Suudi Arabistan-İran görüşmeleri devam ediyor: ‘Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz’

Bakan Faysal bin Ferhan, “Yemen çatışmasını sona erdirmenin en hızlı yolu, Husilerin ateşkesi kabul etmesidir” dedi.

Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
TT

Suudi Arabistan-İran görüşmeleri devam ediyor: ‘Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz’

Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin İran ile görüşmeler konusunda ‘ciddi’ olduğunu söyleyerek, “Bu bizim için büyük bir değişim değil. Zira biz her zaman bölgede istikrarı sağlamanın bir yolunu bulmak istediğimizi söylüyoruz” dedi.
Financial Times'a verdiği röportajda Suudi bakan, İran'la yapılan görüşmelerin ‘dostça ve keşif amaçlı’ olduğunu söyledi.
Dün Washington'da gazetecilere açıklamalarda bulunan Prens Faysal, “Bölge için vizyonumuz refah ve istikrarın sağlanmasını hedeflediği için bu görüşmeleri sürdürmeye ve ilerlemesi için bir yol bulmaya kararlıyız. İran'ın bizimle bu vizyonu paylaşacağını umuyoruz” dedi. İran'la yapılan görüşmelerin, Viyana'daki dolaylı görüşmeleri yeniden başlatma niyetleri ilgili olup olmadığına dair Prens Faysal, “Tüm endişeleri gidermek için İran’ı uluslararası toplum ve bölgedeki komşularıyla olumlu ilişkiler kurmaya teşvik ediyoruz" dedi.

