Suriye'de seçimler önce sosyal medya paylaşımlarından dolayı gözaltına alınan 400’den fazla kişi serbest bırakıldı

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed pankartı önünden geçen Suriyeli insanlar (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed pankartı önünden geçen Suriyeli insanlar (AFP)
TT

Suriye'de seçimler önce sosyal medya paylaşımlarından dolayı gözaltına alınan 400’den fazla kişi serbest bırakıldı

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed pankartı önünden geçen Suriyeli insanlar (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed pankartı önünden geçen Suriyeli insanlar (AFP)

Suriye'de bu yıl sosyal medyada Esed rejimine muhalif paylaşımlarda bulunanlara yönelik operasyonlarda tutuklanan 400'den fazla kişi serbest bırakıldı. Karar af kapsamında alındı. 26 Mayıs’ta düzenlenmesi beklenen seçimlerden önce uyuşturucu satıcıları, hırsızlar ve kaçakçılar genel af kapsamında bu ay serbest bırakıldı. Gözlemciler, Şam yönetiminin, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde 'oy kazanmak' ve  kamuoyu desteği almak için  böyle bir karar aldığını ifade ediyorlar.
Beşşar Esed seçimleri kazanması durumunda, dördüncü dönem görev süresine başlayacak.
Sosyal medyadaki Şam rejimi karşıtlarının çoğu, yüzbinlerce kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin ülkeyi terk etmesine yol açan iç savaşa dönüşen 2011 yılındaki ayaklanmaları destek veriyordu. İnsan hakları grupları, affın, birçoğunun vefat ettiğine inanılan Esed muhaliflerini kapsamayacağını belirtiyor.
ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Suriye araştırmacısı Sara Kayyalı, yönetimin bu adımı seçimlere yönelik attığını işaret etti. Kayalı, seçimlerin inandırıcı gözükmesi için muhalefet ortamı yaratılıyor imajı oluşturulmayı hedefliyor.
Suriye’de halkın ülkede yaşanan ekonomik krizden hoşnutsuzluğunu engellemek için son aylarda sosyal medya paylaşımlarından dolayı çok sayıda kişi tutuklandı. Ülkeye uygulanan yaptırımlar ve pandeminin şartları altında ekonomi kötüleşmekte, ancak hayat koşullarının kötüleşmesinin açık bir şekilde eleştirilmesi kabul edilmiyor.
İsminin açıklanmasını istemeyen ve serbest bırakılan iki tutuklu, konu hakkında, “Siber Suç Yasası Kapsamında Esed taraflarına yönelik yapılan baskının amacı seçimlerden önce korku yaymak içindi” dedi.
Gözaltına alınanlar Beşşar Esed hakkında bir eleştiride bulunmadı. Zira Devlet Başkanı Beşşar Esed’in eleştirilenler idam cezası alabiliyor. Güvenlik güçleri, bu kişilerin beğeni sayısını ile etkileşim aldıkları sosyal medya gönderileri, ülkedeki yaşam zorlukları nedeniyle sosyal medyada paylaşılan yazılar ve hükümeti veya devlet yolsuzluğunu eleştirmeleri nedeniyle gözaltına aldı.
Gözaltına alınanların serbest bırakılması ve tutukluların affedilmesi, seçim öncesinde atılan adımların bir parçası. Seçim için ekonomik krizle mücadele eden devlet çalışanlarına bağış yapılıyor.
Serbest bırakılan iki kişi, medya konuşmamaları için uyarı aldıklarını, dolayısıyla isimlerinin gizli kalmasını talep etti. İkili, serbest bırakılanların çoğunun yargı sürecinden geçmediklerini belitti.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.