Mars kraterindeki çığır açan keşif, NASA'nın uzaylıları bulmak için "en iyi şansı" oldu

Perseverance keşif aracının Mastcam-Z cihazı tarafından 17 Nisan 2021'de çekilen bu görüntüde bilim ekibinin "Scarp a (Yamaç a)" diye adlandırdığı sarp yükselti görülüyor (NASA/JPL-Caltech/ASU/MSSS)
Perseverance keşif aracının Mastcam-Z cihazı tarafından 17 Nisan 2021'de çekilen bu görüntüde bilim ekibinin "Scarp a (Yamaç a)" diye adlandırdığı sarp yükselti görülüyor (NASA/JPL-Caltech/ASU/MSSS)
TT

Mars kraterindeki çığır açan keşif, NASA'nın uzaylıları bulmak için "en iyi şansı" oldu

Perseverance keşif aracının Mastcam-Z cihazı tarafından 17 Nisan 2021'de çekilen bu görüntüde bilim ekibinin "Scarp a (Yamaç a)" diye adlandırdığı sarp yükselti görülüyor (NASA/JPL-Caltech/ASU/MSSS)
Perseverance keşif aracının Mastcam-Z cihazı tarafından 17 Nisan 2021'de çekilen bu görüntüde bilim ekibinin "Scarp a (Yamaç a)" diye adlandırdığı sarp yükselti görülüyor (NASA/JPL-Caltech/ASU/MSSS)

NASA'nın Perseverance keşif aracı, Mars'taki Jezero kraterinin bir zamanlar, uzaylı yaşamının izlerini taşıyabilecek küçük bir nehre bağlı bir göl olduğunu doğruladı.
Çorak Kızıl Gezegen milyarlarca yıl önce suyun akışını destekleyecek kadar kalın bir atmosfere sahipti.
Bir nehir kanalının kalıntılarının hala görülebildiği kraterde eskiden yer alan 100 metre derinliğindeki gölün, çöküntünün doğu kenarını aşacak kadar yüksekte olduğu düşünülüyor. Öte yandan gölün boyutu zaman içinde hızla değişti, bu da sel veya daha yavaş çevresel değişikliklerden kaynaklanıyor olabilir.
Fransa'nın Nantes şehrindeki Laboratoire de Planétologie et Géodynamique'te ve Perseverance görevinde yer alan bilim insanı Nicolas Mangold, "Daha önce Mars'ta hiç bu kadar iyi korunmuş katman bilgisine rastlanmamıştı" dedi.
"Bu, Jezero'da bir göl ve nehir deltasının varlığını kesin olarak doğrulamamızı sağlayan kilit gözlem. Deltaya varışımızdan aylar önce hidrolojiyi daha iyi anlamak, gelecekte büyük faydalar sağlayacak."
Imperial College London'dan ve Perseverance görevinden bilim insanı Sanjeev Gupta'ya göre bu deltanın daha iyi anlaşılması, "bölge hidrolojisindeki değişimi anlamanın anahtarı" ve "tüm gezegenin neden kuruduğuna dair değerli bilgiler sağlama potansiyeli taşıyor".
Görüntüler, keşif aracının solunda ve sağında yer alan çift Mastcam-Z kameralarının yanı sıra araştırma ekiplerinin aracın kaya ve tortu örnekleri araması için en iyi bölgeyi seçmesine yardımcı olan Uzaktan Mikro Görüntüleyici (RMI) tarafından kaydedildi.
Bilim insanları, daha sonraki görevlerle dünyaya geri getirilebilecek bu örneklerin organik bileşiklere ve uzaylı yaşamına dair diğer kanıtları içermesini umuyor.
Bu tür örneklerin en olası kaynağı bu deltanın alt kısmında yer alıyor ama bilim insanlarının araştırması gereken tek önemli alan bu değil. Yaklaşık 2,2 kilometre uzaklıkta, uzay aracının kuzeybatısındaki yamaçlar, yani sarp oluşumlar Mars tarihini incelemek için hayati önem taşıyan daha eski kayaları barındırıyor.
Mangold, "Boyutu 1,5 metreye varan kayaların bulunduğu yamaçlarda, orada olması için hiçbir neden bulunmayan belirgin katmanlar gördük" dedi. Bu da gölü besleyen yavaş su yolunun, saatte yaklaşık 30 km. hızla hareket eden ve nehrin onlarca km. aşağısına kayalar taşıyan ani seller tarafından dönüştürülmüş olması gerektiği anlamına geliyor.
Imperial College London'dan ve Perseverance görevinden bilim insanı Sanjeev Gupta, "Bu sonuçların örnekleme işlemi için kaya seçimi stratejisi üzerinde de etkisi var" ifadelerini kullandı.
"Deltanın dibindeki en ince taneli malzeme, organik maddelere ve biyo-imzalara dair kanıt bulmak için muhtemelen en iyi şansımız. Ayrıca tepedeki kayalar, yerkabuğuyla bağlantılı eski kaya parçalarını örneklememizi sağlayacak. Her ikisi de, Mars Örneklerinin Dönüşü’nden (Mars Sample Return) önce kayaları örneklemek ve önbelleğe almak için ana hedefler."
Perseverance'ın yamaç görüntüleriyle ilgili makale Science dergisinde 7 Ekim'de çevrimiçi olarak yayımlandı.
Independent Türkçe
 