İran'ın nükleer programı
Suudi Bakan dün, İran’ın nükleer programının hızlanması ile ilgili olarak, nükleer silahların yayılmasını önlemek ve bölgesel gerilimlerin üstesinden gelmek için gerçek, somut ve etkili bir anlaşmaya varılması gerektiğini vurguladı.
Prens Faysal bin Ferhan, nükleer anlaşmada yaşanan sorunların İran’ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasını sağladığını ve bu durumun bölgeyi tehlikeli bir aşamaya soktuğu konusunda uyarıda bulundu. ABD yönetimiyle devamlı koordinasyonun sağlanması ile ilgili olarak Suudi Bakan, “İstikrar ve refah adına ikili koordinasyon, bölge için olduğu kadar bizim için de önemli. Bakan Blinken ile yaptığımız görüşmelerde çok çeşitli konuları ele aldık. Blinken’e nükleer müzakere hususunda tutumumuzu aktardım. İran'ın Kapsamlı Ortalık Eylem Planı Anlaşması ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması kapsamındaki taahhütlerinin dışına çıkarak nükleer faaliyetlerini hızlandırmasından endişe duyuyoruz” açıklamasında bulundu.
Suudi Dışişleri Bakanı, B Planı ve ABD yönetiminin sunduğu diğer seçenekler hakkında şunları söyledi:
“Tüm seçeneklerin masada olması önemli. İran'ı, bölgesel meseleleri tartışmanın yanı sıra nükleer dosyayı da görüşmek üzere müzakere masasına gelmeye teşvik edecek tüm araçlar önümüzde olmalı. Bölgenin, İran’ın ve İran halkının refah ve kalkınması, ayrıca İran’ın, geleceğine yatırım yapmaya teşvik edilmesi ancak bu şekilde gerçekleştirilebilir. Bu sorunlarla başa çıkmanın bir yolunu bulabilirsek başarılı ve müreffeh bir bölgeye sahip olabileceğimize inanıyoruz.”
Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin tutumunun, Viyana'da müzakerelerin mümkün olan en kısa sürede yeniden başlamasını teşvik etmek olduğunu ifade ederek, “İran’ın nükleer silah üretmesini engelleyen uzun vadeli ve faydalı bir yol bulunmalı. Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Blinken ile görüşmeler
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesi ile ABD yönetimi arasındaki ilişkilerin güçlü olduğunu vurgulayarak, bölgesel meseleler ve istikrarın sağlanması ile ilgili tartışmalarda aktif olarak yer aldıklarını belirtti. Washington’a yaptığı ziyaret sırasında ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile yaptığı görüşmelerde İran dosyasının gündemin üst sıralarında yer aldığına dikkati çekti.
İki bakan önceki gün Washington'da yaptıkları görüşmede iki ülke arasındaki stratejik ve tarihi ilişkileri ve bu ilişkileri güçlendirmenin yollarını tartışmıştı.
Suudi Dışişleri Bakanı Twitter'dan, "ABD Dışişleri Bakanı ile verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Tüm alanlarda stratejik işbirliğimizin güçlendirilmesi ve iki dost ülkeyi ilgilendiren birçok bölgesel ve uluslararası konuda ortak koordinasyonun artırılması da dahil olmak üzere pek çok konuyu ele aldık” paylaşımında bulundu.
İki bakan, başta Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın sağlanması ve hem bölgede hem de tüm dünyada barışın tesis edilmesi için iki dost ülkenin yaptığı girişimler başta olmak üzere birçok bölgesel ve uluslararası meseleyi görüştü.
Görüşmede, Yemen'deki siyasi çözüm ve kalkınmayı engelleyen Husi milislerinin Yemen halkına yönelik ihlallerini durdurmaya yönelik ortak çabaların yanı sıra terörizm ve aşırılıkçılıkla mücadelede işbirliği tartışıldı. İki taraf, Husi milislerinin sivil ve ekonomik tesislere yönelik devam eden saldırılarına, uluslararası deniz güvenliğine yönelik tehditlerine ve Yemen halkının acılarını bir pazarlık kozu olarak kullanmalarına son vermek için ortak çabaları güçlendirmenin önemini ele aldı.
İki taraf, İran nükleer programı ve bu kapsamda yürütülen uluslararası müzakereler hakkında da görüş alışverişinde bulundu. İki bakan, bölgesel ve uluslararası gelişmeler ve bu konuda yapılan çabalar hakkındaki istişarelerin yanı sıra Afganistan'da güvenlik ve istikrarı garanti eden her adımın desteklenmesinin önemine değindi.
Suudi Bakan, ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley ile de bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasında, İran'ın uluslararası anlaşmaları ihlal etmesine engel olmak için ortak çabaların yoğunlaştırılmasının yanı sıra İran nükleer dosyası ve bu husustaki uluslararası müzakereler konusunda işbirliğini geliştirmenin yolları tartışıldı. Ayrıca iki taraf, Ortadoğu'da ve başka bölgelerde İran’ın güvenliği ve istikrarı bozan terörist milislere verdiği desteği durdurmak için işbirliğini güçlendirmenin önemini tartıştı.
Prens Faysal bin Ferhan ayrıca, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşleri Koordinatörü Brett McGurk, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşleri Direktörü Büyükelçi Barbara Leaf ve ABD Dışişleri Bakanlığının Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Yale Lambert ile bir araya geldi.
Görüşmede Suudi Arabistan-ABD ilişkilerini ve bu ilişkileri geliştirme fırsatları gözden geçirilirken, Suudi Arabistan ve ABD'nin Ortadoğu'da ve dünyada barış, güvenlik ve istikrarı destekleme çabaları ele alındı.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın bildirdiğine göre, toplantıda İran nükleer dosyasına ilişkin gelişmeler, bu konuda devam eden müzakereler ve İran’ın uluslararası barışı ve güvenliği tehdit eden teröristlere verdiği desteğin yanı sıra Suudi Arabistan’ın, Yemen halkının kalkınmasını ve istikrarını sağlayacak şekilde Yemen’de bir siyasi çözüme ulaşılması için gösterdiği çabalar ele alındı.

Yemen sahnesi
Suudi Dışişleri Bakanı, yaptığı görüşmelerde Yemen meselesine değinmeyi de ihmal etmedi. Suudi Bakan, ülkesinin siyasi diyalog yolunu ve Yemen çatışmasını sona erdirmeyi içeren bir öneri sunduğunu ancak Husilerin şu ana kadar görüşmeyi reddettiğini ve Suudi Arabistan'a saldırmaya devam ettiğini belirtti. Bakan, "ABD ve tüm uluslararası toplumun, çatışmayı sona erdirmeleri yönünde kendilerine sunulan önerileri kabul etmesi için Husilere daha fazla baskı yapması gerektiğine inanıyoruz.  Çatışmayı sona erdirmenin en hızlı yolu, Husilerin masadaki kapsamlı ateşkes önerisini kabul etmesi ve ciddi bir şekilde siyasi görüşmelere katılmasıdır” dedi.
Bakan, limanlar konusunda ise, “Havaalanları ve limanlar açıldı ve buralardaki ticaret trafiğinin yeniden başlamasıyla ilgili görüşmeler sürüyor. Yemen hükümeti ile Husiler arasında gelir dağılımı konusunda anlaşmazlıklar var. Bu bazen gemilerin limana gelmesine engel oluyor. Bu işi çözüme kavuşturmak için ABD ve diğer ortaklarımızla çalışıyoruz” dedi.

