Mısır ve Tunus’tan Libya seçimlerinin zamanında yapılmasına destek

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı, Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı ile yaptığı görüşmede  (Başkanlık Konseyi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı, Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı ile yaptığı görüşmede (Başkanlık Konseyi)
TT

Mısır ve Tunus’tan Libya seçimlerinin zamanında yapılmasına destek

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı, Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı ile yaptığı görüşmede  (Başkanlık Konseyi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı, Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı ile yaptığı görüşmede (Başkanlık Konseyi)

Mısır ve Tunus, kardeş ülke Libya’ya güvenlik, istikrar ve egemenliğin geri dönüşünün önünü açacak şekilde Libya krizini sona erdirme arzularını dile getirdiler. Diğer taraftan,  5+5 Ortak Askeri Komite toplantıları dün, ABD ve BM, Libya'daki paralı askerlerin, yabancı savaşçı ve güçlerin ülkeden geri çekilmesi için kapsamlı bir eylem planının geliştirilmesinde ilerleme kaydetme çağrılarında bulunurken, İsviçre'nin Cenevre kentinde ikinci gününe girdi. Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Bessam Radi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in önceki akşam yaptıkları telefon görüşmesinde, Libyalıların yol haritasında üzerinde anlaştıklarına uyularak, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin bu yıl sonundan önce zamanında yapılması gerektiğini vurguladıklarını bildirdi. Ayrıca, ilgili uluslararası kararlar uyarınca tüm yabancı güçlerin ve paralı askerlerin Libya'dan çıkışının önemine dikkati çektiler.
ABD'nin Trablus Büyükelçisi Richard Norland, Ortak Askeri Komite’nin kaydettiği ilerlemeyi sürdürmeye devam edeceğine dair umudunu dile getirdi. Norland,  dün yaptığı kısa bir açıklamada, “Cenevre toplantıları Libya'yı bölmeye devam eden askeri, güvenlik ve mali konularda ortak bir zemin bulmak için başka bir fırsat oluşturuyor” dedi.
BM misyonu, geçen yıl 23 Ekim'de imzalanan ateşkes anlaşması çerçevesinde Cenevre toplantısında ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarını ve Libya konulu Berlin Konferansı'nı ele aldı. Ayrıca Ortak Askeri Komite üyelerini, paralı askerlerin ve yabancı kuvvetlerin geri çekilmesi için bir eylem planı geliştirmek üzere bu fırsatı değerlendirmeye çağırdı.
Açılış konuşmasında, Libya Destek Misyonu Başkanı Jan Kubis, Komite’ye şunları kaydetti:
“Eğer bu eylem planında uzlaşıp anlaşabilirseniz, halkınıza ülkedeki tüm kurum ve otoritelerde değişime yol açması beklenen ve sağlam bir halk meşruiyetine dayanan seçimlerde ilerleme de dahil olmak üzere bir umut mesajı gönderirsiniz.”
Konunun karmaşık ve bölge ülkeleri ile uluslararası toplum için endişe verici olduğunu belirten Kubis, Birleşmiş Milletler ve uluslararası ortaklarının, ateşkesle ilgili BM gözlemcilerini denetim için göndermeleri ve Libya gözetimi altında geri çekilme sürecini doğrulamak da dahil olmak üzere bu çabayı desteklemeye hazır olduklarını vurguladı.
Öte yandan, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ve milletvekilleri Musa el-Koni ve Abdullah el-Lafi, önceki gün Ulusal Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayeh ile yaklaşan seçimler için son hazırlıkları görüştüler. Başkanlık Konseyi tarafından yapılan açıklamaya göre, toplantıda planlanan seçim sürecinin uygulanmasına yönelik mekanizmalar ve başarısı için en iyi teknik ve güvenlik araçlarının hazırlanması konusu ele alındı.
Komisyon Yönetim Kurulu Başkanı, geçerli uluslararası ilke ve standartlara uygun olarak adil ve şeffaf bir seçim sürecinin yürütülmesi için Komisyonun yaptığı son hazırlıkları ele alırken, sonuçlarıyla siyasi sürece dahil olan tüm tarafların kabul ettiği serbest seçimlerin yapılmasına katkıda bulunmak için herkesin üzerinde uzlaştığı yaklaşan seçim sürecine ilişkin yasal ve anayasal bir çerçevenin oluşturulması gerektiğinin altını çizdi. 
Öte yandan, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, dün Doha'da görüştüğü Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani'nin, Libya dosyasında Katar'ın rolünün olumlu olacağını teyit ettiğini ve ne zaman istenirse seçimleri destekleyeceklerini belirttiğini aktardı.
Dibeybe, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'yi bu ay sonunda yapılacak Libya İstikrar Konferansı'na katılmaya davet ettiğini, toplantıda başta yatırım ve yeniden yapılanma alanı olmak üzere iki ülke arasındaki ikili ilişkileri güçlendirmenin ve geliştirmenin yollarını tartıştığını kaydetti. 
Dibeybe, dün akşam Dışişleri ve Maliye Bakanları ile Petrol Şirketi Başkanı’nın da aralarında bulunduğu büyük bir heyetin başkanlığında göreve başlamasından bu yana ilk kez Katar'a resmi bir ziyarette bulundu. Libya Hükümet Sözcüsü Muhammed Hammude, iki günlük ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmeyi ve enerji ve yatırım alanlarında işbirliği yollarını tartışmayı amaçladığını söyledi.
Öte yandan Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanları Komitesi Sendikası, Dibeybe hükümetinin komite üyelerinin aidatlarını ödememe sözünü yerine getirmemesini protesto etmek için önümüzdeki Pazar gününden itibaren oturma eylemi yapacağını duyurdu.
Sendikadan resmi bir kaynak, bu adımın, yakın zamanda Giryan şehrinde düzenlenen bir forumda, ‘Dibeybe’nin üniversite öğretim üyelerinin koşullarıyla ilgili alaycı ve sorumsuz açıklamaları’ olarak nitelendirdiği duruma cevaben geldiğini belirtti.



