Cezayir: İslamcı MSP, Fransız sömürgeciliğini suç sayan tasarıyı gündemleştirdi

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, sömürge öncesi ‘Cezayir ulusunun varlığını’ reddeden açıklamaları Cezayir kamuoyunda tepki uyandırmaya devam ediyor

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (AFP)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (AFP)
TT

Cezayir: İslamcı MSP, Fransız sömürgeciliğini suç sayan tasarıyı gündemleştirdi

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (AFP)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (AFP)

Cezayir'deki en büyük İslamcı parti olan Barış Toplumu Hareketi (MSP) Meclis’te Cezayir’de Fransız sömürgeciliğiyle (1830-1962) ilgili olarak eski bir yasa tasarısını yeniden gündeme taşıdı. MSP’nin girişimi işgalden önce ‘bir Cezayir ulusunun’ varlığını reddeden Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a verilmiş bir yanıt niteliği taşıyor. Macron’un ifadeleri, Cezayir’i ‘Paris’teki büyükelçisini geri çekmeye, hava sahasını Fransa savaş uçaklarına kapatmaya ve Cezayir’de faaliyet gösteren Fransız şirketlerinin sözleşmelerini feshetmeye’ sevk etti.
Şarku’l Avsat’a konuşan bir MSP yetkilisi yaptığı açıklamada, Cezayir Millet Meclisi’nin alt birimi olan Ulusal Halk Meclisi’ndeki MSP milletvekillerinin Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN) ve Demokratik Ulusal Birlik’ten (RND) iki milletvekiline ‘girişime dahil olma’ çağrısı yaptığını belirtti. İsminin verilmesini istemeyen yetkili, Cumhurbaşkanı’na yakınlığıyla bilinen FLN ve RND liderlerinin ‘konuyla ilgili üst makamlara danışma talebi’ çerçevesinde yanıt vermek üzere iki günlük bir süre talep ettiğini vurguladı.
Ancak MSP yetkilisine göre bu süre, 12 Ekim’de sona erdi ve girişimin sahipleri bir yanıt alamadı. Öyle ki Cumhurbaşkanlığından yeşil ışık alınmadığı taktirde Ulusal Halk Meclisi Başkanlığı’nın yasa tasarısını kabulü pek olası değil. Meclis Başkanı İbrahim Buğali’nin 12 Haziran’da yapılan parlamento seçimlerinin ardından göreve geldiği günden bu yana, Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’a bağlılığını dile getirdiği belirtildi.
MSP Genel Başkanı Abdurrezzak Makri, geçen hafta yaptığı açıklamada yetkililere ‘dersler çıkarma ve Cezayir halkının sömürge döneminden kopmak için almak istediği gerçek önlemleri uygulama’ çağrısında bulundu. Makri, bu önlemlerin ‘sömürgeciliği suç sayan bir yasanın onaylanmasını, Arap dilinin kullanımını yaygınlaştıran bir yasanın onaylanmasını, resmi belge, mektup ve toplantılarda Fransızcanın kullanılmasını yasaklayan bir yasanın onaylanmasını’ içerdiğine dikkati çekti.
Bu çağrı, Fransa Cumhurbaşkanının geçen ayın 30’unda Cezayir’deki ‘askeri-politik rejimi’ şiddetle eleştirdiği açıklamalarının ardından geldi. Macron, “Tebbun, son derece uzlaşmaz bir rejim tarafından alıkonulmakta” diyerek, 1830 yılındaki işgalden önce bir Cezayir ulusunun olup olmadığını sormuştu.
Paris yönetimi Cezayir’in Fransa’da yasadışı olarak ikamet eden 7 bin vatandaşını kabul etmeyi reddetmesinin bir sonucu olarak geliştiğini iddia ediyor. Cezayir tarafı ise bu sayının terörizme karışan 94 kişiden ibaret olduğunu sadece bu kişilerin iadesini kabul etmediğini açıkladı.
Sömürgeciliği suç sayan bir yasanın onaylanması fikri, 2010 yılında, o dönemde çoğunluk partisi olan FLN mensubu 125 milletvekili tarafından gündeme getirildi. Yasa tasarısı, 19. yüzyılda Kuzey Afrika’daki Fransız kolonyalizminin olumlu yönlerine ilişkin çıkartılan Fransız yasasına bir yanıt olarak gündeme getirildi. Cezayir makamlarına göre söz konusu yasa, ‘sömürgeciliği yüceltmek’ anlamına geliyor. Parlamento ofisi, ‘Fransız sömürgeciliğini suç sayan’ yasayı, sunulduğu vakitte reddetmiş ve hukuken eksik olduğu gerekçesiyle yasa tasarısını geri iade etmişti. Yetkililer, bilinmeyen nedenlerle ve açıklanmayan bir şekilde yasa tasarısını rafa kaldırdı.