Böcek kovucular sivrisinekleri kendine çekmeye başladı

Yeni bir araştırmaya göre böcekler, kovucuların kokusunu ödülle ilişkilendirmeye başladı (Unsplash)
Yeni bir araştırmaya göre böcekler, kovucuların kokusunu ödülle ilişkilendirmeye başladı (Unsplash)
TT

Böcek kovucular sivrisinekleri kendine çekmeye başladı

Yeni bir araştırmaya göre böcekler, kovucuların kokusunu ödülle ilişkilendirmeye başladı (Unsplash)
Yeni bir araştırmaya göre böcekler, kovucuların kokusunu ödülle ilişkilendirmeye başladı (Unsplash)

Rebecca Whittaker 

Her yaz milyonlarca kişi sivrisinekleri uzak tutmak için kendilerine böcek kovucu sıkıyor ancak bir araştırma, kan emici böceklerin bu kovucuları yiyecekle ilişkilendirmeyi öğrenebildiğine işaret ediyor.

Böcek kovucularda geniş çapta kullanılan DEET (kimyasal adı N,N-dietil-meta-toluamid) Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı tarafından da tavsiye ediliyor.

Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre sivrisinek kaynaklı hastalıklar her yıl yaklaşık 700 bin kişinin ölümüne neden olduğundan, sivrisinek ısırıklarının sıtma, Zika virüsü, dang humması ve Japon ensefaliti yayabileceği ülkelerde kovucular hayati önem taşıyor.

Ancak yeni araştırma, böceklerin zamanla kovucunun kokusunu ödülle ilişkilendirmeye başladığını ve bazı durumlardaysa bu kokuya çekildiğini öne sürüyor.

Virginia Tech'ten Doçent Clément Vinauger, "Birisi DEET uyguladıktan sonra yoğunluk zamanla azalıyor ancak sivrisinek yine de beslenmeyi başarıyorsa, böcek bu kokuyu ödülle ilişkilendirmeye başlayabilir" diyor. 

Kovucuların gerçek dünyada nasıl kullanıldığını düşünürsek bu ihtimali ciddiye almalıyız.

Bulguları Journal of Experimental Biology'de yayımlanan çalışmada araştırmacılar dang humması, Zika, sarıhumma ve chikungunya gibi her yıl on milyonlarca kişiyi etkileyen hastalıkları yayan türlerden sarıhumma sivrisineğine (Aedes aegypti) odaklandı.

Araştırmacılar, Ivan Pavlov'un köpeklere zil sesini yemekle ilişkilendirmeyi öğrettiği ünlü deneylerindeki öğrenme prensibi olan Pavlov koşullanması yönteminden faydalanarak sivrisinekleri eğitti.

Sivrisinekler, ulaşamayacakları bir mesafeye yerleştirilmiş bir torba ılık kanla birlikte kumaş bir ağın arkasında tutuldu. Sivrisinekler kanla beslenmeye başladıktan sonra araştırmacılar DEET kokusunu ortama yaydı.

Deneyi 4 kez tekrarladıktan sonra böceklerin yüzde 60'ından fazlası DEET kokusunu alınca beslenmeye çalıştı.