Sisi: Herhangi bir milis gücünü veya paralel oluşumu reddediyoruz... ve Filistinlilerin yerinden edilmesine hayır diyoruz

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında (Arşiv- AFP)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında (Arşiv- AFP)
TT

Sisi: Herhangi bir milis gücünü veya paralel oluşumu reddediyoruz... ve Filistinlilerin yerinden edilmesine hayır diyoruz

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında (Arşiv- AFP)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında (Arşiv- AFP)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, bugün yaptığı açıklamada, bölge ülkelerini bölme, topraklarının bir kısmını ele geçirme veya ulusal ordulara ve kurumlara paralel oluşumlar veya "milisler" kurma girişimlerinin kesin ve net bir şekilde reddedildiğini teyit etti.

Polis Günü kutlamaları sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında Sisi, herhangi bir ülkenin adını vermeden, ulusların yıkımına yol açan "milisler" ve oluşumların kurulmasına karşı uyardı. Herhangi bir ulusu etkileyen istikrarsızlığın hem bugünün hem de geleceğin kaybına yol açacağını vurguladı.

Mısır Cumhurbaşkanı, Filistin halkının topraklarından çıkarılmasına yönelik her türlü girişimi tamamen reddettiğini yineledi.

Mısır'ın yasadışı göçmenliğe karşı bir kale olmaya devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı, devlet kurumlarının polis şehitlerinin ve görev başında yaralananların fedakarlıklarını takdir ettiğini kaydetti. Sisi şöyle devam etti: "Şehitlerin anısına sadık kalacağız ve ailelerine karşı görevimize bağlı kalacağız." Mısır Cumhurbaşkanı, Polis Günü kutlamaları sırasında birçok polis memurunu onurlandırdı.


Irak: DEAŞ tutsakları dosyasıyla ilgilenme sorumluluğu tüm ülkelere aittir

Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
TT

Irak: DEAŞ tutsakları dosyasıyla ilgilenme sorumluluğu tüm ülkelere aittir

Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)

Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin bugün yaptığı açıklamada, DEAŞ mahkumlarının Irak'a transferiyle ilgili güvenlik ve mali yüklerin yalnızca Irak tarafından karşılanmaması gerektiğini belirtti.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile yaptığı telefon görüşmesinde Bakan Hüseyin, "Bu konunun ele alınması sorumluluğu ilgili tüm ülkelere aittir" dedi.

