Hindistan'da sahte aşı mağdurunun koronavirüs testi pozitif çıktı
Bir sağlık çalışanı, aşılama çalışmaları sırasında AstraZeneca-Oxford'un Kovid-19 aşısı Covidshield'ı hazırlıyor (AFP)
İstanbul/Şarku’l Avsat
TT
TT
Hindistan'da sahte aşı mağdurunun koronavirüs testi pozitif çıktı
Bir sağlık çalışanı, aşılama çalışmaları sırasında AstraZeneca-Oxford'un Kovid-19 aşısı Covidshield'ı hazırlıyor (AFP)
Hindistan'ın ilk sahte aşı dolandırıcılığının kurbanları arasında yer alan genç kadının Kovid-19 testi pozitif çıktı.
31 yaşındaki Jaina Sanghavi, Mumbai'deki Hiranandani Heritage adlı toplu konut kompleksinde sahte Kovid-19 aşısı yapılan 390 kadar kişi arasında yer alıyor.
The Times of India'nın haberine göre Sanghavi, cumartesi günü Mumbai'de hastaneye kaldırıldı. Sanghavi, o zamandan beri kendisine Remdesivir de dahil çeşitli iğneler yapıldığını söyledi.
Hastane faturalarının daha şimdiden yüzbinlerce Hindistan Rupisi'ne ulaştığını belirtti.
Sanghavi, "Maddi stresin yanı sıra, 6 yaşındaki kızımı Nalasopara'da ailemle bırakmanın duygusal stresini de yaşıyorum. Kızımın burun akıntısı var, bu da beni endişelendiriyor. Ayrıca okula çevrimiçi derslerle devam ediyor ve sınavları yaklaşıyor, yanında olmadığım için kendimi kötü hissediyorum" dedi.
Ayrıca haberde, 31 yaşındaki kadının, "Tüm bunlar zamanında aşılanmak için kayıt yaptırmamıza rağmen oldu. Şu anda ilk dozumun tamamlanması için gereken sürenin yarısı dolmuş olacak, ikinci dozu da sonraki ay olacaktım" dediğini aktardı.
Bu arada yetkililer, aşı şişelerinde ne olduğuna dair polisten henüz bir rapor gelmediğini iddia etti. Geçen ay polis bir soruşturma başlatmış ve bir kişiyi tutuklamıştı.
The Independent'ta yer alan habere göre, yerel belediyeden bir yetkili, "Haziranın son haftasında sağlık görevlilerinden oluşan ekip de bu topluluğu ziyaret etti ve sakinlerin sağlık durumları da telefon üzerinden kontrol edildi" dedi.
Hindistan hükümetinin verilerine göre Maharaştra, 6,1 milyondan fazla vakayla en fazla Kovid-19 teşhisi konan eyalet oldu. Şimdiye kadar eyalette 37 milyon dozdan fazla Kovid-19 aşısı uygulandı.
Aşı dolandırıcılığı, nisanla haziran ayları arasındaki iki aylık süre zarfında 12 sahte merkezde gerçekleştirildi.
Dolandırıcılar, ikinci dalganın nisan ayında kontrolden çıkması üzerine halkın çaresizliğinden ve resmi aşı merkezlerindeki süreğen doz kıtlığından faydalanarak aşı olma telaşından çıkar sağlamaya çalışmıştı.
Travis Barker, düşen Learjet 60 kazasından nasıl kurtuldu?https://turkish.aawsat.com/ya%C5%9Fam/5307062-travis-barker-d%C3%BC%C5%9Fen-learjet-60-kazas%C4%B1ndan-nas%C4%B1l-kurtuldu
Ünlü Amerikalı davulcu ve müzisyen Travis Barker (Associated Press)
Londra:Kevser Vekil
TT
Londra:Kevser Vekil
TT
Travis Barker, düşen Learjet 60 kazasından nasıl kurtuldu?
Ünlü Amerikalı davulcu ve müzisyen Travis Barker (Associated Press)
19 Eylül 2008 gecesinin ayrıntılarına dönmek, ünlü Amerikalı davulcu ve müzisyen Travis Barker'ın hayatındaki sıradan bir olayı yeniden hatırlamasından çok daha fazlasıydı. Bu, adeta onun ve arkadaşlarının hayatını yutmaya ramak kalan bir felaketin küllerini yeniden karıştırmak gibiydi. İlahi takdirin onu ateş ve küllerin içinden yeni bir hayata taşıdığı o gece, Barker'ın hafızasında silinmez izler bıraktı.
