Biden ve Kazımi, ABD’nin Irak’taki muharip görevine ‘sembolik’ bir son verildiğini açıkladılar

ABD Başkanı Joe Biden ile Irak Başbakanı Mustafa El-Kazımi arasında dün gerçekleşen görüşmeden bir kare (AP)
ABD Başkanı Joe Biden ile Irak Başbakanı Mustafa El-Kazımi arasında dün gerçekleşen görüşmeden bir kare (AP)
TT

Biden ve Kazımi, ABD’nin Irak’taki muharip görevine ‘sembolik’ bir son verildiğini açıkladılar

ABD Başkanı Joe Biden ile Irak Başbakanı Mustafa El-Kazımi arasında dün gerçekleşen görüşmeden bir kare (AP)
ABD Başkanı Joe Biden ile Irak Başbakanı Mustafa El-Kazımi arasında dün gerçekleşen görüşmeden bir kare (AP)

ABD Başkanı Joe Biden ve Irak Başbakanı Mustafa El-Kazımi, ABD'nin Irak'taki muharip güçlerinin görevlerinin bu yılın sonunda sona ereceğini, ABD askerlerinin Irak güvenlik güçlerine DEAŞ'ı yenmelerinde yardım etmek için danışmanlık ve üst düzey eğitim vereceğini resmen açıkladılar.
ABD Başkanı, Pazartesi akşamı Beyaz Saray'da Irak Başbakanı Mustafa El-Kazımi ve beraberindeki heyeti kabul etti. Ziyaret, 10 Ekim'de yapılması planlanan Irak parlamento seçimlerinden üç ay önce gerçekleşti.
ABD Başkanı, ülkesinin Irak'la ortaklığı güçlendirme ve terörizme karşı iş birliği yapma konusundaki kararlılığını teyit etti ve ABD güçlerinin Irak'taki rolünün, DEAŞ'a karşı mücadele için danışmanlık ve eğitim sağlamak ve yaklaşan seçimlerde Irak'ta demokrasiyi desteklemekle bağlantılı olacağını vurguladı. Muhabirlerin kalan güçlerin sayısıyla ilgili sorularına yanıt olarak Biden, "Uzmanlarla çalışıyoruz ve El-Kazımi hükümetiyle temas halindeyiz. Rolümüz sürekli eğitime odaklanacak ve herhangi bir savaş görevi üstlenmeyeceğiz" dedi. Biden ayrıca, Irak'a en kısa sürede Kovid-19 aşısı gönderme sözü verdi.
El-Kazımi, stratejik ortaklığın son derece önemli olduğunu, birçok yönü bulunduğunu, ilişkinin geleceğini ve iki ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmesini tartışacaklarını söyledi. ABD'nin, Irak'ın DEAŞ’ı yenilgiye uğratmasına yardım ettiğini belirterek, “Bugün ilişkilerimiz daha güçlü bir durumda. Her iki ülkenin çıkarları için bu iş birliğini çok önemsiyorum" dedi.
Bu anlaşma ile Başkan Biden, eski Başkan George W. Bush'un emriyle Amerikan kuvvetlerinin Irak'a girmesinden 18 yıldan fazla bir süre sonra, Irak'taki Amerikan savaş görevini sonlandırıyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve Irak, Biden ve El-Kazımi arasındaki yüz yüze görüşmeden yararlanarak muharebe görevini sona erdirme planlarını resmen ilan etti. El-Kazımi, Washington gezisinden önce Amerika Birleşik Devletleri’nin savaş görevini sona erdirmek için zamanın geldiğine inandığını açıklamıştı.
El-Kazımi, Associated Press'e verdiği demeçte, "Irak topraklarında herhangi bir yabancı savaş gücüne ihtiyaç yok" dedi.  Irak'ta, eski Başkan Donald Trump'ın geçen yılın sonlarından itibaren 3 bin askerin azaltılması emrini vermesinin ardından ülkede 2 bin 500 ABD askeri kalmış durumda. Bu güçler, Irak'ın batısındaki Ayn el-Esed üssünde ve Kürdistan bölgesindeki Bağdat ve Erbil'de konuşlanıyorlar.
El-Kazımi ve Iraklı liderler Biden ile görüşmeden önce Pentagon'da Savunma Bakanı Lloyd Austin ile Amerikan varlığının ayrıntıları ve görevlerinin yeniden tanımlanması hakkında üst düzey görüşmelerde bulundular. Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Amerikalı mevkidaşı Anthony Blinken ile bir araya gelerek iki ülke arasında stratejik diyalog turu gerçekleştirdi. Irak Maliye Bakanı Ali Allavi de Amerikalı mevkidaşı Janet Yellen ile bir araya geldi.
Irak Dışişleri Bakanı’nın, bazı ABD güçlerinin Irak’ta kalması gerektiğinden bahsetmesi tartışmalara yol açarken, stratejik görüşmelere katılan Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım El-Araci, ABD varlığına derhal son verilmesi çağrısında bulundu.
Anlaşmanın ayrıntılarına göre ABD, Birleşmiş Milletler Etnik Seçim Gözlem Misyonu'nu finanse etmek için 5,2 milyon dolar sağlayacak. Ayrıca Biden yönetimi, Irak'a Kovid-19 ile mücadele için, “COVAX” Uluslararası Aşı Dağıtım Programı çerçevesinde yarım milyon doz "Pfizer" aşısı sağlama sözü verdi.
ABD, Iraklılara şu anda eğitim araç gereçleri sağlama ve Irak kuvvetlerine istihbarat, gözetleme ve insansız hava araçlarıyla keşif görevleri de dahil olmak eğitim verme görevlerini yerine getiriyor.
Beyaz Saray yetkilileri, ABD güçlerinin Irak'taki rolünü yeniden tanımlama kararının, Irak güvenlik güçlerinin ülkelerini koruyabildiklerini kanıtlayan testler ve değerlendirmelerden sonra geldiğini açıkladılar. Bunun, ABD’nin, DEAŞ’ın Irak’ta ve bölgede yarattığı tehlikeye ilişkin farkındalığını ortadan kaldırmadığını ifade ettiler. Bir yetkili toplantıdan önce gazetecilere şunları söyledi: “Geçmişte nerede olduğumuza bakarsak, Apache helikopterleriyle, komando ve özel harekât kuvvetleriyle ve büyük miktarda askeri teçhizatla muharebeye odaklanmış olduğumuzu görürüz. Şimdi ise bu anlaşma ile resmi olarak bir danışmanlık ve kapasite geliştirme rolüne geçmek için iyi bir konumda olacağımıza inanıyoruz.”
Yetkili, gazetecilere, anlaşmanın ABD'nin stratejik ortaklığa olan bağlılığını yansıttığını vurgulayarak; “Anlaşma, muharebe görevine sembolik bir son verirken, Irak'taki ABD askeri operasyonlarının büyük ölçüde değişmeden kalması bekleniyor" dedi.