Kallas, Irak hükümetine DEAŞ üyelerini kabul etme konusundaki ilk anlaşması için minnettarlığını dile getirdi.

Irak Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, DEAŞ tutsaklarının durumu görüşüldü ve Suriye'deki gelişmeler, özellikle varılan anlayış ve anlaşmalar ile bazı bölgelerde meydana gelen çatışmaların nedenleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Görüşmede ayrıca DEAŞ terör örgütü ve Suriye'deki hapishaneler, özellikle de Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolünden çıkan bazı hapishanelerden bir dizi DEAŞ üyesinin kaçması konusu ele alındı; Suriye'nin Haseke bölgesindeki güvenlik durumu görüşüldü ve ateşkesin sürdürülmesi ve mevcut sorunların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı.  

Her iki taraf da, SDG ile Suriye hükümeti arasında yapılacak görüşmelerde Avrupa'nın aktif rol oynamasının önemini vurgulayarak, net anlaşmalara varılması ve bunların uygulanmasına bağlı kalınması gerektiğini belirtti.


Gazze sakinleri, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin trajik gerçekliklerini değiştirebileceğinden şüphe duyuyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
TT

Gazze sakinleri, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin trajik gerçekliklerini değiştirebileceğinden şüphe duyuyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)

Gazze’nin bir mahallesinde çaresiz durumdaki Filistinliler, iki yıl süren savaşın yıkıma uğrattığı bölgede soğukla mücadele edebilmek için elleriyle bir çöp sahasını karıştırarak yakacak arıyor. Han Yunus kentindeki el-Mevasi bölgesinde ortaya çıkan bu manzara, dünya liderlerinin Davos’ta çizdiği tabloyla keskin bir tezat oluşturuyor.

ABD Başkanı Donald Trump Davos’ta, Gazze Şeridi’ni denetleyecek bir Barış Konseyi’nin kurulduğunu duyurdu.

Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) konuşan Trump, ABD arabuluculuğunda geçtiğimiz ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana Gazze Şeridi’ne ‘rekor düzeylerde’ insani yardım girişine izin verildiğini açıkladı. Trump’ın damadı Jared Kushner ile Özel Temsilci Steve Witkoff da yıkıma uğramış bölgenin kalkınma potansiyeline dikkat çekti.

Ancak Gazze Şeridi’nde, ateşkesin başlamasının üzerinden aylar geçmesine rağmen yüz binlerce Filistinli hâlâ yerinden edilmiş durumda. Birçoğu, savaşta hasar görmüş binalarda ya da çadırlarda yaşamını sürdürüyor ve geceleri düşen hava sıcaklıklarına karşı korunmakta zorlanıyor.

Ateşkese rağmen bölgede ölümcül saldırılar da devam ediyor. Şifa Hastanesi Müdürü Muhammed Ebu Silmiyye’nin açıklamasına göre, İsrail tankları perşembe günü Gazze kentinin doğusunda dört Filistinliyi hedef aldı. Cenazelerin hastaneye getirildiği belirtildi. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre İsrail ordusu olaya ilişkin henüz açıklama yapmadı.

Gazze’de bazı kişiler, Trump’ın başkanlığını yaptığı Barış Konseyi’nin yaşam koşullarını değiştirip değiştiremeyeceği konusunda şüphelerini dile getirdi. Han Yunus’tan göç etmek zorunda kalan Rami Galban, “Bu konseyde İsrailliler var. Vatandaşlar olarak bu durumu nasıl anlamamız gerektiğini bilmiyorum. Bize acı çektirenler İsraillilerdi” dedi. Fethi Ebu Sultan ise “Başka bir seçeneğimiz yok. İçinde bulunduğumuz durum trajik” ifadelerini kullandı.

