Suudi Arabistan-İran görüşmeleri devam ediyor: ‘Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz’

Bakan Faysal bin Ferhan, “Yemen çatışmasını sona erdirmenin en hızlı yolu, Husilerin ateşkesi kabul etmesidir” dedi.

Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
TT

Suudi Arabistan-İran görüşmeleri devam ediyor: ‘Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz’

Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin İran ile görüşmeler konusunda ‘ciddi’ olduğunu söyleyerek, “Bu bizim için büyük bir değişim değil. Zira biz her zaman bölgede istikrarı sağlamanın bir yolunu bulmak istediğimizi söylüyoruz” dedi.
Financial Times'a verdiği röportajda Suudi bakan, İran'la yapılan görüşmelerin ‘dostça ve keşif amaçlı’ olduğunu söyledi.
Dün Washington'da gazetecilere açıklamalarda bulunan Prens Faysal, “Bölge için vizyonumuz refah ve istikrarın sağlanmasını hedeflediği için bu görüşmeleri sürdürmeye ve ilerlemesi için bir yol bulmaya kararlıyız. İran'ın bizimle bu vizyonu paylaşacağını umuyoruz” dedi. İran'la yapılan görüşmelerin, Viyana'daki dolaylı görüşmeleri yeniden başlatma niyetleri ilgili olup olmadığına dair Prens Faysal, “Tüm endişeleri gidermek için İran’ı uluslararası toplum ve bölgedeki komşularıyla olumlu ilişkiler kurmaya teşvik ediyoruz" dedi.