Batı Suriye'deki "terörist hücrelerini" hedef alan bir güvenlik operasyonu

Suriye ordusuna bağlı iki asker Şam'ın dış mahallelerinde görüldü (EPA)
Suriye ordusuna bağlı iki asker Şam'ın dış mahallelerinde görüldü (EPA)
TT

Batı Suriye'deki "terörist hücrelerini" hedef alan bir güvenlik operasyonu

Suriye ordusuna bağlı iki asker Şam'ın dış mahallelerinde görüldü (EPA)
Suriye ordusuna bağlı iki asker Şam'ın dış mahallelerinde görüldü (EPA)

Suriye İçişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, “batıdaki Tartus vilayetinde yasadışı terörist hücrelere ait saklanma yerlerini hedef alan” bir güvenlik kampanyasının başlatıldığını duyurdu.

Bakanlık Facebook sayfasından yaptığı açıklamada, "Tartus Valiliği İç Güvenlik Komutanlığı tarafından başlatılan güvenlik operasyonunda, İç Güvenlik Kuvvetleri mensuplarına ve tesislerine yönelik terör saldırıları düzenleyen yasadışı terör hücrelerine ait sığınaklar hedef alındı. En son olarak Tartus şehrinin girişlerinden birinde bir İç Güvenlik devriyesini hedef alan saldırıda iki personelimiz şehit oldu" ifadelerine yer verdi.

Bakanlık, "Güvenlik operasyonu halen devam ettiğini" belirtti.