Cezayir basını: Bürokrasi Fransa’yı rahatsız etmemek istiyor
Cezayir basını ise “Rejim bürokrasisi, onları güçlü Fransız çevrelerine bağlayan ekonomik çıkarlar nedeniyle Fransızları kızdırmamak için yasanın çıkarılmasının önünde durdular” yorumu yaptı. Yetkililerin çoğu, gazetecilerin bu konuyla ilgili sorularıyla karşı karşıya gelmekten kaçınırken gazeteciler, özellikle Bağımsızlık Günü’nde (1954) ve sömürgeciliğe karşı Zafer Bayramı’nda (1962) sömürgeci Fransa’yı ağır biçimde eleştirdi.
Ahmed Uyahya’ya 2016 yılında Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nin Direktörüyken yasanın akıbeti soruldu. Uyahya, “Bu tür bir yasanın Cezayir halkına hizmet edeceğine inanmıyoruz” ifadeleriyle yanıt verdi. Aynı şekilde 2010 yılında Fransa Göç Bakanı Eric Besson, Cezayir yasa önerisine ilişkin yaşadığını ‘üzüntüyü’ dile getirirken, ‘konunun hassasiyetine ve kalıcı yaraların etkilerine’ işaret etti.

Macron, Cezayir ile ilgili ne söyledi?
Şarku’l Avsat’ın AB’nin resmi yayın organı Euronews’ten aktardığına göre Fransa Cumhurbaşkanı, 1962'de sona eren Cezayir Savaşı'nda önemli roller üstlenmiş kişilerin soyundan gelen gençlerle bir araya gelmiş, bu görüşme Le Monde gazetesi tarafından haberleştirilmişti.
Gazeteye göre toplantıda Macron, ülkenin 1962'de bağımsızlığını kazanmasının ardından Cezayir'in "kiralık bir hafıza" üzerine inşa edildiğini ve "siyasi-askeri bir sistem" tarafından idare edildiğini ifade etti.
Le Monde gazetesine göre Macron bu görüşmede Cezayir'in "yeniden yazılmış bir ülke tarihi"ne sahip olduğunu ve bu tarihin "gerçeklere değil, Fransa'ya karşı nefret söylemi" üzerine inşa edildiğini söyledi.
Bu nefret söyleminin halkta karşılığı bulunmadığına inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı, bunun "siyasi ve askeri yönetimden" ve "kiralık hafızadan" geldiğini ileri sürdü.
"Türkiye'nin Cezayir'de Osmanlı İmparatorluğu'nun hakimiyetini unutturabilme kapasitesi büyüleyici"
Macron'un bu açıklamaları Cezayir basınında tepki ile karşılandı.
Fransızca yayın yapan Cezayir 24, Fransız cumhurbaşkanını Fransız sömürge mirasının eleştirilmesinden, Cezayir ile Afrika'da işlenen sömürgecilik suçlarının kabul edilmesinden rahatsızlık duymakla eleştirdi.
Cezayir basınında Macron'a yöneltilen bir diğer eleştiri de Osmanlı İmparatorluğu konusunda geldi.
Le Monde'a göre Fransa Cumhurbaşkanı gençlerle yaptığı aynı toplantıda "Fransız sömürgesinden önce Cezayir'de bir ulus var mıydı?" sorusunu sormuş ve Osmanlı İmparatorluğu'na atfen daha önce de ülkede "kolonileştirilme" yaşandığını söylemişti.
Haberde Macron, "Türkiye'nin Cezayir'de oynadığı rolü ve sahip olduğu hakimiyeti tamamen unutturabilme kapasitesini görmek beni büyülüyor" dedi.

Cezayir'den Fransa'ya nota
Fransa, geçtiğimiz hafta eski Fransız kolonilerini yasa dışı göçmenlerin geri dönmesine izin vermek için yeterli adımları atmamakla suçlayarak Cezayir, Fas ve Tunus'tan gelenlere verilen vize sayısını keskin bir şekilde azaltacağını duyurdu.
Paris yönetimi, söz konusu ülkeleri, yasa dışı yollardan ülkeye giren vatandaşlarının iadesi sırasında gerekli izin belgelerini sağlamamakla suçluyor.
Cezayir, bunun üzerine, vatandaşlarına vize kısıtlaması getirdiği gerekçesiyle Fransa'nın Cezayir Büyükelçisi'ni, Dışişleri Bakanlığına çağırarak, karara tepki göstermişti.
Macron ise vize sayısındaki düşürmenin "iş insanları ve öğrencileri etkilemeyeceğini" ifade etmişti. Bununla birlikte Cumhurbaşkanı, buradaki "fikrin" "kolayca vize almayı alışkanlık haline getirmiş yönetimdeki kişileri rahatsız etmek" olduğunun altını çizmişti.

