Mısır’dan barış sürecini canlandırmaya yönelik üçlü zirve

Zirvede, Ürdün’de yapılması planlanan bir sonraki toplantı konusunda anlaşmaya varıldı.

Sisi, Mahmud Abbas ile Kral 2. Abdullah’a Kahire’de arabuluculuk yaptı. (Reuters)
Sisi, Mahmud Abbas ile Kral 2. Abdullah’a Kahire’de arabuluculuk yaptı. (Reuters)
TT

Mısır’dan barış sürecini canlandırmaya yönelik üçlü zirve

Sisi, Mahmud Abbas ile Kral 2. Abdullah’a Kahire’de arabuluculuk yaptı. (Reuters)
Sisi, Mahmud Abbas ile Kral 2. Abdullah’a Kahire’de arabuluculuk yaptı. (Reuters)

Kahire dün, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi ile İsrail Başbakanı Naftali Bennett arasında Şarm El-Şeyh’te gerçekleştirilecek toplantı öncesinde üçlü bir zirveye ev sahipliği yaptı. İsrailli kaynaklara göre zirve, Filistinliler ve İsrailliler arasında ‘donmuş’ barış sürecini yeniden canlandırmanın yolunu açtı.
Cumhurbaşkanı Sisi, Ürdün Kralı 2. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, müzakereleri yeniden harekete geçirecek bir vizyon geliştirmek ve barış sürecini canlandırmak için iki devletli çözüm temelinde çalışma konusunda anlaştılar.
Zirve ile ilgili yapılan açıklamaya göre Mısır ve Ürdün’ün Filistin halkını ve adil haklarını destekleme konusundaki kararlı duruşunu vurgulayan ve iki devletli çözümü baltalayan İsrail’in ‘gayrimeşru’ uygulamalarını reddeden üç lider, söz konusu çabaların takibi için Ürdün’de, tarihi daha sonra belirlenecek bir zirve düzenlemeyi kabul ettiler.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan kaynaklar, Sisi-Abdullah-Abbas üçlü zirvesinin, müzakerelerin yeniden başlaması için iki devletli çözüm ilkesini destekleyen ABD’nin tutumu konusunda ve Filistin meselesine olumlu bir çözüm bulunmasına yardımcı olacak ve Mısır-İsrail temasları ışığında vizyon geliştirmenin yolunu açacak.
Yapılan son açıklamaya göre zirvede, üç ülke tarafından bölgesel ve uluslararası düzeyde temaslar ve son zamanlarda gerçekleştirilen hamleler, özellikle de kapsamlı ve adil bir barışa ulaşmanın tek yolu olarak iki devletli çözüm temelinde çatışmanın çözülmesi başlıkları gündeme geldi. Etkin çabaları yeniden tesis etmek için gerçek bir siyasi ufuk bulmaya yönelik adımlar ele alındı.
Bunun adil, kapsamlı ve kalıcı barış için stratejik bir seçenek ve gereklilik olduğunu ve bu amaç doğrultusunda tüm çabaların birleştirilmesi gerektiğini vurgulayan liderler, kendi ülkelerindeki yetkilileri, müzakereleri yeniden başlatacak bir vizyon geliştirmek için ortaklarla birlikte çalışmaya yönlendirdiler.
Üçlü zirvenin nihai açıklamasında ‘Filistin davasının bir Arap meselesi olması nedeniyle Mısır ve Ürdün’ün kardeş Filistin halkını ve onların adil ve meşru haklarını desteklemek için sağlam duruşları; uluslararası hukuka göre Doğu Kudüs’ün başkent olduğu 4 Haziran 1967 çizgisinde bağımsız ve egemen Filistin devletini somutlaştırma hakkı” vurgulandı.
Şeyh Cerrah Mahallesi’nde ikamet eden ailelerin haklarına saygı gösterilmesi gerektiği ve Kudüs’teki tarihi ve yasal statüko ile kutsallığını korumanın önemine dikkat çeken liderler bu statüye karşı tüm uygulamalara karşı durmanın gerekliliğini vurguladılar. Üç lider, ‘İsrail’in iki devletli çözümü baltalayan ve bölgede barışa ulaşma şansını tehdit eden, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yerleşimlerin inşası, buraların genişletilmesi, bölgedeki topraklara el konulması, evlerin yıkılması ve Filistinlilerin yerlerinden edilmesi gibi yasa dışı uygulamalarını kabul etmediklerini ifade ettiler.
Mısır’ın Gazze Şeridi’ndeki ateşkesi ve yeniden yapılanma çabalarını memnuniyetle karşılayan liderler, uluslararası toplumu yeniden inşa sürecine katılarak Gazze Şeridi’ndeki insani krizi hafifletmek için çaba göstermeye çağırdılar. İsrail’e de uluslararası hukuka uygun olarak sorumlulukları doğrultusunda Gazze Şeridi halkının temel ve insani ihtiyaçlarına yanıt verme çağrısı yaptılar.
Liderler ayrıca Filistin ulusal uzlaşısını sağlamak için çalışmaya devam etmenin önemini vurgulayan bu bağlamda öne sürülen fikirlere ve Mısır’ın çabalarına olumlu yanıt veren tüm Filistinli partilerin süreçteki rollerinin önemine dikkat çektiler.
Zirvede uluslararası toplum, BM’nin yerine getirmesi gereken görev gereğince Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler için Yardım ve Çalışma Ajansı’nı (UNRWA) desteklemeye ve Filistinli mültecilere hayati hizmetler sunmayı sürdürmek için ihtiyaç duyduğu finansal desteği sağlamaya çağırdı.
Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Bassam Radi’ye göre, kapalı oturumun ardından üç ülkenin delegasyonlarının katıldığı bir görüşme yapıldı. Üçlü zirvede son gelişmeler dikkate alınarak Filistin davasına ilişkin vizyonları koordine etmek, özellikle de barış süreci ve geçen mayıs ayında Filistin topraklarında yaşanan gerginliğin ardından ateşkesin devamlılığını sağlamak amaçlandı.
Üçlü zirve, Sisi ile İsrail Başbakanı arasında düzenlenecek toplantı öncesinde gerçekleşti. İsrail Yayın Kurumu’na göre daha önce Tel Aviv tarafından duyurulan toplantı yakın bir tarihte, Şarm El-Şeyh’te yapılacak.
İsrail Başbakanlığı geçen ay, Bennett’ın İsrail’de Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil’i kabulü sırasında Sisi’nin Bennett’ı resmi bir ziyaret için Mısır’a davet ettiğini duyurmuştu.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Mısır, Filistinlilerle barış sürecine yönelik henüz esneklik göstermeyen, aksine yerleşim yerlerindeki adımlarına devam eden yeni bir İsrail hükümeti olduğunun farkında. Bu durum da Mısır’ı durumun kontrol altına alınabilmesi için İsrail hükümetiyle doğrudan iletişime geçmeye yöneltiyor.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.