İsrail saldırılarının ardından oluşan yıkımın ve Han Yunus'taki çöp yığınının ortasında, yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar görünüyor. (AP)İsrail saldırılarının ardından oluşan yıkımın ve Han Yunus'taki çöp yığınının ortasında, yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar görünüyor. (AP)

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze’ye insani yardımların önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Ancak bölge sakinleri, yakıt ve odun temininin hâlâ yetersiz olduğunu söylüyor. Fiyatların yüksek olması nedeniyle yakacak bulmanın zorlaştığı, odun arayışının ise tehlikeli olduğu ifade ediliyor. Hastane yetkililerine göre, İsrail güçleri odun toplamaya çalıştıkları sırada 13 yaşındaki iki çocuğu öldürdü.

Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stephane Dujarric, yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kampları yöneten BM ortaklarının, kapasite ve finansmanla ilgili kısıtlamalar nedeniyle Gazze genelindeki 970 kamp alanının yalnızca yüzde 40’ına destek sağlayabildiğini açıkladı. Dujarric, buna rağmen BM ortaklarının çadır, yatak, uyku tulumu, battaniye, kışlık giysi, mutfak malzemeleri ve güneş enerjili lambaların dağıtımını sürdürdüğünü kaydetti.

Eşi ve altı çocuğuyla birlikte bir çadırda yaşayan Sena Salah için ateş yakmak, yemek pişirebilmek ve ısınabilmek amacıyla her gün yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Ailesinin, kendilerini sıcak tutacak yeterli giysisi dahi neredeyse bulunmuyor. Salah, odun ya da gaz satın alacak maddi imkânlarının olmadığını, plastik yakmanın tehlikelerinin farkında olduklarını ancak başka seçeneklerinin bulunmadığını söyledi. Aile bireyleri ateşi canlı tutmak için plastik ve kâğıt atarken, “Hayat son derece zor” diyen Salah, “Bir bardak çay bile içemiyoruz” ifadesini kullandı. Salah, “İşte bu bizim hayatımız. Şiddetli soğuk nedeniyle geceleri uyuyamıyoruz” diye konuştu.

Aziz Akl da odun fiyatlarının çok yüksek olduğunu belirtti. Ailesinin herhangi bir gelirinin bulunmadığını söyleyen Akl, odun için istenen 7 ya da 8 şekeli (yaklaşık 2,5 dolar) karşılayamadıklarını ifade etti. “Evim artık yok, çocuklarım da yaralandı” dedi.

Diğer yandan üç Filistinli gazetecinin öldürülmesi, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdi. Gazze’deki sağlık yetkilileri, perşembe günü onlarca kişinin, bir gün önce İsrail saldırısında araçları hedef alınarak öldürülen üç Filistinli gazetecinin cenaze törenine katıldığını açıkladı. Hayatını kaybeden gazetecilerden birinin AFP ile çalıştığı belirtildi.

İsrail ordusu, söz konusu saldırının, birlikleri için tehdit oluşturduğunu belirttiği bir insansız hava aracını (İHA) kullanan şüphelilerin tespit edilmesinin ardından düzenlendiğini açıkladı. Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı ise ekim ayında başlayan ateşkesten bu yana İsrail ateşi sonucu Gazze Şeridi’nde 470’ten fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Bakanlığa göre, İsrail’in kontrolündeki bölgelerle Gazze Şeridi’nin büyük bölümünü ayıran ateşkes hattı yakınlarında en az 77 kişi İsrail ateşiyle öldürüldü.

Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentindeki bir pazarda tavuklara bakan Filistinli bir kadın (AP)Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentindeki bir pazarda tavuklara bakan Filistinli bir kadın (AP)

Gazze Şeridi’ndeki yeni teknokrat hükümetin başkanı Ali Şaas, önümüzdeki hafta Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’nın her iki yönden yeniden açılacağını duyurdu. Sınır kapısının yeniden açılması, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin tedavi için Mısır’a geçişini veya akrabalarını ziyaret etmelerini kolaylaştıracak.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ABD’nin fonlar üzerindeki yasağı kaldırması durumunda, Gazze Şeridi’nde insani amaçlarla kullanılmak üzere Barış Konseyi’ne 1 milyar dolar göndermek istediğini bildirdi. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Moskova’da bir araya gelen Putin, “Filistin devletinin kurulması ve etkin bir şekilde işlemesi, Ortadoğu’daki çatışmaya nihai çözüm getirebilecek tek yol” dedi.