Tartışma oturumu
Suudi Bakan, Ortadoğu Enstitüsü, Atlantik Konseyi, Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü, Washington'daki Arap Körfez Devletleri Enstitüsü, Amerikan Dış İlişkiler Konseyi ve Wilson Merkezi gibi bir dizi Amerikan düşünce kuruluşunun üyelerinin katılımıyla bir tartışma oturumu düzenledi.
Tartışma oturumunda, stratejik Suudi-ABD ilişkileri, Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın temellerinin atılmasındaki işbirliği ve ortak endişe alanlarına değinildi. Ayrıca Yemen'de tüm Yemenli tarafları bir araya getiren bir siyasi bir çözüme ulaşmak ve Yemen ve halkının güvenliğini, istikrarını ve refahını desteklemek için gösterilecek olan Suudi-Amerikan çabaları ele alındı.
Suudi Dışişleri Bakanı, Amerikan düşünce kuruluşlarının üyeleriyle ayrıca, İran nükleer dosyası ve bunun uluslararası barış ve güvenlik ile uluslararası seyrüsefere karşı oluşturduğu tehdit hakkında görüşmeler yaptı. Bakan Ferhan, bölge ve dünya halkları için gerçek bir tehdit oluşturan İran destekli terörist milislerle yüzleşmeleri için uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Tartışma oturumunda ayrıca, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz tarafından geçtiğimiz Mart ayının sonunda açıklanan ve büyük bir küresel etkileşim alan Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimleri de dahil olmak üzere Suudi Arabistan’ın dünyayı ve çevreyi koruma çabaları görüşüldü.
Düşünce kuruluşlarının üyeleri, iklim değişikliği olgusuyla yüzleşmeye, toprağı ve doğayı korumaya ve küresel hedeflere ulaşmaya güçlü ve etkili bir şekilde katkıda bulunacak iki öneri sundular. Bu önerilerin, iklim değişikliğiyle mücadelede bölgesel ve uluslararası düzeyde koordineli bir sistem oluşturacağını belirttiler.

Tutumlar ve yükümlülükler
Suudi Dışişleri Bakanı, Lübnan'daki durumla ilgili olarak, geçtiğimiz günlerde yaşananların ciddi ve gerçek bir değişim ve gerçek reformlara odaklanma gereğini gösterdiğini belirtti. Bakan ayrıca, ülkeyi kurtarmak, yapısal ekonomik ve politik sorunları çözmek için sorumluluğun Lübnan yönetimine ait olduğunu belirtti. Suudi Arabistan'ın Lübnan halkına destek sağlamaya devam edeceğini ifade etti.
Diğer taraftan Irak'taki seçim sürecinin başarısına övgüde bulunan Suudi Bakan, "Irak'ın istikrarının bölgesel istikrarı sağlamanın ve bölgeyi doğru bir geleceğe götürmenin bir ayağı olduğuna inanıyoruz" dedi.
Afgan meselesiyle ilgili olarak Prens Faysal, ülkesinin 2001 yılından bu yana Taliban hareketiyle hiçbir temasının olmadığını belirtti. Hareketin Afganistan'da istikrarı sağlamak için Afgan toplumunun tüm unsurlarını bir araya getirmesi gerektiğine inandığını belirterek, “Afgan halkının isteklerini karşılayan bir ülke inşa etme yolunu seçmek Taliban’a düşüyor” dedi.
Suudi Dışişleri Bakanı, petrol fiyatları ve üretimi artırma talepleri hakkında ise şunları söyledi: "Petrol piyasalarının karşılaştığı zorluklar aşacak, istikrarı sağlayacak ve üreticilerin ve tüketicilerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde dengeli bir enerji politikası yürütmeye çalışıyoruz. Sadece kısa vadede değil, orta ve uzun vadede de durumu çok ciddiye alıyoruz. Piyasayı, küresel ekonomiyi koruyacak şekilde yönetmeye kararlıyız."



