Bennett yerleşim planını geri çekti: 2 bin konutla yetinecek

ABD yönetiminin çabaları neticesinde yerleşim planını geri çeken İsrail hükümetine İsrail sağının ve yerleşimcilerin baskıları artıyor.

Bennett yerleşim planını geri çekti: 2 bin konutla yetinecek
TT

Bennett yerleşim planını geri çekti: 2 bin konutla yetinecek

Bennett yerleşim planını geri çekti: 2 bin konutla yetinecek

Emel Şehade
İsrail hükümetinin Siyonist yerleşimcileri ve İsrail sağını sevince boğan 4 binden fazla konutu içeren yeni bir yerleşim planının açıklanmasından 24 saatten kısa bir süre sonra, ABD yönetiminin uyguladığı baskı neticesinde Tel Aviv hükümeti bu planını geri çektiğini ve yaklaşık 2 bin konut inşa etmekle yetineceğini açıkladı.
Yerleşim projesi kararı, hükümetin genel olarak Batı Şeria'daki ve özelde Kudüs'teki yerleşimlere yönelik politikası hakkında İsrail'de yapılan bir tartışmanın ortasında alındı. Hükümet koalisyonundaki merkez ve sol partiler, sağ partilerin yerleşim yeri inşa etme baskısına karşı uyarıda bulunurken, Başbakan Naftali Bennett hükümet koalisyonundaki sağ partilere ve yerleşim liderliğine boyun eğerek dört binden fazla konutun inşasını içeren yeni bir projeyi desteklediğini açıkladı.
Bennett ve koalisyon hükümetinin dört bin konut inşa etmekten geri çekilmesi, konunun derhal tartışılması çağrısında bulunan Yesha yerleşim konseyi liderliği arasında öfkeye yol açtı. Yoğun baskının ardından, Sivil İdare Yüksek Planlama Kurulu İtiraz Alt Komitesi, konut sayısının yaklaşık yarısına çekildikten sonra onaylandığını ve inşaatın başlamasını onaylamak için önümüzdeki hafta tekrar toplanılacağını duyurdu. Yerleşim liderliği ise, komitenin daha fazla sayıda bina planını onaylamasını bekliyordu.
Bu konutların çoğu, İsrail'in daha önce, gelecekte asla çekilmeyeceğini açıkladığı büyük yerleşim yerlerinde bulunacak. Bu yerleşim yerlerinden Givat Ze'ev'de 588, Elon Moreh'de 196 ve Kedumim'de 380 konut inşa edilecek.
ABD Başkanı Joe Biden göreve başladığından beri İtirazlar Alt Komitesi’nin hiç toplanmadığı aktarılıyor. Geçen Ocak ayında yapılan son görüşmede sadece 792 konut onaylandı ve o zamandan bu yana bölgelerde çeşitli planlama aşamalarında ödeme ve onay bekleyen binlerce konut birikti.-
“Filistinliler için bin konut”
İsrail hükümetlerinde benzeri görülmemiş bir adım olarak, Savunma Bakanı Benny Gantz, C Bölgesi'ndeki Filistinliler için 1.000 konut inşa edileceğini doğruladı. Ancak bu karar, toprak sahibi Filistiniler, büyük bir konut sıkıntısı yaşadıkları ve yapılarının ruhsatsız olduğu bahanesiyle yıkım tehdidi altında bulundukları için Filistinliler tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Bazı Filistinliler halihazırda yıkılan evlerin molozları üzerinde veya yol kenarlarında yaşıyor. Acil ihtiyaç olarak on binlerce konutun inşa edilmesi gerekiyor.
“Yerleşimciler Filistinlilerin inşaatlarının yasaklanmasını destekliyor”
Etkin insan hakları dernekleri tarafından yayınlanan Filistin raporları, İsrail makamlarının işgal altındaki Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 60'ını oluşturan C Bölgesi'ndeki evleri yıkma kararlarına ek olarak İsrail kontrolü altında ve Sivil İdare’nin sorumluluğunda olan bu bölgedeki inşaatlara katı kısıtlamalar getirdiğini belirtti.
Derneklerin raporlarına göre, İsrail hükümeti sadece Filistinlilerin evlerini yıkmak veya inşaatı engellemek karşılığında yerleşim inşaatına zemin hazırlamakla kalmıyor, aynı zamanda bir süredir yerleşim faaliyetlerinde eşi görülmemiş bir artışa tanık olunan C Bölgesi'nde Filistin inşaatını sınırlamak için yerleşim projesini çeşitli yasal ve yasadışı yollarla finanse edip daha fazla bütçe ayırarak yerleşimcilerden yardım istiyor.
