BM Sudan’a Darfur’da insani krizin tekrarlanmaması uyarısı yaptı

UNITAMS’dan, Darfur güvenliği için ortak güçlerinden konuşlandırılması çağrısı

Sudan ordusunun Darfur bölgesindeki ‘Hızlı Destek’ güçleri (Reuters)
Sudan ordusunun Darfur bölgesindeki ‘Hızlı Destek’ güçleri (Reuters)
TT

BM Sudan’a Darfur’da insani krizin tekrarlanmaması uyarısı yaptı

Sudan ordusunun Darfur bölgesindeki ‘Hızlı Destek’ güçleri (Reuters)
Sudan ordusunun Darfur bölgesindeki ‘Hızlı Destek’ güçleri (Reuters)

Sudan hükümeti, geçtiğimiz yıl Ekim ayında Güney Sudan’ın başkenti Cuba’da hükümet ve silahlı örgütler arasında imzalanan barış anlaşmasına göre, güvenlik düzenlemeleri misyonunu uygulamak ve silahlı hareketlerin düzenli orduya entegrasyonunu denetleyecek mekanizmalar oluşturmak için tüm taraflarla iş birliği yapmaya hazır olduğunu duyurdu.
Hükümetin bu duyurusu, Birleşmiş Milletler'in (BM) Sudan'daki Entegre Geçiş Yardım Misyonu'nun (UNITAMS) sorunlu Darfur bölgesindeki güvenlik durumunu ‘kırılgan’ olarak nitelendirdiği bir zamanda geldi. UNITAMS dün Daimi Ateşkes Komitesi ile düzenlediği toplantıda, Cuba Barış Anlaşması hükümleri uyarınca ateşkesi uygulamanın yolları,  askeri, güvenlik birimlerinin yanı sıra silahlı hareketler, geçiş hükümeti temsilcileri, kadın koruma ve sivil toplum örgütlerinin katılmasının beklendiği ikincil mekanizmaların oluşturulması konularını ele aldı. UNITAMS, Cuba Anlaşması'nın uygulanmasını ve ülkenin ulusal önceliklerini destekleme çabalarının bir parçası olarak,  BM Güvelik Konseyi’nin 2524 ve 2579 sayılı kararı uyarınca verilen yetkiye uygun olarak Barış Anlaşması Komitesi başkanı sıfatıyla komitenin ilk toplantısını düzenledi.
Öte yandan Sudan Savunma Bakanı Yasin İbrahim dün yaptığı açıklamada, Cuba Barış Anlaşması’na uygun olarak güvenlik düzenlemeleri ve kuvvetlerin birleştirilmesi için mekanizmaların oluşturulması görevlerini yerine getirmek için tüm yetkili makamlarla birlikte çalışmaya hazır olduğunu kaydetti. Bakan, iki gün boyunca başkent Hartum’da düzenlenen bir çalıştayda yaptığı açıklamada, silahlı kuvvetlerin BM misyonu ile koordineli olarak çalışacağını, ilgili makamların tavsiyelerini kabul edeceğini ve barış anlaşmasını uygulamak için ülke genelinde konuşlanmaya tamamen hazır olacağını dile getirerek, Kalıcı Ateşkes Komitesinin desteğini, UNITAMS misyonu tarafından düzenlenen ve yönetilen “Kalıcı Ateşkes Komitesinin Desteğini Etkinleştirmek için Teknik İstişareler” başlıklı çalıştayın sonuçlarını harekete geçirmeye hazır olduğunu bildirdi.
Darfur’un kuzeyindeki bazı bölgelerde meydana gelen son olaylara da atıfta bulunan Bakan, geçiş hükümetinin mali kaynaklarının zayıflığının güvenlik düzenlemeleri protokollerinin uygulanması arasında bir engel oluşturduğunu vurguladı. İbrahim, çalıştay tavsiyelerinin iktidarın barışçıl geçişine katkıda bulunacağını ve geçiş döneminin hedeflerine ulaşacağı umuyor. UNITAMS Başkanı Volker Perthes, Darfur’daki Zalingei ve el-Cuneyna bölgelerindeki olaylara işaret ederek, bölgedeki güvenlik durumun kırılgan olduğunu söyledi. Sorunu çözmek ve istikrar sağlamak için daha faz çabaya ihtiyaç duyulduğunu belirten Perthes, mümkün olan en kısa sürede bölgeye ortak güçlerin konuşlandırılması gerektiğini kaydetti.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.