İran'ın nükleer programı
Suudi Bakan dün, İran’ın nükleer programının hızlanması ile ilgili olarak, nükleer silahların yayılmasını önlemek ve bölgesel gerilimlerin üstesinden gelmek için gerçek, somut ve etkili bir anlaşmaya varılması gerektiğini vurguladı.
Prens Faysal bin Ferhan, nükleer anlaşmada yaşanan sorunların İran’ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasını sağladığını ve bu durumun bölgeyi tehlikeli bir aşamaya soktuğu konusunda uyarıda bulundu. ABD yönetimiyle devamlı koordinasyonun sağlanması ile ilgili olarak Suudi Bakan, “İstikrar ve refah adına ikili koordinasyon, bölge için olduğu kadar bizim için de önemli. Bakan Blinken ile yaptığımız görüşmelerde çok çeşitli konuları ele aldık. Blinken’e nükleer müzakere hususunda tutumumuzu aktardım. İran'ın Kapsamlı Ortalık Eylem Planı Anlaşması ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması kapsamındaki taahhütlerinin dışına çıkarak nükleer faaliyetlerini hızlandırmasından endişe duyuyoruz” açıklamasında bulundu.
Suudi Dışişleri Bakanı, B Planı ve ABD yönetiminin sunduğu diğer seçenekler hakkında şunları söyledi:
“Tüm seçeneklerin masada olması önemli. İran'ı, bölgesel meseleleri tartışmanın yanı sıra nükleer dosyayı da görüşmek üzere müzakere masasına gelmeye teşvik edecek tüm araçlar önümüzde olmalı. Bölgenin, İran’ın ve İran halkının refah ve kalkınması, ayrıca İran’ın, geleceğine yatırım yapmaya teşvik edilmesi ancak bu şekilde gerçekleştirilebilir. Bu sorunlarla başa çıkmanın bir yolunu bulabilirsek başarılı ve müreffeh bir bölgeye sahip olabileceğimize inanıyoruz.”
Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin tutumunun, Viyana'da müzakerelerin mümkün olan en kısa sürede yeniden başlamasını teşvik etmek olduğunu ifade ederek, “İran’ın nükleer silah üretmesini engelleyen uzun vadeli ve faydalı bir yol bulunmalı. Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Blinken ile görüşmeler
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesi ile ABD yönetimi arasındaki ilişkilerin güçlü olduğunu vurgulayarak, bölgesel meseleler ve istikrarın sağlanması ile ilgili tartışmalarda aktif olarak yer aldıklarını belirtti. Washington’a yaptığı ziyaret sırasında ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile yaptığı görüşmelerde İran dosyasının gündemin üst sıralarında yer aldığına dikkati çekti.
İki bakan önceki gün Washington'da yaptıkları görüşmede iki ülke arasındaki stratejik ve tarihi ilişkileri ve bu ilişkileri güçlendirmenin yollarını tartışmıştı.
Suudi Dışişleri Bakanı Twitter'dan, "ABD Dışişleri Bakanı ile verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Tüm alanlarda stratejik işbirliğimizin güçlendirilmesi ve iki dost ülkeyi ilgilendiren birçok bölgesel ve uluslararası konuda ortak koordinasyonun artırılması da dahil olmak üzere pek çok konuyu ele aldık” paylaşımında bulundu.
İki bakan, başta Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın sağlanması ve hem bölgede hem de tüm dünyada barışın tesis edilmesi için iki dost ülkenin yaptığı girişimler başta olmak üzere birçok bölgesel ve uluslararası meseleyi görüştü.
Görüşmede, Yemen'deki siyasi çözüm ve kalkınmayı engelleyen Husi milislerinin Yemen halkına yönelik ihlallerini durdurmaya yönelik ortak çabaların yanı sıra terörizm ve aşırılıkçılıkla mücadelede işbirliği tartışıldı. İki taraf, Husi milislerinin sivil ve ekonomik tesislere yönelik devam eden saldırılarına, uluslararası deniz güvenliğine yönelik tehditlerine ve Yemen halkının acılarını bir pazarlık kozu olarak kullanmalarına son vermek için ortak çabaları güçlendirmenin önemini ele aldı.
İki taraf, İran nükleer programı ve bu kapsamda yürütülen uluslararası müzakereler hakkında da görüş alışverişinde bulundu. İki bakan, bölgesel ve uluslararası gelişmeler ve bu konuda yapılan çabalar hakkındaki istişarelerin yanı sıra Afganistan'da güvenlik ve istikrarı garanti eden her adımın desteklenmesinin önemine değindi.
Suudi Bakan, ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley ile de bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasında, İran'ın uluslararası anlaşmaları ihlal etmesine engel olmak için ortak çabaların yoğunlaştırılmasının yanı sıra İran nükleer dosyası ve bu husustaki uluslararası müzakereler konusunda işbirliğini geliştirmenin yolları tartışıldı. Ayrıca iki taraf, Ortadoğu'da ve başka bölgelerde İran’ın güvenliği ve istikrarı bozan terörist milislere verdiği desteği durdurmak için işbirliğini güçlendirmenin önemini tartıştı.
Prens Faysal bin Ferhan ayrıca, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşleri Koordinatörü Brett McGurk, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşleri Direktörü Büyükelçi Barbara Leaf ve ABD Dışişleri Bakanlığının Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Yale Lambert ile bir araya geldi.
Görüşmede Suudi Arabistan-ABD ilişkilerini ve bu ilişkileri geliştirme fırsatları gözden geçirilirken, Suudi Arabistan ve ABD'nin Ortadoğu'da ve dünyada barış, güvenlik ve istikrarı destekleme çabaları ele alındı.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın bildirdiğine göre, toplantıda İran nükleer dosyasına ilişkin gelişmeler, bu konuda devam eden müzakereler ve İran’ın uluslararası barışı ve güvenliği tehdit eden teröristlere verdiği desteğin yanı sıra Suudi Arabistan’ın, Yemen halkının kalkınmasını ve istikrarını sağlayacak şekilde Yemen’de bir siyasi çözüme ulaşılması için gösterdiği çabalar ele alındı.

