Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Daklu: Ülkenin ekonomik ve siyasi sorunları ulusal uzlaşmayla çözülür

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu (Getty Images)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu (Getty Images)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Daklu: Ülkenin ekonomik ve siyasi sorunları ulusal uzlaşmayla çözülür

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu (Getty Images)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu (Getty Images)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti), Sudan'ın safları sıkılaştırıp kendi içerisinde bütünleşip, bölgesel ve aşiret bağlılıklarından vazgeçerek ilerleme kaydedeceğini açıkladı. Hamideti, kuzeydeki Nil Nehri Eyaletinde yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Ülkenin saf ve söz birliği ile geri kalmasına katkıda bulunan parti, aşiret ve bölgesel farklılıkları terk etmeye ihtiyacı var. Sudan fikir, parti ve aşiret fanatizmiyle ilerleme sağlayamaz.”
Sudan'da mutasavvıfların kalelerinden bir olan bu bölgede Kurban Bayramı'nın üçüncü günü yaptığı konuşmasının devamında Hamideti: “Ülkenin ekonomik ve siyasi sorunlarının çözümü uzlaşma ve anlaşmada yatmaktadır. Kalkınma ve başarının tüm faktörleri mevcuttur, yeter ki el ele verelim. Fikir ayrılıkları yaşasak da anavatan hususunda mutabık kalalım ve tüm ülke halkına Sudan'ın hepimize yeteceğini söyleyelim” ifadelerini kullandı.
Hamideti, ülke zenginliğini "çok ve sonsuz" olarak nitelendirerek, yatırımları engelleyebilecek anlaşmazlıklar ve bölünmelerle zaman kaybetmeye karşı uyardı. Hamideti, “Bu (devrim) tarihi fırsat bir daha tekrarlanmayacak, bunu iyi değerlendirmeli, kişisel ve partizan çıkarlarımızı terk etmeli, darlıktan ve hayatın zorluklardan musdarip halkımızın yararı için birlikte çalışmalıyız. Geçiş hükümetindeki asker ve siviller tam bir mutabakat içinde çalışıyorlar, ancak Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) aralarındaki fikir ayrılıklarını bir kenara bırakıp uzlaşıya varmalılar. Marjinalleşme ve gelişme eksikliğinden büyük zarar gören Kedbaş ve Batı Berberi halkımıza yarınların bugünden ve dünden daha iyi olacağını söylüyoruz. Sağlık, su, yol ve elektrik gibi temel hizmetlere ilişkin sorunlarınızın ve ihtiyaçlarınızın farkında olduğumuzu ve bu gerekli ihtiyaçların yerine getirilmesi için eyalet ve federal hükümetle birlikte hareket edeceğimizi temin ederiz.”
Hamideti ayrıca bölgedeki tarikat önderlerinin isimlerini selamlayarak onlardan ülkenin kalkınması, istikrarı ve büyümesi için dua etmelerini istedi.
Hamideti, memleketinde Nil Nehri'nin Kundato bölgesindeki bayram tatilini geçirmekte olan Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan'a özel bir ziyaret gerçekleştirdi. Hamideti'nin Kuzey Sudan ziyareti ve Abdulfettah el-Burhan'ı özel ziyareti, Burhan liderliğindeki ordu ve Hızlı Destek Güçleri arasındaki ilişkilerde ayrılık ve gerginlik yaşandığına dair iddiaların ortaya atılmasının ardından geldi.
Geçen ay basında çıkan haberlerde, kuvvetler arasında ciddi gerginlik yaşandığı bildirilirken, ordunun genel komutanlık bölgesindeki tedbirleri sıkılaştırdığı kaydedildi. Daha sonra bu iddiaların güçler arasında bir çatışma çıkarmak isteyenlerin ortaya attığı "söylentiler" olduğu belirtildi.
Geçiş dönemi ortakları arasında uzlaşma girişiminde bulunan Başbakan Abdullah Hamduk, bir yanda siviller arasında, bir yanda siviller ile ordu arasında, diğer yanda ise ordu içindeki bölünmelere karşı uyardı. Hamduk, ülkedeki demokratik geçişin başarısını ulusal sorun olması nedeniyle güvenlik ve askeri alanda yapılacak reformlarla ilişkilendirdi. Ancak Hamduk, demokratik geçişin başarısının sadece orduyla sınırlı olmadığını, geçiş için kilit bir konu olan sivil toplumun sürece katılması gerektiğini, sivil toplum olmadan ekonomi, geçiş dönemi adaleti ve sivil bir devlet inşası konularındaki sorunların çözülemeyeceğini savundu.
Hamduk, girişiminde yapısal reformlar ve yeni bir askeri doktrin yoluyla ulusal bir ordu kurmanın ve Sudan’ın çeşitliliğinin orduda temsil edilmesinin önemini vurguladı.



