Libya Seçim Komisyonu Başkanı Sayeh: Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine hazırız

Libya Ulusal Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayeh. (AFP)
Libya Ulusal Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayeh. (AFP)
TT

Libya Seçim Komisyonu Başkanı Sayeh: Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine hazırız

Libya Ulusal Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayeh. (AFP)
Libya Ulusal Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayeh. (AFP)

Libya’daki siyasi anlaşmazlıkların sürüyor. Bu duruma rağmen Ulusal Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayeh, seçim hazırlıklarının tamamlanmak üzere olduğunu duyurdu.
Libya’da yaklaşık 7 milyon olan nüfusun yaklaşık 2,8 milyonu oy kullanma hakkına sahip.
Sayeh, Trablus’taki Seçim Komisyonu binasında AFP’ye yaptığı açıklamada “Komisyon, Aralık - Ocak döneminde cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri yapmaya yüzde 80 ila 90 oranında hazır” dedi. Yetkili özellikle 1951’den, Libya’nın bağımsızlığından bu yana ilk kez cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacak olması nedeniyle geniş çaplı bir katılım beklediğini kaydetti.
Sayeh, cumhurbaşkanlığı seçim yasasına yargıdan arşı çıkılması ihtimaline ilişkin de şunları söyledi:
“Kanunda çok sayıda teknik not var. Seçimleri temyizden uzak bir şekilde gerçekleştirmemizi sağlayacak değişiklikler yapmak için Temsilciler Meclisi'ne başvurduk.”
Seçim Komisyonu, ‘Temsilciler Meclisi’nden cumhurbaşkanlığı seçim yasasının bazı maddelerinde değişiklik yapmasını talep eden’ bir yazı gönderdi. Temsilciler Meclisi ise komisyonun şu ana kadarki gözlemlerine henüz bir yanıt vermedi.
İmad es-Sayeh başta Libya’nın doğusundan Mareşal Halife Hafter ve devrik lider Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfulislam Kaddafi olmak üzere bir dizi ismin adaylığına ilişkin “Cumhurbaşkanlığı seçim yasası açık kabul edilebilir. Bu nedenle herkes bu sürece katılabilir. Her Libyalı seçimlerde yer alabilir” dedi. Ancak seçim sürecinin uygulanması ve sonuçlarının kabulü için tüm siyasi taraflar arasında uzlaşmanın gerektiğine dikkat çekti.
Ancak siyasi taraflar arasında uzlaşı, Temsilciler Meclisi tarafından yayınlanan seçim yasalarının kabul edilmemesinin gölgesinde halen uzak görünüyor. Seçim Komisyonu Başkanı, konuya dair şunları söyledi:
“En önemli şey seçimlerin uygulanması ve sonuçlarının kabulü konusunda siyasi partilerin uzlaşısıdır. Ne yazık ki 24 Aralık’taki seçim süreci konusunda halen tam bir fikir birliği yok.”
Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunu’nun 12’inci maddesi ‘askeri bir yetkilinin, seçim tarihinden üç ay önce çalışmayı ve görevini bırakması ve seçilemezse görevine geri dönmesi’ şartıyla aday olabileceğini vurguluyor. Bu durum sert tepkilere yol açtı.
AFP, maddenin 23 Eylül’de askeri görevlerini geçici olarak donduran ve kuvvetlerinin komutasını Korgeneral Abdurrazık en-Nazuri’ye devreden Mareşal Hafter’e uygun şekilde formüle edilmiş gibi göründüğünü aktardı. Nazuri, komuta ettiği kuvvetlerin Genelkurmay Başkanlığı görevini de yürütüyor. Temsilciler Meclisi, seçimlerde değişiklikler yaparken cumhurbaşkanlığı seçimlerinin zamanında yapılmasına ve 24 Aralık’ta cumhurbaşkanlığı seçimleriyle birlikte düzenlenmesi planlanan yasama seçimlerinin ise gelecek ocak ayının sonuna ertelenmesine karar verdi. Temsilciler Meclisi geçen pazartesi günü yasama seçimleri yasasını onayladı. Bu karardan yaklaşık bir aydan kısa bir süre önce ise Temsilciler Meclisi Başkanı, tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçim yasasına oylamaya koymadan onay verdi. Bu durum, birçok siyasi taraf arasında öfkeye neden oldu. Parlamentonun ikinci meclisi olarak görev yapan Ulusal Konsey, yasama seçimleri yasasını kabul etmediğini duyurdu.
Seçim yasaları üzerindeki anlaşmazlıkları devam ediyor. Öyle ki Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Devlet Yüksek Konseyi seçim yasalarının kabulüne ilişkin fikir birliğini görüşmek üzere geçen haftanın sonunda Fas’ta bir istişare toplantısı çağrısında bulundu.
Komisyon Başkanı, AFP’ye yaptığı açıklamada komisyonun seçim tarihlerine bağlılığının önündeki engellere işaret etti. Temsilciler Meclisi’nin yasama seçimleri yasasını onaylamasının üzerinden günler geçmesine rağmen yasa henüz komisyona sevk edilmedi. Sayeh konuya dair şunları söyledi:
“Komisyon, yasama seçimleri kanunu resmi olarak teslim almadı. Teknik notlar olursa onun incelenmesini de bekleyeceğiz. Bunlarla ilgilenmesi için parlamentoya bilgi vereceğiz. Hükümet seçim sürecine finansal destek sağladı. Komisyonun çalışmalarıyla ilgili olarak İçişleri, Sağlık ve Eğitim bakanlıkları ile sürekli bir koordinasyon var. Bize 43 milyon dinar (10 milyon dolar) ek destek verildi.”.
Libya, 2011 yılında Muammer Kaddafi rejiminin devrilmesinden bu yana ülkenin doğusunda ve batısında rakip güçler arasında kaosa, şiddet döngüsüne ve çatışmalara tanık oluyor. Ancak ateşkes ve görevi ‘seçimlere giden geçiş dönemini yönetmek olan’ Abdülhamid ed-Dibeybe başkanlığındaki ulusal birlik hükümetin kurulmasıyla koşullar, yılın başından bu yana görece iyileşti.



Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
TT

Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)

Yemen'de yeni bir siyasi gelişme olarak, Suudi Arabistan'ın himayesinde, güneyli liderlerin ve önde gelen isimlerin geniş katılımıyla dün Riyad'da ‘Güney Danışma Toplantısı’ düzenlendi. Bu toplantı, diyalogu temel seçenek olarak benimseyen ortak bir vizyonun oluşturulmasının teyit edilmesi üzerine, ‘Güney Diyalog Konferansı’na hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Bu vizyon, şiddetten ve iç kutuplaşmadan uzak olup, güneydeki tüm bileşenlerin haklarını garanti altına alıyor.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mehrami tarafından okunan nihai bildiride, yaklaşan Güney Diyalog Konferansı'nın, güney halkının dış müdahale ya da tek taraflı temsil olmaksızın siyasi geleceğini belirleme hakkına saygı göstererek, güney meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm getirmeyi amaçladığını vurguladı. Mehrami, Suudi Arabistan'ın kapsamlı siyasi, ekonomik ve güvenlik desteğine dikkati çekti.

Bildiride ayrıca güney güçlerine yaklaşan diyaloga sorumlu bir şekilde katılmaları çağrısı yapılırken, halk protestolarını kişisel çıkarlar için kullanmamaları konusunda uyarıda bulunuldu. Suudi Arabistan'ın desteğinin, siyasi süreci yeniden düzenlemek ve güneyde, Yemen'de ve bölgede güvenlik ve istikrarı korumak için tarihi bir fırsat sunduğu vurgulandı. Şarku’l Avsatın aldığı bilgiye göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bölünmeleri ve kaosu daha da şiddetlendiren müdahaleleri eleştirildi.


Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.


SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
TT

SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın duyurduğu ve Suriye'nin kuzeyinde kontrol ettikleri bölgelerde hükümet güçlerinin ilerlemesinin ardından Kürtlere ‘dayatıldığını’ söylediği savaşı sona erdirmek için anlaşmayı kabul ettiğini söyledi. Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke ilinde ‘katliamlar’ yapıldığına dair haberleri takip ettiğini açıkladı.

Abdi, Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonunda yayınlanan açıklamada, kendilerine bu savaşı dayatmak için açık bir kararlılık olduğunu söyledi. Bu savaşın iç savaşa dönüşmesini önlemek için Deyrizor ve Rakka bölgelerinden Haseke’ye çekilmeyi kabul ettiklerini belirtti. Bugün Şam’da Şara ile görüşmesi beklenen SDG lideri, döndükten sonra Kürtlere anlaşmanın şartlarını açıklayacağına söz verdi.

Bir diğer gelişmede Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke’de ‘katliam’ olarak nitelendirilen olaylarla ilgili haberleri takip ettiğini ve bunların doğruluğunu teyit etmeye çalıştığını açıkladı.

Görsel kaldırıldı.Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke’deki SDG üyeleri (Reuters - Arşiv)

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İçişleri Bakanlığı, Haseke’deki katliam haberlerini büyük endişe ve ciddiyetle takip ediyor ve ilgili kurumlarının alınan bilgileri doğrulamak için gerekli soruşturmaları derhal başlattığını teyit ediyor” denildi.

Ancak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Ilham Ahmed bu iddiaları yalanlayarak, “Haseke'deki katliam haberlerinin tamamı tamamen uydurma olup, ateşkesi bozmak, aşiretler arasındaki gerginlikleri körüklemek ve Haseke ve Kobani'ye saldırıları yeniden başlatmak isteyen taraflarla bağlantılı kaynaklar tarafından yayılıyor” dedi.

Şarku'l Avsat'ın Rudaw'dan aktardığına göre Ahmed Kürt haber sitesine yaptığı açıklamada, “Şam ile ateşkes anlaşmasına ve tam entegrasyona bağlıyız” ifadelerini kullandı.