Esed rejiminin düşüşünden bu yana, Kamu Güvenliği Müdürlüğü, askeri operasyon birimleriyle iş birliği içinde, “savaş suçluları ve suçlara karışanları” aramak için Suriye'nin çeşitli vilayetlerinde periyodik olarak güvenlik operasyonları başlattı.


Saha kaynakları, Kassam Tugayları'nın Gazze'nin ez-Zeytun mahallesinde düzenlediği pusunun ayrıntılarını Şarku’l Avsat'a açıkladı

İsrail'in bugün düzenlediği bombardımanın ardından Gazze Şeridi'nin kuzeyinden yükselen dumanlar (AP)
İsrail'in bugün düzenlediği bombardımanın ardından Gazze Şeridi'nin kuzeyinden yükselen dumanlar (AP)
TT

Saha kaynakları, Kassam Tugayları'nın Gazze'nin ez-Zeytun mahallesinde düzenlediği pusunun ayrıntılarını Şarku’l Avsat'a açıkladı

İsrail'in bugün düzenlediği bombardımanın ardından Gazze Şeridi'nin kuzeyinden yükselen dumanlar (AP)
İsrail'in bugün düzenlediği bombardımanın ardından Gazze Şeridi'nin kuzeyinden yükselen dumanlar (AP)

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde’nin, Gazze şehrini işgal etme planlarının İsrail'in siyasi ve askeri liderliği için ‘tehlikeli bir durum’ olacağını açıklamasından sadece birkaç saat sonra Kassam Tugayları, şehrin güneyinde, belirsiz bir gelecekle karşı karşıya olan ez-Zeytun ve es-Sabra mahalleleri arasında konuşlanmış İsrail güçlerine sürpriz bir saldırı düzenledi.

Başta yerleşimcilerle bağlantılı İsrail platformları, ilk saldırının haberleriyle çalkalandı. Bu saldırıyı, İsrail güçlerinin konuşlandığı birkaç bölgede en az iki saldırı daha izledi. Ancak İsrail devlet medyası, dört askerin kaybolduğu haberleri artmaya başlayana kadar olan biten hakkında sessiz kaldı.

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış binalar, 30 Ağustos 2025 (AP)Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış binalar, 30 Ağustos 2025 (AP)

Gazze şehrindeki saha kaynakları Şarku’l Avsat'a yaptıkları açıklamada, karmaşık saldırının dün akşam geç saatlerde, direniş savaşçılarının tünel açıklıklarından ez-Zeytun mahallesinde konuşlanmış İsrail güçlerinin bulunduğu bölgelere ulaşmayı başardıktan sonra başladığını bildirdi. Kassam Tugayları mensupları, İsrail güçlerini, onlara ateş açarak ve patlayıcı cihazlar patlatarak şaşırttılar. Bu patlayıcıların bazıları operasyon hazırlıkları sırasında önceden yerleştirilmişti ve işgal güçleri bölgede uzun süredir bulunmalarına rağmen bunları tespit edemedi.

Kaynaklar, Kassam Tugayları’nın birkaç gruba ayrıldığını ve İsrail güçlerine birden fazla yerden saldırdığını, uzaktan birkaç havan topu mermisi ateşleyen topçu birlikleri ve ana saldırı bölgesine gelen destek güçlerine ateş eden keskin nişancılar tarafından desteklendiğini belirtti. Diğer iki saldırı, ana toplanma alanına yakın noktalara yönelikti ve amaç, takviye kuvvetlerinin bölgeye ulaşmasını engellemek ve bazı İsrail askerlerinin esir alınması durumunda onları kurtarma girişimlerini boşa çıkarmaktı.

Aynı kaynaklara göre, hafif silahlar (kalaşnikoflar) ve patlayıcı cihazların yanı sıra, aynı saldırıda Yasin 105 füzeleri de kullanıldı. Operasyona katılan direnişçilerin bir kısmı öldürüldü, diğerleri ise geri çekilmeyi başardı.

İsrail hava saldırısının ardından Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yükselen dumanlar (EPA)İsrail hava saldırısının ardından Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yükselen dumanlar (EPA)

Kassam Tugayları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus ve kuzeyindeki Beyt Hanun'da son zamanlarda gerçekleştirdiği bir dizi operasyonda, İsrail askerlerini esir almaya çalıştığı sürpriz saldırı taktiğini bir kez daha benimsedi. Bu taktik, yaklaşık iki ay önce bir dizi ardışık saldırıda benimsenen taktiğe benziyor. Ancak bu kez mümkün olduğunca çok sayıda direniş savaşçısının katılımıyla, birkaç gruba ayrılıp aynı anda birden fazla noktaya saldırı düzenlendi.

