Birleşmiş Milletler, Cezayir'de insan hakları konusunda "artan endişeyi" dile getirdi

Cezayir'de güvenlik güçleri başkentte güç kullanarak barışçıl gösterileri dağıttı (AP)
Cezayir'de güvenlik güçleri başkentte güç kullanarak barışçıl gösterileri dağıttı (AP)
TT

Birleşmiş Milletler, Cezayir'de insan hakları konusunda "artan endişeyi" dile getirdi

Cezayir'de güvenlik güçleri başkentte güç kullanarak barışçıl gösterileri dağıttı (AP)
Cezayir'de güvenlik güçleri başkentte güç kullanarak barışçıl gösterileri dağıttı (AP)

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Cezayir'deki hak ve özgürlüklerin durumuna ilişkin "artan endişeyi" dile getirirken, ülkenin başkentinde dün düzenlenen Hirak gösterilerinde güvenlik güçleri aralarında Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Muhabiri Halid Dararni'nin de bulunduğu altı gazeteciyi tutukladı.
AFP’nin haberine göre, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) Sözcüsü Rupert Colville, dün Cenevre'de düzenlediği bir basın toplantısında şunları söyledi: “BM, "düşünce özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakkı gibi birçok temel hakkın hâlâ saldırı altında olduğu" Cezayir'deki durumla ilgili artan endişesini dile getiriyor.”
Cezayir'de haftalık olarak düzenlenen rejim karşıtı Hirak gösterilerinin 13 Şubat'ta yeniden başlamasından bu yana, BM’nin "barışçıl göstericilere karşı aşırı güç kullanımı ve tutuklamalara devam edildiğine" dair raporlar aldığını açıklayan Colville, “Cezayirli yetkililer "barışçıl gösterileri dağıtmak için şiddet kullanmayı bırakıp, düşünce, ifade ve barışçıl toplanma haklarını kullanan kişilerin keyfi olarak tutuklanmasına ve gözaltına alınmasına son vermeli. Nisan ve Mayıs aylarında dört kez öğrenci yürüyüşleri yasaklandı ve yetkililer gösterilerin toplanma noktalarına erişimini engellemeye devam etti. Geçtiğimiz iki ay içinde aktivistler, insan hakları savunucuları, öğrenciler, gazeteciler, blog yazarları ve sıradan vatandaşlara karşı kovuşturmalar devam etti. Hirak aktivistleri, bu yılın Şubat ayında ilan edilen Cumhurbaşkanlığı affından sonra dahi çok geniş yasalar temelinde yargılanıyor. Yetkililer insan hakları ihlallerine ilişkin tüm iddialara yönelik hızlı, tarafsız ve etkili soruşturmalar yürütmeli ve mağdurların tazminat almalarını sağlamalı" şeklinde konuştu.
Bu bağlamda aktivistler dün, polisin 11 aylık tutukluluğunun ardından geçen Şubat ayında hapisten çıkan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Muhabiri Halid Dararni'yi tutukladığını söylediler. Ayrıca "El-Haber" gazetesinden Mustafa Bustami, "El-Vatan" gazetesinden Sami Harum ve "Interlini" haber sitesinden Feryal Buziz ve "Road News" haber sitesinden Hekim Hamiş de tutuklanan gazeteciler arasında yer aldılar.
Güvenlik güçleri, öğrencileri başkentteki "Şehitler Meydanı’nda” toplandıkları anda dağıtmak için güç kullandı ve birçoğunu gözaltına aldı. Gösterilerde yer alan Dil Fakültesi öğrencisi Mervan Razik, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: “Şiddet içermeyen siyasi sloganlar atan veya yasalarca suç sayılan herhangi bir şeye imza atmayan barışçıl öğrencilere karşı bu şiddetin nedenini açıkçası anlamıyoruz. Cumhurbaşkanı gösterilerin kendisini rahatsız etmediğini söylemedi mi?”
Tizi Ouzou ve Bejaia eyaletlerindeki (başkentin doğusundaki Kabiliye bölgesi) gazeteciler, güvenlik güçlerinin öğrenci gösterilerini alışılmadık bir şekilde engellediğini belirttiler. Çünkü, polis bu iki valilikteki düzenlenen gösterilerde aktivistlerle genellikle müdahalede bulunmadılar. Gözlemciler, son haftalarda protestolarda gözlenen "hatanın" hükümetin, önümüzdeki hafta başlayacak parlamento seçim kampanyası öncesinde bu gösterileri sona erdirmesine neden olabileceğini belirtiyor.
İçişleri Bakanlığı, Cuma günkü Hirak gösterilerinin düzenlenmesine izin vermeyeceği yönünde güçlü bir izlenim bıraktı. Pazar günü, "haftalık yürüyüşlerle ilgili tehlikeli karışıklıklar" konusunda uyaran Bakanlık, göstericilere gösteri izni için başvuruda bulunmalarını şart koştu.



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.