezaevinde bulunan 21 mahkum kaldıkları hapishaneden firar etti.
Irak’ta 2013 yılında Bağdat’taki Ebu Gureyb Cezaevi’nden çok sayıda mahkum firar etmişti. 2014 yılında ise DEAŞ’ın Ninova’yı işgal etmesinin ardından Musul kenti yakınlarındaki Baduş Hapishanesi'nden çok sayıda mahkum firar etti. Dün de Musenna Hapishanesi’nden 21 mahkumun firar etmesiyle ülkede bu büyüklükte üçüncü firar olayı yaşandı. Bir güvenlik kaynağına göre firar olayı, Musenna kentinin el-Hilal İlçe Karakolunda gözaltına alınan hükümlülerden birinin gardiyanlardan yiyecek istemesi sonrasında meydana geldi. Mahkumların aralarında gardiyanlara saldırıp kaos yaratarak kaçma konusunda plan yaptıklarını söyleyen kaynak, firar sırasında bir gardiyanın hafif şekilde yaralandığını belirtti. Kaçan mahkumlardan 10’u yakalanarak yeniden cezaevine koyulurken kalan 11 mahkum halen aranıyor. Irak İçişleri Bakanı Osman el-Ganimi, firar olayının nedenlerinin araştırılması için bir yüksek komite kurulduğunu açıkladı.
Kimliğinin açıklanmaması şartıyla Şarku’l Avsat’a konuşan bir yetkili kaynak, olayın ağır suçluların bazı gardiyanların ihmali ve ilgisizliğinden yararlanarak gerçekleşmesi ihtimali olsa da, olayın nedenlerinin İçişleri Bakanlığı tarafından oluşturulan komisyon aracılığıyla yapılacak soruşturmayla ve firar ettikten sonra yakalanan bazı mahkumların ifadeleriyle ortaya çıkarılacağını söyledi. Kaynak, her şeyin soruşturma komisyonun raporuna bağlı olduğuna işaret etti.
Firarilerin kimliklerine ilişkin çelişkili açıklamalar yapıldı. Bazı kaynaklar, firar eden mahkumların terör ve uyuşturucu madde ticareti suçlarından dolayı cezaevinde bulunduklarına işaret ederken, Musenna ilinin valisi Ahmed Menfi, firarilerin tamamının uyuşturucu madde ticaretinden hüküm giyen kişilerden oluştuğunu söyledi. Menfi açıklamasında, firar eden mahkumların sabaha karşı saat 03.00’dan sonra hapishanenin ana kapısında bir gardiyana saldırdıktan sonra hapishaneden kaçtıklarını söyledi. Vali, tüm firarilerin yakalanması için Musenna’daki güvenlik güçlerinin alarm durumuna geçtiğini de sözlerine ekledi.
Musenna Valisi Menfi, Musenna Emniyet Müdürlüğü’nden değil, idari olarak İçişleri Bakanlığı'na bağlı olan Narkotik Suçlarla Mücadele Dairesi’nden gelen ve hapishaneden sorumlu olan birimin, gözaltına alınması talimatı verdi. Birimin, ihmali veya kasıtlı bir eylemi olup olmadığı soruşturuluyor. Bu arada Musenna Emniyet Müdürlüğü, 70 yaşlarındaki bir vatandaşın firarilerden birini yakalayıp polise teslim ettiğini duyurdu. Musenna Emniyet Müdürlüğü Sözcüsü Muhammed el-Hafaci tarafından yapılan açıklamada,  mahkumun kaçışı sırasında yaşanan bu garip olaya değinildi. Hafaci, bölge sakinlerinin olayı soruşturan güvenlik güçleriyle iş birliği yapmaya devam ettiklerini belirtti. Irak'taki mahkum firarları, özellikle arkalarında mafya ve benzeri yapıların olduğu terör veya uyuşturucu davalarından hüküm giyenlerin kaçışları ülkede meydana gelen çarpıcı olaylardan biridir.
Irak’ta en çok bilinen firar olaylarından biri 2011 yılında meydana geldi. Olayda terör suçundan hüküm giyen 12 mahkum Basra Cezaevi’nden firar etti. 2013 yılında Ebu Gureyb Cezaevi’den binden fazla mahkum kaçtı. Bu olay birçok kişi tarafından DEAŞ’ın 2014 yılında Irak topraklarının üçte birini işgal etmesinin başlangıcı ​​olarak kabul ediliyor. 2014 yılında ise DEAŞ’ın Musul'un kontrolünü ele geçirmesi sırasında Baduş Cezaevi’nden bin 500 civarında mahkum kaçırıldı.



Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
TT

Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)

Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğinde, tüm askeri güçlerin ve oluşumların hazırlanmasından, donatılmasından ve komutasından sorumlu olacak bir yüksek askeri komite kurulduğunu duyurdu. Bu komite, askeri karar alma sürecini birleştirmek ve Husilerin barışı reddetmesi durumunda devletin kurumlarını barışçıl yahut zorla yeniden kurmaya hazır olmasını sağlamak amacıyla kuruldu.

Dün televizyonda yayınlanan konuşmasında Alimi, Hadramut ve Mahra illeri, geçici başkent Aden ve kurtarılan diğer bölgelerdeki askeri kampların devrinin tamamlandığını doğruladı. Alimi, devletin güney davasına bağlılığını, Suudi Arabistan'ın himayesinde kapsamlı bir güney diyalog konferansının düzenlenmesini desteklediğini ve konferansın sonuçlarının bölgesel ve uluslararası garantiler altında uygulanacağını bir kez daha teyit etti.

Öte yandan, Yemen cumhurbaşkanlığından bir kaynak, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani'nin, Konsey liderliğiyle çalışmak ve Suudi Arabistan'ın desteklediği devam eden çabalara katılmak üzere Riyad'a gitmesine izin vermesini istedi.

Son günlerde Bahsani ile iletişime geçmenin imkansız olduğunu doğrulayan kaynak, BAE’li yetkililerin onun Başkanlık Konseyi'ndeki görevlerini yerine getirmek için ülkeyi terk etmesine izin vermediğini ima etti.


Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
TT

Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Halep'in doğusundaki Fırat Nehri'nden su pompalama işlemini durdurduktan sonra, dün akşam Halep şehrine su temini aksadı, şehirde ve kırsal kesimde yaşayan milyonlarca insan susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Suriye Enerji Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Halep'in doğu kırsalındaki el-Babiri istasyonundan su pompalanması, SDG'ye bağlı askeri unsurların doğrudan emriyle bugün saat 17:30'da durduruldu” ifadesini kullandı.

Enerji Bakanlığı'nın açıklamasında, “El-Babiri istasyonu SDG'nin kontrolü altında ve Halep şehri ile kırsalının ana su kaynağıdır. İstasyonun kapatılması, tüm vilayete doğrudan zarar vermiş ve vatandaşların yaşamları ile temel hizmetler üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır” denildi.


Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
TT

Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)

Gazze'deki arabulucu ve “Barış İçin Arap Amerikalılar" komitesinin başkanı Bishara Bahbah, dün Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, aldığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ocak Salı günü Gazze Şeridi için geçici bir yönetimi denetleyecek "Barış Konseyi"ni açıklayacağını söyledi. Bunun ardından bir veya iki gün sonra Kahire'deki toplantılar sırasında Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulacağını belirtti.

Filistin kökenli Amerikalı Bahbah, “Barış Konseyi”nin Katar, Mısır ve BAE de dahil olmak üzere birçok ülkeyi içereceğini ve teknokratlardan oluşacak komitesinin isimlerinin “İsrail'in itirazıyla karşılaştığını, perşembe ve cuma günleri Gazze'deki (Barış Konseyi) direktörlüğü pozisyonuna aday olan Nikolay Mladenov'un İsrail ve Ramallah'a yaptığı iki ziyaret sırasında bu isimler üzerinde anlaşmaya varıldığını” açıkladı.