Suudi Arabistan yardım tırları Yemen’e ulaştı

Bin 471 tonun üzerinde yardım taşıyan 80 tır sınır kapısından geçti.

El-Vedia Sınır Kapısı’ndan geçen, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi'nin (KSRelief) logosunu taşıyan yardım tırları. (SPA)
El-Vedia Sınır Kapısı’ndan geçen, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi'nin (KSRelief) logosunu taşıyan yardım tırları. (SPA)
TT

Suudi Arabistan yardım tırları Yemen’e ulaştı

El-Vedia Sınır Kapısı’ndan geçen, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi'nin (KSRelief) logosunu taşıyan yardım tırları. (SPA)
El-Vedia Sınır Kapısı’ndan geçen, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi'nin (KSRelief) logosunu taşıyan yardım tırları. (SPA)

Suudi Arabistan, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) aracılığıyla, Yemenlilerin maruz kaldığı acıları hafifletme çabalarına devam ediyor. Terörist Husilerin kontrolü altındaki bölgeler de dahil olmak üzere ayrım gözetmeksizin tüm Yemen vilayetlerine yardım dağıtıyor.
2021'in üçüncü çeyreğinde KSRelief tarafından sağlanan bin 471 ton ve 776 kg ağırlığındaki çeşitli insani yardımları taşıyan 80 tır, Suudi Arabistan ile Yemen arasındaki el-Vedia Sınır Kapısı’nı geçti. Tırlar, 32'si 715 ton 839 kg gıda yardımı, 4’ü 21 ton 232 kg tıbbi yardımı, 11 ton barınak yardımı ve 722 ton 930 kg hurma taşıyor. Söz konusu yardımlar, Yemen’in Aden, el-Mahra, Hadramut, Sa'dah, Hacca, Marib, Şabva, ed-Dali, el-Beyda, Abyan, Lahic vilayetlerine gönderildi.
Marib ilindeki Protez ve Rehabilitasyon Merkezi'nin işletilmesi projesi, KSRelief ‘nin desteğiyle Eylül 2021'de kardeş Yemen halkından uzuvlarını kaybeden 510 kişiye çeşitli tıbbi hizmetler sağladı.
Proje süresince 268 hastaya protez sağlandı. Rehabilitasyonu yapılarak protez uzuvların teslimatı, ölçümü ve bakımı da dahil bin 13 başlıkta hizmet verildi. Fizyoterapi seanslarından uzman konsültasyonlarına kadar 242 hastaya fizyoterapi hizmetleri de sağlandı.
KSRelief ayrıca Aden, Lahic, Taiz, el-Hudeyde, Hadramat, Hacca, Marib vilayetlerinde 5 yaş altı çocuklar, gebe ve emziren anneler için beslenme projesini uygulamayı sürdürdü. 23-29 Eylül tarihleri arasında 4 bin 430 çocuk tarandı. Ciddi şekilde yetersiz beslenen 333 kişiye ek olarak 463 orta derecede yetersiz beslenme vakası tedavi edildi. 776 çocuğa yetersiz beslenmeyi önlemek için sağlık hizmeti sağlandı.
Devamında da 2 bin 570 gebe ve emziren annenin taraması yapılırken 587 vakaya tedavi hizmeti verildi. 2 bin 153’ü Çocuk Hastalıkları Entegre Yönetimi (IMCI) hizmeti aldı. 10 bin 323’ü inceleme sosyal yardım faaliyetlerinden, bin 482'si de danışma köşesinden yararlandı.
KSRelief, Aden ve Marib eyaletlerinde yerinden edilen ailelere yönelik giysi dağıtım projesini uygulamaya devam etti.
Dün, 1992 yılında yerinden edilmiş Aden ve Marib illerinin el-Vadi ve el-Barika ilçelerindeki kamplarda kalan, kız ve kadınlara yardım amacıyla 5 bin 368 parça giysi dağıtıldı. Bu faaliyetler Merkez tarafından, Krallığın Yemen halkına sunduğu insani yardımlar kapsamında yürütüldü.



Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurgulayarak, aynı zamanda bölgedeki barışın sağlanabilmesi için Gazze Şeridi’nde ateşkese varılmasının, göçün engellenmesinin ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti kurulmasının gerekliliğini belirtti.

Bu açıklamalar, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl’ın, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın 11. gözden geçirme konferansı sırasında yaptığı konuşmada yer aldı ve aynı zamanda bölgesel gelişmelerle ilgili BM tartışmalarına da yansıdı.

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın, yayılmanın engellenmesi için temel bir yapı taşı olduğunu ve bu anlaşmanın üç temel ilkesi arasında denge sağlanması gerektiğini belirtti. Bu ilkeler; silahların imhası, yayılmanın engellenmesi ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımıdır. Ayrıca, nükleer silah sahiplerini, bu silahların kullanımının engellenmesinin tek yolunun tam bir imha ile sağlanacağına dair yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.

Aynı zamanda Suudi Arabistan, taraf devletlerin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurgulayarak, bu kullanımların ek kısıtlamalar olmadan yapılması gerektiğini, ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile şeffaflık ve iş birliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel düzeyde ise Suudi Arabistan, İran’ın sivil ve medeni hedeflere yönelik saldırılarını kınayarak, BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına atıfta bulundu. İran’a, nükleer programının barışçıl olduğunu temin etmek için UAEA ile tam iş birliği yapma çağrısında bulundu. Ayrıca, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi, iyi komşuluk ilişkilerine saygı gösterilmesi ve iç işlere müdahale edilmemesi gerektiğini belirtti.

Suudi Arabistan, Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arındırılması gerektiğini bir kez daha yineleyerek, İsrail'in bu anlaşmaya katılmaması durumunun, kitlesel imha silahları içermeyen bir bölge oluşturulmasının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.

Filistin topraklarındaki durumu ele alırken, Suudi Arabistan, İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarının tehlikesini belirtti ve Kudüs ile kutsal yerlerdeki tarihsel ve hukuki durumu değiştirmeye yönelik her türlü girişimi reddetti. Ayrıca, yasa dışı yerleşimlerin barışı zedelediğini ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini ifade etti.

Suudi Arabistan, adil ve kapsamlı bir barışın sağlanabilmesi için ateşkese varılması, göçün engellenmesi, Gazze Şeridi’nden çekilme ve 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu, tüm bu taleplerin uluslararası meşruiyet kararlarına dayandığını belirtti.


Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
TT

Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de dün düzenlenen Körfez İstişare Zirvesi’nde, bölgedeki güncel gelişmeler ve özellikle artan gerilim ele alındı.

Toplantıda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı ve İran’ın bölgedeki artan eylemlerini sert şekilde kınadı. Ayrıca Ürdün’ün de hedef alındığı saldırılara karşı güçlü bir tepki ifade edildi.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, zirvenin Suudi Arabistan’ın davetiyle gerçekleştiğini belirterek, krizden çıkış için diplomatik bir yol bulunması gerektiğini ve bunun uzun vadeli güvenlik ve istikrarı güçlendirecek anlaşmalara zemin hazırlaması gerektiğini söyledi.

Budeyvi, liderlerin Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik “açık İran saldırılarını” şiddetle kınadığını ve bu durumun Körfez ülkelerinin İran’a olan güveninde ciddi bir zedelenmeye yol açtığını ifade etti.

Ayrıca liderlerin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ve deniz trafiğini engellemeye yönelik “hukuka aykırı adımlarını” reddettiği ve 28 Şubat’tan önceki durumun yeniden tesis edilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdiği aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre zirvede, Körfez ülkeleri arasında ortak altyapı projelerinin hızlandırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda demiryolu ağı, lojistik ve ulaştırma projeleri ile Körfez demiryolu projesinin hızlandırılması talimatı verildi.

Ayrıca petrol ve gaz taşımacılığı için boru hattı projesi, su şebekelerinin entegrasyonu ve stratejik rezerv alanlarının oluşturulması gibi projelerin önceliklendirilmesi kararlaştırıldı. Savunma alanında ise erken uyarı sistemleri, balistik füzelere karşı ortak radar ağı ve askeri entegrasyonun güçlendirilmesi yönünde adımların hızlandırılması istendi.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.