Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ve yardımcısı Daklu, sivil hükümet ortaklarını ‘darbeye zemin hazırlamakla’ suçladı

Sudan Ordusu Başkomutanı El-Burhan: “Küçük siyasi güçlerin orduya hükmetmesine ve orduyu kötüye kullanmasına izin vermeyeceğiz”

Abdulfettah El-Burhan, sivil hükümet ortaklarını “darbeye zemin hazırlamakla” suçladı. (Reuters)
Abdulfettah El-Burhan, sivil hükümet ortaklarını “darbeye zemin hazırlamakla” suçladı. (Reuters)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ve yardımcısı Daklu, sivil hükümet ortaklarını ‘darbeye zemin hazırlamakla’ suçladı

Abdulfettah El-Burhan, sivil hükümet ortaklarını “darbeye zemin hazırlamakla” suçladı. (Reuters)
Abdulfettah El-Burhan, sivil hükümet ortaklarını “darbeye zemin hazırlamakla” suçladı. (Reuters)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ve yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti), geçiş hükümetinin siyasi referansını temsil eden siyasi ve sivil ittifakı, başarısız darbe girişiminden ve silahlı kuvvetlere karşı başlatılan kampanyalardan sorumlu tuttu. Sahayı yalnızca sivil bileşenlere bırakmama sözü veren iki isim, zor ekonomik durum ve iktidar mücadeleleri için de sivil bileşeni suçladı.
El-Burhan ve yardımcısı Hamideti, bir dizi askeri güce hitaben yaptıkları konuşmada, geçiş hükümetinin sivil bileşenine sert eleştiriler yönelttiler. Geçiş hükümetini, “vatandaşların yaşam koşullarını ihmal ederek, hükümet koltukları ve bakanlık pozisyonları için mücadele ederek” başarısız askeri darbelere zemin hazırlamakla suçladılar.
El-Burhan, Hartum'un kuzeyindeki Vadi Sidna bölgesinde düzenlenen "özel kuvvetler" mezuniyet töreninde, silahlı kuvvetlerin darbe girişimini püskürttüğünü ve başka hiçbir partinin bunu yapmadığını söyledi. Burhan, “Demokratik bir geçiş istiyoruz. Hiçbirimizin iktidarı ele geçirmek gibi bir niyeti yok. Halk iradesiyle seçilen sivil ve demokratik bir devletin kurulduğu geleceğe doğru ilerlemek için devrimin hedeflerine ve geçiş döneminin hedeflerine inanan milli güçlerle el ele vermek istiyoruz” dedi.
Askeri güçlerden övgüyle bahseden El-Burhan, isim vermeden bahsettiği “asıl kaygısı iktidarda bir koltuk olan” siyasi partiler karşısında değişimin tek koruyucusunun askeri güçler olduğunu söyledi. El-Burhan geçiş hükümetinin sivil bileşenini işaret ederek, “Silahlı kuvvetler değişimi koruyor. Bir bakanlık koltuğu kapmaktan başka kaygısı olmayan siyasi partiler var” ifadelerini kullandı.
Siyasi partileri silahlı kuvvetlere karşı kampanya başlatmakla suçlayan El-Burhan, "Siyasi partiler oklarını silahlı kuvvetlere yöneltiyor, orduya hakaret etmeyi ve sövmeyi kamu personeli alımında bir ölçüt olarak görüyorlar. Ortaklarımıza şunu söylüyoruz: Ortaklığımızı beslemeliyiz. Biz hiç kimseyi dışlamaksızın el ele vermedikçe hiçbir partinin veya geçiş dönemi bileşeninin ülkeyi tek başına yönetemeyeceğini aklımızda tutmalıyız” dedi.
El-Burhan, ortaklığın askeri bileşeni olan silahlı kuvvetlerin geçiş döneminin önemli bir parçası ve ortağı olmasına rağmen, Başbakan’ın ve Özgürlük ve Değişim Güçleri İttifakının girişimleri de dahil olmak üzere yapılan tüm faaliyetlerde hükümetten dışlandığını söyledi.
El-Burhan, geçiş döneminin başarısızlıkları için sivil ortakları suçlayarak şunları söyledi: "Her şey elimizdeydi. Buna rağmen yürütme işini Bakanlar Kurulu'na bıraktık. Vatanseverliklerine olan güvenimize rağmen doğru yoldan saptıklarını görüyoruz. Geçici iktidarın oluşumundan önce müzakere ettiğimiz siyasi güçlerin büyük bir bölümü teker teker döküldü. Bu nedenle, devrimin şafağı olan bu güçlerin birlik olmaları için çağrı yapıyoruz. Diğer tüm ulusal güçleri geçiş dönemine katılmaya davet ediyoruz”