Ardından sivrisineklere biri temiz, diğeri de normal yoğunlukta DEET'le kaplanmış iki insan eli arasında seçim yapma şansı verildi. Eğitimsiz sivrisinekler DEET sıkılmış elden kaçınırken, eğitilenler bu ele çekildi.
 

Virginia Tech Tarım ve Yaşam Bilimleri Fakültesi'nden Doçent Clément Vinauger (Virginia Tech)Virginia Tech Tarım ve Yaşam Bilimleri Fakültesi'nden Doçent Clément Vinauger (Virginia Tech)

Vinauger, "Yaygın kanı her zaman kovucuların kimyasal yapıları sayesinde işe yaradığı yönündeydi; yani DEET'in kokusu sivrisineklere kötü geldiği için kaçtıkları ya da kimyasal yapısının sivrisineklerin bizi koklamasını engellediği düşünülüyordu" diyor.

Ancak sivrisinek beyninin, deneyimlerine dayanarak bu tepkiyi yeniden belirleyebildiğini gösteriyoruz. Böceğin öğrenme mekanizması, kimyasallar kadar rol oynuyor. Bence burada bir paradigma değişimi var.

Vinauger, bu bulguların insanların DEET kullanmayı bırakması gerektiği anlamına gelmediğini söylüyor. DEET hâlâ piyasadaki en etkili kovuculardan biri.

Araştırmacı "Gerçek bir hastalık riskinin olduğu tropikal bölgelerdeyseniz kullanmalısınız" diyor.

Ancak çalışma, zamanlama ve yoğunluğun daha önce sanılandan daha önemli olabileceğini gösteriyor.

Vinauger "Bir kerede çok miktarda uygulamak yerine, her zaman aktif kalması ve sürekli koruma sağlaması için düzenli olarak yeniden uygulayabilirsiniz" ifadelerini kullanıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


NASA, Artemis görevi için şair arayışında

(Reuters)
(Reuters)
TT

NASA, Artemis görevi için şair arayışında

(Reuters)
(Reuters)

Andrew Griffin 

NASA, Ay'a yönelik Artemis görevi ve diğer çalışmalarına destek olacak şairler ve başka yaratıcı hikaye anlatıcıları arıyor.

Uzay ajansı, yürüttükleri görevleri paylaşacak "sinemacılar, belgeselciler, şarkı yazarları, hikaye anlatıcıları, şairler ve diğerleriyle" çalışmak istiyor.

Bunlar arasında insanları Ay'a geri götürecek Artemis programının yanı sıra başka görevler de var. 2028'de Mars'a nükleer reaktör gönderme planları, Ay yüzeyinde üs inşa etme çalışmaları ve test uçuşları da bunlar arasında.

Ajans kamuoyuna yaptığı çağrıda bu çalışmaların, "NASA'nın görevlerine dair hikayeleri mümkün olduğunca geniş bir kitleyle paylaşmasını ve yeni nesil kaşiflere ilham vermesini" hedeflediğini belirtti.

Açıklamada başarılı içerik üreticilerinin, NASA'nın program tesislerine davet edileceği, "program ve görevler hakkında bilgi edineceği, personelle röportaj yapacağı ve programın içeriği ve onun bir parçası olmanın nasıl bir şey olduğunu birkaç gün boyunca deneyimleyeceği" söylendi.

Çalışma öncelikle ABD'deki içerik üreticilerine odaklansa da Amerikan ekiplerindeki uluslararası işbirlikçilerin de değerlendirmeye alınacağı ifade edildi. İlk turda en fazla 10 kişi veya ekibin yer alması bekleniyor ancak uzay ajansı daha fazla fırsatın ortaya çıkmasının muhtemel olduğunu belirtti.

İçerik üreticilerine çalışmaları karşılığında ödeme yapılmayacak. Bunun yerine NASA, çalışmanın "karşılıklı fayda" sağlayacağını umduğunu ve uzay ajansıyla üreticilerin kendi masraflarını kendilerinin karşılayacağını ifade etti.

NASA, ilgilenen herkesten haziran sonuna kadar tekliflerini sunmalarını istedi. Ajans, ilgilenenlerin tam olarak ne göndermesi gerektiğine dair bilgiler gibi ayrıntıları içeren bir teklif çağrısını internet sitesinde yayımladı.