Aynı kaynaklar, yeni saldırının İsrailli askerleri esir alma girişimini de içerdiğini doğruladı. Ancak saha koşulları ve savaş uçakları, helikopterler ve insansız hava araçlarının (İHA) müdahalesi, saldırıyı tamamen engellemek amacıyla ağır ateş gücü kullanılması nedeniyle operasyonun tamamlanmasını engelledi.

Kaynaklar, saldırının İsrail ordusunun iki haftadan fazla süredir bulunduğu bir bölgede gerçekleştiğini belirtti. Buna rağmen İsrail güçleri, bölgeye yerleştirilen bazı patlayıcı cihazları tespit edemedi ve direnişçilerin bölgeye sızdığı tünelleri ortaya çıkaramadı, oysa kara kuvvetleri bölgeye girmeden önce tonlarca patlayıcı kullanmış, tünelleri ve direniş güçlerini yok etmek için yakıp yıkma politikası uygulamış, ayrıca bölgedeki onlarca evi yerle bir etmişti.

Kassam Tugayları, İsrail ordusunun uzun süredir faaliyet gösterdiği bölgelerde aynı saldırıları defalarca gerçekleştirdi. Bu bölgeler tamamen yok edildi ve ordu, Gazze Şeridi içinde kuvvetleri için yeni mevziler oluşturdu.

 Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış binalar, 30 Ağustos 2025 (AP)Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış binalar, 30 Ağustos 2025 (AP)

İsrailli subaylar, son iki gün içinde buradan video haberler yayınlayan ez-Zeytun mahallesindeki İsrail medya kuruluşlarıyla yaptıkları toplantılarda, yüzlerce Hamas militanını ortadan kaldırmakla övündüler. Ayrıca, bazıları öldürülen bir grup militanın ateş açması sonucu bir subayın elinden hafif yaralandığı bir olay dışında, bu mahallede önemli bir direnişle karşılaşmadıklarını iddia ettiler. Subaylar, yedinci kez üst üste kara operasyonu yürütülen mahallenin geri kalanını da yok edeceklerine söz verdiler.

Bu sabah erken saatlerde yerleşimci platformları tarafından sızdırılan bilgilere göre, Hamas'ın düzenlediği büyük saldırıda bir asker öldü, 11 asker ağır yaralandı, çok sayıda asker de orta ve hafif derecede yaralandı. Toplam yaralı sayısından yedisi, üçü ağır olmak üzere, bir zırhlı personel taşıyıcısındaki patlayıcı nedeniyle yaralandı.

Bu sabah itibarıyla Kassam Tugayları, üyeleri tarafından gerçekleştirilen saldırının ayrıntılarını açıklamamışken, İsrail ordusu bu konuda sessizliğini korudu. Cumartesi (Şabat) tatili nedeniyle saldırının sonuçlarının öğleden sonra açıklanacağı yönünde spekülasyonlar var.


Gazze ateşkesi: Tökezleyen bir öneri ve ilerlemesini tehdit eden askeri gerilim

İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin cenazeleri defnedilmeden önce Gazze’deki Şifa Hastanesi'nin önünde hüzünlü bir atmosferde bekleyen Filistinliler (AFP)
İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin cenazeleri defnedilmeden önce Gazze’deki Şifa Hastanesi'nin önünde hüzünlü bir atmosferde bekleyen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze ateşkesi: Tökezleyen bir öneri ve ilerlemesini tehdit eden askeri gerilim

İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin cenazeleri defnedilmeden önce Gazze’deki Şifa Hastanesi'nin önünde hüzünlü bir atmosferde bekleyen Filistinliler (AFP)
İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin cenazeleri defnedilmeden önce Gazze’deki Şifa Hastanesi'nin önünde hüzünlü bir atmosferde bekleyen Filistinliler (AFP)

Muhammed Mahmud

Gazze Şeridi'ndeki ateşkes önerisi, 18 Ağustos'ta Mısırlı ve Katarlı arabulucular tarafından sunulduğundan bu yana askıda kaldı. Hamas'ın onayına rağmen, İsrail'den herhangi bir yanıt gelmedi ve ABD de şu ana kadar doğrudan destek vermedi.