Cezayir ve Tunus Cumhurbaşkanları görüşecek
Öte yandan 12 Ekim’de Tunus Cumhurbaşkanlığı, geçen pazartesi günü yeni hükümetin açıklanmasının ardından Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un Tunus’a ziyarette bulunacağını açıkladı.
Cumhurbaşkanlığı, 12 Ekim’de Tunus Cumhurbaşkanı Kais Said ile Cezayir Cumhurbaşkanı arasında, tarih belirtmeksizin bir ziyaretin düzenlenmesini içeren bir temas gerçekleştiğini belirtti.



İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
TT

İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)

İsrail yönetimi, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan komitedeki Filistinli teknokratların Gazze'ye girişine izin vermiyor.

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla Haaretz'e konuşan Filistinli yetkililer, İsrail yönetiminin Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini engellediğini söylüyor.

Komite üyelerinin, Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah kapısından geçerek bölgeye girmek istediği ancak Tel Aviv yönetiminin buna izin vermediği aktarılıyor. İsrail, tüm taleplere rağmen sınır kapısını da henüz açmadı.

Kaynaklar, komite üyelerinin Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya gelip görüşmeleri sürdürdüğünü ifade ediyor.

Mısır yönetimi, ABD'yle ortak çalışarak Filistinli teknokratların ay sonuna kadar Gazze'ye girmesini sağlamak istiyor.  

Gazete, İsrail Başbakanlık Ofisi ve İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğü'nün (COGAT) yorum taleplerine yanıt vermediğini aktarıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını 14 Ocak'ta duyurmuştu.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nde Witkoff'un yanı sıra Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair, girişimci Marc Rowan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri Uluslararası İşbirliği Bakanı Reem el-Haşimi, Katarlı diplomat Ali el-Havadi, Mısır Genel İstihbarat Servisi Direktörü Hasan Reşad, Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu elçisi Nickolay Mladenov, İsrailli girişimci Yakir Gabay ve BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Sigrid Kaag var.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 17 Ocak'ta sosyal medyada yaptığı paylaşımda Trump'ın resmi mektup göndererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Barış Kurulu'na kurucu üye olarak davet ettiğini de bildirmişti.

Trump, Witkoff, Kushner Blair ve Rowan'ın yanı sıra Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve ABD Başkanı'nın ulusal güvenlik danışman yardımcısı Robert Gabriel'ın yer aldığı Barış Kurulu ise Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin faaliyetlerini denetleyecek.

Diğer yandan Tel Aviv yönetimi, Türkiye ve Katar'ın bu oluşumlardan çıkarılmasını, bu ülkelerin Gazze'de güvenliği sağlamak üzere konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) katılmasına yönelik planların da iptal edilmesini istiyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında "Gazze Şeridi'nde Türk ya da Katarlı askerlere yer yok” demişti.

New Arab'ın aktardığına göre Netanyahu yönetimi, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini, bu gelişmelere karşı bir hamle olarak kullanıyor.

Yahudi yerleşimcilerin saldırıları artıyor

Öte yandan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ve İsrail iç güvenlik teşkilatı Şin Bet'in verilerine göre Yahudi yerleşimcilerin Batı Şeria'daki saldırıları 2025'te, bir önceki yıla göre yüzde 25 arttı.

Times of Israel'in derlediği verilere göre radikal sağcı Yahudi yerleşimciler geçen yıl 867 ırkçı suç işledi. Bu rakamın 2024'te 682 olduğu belirtiliyor. Hamas'ın 7 Ekim'de düzenlediği Aksa Tufanı operasyonuyla Gazze savaşını başlattığı 2023 yılındaysa 1045 saldırı kaydedilmişti.

2025'teki saldırılarda toplamda 300 ırkçı Yahudi yerleşimcinin yer aldığı aktarılıyor. Bu kişilerin çoğu Batı Şeria'daki 42 yasadışı yerleşim bölgesinde yaşıyor.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te konuşlandırılan askeri birimlerden sorumlu İsrail Merkez Komutanlığı'ndaki (Pikud Merkaz) yetkililerin, şiddet olaylarının azaltılamamasından rahatsızlık duyduğu savunuluyor.  

ndependent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, New Arab


Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.