Yemen sahnesi
Suudi Dışişleri Bakanı, yaptığı görüşmelerde Yemen meselesine değinmeyi de ihmal etmedi. Suudi Bakan, ülkesinin siyasi diyalog yolunu ve Yemen çatışmasını sona erdirmeyi içeren bir öneri sunduğunu ancak Husilerin şu ana kadar görüşmeyi reddettiğini ve Suudi Arabistan'a saldırmaya devam ettiğini belirtti. Bakan, "ABD ve tüm uluslararası toplumun, çatışmayı sona erdirmeleri yönünde kendilerine sunulan önerileri kabul etmesi için Husilere daha fazla baskı yapması gerektiğine inanıyoruz.  Çatışmayı sona erdirmenin en hızlı yolu, Husilerin masadaki kapsamlı ateşkes önerisini kabul etmesi ve ciddi bir şekilde siyasi görüşmelere katılmasıdır” dedi.
Bakan, limanlar konusunda ise, “Havaalanları ve limanlar açıldı ve buralardaki ticaret trafiğinin yeniden başlamasıyla ilgili görüşmeler sürüyor. Yemen hükümeti ile Husiler arasında gelir dağılımı konusunda anlaşmazlıklar var. Bu bazen gemilerin limana gelmesine engel oluyor. Bu işi çözüme kavuşturmak için ABD ve diğer ortaklarımızla çalışıyoruz” dedi.

Tartışma oturumu
Suudi Bakan, Ortadoğu Enstitüsü, Atlantik Konseyi, Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü, Washington'daki Arap Körfez Devletleri Enstitüsü, Amerikan Dış İlişkiler Konseyi ve Wilson Merkezi gibi bir dizi Amerikan düşünce kuruluşunun üyelerinin katılımıyla bir tartışma oturumu düzenledi.
Tartışma oturumunda, stratejik Suudi-ABD ilişkileri, Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın temellerinin atılmasındaki işbirliği ve ortak endişe alanlarına değinildi. Ayrıca Yemen'de tüm Yemenli tarafları bir araya getiren bir siyasi bir çözüme ulaşmak ve Yemen ve halkının güvenliğini, istikrarını ve refahını desteklemek için gösterilecek olan Suudi-Amerikan çabaları ele alındı.
Suudi Dışişleri Bakanı, Amerikan düşünce kuruluşlarının üyeleriyle ayrıca, İran nükleer dosyası ve bunun uluslararası barış ve güvenlik ile uluslararası seyrüsefere karşı oluşturduğu tehdit hakkında görüşmeler yaptı. Bakan Ferhan, bölge ve dünya halkları için gerçek bir tehdit oluşturan İran destekli terörist milislerle yüzleşmeleri için uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Tartışma oturumunda ayrıca, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz tarafından geçtiğimiz Mart ayının sonunda açıklanan ve büyük bir küresel etkileşim alan Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimleri de dahil olmak üzere Suudi Arabistan’ın dünyayı ve çevreyi koruma çabaları görüşüldü.
Düşünce kuruluşlarının üyeleri, iklim değişikliği olgusuyla yüzleşmeye, toprağı ve doğayı korumaya ve küresel hedeflere ulaşmaya güçlü ve etkili bir şekilde katkıda bulunacak iki öneri sundular. Bu önerilerin, iklim değişikliğiyle mücadelede bölgesel ve uluslararası düzeyde koordineli bir sistem oluşturacağını belirttiler.

