Beşşar Esed’in kuzeni Mahluf, Suriyelilere ‘kapsamlı çözüm müjdesi’ verdi

Beşşar Esed’in kuzeni Mahluf, Suriyelilere ‘kapsamlı çözüm müjdesi’ verdi
TT

Beşşar Esed’in kuzeni Mahluf, Suriyelilere ‘kapsamlı çözüm müjdesi’ verdi

Beşşar Esed’in kuzeni Mahluf, Suriyelilere ‘kapsamlı çözüm müjdesi’ verdi

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in kuzeni Rami Mahluf ‘Suriyelilere Müjde’ başlıklı videosunda “Gelecek aylarda kapsamlı çözüm olacak” dedi.
Son birkaç aydır yazılı açıklama yapmakla yetinen Mahluf, Suriye’nin başkenti Şam yakınlarındaki evinden çektiği video ile Suriyelilere hitap etti.
Mahluf, görüntülerde şu ifadeleri kullanıyor:
“Kapsamlı çözüm önümüzdeki aylarda olacak ve bir mucize olacak. Çünkü bütün Suriyeliler bunu onaylayacak. Tüm dünya Suriyelilerin mucizesine tanık olacak. Bugün önemli olan Suriyelilere bu mesajın duyurulmasıdır. Çözüm mucize olacak. Nasıl? Yöntem nedir? Bu, kendime sakladığım bir mesele. Suriyeliler krizin bitiş aylarını yaşıyorlar. Bu çözümün gerçekçi ve Suriyelilerin acılarının sonu olmasını temenni ediyorum.”
Daha önceki videolarında yaptığı eleştirilerin merkezine ‘savaş lordlarını’ yerleştiren Mahluf’un bu seferki açıklamasında bu konuya değinmemesi de dikkati çekti.
Mahluf geçtiğimiz aylarda ‘savaş lordlarının çeşitli hilelerle mallarına el koymasının’ ardından Esed’e müdahale çağrısında bulunmuştu. Mahluf, rejime bağlı güvenlik unsurlarının ofislerinden birine baskın düzenleyerek şirketlerinin tüm belgelerine el koyduğunu belirtmiş ve Esed’e hitaben “Siz veya herhangi bir kamu kuruluşu neden kayıtsız kalıyorsunuz?” diye seslenmişti.
Bundan bir yıl öncesine kadar rejimin çevresinde bulunan en önemli iş adamları arasında gösterilen Mahluf, yayınladığı videolarda ‘savaş lordları’ diye nitelediği kişilerden evine el konulması gibi bir dizi tehditler aldığını açıkladı. Mahluf’un bu açıklaması Esed ailesi içerisinde meydana gelen anlaşmazlığın ardından geldi. Ayrıca Suriye hükümeti bu süreçte, Suriye Telekom Şirketi’ne (Syriatel) yeniden ruhsat çıkarmak için şirketin sahibi Mahluf’tan 132 milyar Suriye lirası istedi. Mahluf ise talep edilen meblağın şirketin batmasına sebep olacağını belirterek ödemeyi reddetti. Bunun üzerine Suriye hükümeti Mahluf’un bazı mallarına el koydu, yurtdışına çıkış yasağı getirdi ve rejim ordusunun ele geçirdiği topraklarda Mahluf’a ait yatırımları iptal etti.



Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)

AFP’nin yerel medyaya ve gazetecilerden birinin kız kardeşine dayandırdığı habere göre, Tunus mahkemeleri önde gelen gazeteciler Murad Zegidi ve Burhan Besis'i kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı

İki gazeteci, radyo- televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoritesini eleştiren görüşleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır gözaltında tutuluyor. Başlangıçta bir yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı, ancak temyiz mahkemesi cezalarını sekiz aya indirdi.

Ocak 2025'te serbest bırakılmaları bekleniyordu, ancak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla halen gözaltında tutuluyorlar.

Murad'ın kız kardeşi Meryem Zegidi, Facebook'ta "Murad ve Burhan için üç buçuk yıl" diye yazdı. AFP'ye konuşan Zegidi'nin avukatı Gazi Mirabet'e göre, perşembe günü yapılan duruşmanın son oturumunda Mirabet', müvekkilinin serbest bırakılmasını isterken, Besis ise adalet talep etti.

Zegidi'nin diğer avukatı Fethi Muledi ise müvekkilinin eksik vergi beyanname nedeniyle suçlandığını, "bu durumun düzeltildiğini" ve bu nedenle kara para aklama suçlamasının geçersiz olduğunu savundu.

Zegidi ve Besis'in tutuklanmaları, kasım ayı sonunda serbest bırakılan avukat ve gazeteci Sonia Dahmani'nin gözaltına alınması ve göçmenlere yardım etmek için çalışan yaklaşık 10 aktivistin tutuklanmasıyla eş zamanlı geldi. Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de iktidarı pekiştirmesinden bu yana, muhalefet ve sivil toplum, hak ve özgürlüklerin aşınmasından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Önde gelen muhalefet figürleri uzun hapis cezaları alarak hâlâ tutuklu bulunuyor. Ayrıca, çoğunlukla "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla veya sahte haberlerle mücadele hakkındaki 54 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca onlarca avukat, gazeteci ve sivil toplum aktivisti de hapsedilmiş durumda. Bu kararnamenin geniş kapsamlı ifadeleri ve yargı tarafından yaygın olarak uygulanması insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmekte.


Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.