Eylül ayında Mescid-i Nebevî’yi 21 milyondan fazla kişi ziyaret etti

Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)
Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)
TT

Eylül ayında Mescid-i Nebevî’yi 21 milyondan fazla kişi ziyaret etti

Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)
Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)

Mescid-i Nebevî’yi ziyaret edenlerin sayısı, geçen eylül ayında 21 milyonu aştı. Haremeyn İşleri Genel Başkanlığı tarafından açıklanan istatistik raporuna göre, söz konusu dönemde camiyi ziyaret edenlerin sayısı 21 milyon 615 bin 977’ye ulaştı.

Kurumun dün yayımladığı raporda, Hz. Muhammed’e (s.a.v.) selam veren ziyaretçilerin sayısının 21 milyon 615 bin 977 olduğu, 1 milyon 449 bin 791 kişinin ise Ravza-i Mutahhara’da namaz kıldığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın açıklamadan aktardığına göre 355 bin 130 ziyaretçi yön bulma ve mekânsal rehberlik hizmetlerinden, 287 bin 886 ziyaretçi ise misafir hizmet merkezlerinden yararlandı. Açıklamada, bu hizmetlerin, Mescid-i Nebevî ziyaretçilerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kapsamlı bir hizmet sistemi çerçevesinde sunulduğu ifade edildi.


İİT ülkeleri, ilk Siber Güvenlik Bakanlar Kurulu Konseyi’nin merkez üssü olarak Riyad’ı seçti

Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısından, (İİT)
Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısından, (İİT)
TT

İİT ülkeleri, ilk Siber Güvenlik Bakanlar Kurulu Konseyi’nin merkez üssü olarak Riyad’ı seçti

Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısından, (İİT)
Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısından, (İİT)

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, 51. dönem toplantılarında, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da ilk Siber Güvenlik Bakanlar Konseyi’nin kurulmasını onayladı.

Suudi Arabistan’ın sunduğu teklif doğrultusunda kurulan konseyin hedefleri arasında, üye ülkelerin hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak amacıyla siber güvenliğin güçlendirilmesi, iş birliğinin geliştirilerek pekiştirilmesi ve siber güvenlikle ilgili uluslararası kuruluşlarda üye ülkelerin çıkarlarının korunması yer alıyor.

Dışişleri bakanlarının aldığı karara göre konsey, İİT bünyesinde faaliyet gösteren bağlı bir organ ve siber güvenlikle ilgili bütün konularda başvuru mercii olacak. Konseyin genel sekreterliği ve yürütme ofisi Riyad’da bulunacak. Her iki birimin başkanlığını da ev sahibi ülkenin bir temsilcisi üstlenecek. Konsey, İİT üyesi ülkelerin siber güvenlikten sorumlu kurumlarından oluşacak.

Suudi Arabistan Siber Güvenlik Kurumu Başkanı Mühendis Macid el-Mezid, ülkesinin konsey kurulmasına yönelik teklifinin, uluslararası alanda siber tehditlerin giderek arttığı bir dönemde sunulduğunu belirtti. Bu tehditlerin, ülkelerin hayati çıkarları, kritik altyapıları, öncelikli sektörleri, kamu hizmetleri ve devlet faaliyetleri açısından risk oluşturduğunu ifade etti.

El-Mezid, İİT üyesi ülkelerde siber güvenliğin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, bunun ekonomik büyümenin, toplumsal refahın ve bireylerin gelişiminin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Siber güvenliğin aynı zamanda uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına yönelik sistemin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan’da siber güvenlik sektörünün ülke yönetiminden gördüğü güçlü destek ve himayeye değinen El-Mezid, Dr. Müsait el-Ayban başkanlığındaki kurum yönetim kurulu üyelerine de sürekli takipleri ve ilgileri dolayısıyla teşekkür etti.

El-Mezid, Suudi Arabistan’ın siber alanın istikrarını güçlendirmeyi amaçlayan uluslararası girişimlere liderlik etme konusunda uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. Ülkenin siber güvenlik alanında faaliyet gösteren bölgesel ve uluslararası kuruluşlara ev sahipliği yaptığını, stratejik girişimlerin desteklenmesi konusunda da önemli başarılara imza attığını ifade etti.

Birleşmiş Milletler’den sonra dünyanın en büyük ikinci hükûmetler arası kuruluşu olan ve 57 üye ülkeyi bünyesinde barındıran İİT’nin Siber Güvenlik Bakanlar Konseyi için Riyad’ı merkez seçmesinin, İslam dünyası ülkelerinin Suudi Arabistan’ın uluslararası nitelikteki girişim ve projelere liderlik etme kapasitesine duyduğu güveni yansıttığını belirten El-Mezid, bu tercihin stratejik hedeflerin gerçekleştirilmesine ve siber güvenlik dâhil bütün alanlarda ortak iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Suudi Arabistan’ın daha önce de uluslararası ve bölgesel kuruluşların oluşturulmasına öncülük ettiği hatırlatıldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu girişimler arasında Uluslararası Siber Güvenlik Forumu Vakfı’nın kurulması, ülkenin önerisiyle Arap Siber Güvenlik Bakanlar Konseyi’nin oluşturulması ve bu konseyin genel sekreterliği ile yürütme ofisinin Riyad’da konumlandırılması yer alıyor.

Ayrıca Uluslararası Siber Güvenlik Forumu Vakfı ile Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ortaklığında Siber Ekonomi Merkezi’nin kurulması ve yakın zamanda Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsüne (UNITAR) bağlı ilk siber güvenlik ofisinin Riyad’da açılması da ülkenin bu alandaki girişimleri arasında bulunuyor.


Macron Abu Dabi’de... Muhammed bin Zayid ile stratejik ortaklık ve enerji güvenliğini görüştü

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Abu Dabi’de (AFP
Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Abu Dabi’de (AFP
TT

Macron Abu Dabi’de... Muhammed bin Zayid ile stratejik ortaklık ve enerji güvenliğini görüştü

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Abu Dabi’de (AFP
Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Abu Dabi’de (AFP

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin güçlendirilmesi ve ekonomik ve yatırım alanlarındaki iş birliğinin genişletilmesinin yanı sıra, bölgesel gelişmelerin deniz ulaşımının güvenliği ve küresel enerji arzı üzerindeki etkilerini görüştü.

Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığına göre bu konular, BAE Devlet Başkanı’nın resmî ziyaret kapsamında ülkeye gelen Fransız mevkidaşını kabulü sırasında ele alındı. Görüşmede özellikle enerji, ileri teknoloji ve yapay zekâ alanlarında ikili ortaklığın geliştirilmesine yönelik fırsatlar üzerinde duruldu. Bu iş birliğinin iki ülkenin ortak çıkarlarını ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini desteklemesi amaçlanıyor.

İki lider, hayati sektörlerde BAE-Fransa iş birliğini daha da güçlendirme ve ortak projelerin hayata geçirilme sürecini hızlandırma konusundaki kararlılıklarını vurguladı. Enerji, ileri teknolojiler ve yapay zekânın Abu Dabi ile Paris arasındaki stratejik ortaklığın temel başlıkları arasında yer aldığı belirtildi.

Bölgesel gelişmeler kapsamında iki lider, başta Ortadoğu’daki son gelişmeler olmak üzere çeşitli uluslararası meseleleri ve bunların etkilerini sınırlandırmaya yönelik çabaları değerlendirdi. Görüşmelerde özellikle deniz ulaşım yollarının güvenliği ve küresel piyasalara enerji arzının istikrarı üzerinde duruldu.

Muhammed bin Zayid ve Macron, bölgesel güvenlik ve istikrarın desteklenmesi, barışın tesis edilmesine yönelik fırsatların güçlendirilmesi ve bölge ülkeleri ile halklarının çıkarlarına hizmet edilmesi amacıyla iki ülke arasındaki eş güdüm ve iş birliğinin sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Fransa Cumhurbaşkanı’na BAE’ye gelişinde, Havalimanında iki ülkenin millî marşlarının çalındığı ve onur kıtasının selamlandığı resmî karşılama töreni düzenlendi.