Bu çıkmaz, İsrail'in Gazze şehrinde askeri operasyonlarını genişletmesiyle aynı zamana denk geliyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar, bu durumu müzakereler için bir tehdit olarak görüyor. Görünen o ki ABD ve İsrail arasındaki anlaşmalar, yalnızca İsrail'in şartlarına uygun kapsamlı bir öneriyi kabul edebilecek ve Hamas'ın reddedeceği bu öneri, krizi daha da şiddetlendirecek.

Gerginliğin artması, müzakere çabalarından birkaç adım önce gerçekleşti. İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, yaklaşık bir milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze şehrinin ‘tehlikeli bir savaş bölgesi’ olduğunu, ‘taktiksel ateşkes (yardım dağıtımını kolaylaştırmak için belirli bölgelerde günlük olarak uygulanıyor) ve geçici askeri faaliyetler’ kapsamına girmediğini belirtti. Ordu, ön operasyonlara ve şehre yönelik saldırının ilk aşamalarına başladığını doğruladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, rehine Ilan Weiss'ın cesedinin Gazze Şeridi'nden çıkarıldığını ve kimliği henüz açıklanmayan başka bir kişinin cesedine de ulaşıldığını belirtti.

Gazze'de gerginliğin artmaya devam ettiğini doğrulayan Axios internet sitesi perşembe günü, İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer'in ABD Başkanı Donald Trump, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair ve Trump'ın damadı ve ilk dönemindeki eski danışmanı Jared Kushner'a, ülkesinin Gazze'yi uzun süre işgal etmek istemediğini söylediğini bildirdi.

Dermer'ın onayı, çarşamba günü Trump'ın başkanlık ettiği Beyaz Saray toplantısında geldi. Dermer, toplantıda İsrail'in ‘Gazze şehrini işgal etme ve operasyon sırasında insani yardımı artırma planını’ sundu. Axios'a göre toplantının asıl meselesi, Hamas'ın yerine Gazze Şeridi'ni kimin kontrol edeceği konusuydu.

Öte yandan İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich perşembe günü Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında, Hamas silah bırakmayı reddetmeye devam ederse, ‘yıl sonuna kadar Gazze'de zafer’ planının bir parçası olarak Gazze Şeridi'nin bazı bölgelerini ilhak etmeye başlaması için hükümete çağrıda bulundu.

Gazze şehrinin ez-Zeytun mahallesinde İsrail ordusunun düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)Gazze şehrinin ez-Zeytun mahallesinde İsrail ordusunun düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)

Müzakereler durma noktasındayken, Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, ‘İsrail tarafının ateşkes önerisine henüz resmi bir yanıt vermediğini’ doğruladı.

Perşembe akşamı dışişleri bakanlıkları tarafından yapılan açıklamalarda Mısır ve Katar, ‘Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek, sivillerin korunmasını sağlamak, mahkûm ve rehineleri serbest bırakmak ve Gazze Şeridi'ndeki felaket koşullarını gidermek için insani yardım akışını sağlamak amacıyla ortak arabuluculuk kapsamında iki ülke arasında koordinasyonun sürdürüldüğünü’ vurguladı.

Katar ve Mısır, açıklamalarında, ‘önerinin, ABD Başkanı'nın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff tarafından sunulan önerilerle uyumlu bir çerçeve içinde, mahkûm ve rehinelerin serbest bırakılması, saldırganlığın durdurulması ve Gazze Şeridi'ne acil ve güvenli bir şekilde insani yardım ulaştırılması için bir fırsat olduğunu’ ifade ettiler. İki ülke, İsrail'in saldırılarının devam etmesini ve Gazze'deki askeri operasyonların genişlemesini kınadı.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’a göre, güvenlik ve siyasi işler kabinesi, özellikle İsrail ve Mısır heyetleri arasında Tel Aviv'de yapılan son toplantıda hiçbir ilerleme kaydedilememesinin ardından, Gazze'deki savaştaki gelişmeleri ve müzakerelerin gidişatını görüşmek üzere yarın (pazar) bir toplantı düzenleyecek. KAN, ‘Hamas'ın onayladığı kısmi anlaşma konusunda İsrail ile Mısırlı ve Katarlı arabulucular arasında anlaşmazlıklar olduğunu’ belirtti.