Müzik dünyasından geniş bir kesim ve hayranları, 13 Ağustos'ta Hulu ve Disney Plus platformlarında yayımlanmaya başlayan yeni belgesel Travis Barker: Louder Than Fear’ı takip etmeye hazırlanırken, ünlü yıldız da kazaya ilişkin şimdiye kadar paylaşmadığı ayrıntıları kamuoyuyla paylaştı. Barker, korkunç kazanın hafızasında yıllar geçse de kapanmayan yaralar bıraktığını belirterek, alevlerin yalnızca uçağı değil, vücudunun yüzde 65'ini de yaktığını ve kendisini yıllarca süren ağır bir acı ve ölümle mücadele sürecine sürüklediğini anlattı.
Ünlü Amerikalı davulcu ve müzisyen Travis Barker (AP)
Barker, yaklaşık 13 yıl boyunca uçuş korkusunun esiri olarak yaşadı. Herhangi bir uçağa binmeyi kesin biçimde reddeden sanatçı, seyahatlerinde gemi ve kara ulaşımını tercih etti. Bu durum, dünya çapındaki müzik turnelerini de önemli ölçüde sınırladı. Barker, sonunda eşi Kourtney Kardashian'ın desteğiyle bu korkuyu aşmayı başardı.
Belgeselin yayımlanmasıyla eş zamanlı olarak ortaya çıkan yeni ayrıntılar, yaşam ile ölüm arasındaki mesafenin birkaç saniyeye indiği o trajik anlara yeniden ışık tutuyor. Aynı zamanda Barker'ın fiziksel ve psikolojik iyileşme sürecini ve insanın ateşlerin ortasından yeniden ayağa kalkarak hayatını nasıl baştan kurabileceğini gözler önüne seriyor.
Cehenneme dönüşen gece ve felaketin kronolojisi
Felaket, 19 Eylül 2008 Cuma gecesi, gece yarısına dakikalar kala, saat 23.53'te meydana geldi. Learjet 60 tipi özel uçak, Güney Carolina'daki Columbia Havalimanı'ndan Los Angeles'a gitmek üzere kalkışa hazırlanıyordu.
Resmi soruşturmalara göre uçak pistte saatte 150 mili aşan bir hızla ilerlerken lastikleri aniden patladı ve büyük bir gürültü meydana geldi. Bunun üzerine kokpit ekibi kalkışı iptal etme kararı aldı. Ancak artık çok geçti ve pistte kalan mesafe uçağın durmasına yetmedi. Uçak havalimanının güvenlik çitini aşarak yakındaki bir otoyola savruldu ve burada parçalanarak kısa sürede her şeyi yutan alevler içinde kaldı.
Ünlü Amerikalı davulcu ve müzisyen Travis Barker (AP)
O korkunç anlarda uçağın kabini bir ateş hücresine dönüştü. Barker, kendisi ve yakın arkadaşı, hayatını kaybeden müzisyen DJ AM (Adam Goldstein) ile birlikte hareket halindeki ve alevler içindeki uçaktan atladıklarını anlattı. İkili, alevler kıyafetlerini ve vücutlarının çeşitli bölgelerini sararken asfalt üzerinde koştu. Gerçek hayatta yaşanan bu dehşet verici sahne, Güney Carolina gecesini aydınlatan alevlerle birlikte o yıl özel uçakların karıştığı en ağır kazalardan birinin izlerini bıraktı.
Dört can kaybı ve hafızalardan silinmeyen isimler
Korkunç kazada uçakta bulunan 6 kişiden 4'ü hayatını kaybetti. Uçağın kabin görevlisi 31 yaşındaki Sarah Lemmon ve 52 yaşındaki yardımcı pilot James Bland, şiddetli çarpışma ve ardından çıkan yangın nedeniyle kokpitte yaşamını yitirdi.
Can kayıpları uçak mürettebatıyla sınırlı kalmadı. Ünlü davulcunun yakın çalışma arkadaşı 29 yaşındaki kişisel asistanı Chris Baker ile 26 yaşındaki koruması Charles Still de yanan uçaktan zamanında çıkamadı ve hayatını kaybetti.