Hartum'daki tesislerin inşasına ve El-Fuşka'daki askeri operasyonlara hiçbir partinin katılmadığını, ordunun tek başına çaba gösterdiğini belirten El-Burhan, bu sebeple orduya teşekkür etti. El-Burhan, “Zor koşullarda çalışıyoruz. Askerimizin durumu hiç de kolay değil. Subay ve askerlerimize verdiklerimiz, taleplerinin azını bile karşılamıyor” dedi.
El-Burhan ayrıca, anayasal belgeye göre resmi ortak olan Özgürlük ve Değişim Güçleri İttifakı'na atıfta bulunarak, “Sudan'ı hiç kimsenin tekeline bırakmama” sözü verdi. Bu bağlamda El-Burhan, “Değişime inanan ulusal siyasi güçleri, silahlı kuvvetlerle haklarımızı koruyarak, özgür ve adil seçimler yoluyla sivil bir devlet kurmak için çalışmaya çağırıyoruz. Sudan’ı hiç kimsenin tekeline bırakmayacağız. Ayrıca küçük siyasi güçlerin bize hükmetmesine ve silahlı kuvvetleri kötüye kullanmasına izin vermeyeceğiz.”
El-Burhan, hükümet ve siyasi güçlerin darbe girişimine ilişkin açıklamalarını kınayarak, onları silahlı kuvvetlere haksızlık yapmakla suçladı. El-Burhan, “Darbe girişimini durduranın silahlı kuvvetler olduğunu söylemediler. Buna rağmen biz sabır göstermeye devam ediyoruz” diyerek, silahlı kuvvetleri ve darbe girişimini engellemedeki rolünden bir kez daha övgüyle bahsetti.
Ayrıca Doğu Sudan'daki huzursuzluğa, limanın ve kara yolunun kapatılmasını da değinen El-Burhan "Bu, iktidar paylaşımıyla ilgili siyasi bir mesele ve çözümü de siyasi olmalı. Bu mesele şiddet ve kavga yoluyla çözülemez. Biz ordu olarak bu kargaşaları desteklemekle suçlanıyoruz, bu bir yalan... Silahlı kuvvetlere ve liderlerine yönelik organize harekatın durmasını zaten beklemiyoruz. Amacımız Sudan'ın birliği ve demokratik bir geçiş. Hakaretlere ve eleştirilere kulak asmıyoruz" ifadelerini kullandı.
El-Burhan, "ücretli kalemler" dediği kişileri suçlayarak, "Bunun için para ödeyen partiler ve ajanslarla çalışan ücretli kalemler olduğunu biliyoruz. Ancak biz, milyonlarca Sudanlıyı sokaklara döken demokratik dönüşümü sağlamak, özgürlük, adalet ve eşitlik sloganlarına ulaşmak istiyoruz. Ama bu sloganlar kürsüler ve bakanlıklar arasında kaybolup gitti” dedi.
Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi üyesi meslektaşı Muhammed El-Faki Süleyman'ın devrimcileri darbeye karşı koymaya çağırdığı tweetine atıfta bulunan El-Burhan, Halkı bu sloganlara karşı uyarmalı, oturma eyleminde bulunan ve kardeşleri şehit olan devrim güçlerine diyoruz ki: “Ayağa kalkın ve ey kitleler demiyoruz. Devriminizi korumak için ayağa kalkın.”
Devrimi gasp etmek isteyenlerin konuşmalarının ordu tarafından kabul edilmeyeceğine de kısaca değinen El-Burhan “Geçişi koruyan ve kollayan biziz. Devrimi, onu gasp etmek isteyenlerden de koruyacağız. Bu konuda kimse bizden daha azimli olamaz” dedi.
Hamideti ise tekrarlanan darbe girişimlerinden, vatandaşı ihmal eden, koltuk mücadelesi ve pozisyon paylaşımıyla meşgul olan siyasileri sorumlu tutarak şunları söyledi: “Biz ordu olarak değişimin ilk gününden bu yana hiçbir konuda cimrilik yapmadık. Buna rağmen ortaklardan gece gündüz aşağılama ve hakaretlerden başka bir şey bulamıyoruz. Düzenli güçlerin saygı ve takdir görmediği bir ortamda nasıl darbe olmasın ki!”
Hamideti, askeri güçlerinin Başbakan Abdullah Hamdok'un girişimine katılmamasını eleştirerek, "Başbakan Abdullah Hamdok'un ülkedeki siyasi gerilimi aşma girişimine destek verdik. Ancak bizi dışladılar. Onlarla anayasal belgeyi imzalayanlar bile dışlandı. Her iki taraf da dar partizan konumları ve çıkarları için diğer partinin altını oymaya devam etti” dedi.
Hamideti, halkın bu "maskaralık ve başarısızlık" karşısında sabır gösterdiğini belirterek, ulusal bir program üzerinde uzlaşmaya varılması ve "bu ülkenin güvenlik ve istikrarını sağlayan milli kurumları vatana ihanetle suçlamanın ve hedef göstermenin bırakılması” çağrısında bulundu.



Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
TT

Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ve İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’nın genişletilmesi, konteyner terminallerinin işletilmesi, geliştirilmesi ve yeni yatırımlar yapılmasına yönelik bir ortaklık anlaşması imzaladı.

Dün akşam başkent Trablus’un 200 kilometre doğusunda bulunan Misrata’da gerçekleştirilen imza töreni öncesinde Dibeybe, Tajani’nin başkanlık ettiği İtalyan heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin özellikle ekonomi ve hizmet alanlarında geliştirilmesi ele alındı. Ayrıca Akdeniz bölgesinde ortak bir meydan okuma olarak öne çıkan düzensiz göç dosyası da gündeme geldi.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)

Dibeybe, imza törenine katılmak üzere Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’na gelen Katar Başbakanı’nı karşılayanlar arasında yer aldı. Dibeybe, Libya ile Katar arasındaki ilişkilerin önemine dikkat çekti.

Dibeybe, Katar Başbakanı ile yaptığı resmi görüşmede iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin güçlendirilmesi, yatırım ortaklıklarının geliştirilmesi ve ortak çıkarlara hizmet edecek adımların ele alındığını, ayrıca karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyaların görüşüldüğünü belirtti.

Dibeybe’nin ofisi, Katar’ın Libya halkına verdiği destekten duyulan memnuniyeti dile getirerek, iki ülke arasındaki kardeşçe ilişkilerin altyapı, enerji ve hizmet sektörü alanlarında somut program ve projelere dönüştürülmesinin önemini vurguladı.

Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)

Dibeybe ile Katar Başbakanı arasında yapılan görüşmede, petrol sektöründeki iş birliği olanaklarının yanı sıra ulaştırma projeleri de ele alındı. Bu alanlardaki iş birliğinin, hizmetlerin verimliliğinin artırılmasına, altyapının hazırlık seviyesinin iyileştirilmesine ve ulusal ekonominin desteklenmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.

Görüşmenin sonunda taraflar, önümüzdeki dönemde koordinasyonun sürdürülmesi ve ortak iş birliği kanallarının güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı. Açıklamada, bu sürecin istikrar ve kalkınmayı destekleyeceği ve iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet edeceği ifade edildi.

Öte yandan Dibeybe, hastaneden taburcu olmasının ardından dün sabah gerçekleştirdiği ilk toplantıda Roma ve Avrupa Birliği’nden (AB), düzensiz göçle mücadelede UBH’ye doğrudan ve açık destek verilmesini talep etti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Dibeybe, Libya’nın bu konuda hem güvenlik hem de insani açıdan ağır yükler taşıdığını belirtti.