Filistin ve İsrail meseleleri konusunda uzman siyaset bilimi profesörü Dr. Tarık Fehmi'ye göre, Netanyahu'nun şu anki askeri hamleleri, Hamas üzerindeki baskıyı artırmayı ve onu yalnızca tüm rehinelerin serbest bırakılması konusunda değil, aynı zamanda güvenlik düzenlemeleri konusunda da önemli tavizler vermeye zorlamayı amaçlıyor.

Fehmi, söz konusu gerilimin, Washington'ın öncelikle kontrolü sağlamayı amaçlayan bir ateşkese doğru ciddi bir adım atmadan, ABD-İsrail işgal anlaşmaları sırasında gerçekleştiğine inanıyor. Mısır ve Katar'ın çabalarının devam ettiğini ve durmayacağını vurgulayan Fehmi, “Top şu anda İsrail'in sahasında” dedi.

Gazze Şeridi'nin kuzeyinde bulunan Cibaliye'nin es-Saftavi mahallesindeki evlerinden ayrılan Filistinliler (AFP)Gazze Şeridi'nin kuzeyinde bulunan Cibaliye'nin es-Saftavi mahallesindeki evlerinden ayrılan Filistinliler (AFP)

Filistinli siyasi analist Dr. Eymen er-Rakab, ABD'nin Mısır-Katar önerisini tehlikeli bir şekilde göz ardı etmesi ve buna yanıt vermemesi, bunun yerine İsrail ile aynı çizgide hareket ederek askeri operasyonlarını sürdürmesi nedeniyle müzakerelerin tıkanmaya devam edeceğini düşünüyor. Er-Rakab, İsrail'in adımlarının durumu karmaşık hale getirdiğini ve bunun tüm bölgeyi tehdit edebileceğini ve uluslararası baskıyı artırabileceğini belirtti.

Diğer taraftan İzlanda, İrlanda, Lüksemburg, Norveç, Slovenya ve İspanya dışişleri bakanları dün yaptıkları ortak açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik son saldırısını ve Gazze şehrinde kalıcı varlık göstereceğini duyurmasını şiddetle kınadı.

Pazar günü İspanya'dan Gazze Şeridi'ne yardım taşıyan onlarca tekneyle yola çıkmaya hazırlanan aktivistler, hükümetlere İsrail'e baskı yapıp bugüne kadarki en büyük filolarının geçişine izin vermesini talep etti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre, İsveçli aktivist Greta Thunberg ve Portekizli solcu politikacı Mariana Mortauga'nın da aralarında bulunduğu 44 ülkeden yüzlerce Filistin yanlısı aktivist, Küresel Sumud Filosu’nun bir parçası olarak çeşitli limanlardan Gazze Şeridi'ne yelken açacak.

Fehmi, önümüzdeki birkaç gün içinde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda olacaklar da dahil olmak üzere, özellikle siyasi ve pratik önemi daha çok sembolik olan Filistin devletinin Avrupa tarafından tanınması olasılığıyla birlikte, İsrail'e baskıların devam edeceğine inanıyor. Sürekli baskı altında kalan İsrail'in müzakerelere geri döneceğini, ancak Hamas'tan kendi koşullarını ve önemli tavizleri içeren tek bir paket talep ederek ateş altında kalacağını tahmin ediyor. Hamas, Amerikalılarla iletişim kanalının kapanmasının ardından şu anda karşı karşıya olduğu çıkmaza rağmen bunu reddedebilir.

Er-Rakab, Mısırlı ve Katarlı arabulucuların, İsrail'in gerilimi artıran adımlarını durdurmak amacıyla kapsamlı bir öneriyi masaya koymak anlamına gelse bile, müzakerelerin kapısını kapatmamayı kabul edeceklerini düşünüyor. Er-Rakab, mevcut askeri operasyonun sonucu olarak Filistinlilerin yerinden edilmesini önlemek ve bölgedeki istikrarı destekleyen gerçek bir çözümün önünü açmak için dünya çapında devam eden baskının açık uluslararası yaptırımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.