Independent Türkçe,independent.co.uk/space


Çin bütün insansı robotlara kimlik numarası getiriyor

 Hangzhou'da halk, polis memuru olan insansı robotun yanından geçiyor (AFP)
Hangzhou'da halk, polis memuru olan insansı robotun yanından geçiyor (AFP)
TT

Çin bütün insansı robotlara kimlik numarası getiriyor

 Hangzhou'da halk, polis memuru olan insansı robotun yanından geçiyor (AFP)
Hangzhou'da halk, polis memuru olan insansı robotun yanından geçiyor (AFP)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Çin devlet televizyonu CCTV'ye göre Asya ülkesi, insansı robotlarını yaşam döngüleri boyunca daha iyi takip edebilmek amacıyla bu araçların hepsine eşsiz dijital kimlik numaraları getirmeyi planlıyor.

Çin sektörde hızlı bir büyüme hedeflerken bu program, yetkililerin insansı robot ürünlerini üretim aşamasından nihai geri dönüşümlerine kadar güvenlik riskleri açısından izlemesini sağlamak üzere tasarlandı.

Çinli yetkililer ayrıca insansı robotların nasıl yönetilmesi gerektiği ve bu eşsiz kimlik numaralarının nasıl takip edilebileceğine dair yeni yönergeler yayımladı.

Bu benzersiz insansı robot kimlikleri 4 bölümden oluşuyor. Bunlar arasında sınır ötesi sevkıyatları takip etmeye yarayan iki basamaklı bir kod ve robotu üreten Çinli firmayı tanımlayan 4 basamaklı bir kod da yer alıyor.

Yeni yönergeye göre 6 basamaklı bir ürün kodu insansı robotun türünü belirlerken, 17 basamaklı seri numarası ise her bir robotu birbirinden ayıracak.

Bu girişim halihazırda 100'den fazla Çinli üreticiyi kapsarken, 200 farklı modelden 28 binden fazla insansı robota dijital kimlik atandı.

Bütün bu programı, Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı bünyesindeki Çin İnsansı Robotik ve Bedenlenmiş Zeka Standardizasyonu (HEIS) yürütüyor.

Uzmanlara göre Çin'de insansı robotlar halihazırda çoğunlukla üniversiteler, araştırma laboratuvarları ve imalat sektöründe kullanılsa da ülke, yaşlı bakımı ve ev temizliği gibi ticari uygulamalar için geniş çaplı kullanıma sunmaya da hazırlanıyor.

Ülke ayrıca donanım tedarik zincirini hızla yerelleştirerek ABD menşeli Nvidia çiplerine bağımlılığını azaltıyor.

Yerel haberlere göre ülkede halihazırda kullanılan insansı robotlar tamamen otonom olmaktan uzak ve genellikle çeşitli görevleri yerine getirmek için gereken hassasiyet ve el becerisinden yoksun.

Bu robotlar çoğunlukla farklı sektörlerde sahaya özgü denemeler yapmak için kullanılıyor ancak uzmanlar, bu görevlerde bile robotların sınırlı el becerisi nedeniyle insanlara kıyasla sadece kısmen verimli olduklarını belirtiyor.

GigaAI, Unitree ve Agibot gibi şirketler, önemli donanım yenilikleriyle pazara öncülük ediyor.

Örneğin GigaAI, Çin'in ev işlerini yerine getirmek üzere geliştirilen ilk genel amaçlı insansı robotunu kısa süre önce tanıtmıştı.

GigaAI'ın SeeLight S1 robotu, Hubei İnsansı Robot İnovasyon Merkezi ve Hubei İnsansı Robotik Endüstri Birliği'yle işbirliği içinde üretildi. SCMP'nin haberine göre robotun 2027'nin ilk yarısında test edilmek üzere Vuhan'daki ailelere ücretsiz verilmesi planlanıyor.

Robotik şirketi, iki kollu ve tekerlekli insansı robotun sebze doğrama, yumurta kızartma ve çamaşır makinesini doldurma gibi çeşitli ev işlerini yaptığını gösteren bir videoyu WeChat'te yayımladı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/tech