Dibeybe’nin ofisinden yapılan açıklamada, Libya’nın düzensiz göç için bir yerleşim ülkesi ya da göçmenler için kalıcı bir durak olmayı reddettiği vurgulandı. Açıklamada, krizin çözümü için temel bir yol olarak sınır dışı ve geri dönüş planının desteklenmesi gerektiği, bunun sorumlulukların adil şekilde paylaşılmasını sağlayacağı ve Libya kentleri üzerindeki baskıyı azaltacağı kaydedildi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)

Ekonomik iş birliği kapsamında Dibeybe, devam eden stratejik ortaklıklara ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi. Dibeybe, Misrata kentinde serbest ticaret bölgesi liman terminalinin geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik, toplam 2,7 milyar dolara ulaşan yatırımla bir anlaşmanın imzalandığını belirtti. Anlaşmaya Katarlı, İtalyan ve İsviçreli şirketlerin katıldığını kaydeden Dibeybe, İtalyan MSC şirketinin de projede yer aldığını ifade etti. Proje kapsamında limanın yıllık kapasitesinin 4 milyon konteynıra çıkarılmasının hedeflendiği, yıllık yaklaşık 500 milyon dolar işletme geliri öngörüldüğü ve 8 bin 400’ü doğrudan olmak üzere toplam 62 bin kişilik istihdam sağlanmasının beklendiği aktarıldı.

Dibeybe dün sabah X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu projenin hayata geçirildiğini duyurdu. Açıklamasında projenin, Libya’nın bölgedeki en büyük limanlar arasında kapasite ve ölçek açısından konumunu güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda entegre bir uluslararası ortaklık çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanına dayandığını vurguladı.

Dibeybe, söz konusu projenin açık geliştirme ve işletme düzenlemeleri çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanlarıyla hayata geçirildiğini, böylece devlet bütçesine ilave yük getirmeden uygulanmasının güvence altına alındığını söyledi.

Dibeybe, İtalyan heyetiyle yaptığı görüşmelerde enerji sektöründeki mevcut iş birliğini de ele aldı. Bu kapsamda, İtalyan enerji şirketi ENI’nın, Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC), BP ve Libya Yatırım Ajansı ortaklığıyla, Sirte Körfezi’nin derin sularında ilk keşif kuyusunun sondaj çalışmalarına iki gün önce başladığını açıklamasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Görüşmenin sonunda taraflar, istikrar ve kalkınmaya hizmet edecek şekilde Libya-İtalya ortaklığının güçlendirilmesi ve koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Açıklamada, düzensiz göç başta olmak üzere ortak zorlukların ele alınmasına katkı sağlanacağı kaydedildi.

Bu arada Dibeybe, dün Misrata kentinde Birleşik Krallık’ın Libya Büyükelçisi Martin Reynolds’u kabul etti. Reynolds, ülkesinin selamlarını ileterek UBH Başbakanı’na sağlık ve esenlik dileklerini sundu.

Görüşmede, Libya ile Birleşik Krallık arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyalarda eş güdümün artırılması ele alındı.


Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
TT

Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)

Yemen'de yeni bir siyasi gelişme olarak, Suudi Arabistan'ın himayesinde, güneyli liderlerin ve önde gelen isimlerin geniş katılımıyla dün Riyad'da ‘Güney Danışma Toplantısı’ düzenlendi. Bu toplantı, diyalogu temel seçenek olarak benimseyen ortak bir vizyonun oluşturulmasının teyit edilmesi üzerine, ‘Güney Diyalog Konferansı’na hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Bu vizyon, şiddetten ve iç kutuplaşmadan uzak olup, güneydeki tüm bileşenlerin haklarını garanti altına alıyor.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mehrami tarafından okunan nihai bildiride, yaklaşan Güney Diyalog Konferansı'nın, güney halkının dış müdahale ya da tek taraflı temsil olmaksızın siyasi geleceğini belirleme hakkına saygı göstererek, güney meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm getirmeyi amaçladığını vurguladı. Mehrami, Suudi Arabistan'ın kapsamlı siyasi, ekonomik ve güvenlik desteğine dikkati çekti.

Bildiride ayrıca güney güçlerine yaklaşan diyaloga sorumlu bir şekilde katılmaları çağrısı yapılırken, halk protestolarını kişisel çıkarlar için kullanmamaları konusunda uyarıda bulunuldu. Suudi Arabistan'ın desteğinin, siyasi süreci yeniden düzenlemek ve güneyde, Yemen'de ve bölgede güvenlik ve istikrarı korumak için tarihi bir fırsat sunduğu vurgulandı. Şarku’l Avsatın aldığı bilgiye göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bölünmeleri ve kaosu daha da şiddetlendiren müdahaleleri eleştirildi.


Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.