Ünlü Amerikalı davulcu ve müzisyen Travis Barker (AP)
Bu cehennemden yalnızca Travis Barker ve Goldstein mucizevi biçimde sağ kurtuldu. Ancak hayatta kalmak hikâyenin sonu değil, başka bir acı sürecin başlangıcı oldu. Goldstein yangından kurtulmasına rağmen yaşadığı travmanın ağır psikolojik sonuçlarıyla başa çıkamadı. Bir yıl sonra, 2009'da, travma sonrası yaşadığı sorunlarla bağlantılı olduğu belirtilen bir ilaç doz aşımı sonucu hayatını kaybetti. Bu ölüm, Barker'ı hayatta kalan kişi olmanın beraberinde getirdiği ağır suçluluk duygusuyla baş başa bıraktı.
Acı dolu süreç ve 27 ameliyat
Barker, kazanın geride bıraktığı fiziksel yaraları büyük bir hüzün ve acıyla anlattı. Alevlerin vücudunun yüzde 65'ini yaktığını, ikinci ve üçüncü derece ağır yanıklara maruz kaldığını belirten sanatçı, uzun süre hastanede ve özel bir yanık merkezinde tedavi gördü. Bu süreç 4 aydan fazla sürdü ve Barker bu dönemin büyük bölümünü güçlü ilaçların ve tıbbi cihazların desteği altında geçirdi.
Hayatını kaybeden müzisyen DJ AM (Adam Goldstein) (Wikipedia)
Müzisyen bu zorlu dönemde, derisinin yeniden yapılandırılması ve hasarlı dokuların onarılması amacıyla 27 karmaşık ameliyat geçirdi. Doktorlar, uzuvlarının kesilmesini önlemek ve birden fazla kez hayatını tehdit eden ağır enfeksiyonlarla mücadele etmek için zamanla yarıştı.
Ancak acı, ameliyatlarla sınırlı kalmadı. Barker, bedenindeki değişiklikle barışmak ve arkadaşlarının kaybıyla başa çıkmak için ağır bir psikolojik mücadele ve yoğun tedavi sürecinden geçti. Sanatçı, belgesel için yaptığı yeni açıklamalarda psikolojik yaraların cildinde kalan izlerden çok daha derin olduğunu belirtti.
Ünlü Amerikalı davulcu ve müzisyen Travis Barker'ın kaza yapan uçağı (Wikipedia)
Bu dönemi geride bırakmak, Barker için güçlü bir irade ve koşulsuz aile desteği gerektirdi. Ünlü davulcu bugün yalnızca bir uçak kazasından sağ kurtulan kişi olarak değil, hayatta kalmanın, iyileşmenin ve korku ne kadar büyük olursa olsun onun üstesinden gelmenin canlı bir sembolü olarak görülüyor.
Yeni kertenkeleye House of the Dragon'daki ejderhanın ismi verildihttps://turkish.aawsat.com/ya%C5%9Fam/5306015-yeni-kertenkeleye-house-dragondaki-ejderhan%C4%B1n-ismi-verildi
Yeni kertenkeleye House of the Dragon'daki ejderhanın ismi verildi
Yeni tür, Acanthosaura cinsinin 23. üyesi oldu (Trivalairat ve ekip arkadaşları)
Tayland'da keşfedilen yeni bir kertenkele türüne House of the Dragon'daki bir ejderhanın ismi verildi.
Chulabhorn Kraliyet Akademisi'nden Poramad Trivalairat liderliğindeki araştırmacılar, Tayland'daki Mae Wong Ulusal Parkı'nın her dem yeşil ormanlarında daha önce bilinmeyen bir kertenkele türü buldu.
1300 metrenin üzerindeki rakımlarda görülen kertenkele, boyunları ve sırtlarında dikenleri olan Acanthosaura grubuna ait.
Bilim insanları bazı dikkat çekici özelliklerinden dolayı bu yeni türe House of the Dragon'daki Kraliçe Rhaenyra Targaryen'ın ejderhası Syrax'in ismini uygun gördü.
Syrax, hem dizide hem de dizinin uyarlandığı George R.R. Martin romanı Ateş ve Kan'da (Fire and Blood), çarpıcı sarı rengi, diğer Targaryen ejderhalarına kıyasla küçük oluşu ve şaşırtıcı sayıda yumurta bırakmasıyla biliniyor.
Acanthosaura syrax da sarı-yeşil tonlarıyla dikkat çekiyor. Tür, Acanthosaura cinsinin en küçük üyelerinden biri olmasına rağmen boyutuna kıyasla oldukça fazla yumurta bırakıyor.