OCHA raporuna göre, Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Özel Ofisi, “C Bölgesi'nin çoğunluğunu Filistinlilerin oluşturmasına rağmen bölge, İsrail yerleşimlerine veya İsrail ordusuna tahsis edildi. Bu nedenle İsrailli yerleşimciler Filistinliler için yeterli konut yapılmasına, altyapı ve geçim kaynaklarının geliştirilmesine engel oluyorlar. En büyük sorun ise, bunun Batı Şeria'nın tüm sakinleri üzerindeki ciddi yansımalarının olacak olmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre  rapor, Filistinlilerin evlerini yıkmaya yönelik devam eden faaliyetlerin sonuçları ve bunun tehcir oranları, geçim kaynaklarının bozulması, yoksulluğun çoğalması ve yardıma bağlılığın artması üzerindeki yansımaları konusunda uyarılarda bulundu.
Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) Toprağı Savunma ve Yerleşimlere Karşı Direnme Bürosu, C Bölgesi'ndeki Filistin inşaatlarını izlemek ve takip etmek için uzman bir İsrail ekibinin kurulduğunu duyurdu.
2 sene önce onaylanan evler
İsrail'in onayına göre, Filistinliler için Beytüllahim yakınlarındaki el-Masara köyünde 150 konut, Cenin yakınlarındaki Bir el-Başa'da 270 konut, Hirbet Aba'da 160 konut, Meskufe kasabasında 233 konut ve Beytüllahim yakınlarındaki Hirbet Beyt Zekeriya’da 50 konut inşa edilecek.
Filistinliler için onaylanan konutların önümüzdeki hafta Sivil İdare Lisanslama Komitesi'nde görüşüleceği belirtilirken, 715 konutun bir süredir planlandığını ve daha önce 2019'da kabinede görüşüldüğünü kaydetti. Bu konutların bazıları yapı ruhsatı alınmadan yapıldığı için tanınması ve geriye dönük olarak onaylanması gereken mevcut yapılardan, bazıları ise yeni planlanan yapılardan oluşuyor.
Filistinliler için böyle bir durumda bile, yerleşimler için daha fazla karakol ve yerleşim konutu yapılmasını talep eden yerleşimciler, Filistinlilerin ev yapmalarına engel olmak için protesto gösterileri yaptılar. Bunun yanı sıra yerleşimciler, Filistinlilerin bina inşa etmek istedikleri toprakların kendi hakları olduğunu dile getirmeye başladılar.
Yerleşim konseyi liderleri, protestolarının bir parçası olarak, "Yerleşimlerin önemini anlamayan ve yerleşim için sürekli bina inşa etmeyen, Yahudilerin inşaatları ile Filistinlilerin inşaatlarını bir tutan hiçbir hükümetin var olmaya hakkı yoktur. İlerlemek için onaylanan tüm planların derhal iade edilmesini istiyoruz” dedi.
Yerleşim konseyi liderleri, Bennett'in yerleşim birimlerindeki konut sayısını azaltma kararını yalnızca ABD yönetiminin baskısı sonucu olarak değil, aynı zamanda Biden'ın politikasındaki bir "sapma" olarak olarak değerlendirdiler. Yerleşim liderlerinin bu sözleri, İsrailli politikacıların, Başbakan Bennett'in ABD Başkanı ile görüşmek üzere Washington'a yapacağı ziyaretin arifesinde, ABD yönetimi ile İsrail hükümeti arasındaki ilişkide bir düşüş tehlikesi konusundaki endişelerini dile getirdikleri bir zamanda meydana geldi.
Yerleşim birimleri inşa etme kararı, Başkanlar Bennett ve Biden döneminde bir ilk. İsrail kaynaklarına göre, Bennett'in iki hafta sonra ABD Başkanı ile görüşme yapması planlanırken, görüşmenin Biden’ın yaz tatilinden sonraya ertelenmesi olasılığı nedeniyle henüz resmi bir tarih belirlenmedi.
Filistinli ve uluslararası resmi insan hakları raporları, İsrail'in Batı Şeria'daki C Bölgesi'nde Filistinlilerin inşasına ciddi kısıtlamalar getirdiğini ve "yasadışı veya izin verilen inşaat" olarak nitelendirdiği yapıların yıkımına devam ettiğini vurguluyor.
C Bölgesi, Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 60'ını oluştururken İsrail ile Filistin Yönetimi arasında imzalanan Oslo Anlaşmaları uyarınca İsrail emniyetinin ve sivil yönetiminin sorumluluğu altında bulunuyor.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.