Şam, Amerikan desteğiyle Süveyda'nın kontrolünü ele geçirmek için çalışıyor

Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
TT

Şam, Amerikan desteğiyle Süveyda'nın kontrolünü ele geçirmek için çalışıyor

Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)

İsrail Yayın Kurumu (Kan 11), Şam'ın Süvayda'nın kontrolünü ele geçirmek için Amerikan desteğiyle çalıştığını ve Washington'un Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'nın eylemlerini desteklediğini belirtti.

Kaynağa göre Şam, Suriye'nin kuzeydoğusunda Kürtlerin yaşadığı bölgelerde yaptığı gibi, Suriye'nin güneyinde Dürzilerin çoğunlukta olduğu Cebel el-Arab'ı kontrol altına almak için Amerikan desteğiyle çalışıyor.

Destek “İsrail'in ulusal güvenliğini tehlikeye atmamak şartıyla” veriliyor olsa da Tel Aviv bu durumdan rahatsız.

Haberde, Suriye'nin askeri işlerden sorumlu yetkilisinin, Şam'ın son zamanlarda Washington ile koordinasyon içinde olduğunu gösteren kendinden emin bir tavır sergilediği belirtildi. Suriye hükümetinin Süveyda konusunda henüz bir karar vermediğini belirten yetkili, “bu er ya da geç gerçekleşecek ve bunun diyalog ve anlayış yoluyla olmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.


Tunus kıyılarında bir göçmen teknesinin batmasının ardından 50 kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor

Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
TT

Tunus kıyılarında bir göçmen teknesinin batmasının ardından 50 kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor

Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)

Yetkililer dün, bir göçmenin kurtarıldığını ancak Akdeniz'de bir teknenin batması sonucu 50 kişinin öldüğünden korkulduğunu açıkladı.

Göçmenlerin acil durumları için bir yardım hattı işleten Alarm Phone grubu, adamın yaklaşık 24 saattir denizde olduğunu ve diğerlerinin öldüğünü düşündüklerini söyledi. Grup, teknenin Avrupa'ya ulaşmak için riskli yolculuğa çıkan göçmenlerin sıkça kullandığı bir çıkış noktası olan Tunus'tan yola çıktığını belirtti.

Malta Silahlı Kuvvetleri, bir ticaret gemisinin Tunus kıyılarında bir adamı kurtardığını ve tıbbi tedavi için Malta'ya getirdiğini açıkladı. Hem Silahlı Kuvvetler hem de Alarm Phone grubu, adamın ne zaman kurtarıldığına dair bilgi vermedi.


İsrail, akşam saatlerinde güney Lübnan'a hava saldırıları düzenledi

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarından duman yükseliyor (AFP)
İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarından duman yükseliyor (AFP)
TT

İsrail, akşam saatlerinde güney Lübnan'a hava saldırıları düzenledi

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarından duman yükseliyor (AFP)
İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarından duman yükseliyor (AFP)

İsrail ordusu dün akşam, Lübnan içindeki çeşitli bölgelerde Hizbullah'ın askeri altyapısına saldırdığını açıkladı. Yerel medya, İsrail uçaklarının ülkenin güneyindeki Barghaz, Cabur ve Rihane tepelerini hedef aldığını ve 15'ten fazla hava saldırısının gerçekleştiğini bildirdi.

İsrail ordusu dün, Hizbullah'ın topçu komutanı olarak tanımladığı Muhammed el-Huseyni’yi öldürdüğünü duyurdu. El-Huseyni'nin öğretmenlik yaparken aynı zamanda “terörist faaliyetlerde” bulunduğunu belirtti.

Ordu ayrıca, Lübnan'ın güneyinde silah üretimi için kullanılan bir Hizbullah tesisini bombaladığını duyurdu. İsrail ordu sözcüsü Avichay Adraee, ordunun Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'nde de “Hizbullah'ın askeri altyapısına” saldırdığını belirtti.

İsrail, saldırılarının Hizbullah militanlarını, tesislerini ve silah depolarını hedef aldığını belirterek, savaş sırasında askeri cephaneliği ve komuta yapısı ağır darbeler alan örgütün savaş sonrası yeniden güçlenmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. İsrail, son zamanlarda (İsrail'in güney sınırından yaklaşık 30 km uzaklıkta) Litani Nehri'nin kuzeyindeki Lübnan bölgelerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı

Bu gelişme, Lübnan ordusunun ocak ayı başında Beyrut yetkilileri tarafından onaylanan Hizbullah'ın silah depolarını imha etme planının ilk aşamasını tamamladığını açıklamasının ardından geldi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ilk aşama Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeyi kapsıyordu, ancak İsrail bu hamleyi sorguladı ve yetersiz buldu. Lübnan ordusunun planı beş aşamadan oluşuyor. İkinci aşama, Litani Nehri'nin kuzeyinden, sınırdan yaklaşık 60 kilometre ve Beyrut'un yaklaşık 40 kilometre güneyinde bulunan Sayda’nın kuzeyinden akan Avali Nehri'ne kadar uzanan alanı kapsıyor.