Bulguları hakemli dergi ZooKeys'te yayımlanan çalışmaya göre A. syrax'in sırt ve boynundaki pulları da cinste görülen en küçük örnekler arasında.
Ayrıca birçok akrabasının aksine, göz çevresinde siyah bir leke bulunmuyor.
Araştırmacılar iki gen üzerinde yaptıkları DNA analiziyle, A. syrax'in en yakın akrabası A. lepidogaster'den ve gruptaki bilinen diğer tüm türlerden genetik açıdan farklı olduğunu ortaya koydu.
Türe yalnızca yüksek rakımlardaki dar bir orman şeridinde rastlayan ekip, engebeli dağlık arazi nedeniyle popülasyonun parçalı bir dağılım gösterdiğini belirtiyor.
Bilim insanları, bu parçalı dağılım nedeniyle yaşam alanında meydana gelebilecek bir tahribatın türü ciddi biçimde tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuyor.
Araştırmacılar bu nedenle Mae Wong'un yüksek rakımlı ormanlarının daha iyi koruma altına alınması çağrısı yapıyor.
Independent Türkçe, Popular Science, Phys.org, ZooKeys
Euphoria'nın final sezonunda Sydney Sweeney'nin canlandırdığı Cassie ve Jacob Elordi'nin oynadığı Nate'in düğünü sosyal medyada büyük yankı uyandırmıştı (HBO)
Euphoria'nın final sezonunda Sydney Sweeney'nin canlandırdığı Cassie ve Jacob Elordi'nin oynadığı Nate'in düğünü sosyal medyada büyük yankı uyandırmıştı (HBO)
Oscar adayı Jacob Elordi, Ari Aster'ın A24 için çekeceği yeni filmi Scapegoat'ta rol almak üzere görüşmelere başladı.
Deadline'ın özel haberine göre başrolünde Scarlett Johansson'ın yer alacağı proje, iki Oscar adayını buluşturmaya hazırlanıyor.
Filmin konusu sır gibi saklansa da senaryoya dair pek çok iddia ortalıkta dolaşıyor. Söylentilere göre gerilim türündeki film, bir internet ünlüsünü ameliyat eden doktorun hikayesini anlatıyor.
Buna karşılık bazı kaynaklar, filmin bilimkurgu öğeleri taşıyan bir aşk hikayesi ya da Aster'ın tarzına daha yakın, geleneksel bir drama olabileceğini öne sürüyor.
Aster, senaryosunu yazıp yönetmenliğini üstleneceği filmin yapımcılığını, Square Peg çatısı altında Lars Knudsen'le birlikte yürütecek.
Elordi'nin projede rol almak üzere görüşmelere başladığı haberi Euphoria, The Kissing Booth serisi ve Saltburn'le tanınan Avustralyalı oyuncunun son derece yoğun bir dönemine denk geldi.
Aktör, 2026'nın başında Guillermo del Toro imzalı Frankenstein'daki performansıyla hem Oscar'a hem de Altın Küre'ye aday gösterilmişti.
Aynı ödül sezonunda Prime Video mini dizisi The Narrow Road to the Deep North'taki rolüyle bir Altın Küre adaylığı daha elde etmişti.
Yoğun bir ödül sezonu geçiren Elordi, aynı dönemde Emerald Fennell'ın klasik gotik roman uyarlaması Uğultulu Tepeler'in (Wuthering Heights) dünya çapındaki tanıtım çalışmalarına da katılmıştı.
Margot Robbie'nin hem başrolünü hem de yapımcılığını üstlendiği film, 80 milyon dolarlık bütçesine karşılık dünya çapında 240 milyon dolardan fazla hasılat elde ederek gişede başarı yakalamıştı.
Elordi daha sonra, bu ilkbaharda yayımlanan üçüncü ve final sezonuyla Euphoria'ya veda etmişti.
29 yaşındaki oyuncunun bir sonraki durağı ise Ridley Scott imzalı Köpek ve Yıldızlar (The Dog Stars).
Peter Heller'ın çok satan romanından uyarlanan kıyamet sonrası temalı gerilim, 28 Ağustos'ta sinemaseverlerle buluşacak. Bu filmde Elordi'ye başrollerde Josh Brolin ve Margaret Qualley eşlik ediyor.
Independent Türkçe, Deadline, Variety
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة