Sudan’dan Nahda Barajı sorunun çözümü için yeni şartlar

Sudan Sulama ve Su Kaynakları Bakanı Yasir Abbas dün Hartum’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)
Sudan Sulama ve Su Kaynakları Bakanı Yasir Abbas dün Hartum’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)
TT

Sudan’dan Nahda Barajı sorunun çözümü için yeni şartlar

Sudan Sulama ve Su Kaynakları Bakanı Yasir Abbas dün Hartum’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)
Sudan Sulama ve Su Kaynakları Bakanı Yasir Abbas dün Hartum’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)

Sudan, Nahda Barajı'nın doldurulması ve işletilmesi konusundaki sorunların üstesinden gelmek için kısmi bir anlaşma imzalamayı kabul ederken, anlaşma için Sudan, Mısır ve Etiyopya tarafından önceki müzakerelerde varılan tüm anlaşmaları şart koştu.
Sudan Sulama ve Su Kaynakları Bakanı Yasir Abbas, zamanın daralması nedeniyle, barajın doldurulması ve işletilmesine ilişkin daha önce üzerinde anlaşmaya varılan tüm teknik konuların imzalanması şartıyla, ülkesinin geçici bir anlaşmayı kabul edebileceğini söyledi. Abbas, anlaşmanın başka bir anlaşma ile yenileninceye kadar geçerli kalması ve aşamaların müzakeresinin belirli bir takvime göre yapılması şartıyla olacağını bildirdi. Mısır, Sudan ve Etiyopya’nın çıkarlarını koruyan yasal bir anlaşmaya varak için Hartum ve Kahire arasındaki koordinasyona dikkati çeken Abbas, Mısır'ın BM Güvenlik Konseyi'ne hitabını ve Sudan'ın da aynı adımı atmak üzere olduğunu kaydetti.
Dün Hartum’da düzenlediği basın toplantısında konuşan Abbas, Afrika Birliği (AfB) Komisyonu Başkanı Musa Faki ve beraberindeki heyetin ülkesine gerçekleştirdiği ziyarette yeni bir şey olmadığını ifade ederek, ülkesinin, Nahda Barajı dosyasında AfB arabuluculuktan ayrılmasıyla değil, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve ABD’nin de bulunduğu dörtlü arabuluculuktan yana olduğunu vurguladı. Bugün Katar’ın başkenti Doha’da yapılacak Arap ülkelerinin dışişleri bakanları toplantısının Arap- Afrika uyumu olmadığını ancak Etiyopya'nın "inatçılığına", tek taraflı önlemlerde ısrar etmesine ve üç ülkenin ortak haklarına dayalı bir anlaşmaya varma konusundaki isteksizliğine hitaben yapılacağına dikkati çekti. Bakan, toplantının amacının Nahda Barajı dosyasındaki son gelişmeler ve Sudan’ın ulusal su güvenliğine yönelik tehditlere ışık tutmak olduğunu bildirdi.
Abbas ayrıca, ABD’nin Afrika Boynuzu Özel Elçisi Jeffrey Feltman'ın, üç ülke arasındaki farklılıklara net bir girişim veya belirli çözümler getirmediğini söyledi.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Nahda Barajı krizini çözme girişimine de atıfta bulunan Abbas, BAE girişiminin gayri resmi olduğunu, anlaşma önerisi olduğunu ve henüz bir çerçeve anlaşmasına varmadığını kaydetti. Etiyopya’nın su paylaşımı konusunun anlaşmaya varmasının imkansız olduğuna dikkati çeken Bakan, Sudan’ın su paylaşımını Nahda Barajı'nın doldurulması ve işletilmesi dosyasına bağlamayı tamamen reddettiğini çünkü iki konu arasında bir ilişki olmadığını vurguladı.
Etiyopya geçtiğimiz Nisan'da Sudan'a barajın doldurulması konusunda bilgi alışverişi için kısmi bir anlaşmasının yanı sıra barajın sürekli işletilmesi için de anlaşma teklif etti ancak Sudan anlaşmayı reddetti.
Abbas, Sudan’ın Nahda Barajı’nın doldurulması ve işletilmesine ilişkin bir anlaşmanın olmamasının uluslararası hukuka göre kabul edilemez olduğu konusundaki tutumunu yineledi.
Baraj sorununu çözmek için ülkesinin askeri bir seçeneği reddettiğini söyleyen Abbas,  Sudan’ın yasal çözümlerde ısrar ettiğini dile getirdi. Sudan ve Mısır, geçtiğimiz hafta Hartum'da yapılan görüşmelerde bölgede ve Afrika kıtasında güvenlik, barış ve istikrarı korumak için koordinasyon ve eylemin önemi konusunda fikir birliğine vardı. Her iki devlet Etiyopya’nın baraj konusunda dayatma politikasını sürdürme riskini önlemek için uluslararası toplumun müdahalesini talep ediyor.



Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.