Tutumlar ve yükümlülükler
Suudi Dışişleri Bakanı, Lübnan'daki durumla ilgili olarak, geçtiğimiz günlerde yaşananların ciddi ve gerçek bir değişim ve gerçek reformlara odaklanma gereğini gösterdiğini belirtti. Bakan ayrıca, ülkeyi kurtarmak, yapısal ekonomik ve politik sorunları çözmek için sorumluluğun Lübnan yönetimine ait olduğunu belirtti. Suudi Arabistan'ın Lübnan halkına destek sağlamaya devam edeceğini ifade etti.
Diğer taraftan Irak'taki seçim sürecinin başarısına övgüde bulunan Suudi Bakan, "Irak'ın istikrarının bölgesel istikrarı sağlamanın ve bölgeyi doğru bir geleceğe götürmenin bir ayağı olduğuna inanıyoruz" dedi.
Afgan meselesiyle ilgili olarak Prens Faysal, ülkesinin 2001 yılından bu yana Taliban hareketiyle hiçbir temasının olmadığını belirtti. Hareketin Afganistan'da istikrarı sağlamak için Afgan toplumunun tüm unsurlarını bir araya getirmesi gerektiğine inandığını belirterek, “Afgan halkının isteklerini karşılayan bir ülke inşa etme yolunu seçmek Taliban’a düşüyor” dedi.
Suudi Dışişleri Bakanı, petrol fiyatları ve üretimi artırma talepleri hakkında ise şunları söyledi: "Petrol piyasalarının karşılaştığı zorluklar aşacak, istikrarı sağlayacak ve üreticilerin ve tüketicilerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde dengeli bir enerji politikası yürütmeye çalışıyoruz. Sadece kısa vadede değil, orta ve uzun vadede de durumu çok ciddiye alıyoruz. Piyasayı, küresel ekonomiyi koruyacak şekilde yönetmeye kararlıyız."



KİK Genel Sekreteri Budeyvi: Bölgedeki gerginliğin artması, güvenliği sağlamak için bölgesel ve uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor

Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)
Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)
TT

KİK Genel Sekreteri Budeyvi: Bölgedeki gerginliğin artması, güvenliği sağlamak için bölgesel ve uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor

Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)
Casim el-Budeyvi, Brüksel'de düzenlenen "Bölgesel Güvenlik Forumu"na katıldı, (Körfez İşbirliği Konseyi)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, dün bölgede yaşanan benzeri görülmemiş gerilimin güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi için bölgesel ve uluslararası iş birliğini zorunlu kıldığını belirterek, Avrupa ile ilişkilerin gerçek bir ortaklığa dönüştürülmesi amacıyla altı öncelik önerdi.

El-Budeyvi, bu açıklamaları Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen Bölgesel Güvenlik Forumu'nda yaptı. Forumda Körfez ülkeleri ile Avrupa Birliği arasındaki güvenlik ve stratejik iş birliğinin geliştirilmesi ile uluslararası güvenlik ve barışın güçlendirilmesine yönelik çabalar ele alındı.

Foruma, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan adına Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci katıldı. Toplantıda ayrıca, mevcut dönem KİK Bakanlar Konseyi Başkanı sıfatıyla Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyani ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas da yer aldı.

cdfrthyj
Mühendis Valid el Hureyci, Brüksel'deki Bölgesel Güvenlik Forumu'nda Kaja Kallas ile tokalaşıyor (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı).

Konuşmasında forumun, İran'ın diplomasi ve diyalog yerine gerilimi artırmayı tercih ettiği bir dönemde düzenlenmesinin önemine dikkat çeken El-Budeyvi, Körfez ülkelerinin diyalog ve diplomasi yolunu desteklediğini, Avrupa tarafıyla da İran'ın bölge için tehlikeli olarak nitelendirdiği politikalarına karşı samimi istişare ve yakın koordinasyonun nasıl geliştirilebileceğini görüşmeyi hedeflediklerini söyledi.

El-Budeyvi, Körfez-Avrupa stratejik ortaklığının, 1988 yılında atılan temeller üzerine yeni bir aşamaya taşınmasının zamanının geldiğini belirterek, özellikle son aylarda yaşanan gelişmelerin bunu gerekli kıldığını ifade etti.

İran'ın Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının küresel ekonomiyi olumsuz etkilediğini dile getiren El-Budeyvi, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) 2026 yılı küresel büyüme tahminini yüzde 3,1'e düşürdüğünü hatırlattı.

IMF'nin bu revizyonu savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklara bağladığını kaydeden El-Budeyvi, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazdaki gelişmelerin Avrupa'yı da etkilediğini, kıtanın son dört yıl içinde ikinci kez enerji şokuyla karşı karşıya kaldığını belirtti.

scdf
Bölgesel güvenlik forumunda Körfez ülkeleri ile Avrupa Birliği arasında güvenlik ve stratejik iş birliğinin güçlendirilmesi ele alındı ​​(Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Yaşanan bölgesel krizin küresel krize dönüştüğünü vurgulayan El-Budeyvi, bunun hem Körfez hem de Avrupa ekonomilerini etkilediğini ifade ederek, savaşın ortaya çıkardığı yeni tehditlerin iki taraf arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesini zorunlu kıldığını, bu durumda sorunlara tek tek değil ortak hareket ederek karşılık verilebileceğini ifade etti.

KİK Genel Sekreteri, Körfez-Avrupa ilişkilerinin geliştirilmesi için altı öncelik önerdi. Bunlar; siyasi ve diplomatik koordinasyonun güçlendirilmesi, bölgesel güvenlik ve enerji alanlarında iş birliğinin artırılması, ticaret koridorları ve alternatif ulaşım güzergâhlarının hızla hayata geçirilmesi, mevcut krizden ders çıkarılması, halklar arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve vize serbestisi sürecinin hızlandırılması olarak sıralandı.

El-Budeyvi, konuşmasını Avrupa ile ortaklığın yalnızca güvenlik alanıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Halklarımızı daha güvenli, ekonomilerimizi ise daha dirençli ve istikrarlı hale getirecek gerçek bir ortaklığa ihtiyacımız var" diyerek tamamladı.


Suudi Arabistan-İtalya görüşmelerinde son gelişmeler, seyrüsefer özgürlüğü ve iki devletli çözüm ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan-İtalya görüşmelerinde son gelişmeler, seyrüsefer özgürlüğü ve iki devletli çözüm ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, dün yaptıkları görüşmede bölgedeki son gelişmeleri ve deniz ulaşımının güvenliği ile serbest dolaşımın önemini ele aldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Prens Faysal bin Ferhan'ın Tajani ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde iki bakan, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve adil, kalıcı bir barışa ulaşılması için yürütülen uluslararası çabaları da değerlendirdi.

Görüşmede ayrıca Riyad ile Roma arasındaki ikili ilişkiler ve bu ilişkilerin geliştirilmesine yönelik adımlar ele alındı.


BAE: İran füzeleri Hürmüz Boğazı'nda iki tankeri hedef aldı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)
TT

BAE: İran füzeleri Hürmüz Boğazı'nda iki tankeri hedef aldı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki gemi seyir halinde (AFP)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, bu sabah yaptığı açıklamada, Umman karasularında Hürmüz Boğazı'nın güney geçidinde seyreden "Mombasa" ve "Al Bahiyah" adlı iki ulusal petrol tankerinin İran'a ait seyir füzeleriyle hedef alındığını duyurdu.

Bakanlığın açıklamasına göre saldırıda, Mombasa tankerinde görev yapan Hindistan vatandaşı bir mürettebat hayatını kaybetti. Olayda 6’sı Hindistan, 2’si Ukrayna vatandaşı olmak üzere 8 kişi yaralandı. Yaralılardan dördünün durumunun ağır olduğu belirtilirken, çıkan yangın nedeniyle her iki tankerde de maddi hasar meydana geldi. Yangınların kontrol altına alındığı ifade edildi.

BAE Savunma Bakanlığı, saldırıyı uluslararası hukukun ciddi bir ihlali ve bölgenin güvenlik ile istikrarını tehdit eden açık bir eylem olarak nitelendirerek kınadı.

Açıklamada, BAE'nin bu saldırıya karşılık verme ve topraklarını, halkını, ülkede yaşayanları, egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve ulusal çıkarlarını korumak için gerekli tüm tedbirleri alma hakkını saklı tuttuğu vurgulandı.

Bakanlık ayrıca, her türlü tehdide karşı tam hazırlık ve teyakkuz halinde olduğunu belirterek, ülkenin güvenliğini ve istikrarını hedef alan girişimlere kararlılıkla karşılık verileceğini bildirdi. Kamuoyuna da yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamalara itibar etmeleri, doğrulanmamış bilgi ve söylentileri paylaşmamaları çağrısında bulunuldu.