Suudi Arabistan-İran görüşmeleri devam ediyor: ‘Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz’

Bakan Faysal bin Ferhan, “Yemen çatışmasını sona erdirmenin en hızlı yolu, Husilerin ateşkesi kabul etmesidir” dedi.

Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
TT

Suudi Arabistan-İran görüşmeleri devam ediyor: ‘Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz’

Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin İran ile görüşmeler konusunda ‘ciddi’ olduğunu söyleyerek, “Bu bizim için büyük bir değişim değil. Zira biz her zaman bölgede istikrarı sağlamanın bir yolunu bulmak istediğimizi söylüyoruz” dedi.
Financial Times'a verdiği röportajda Suudi bakan, İran'la yapılan görüşmelerin ‘dostça ve keşif amaçlı’ olduğunu söyledi.
Dün Washington'da gazetecilere açıklamalarda bulunan Prens Faysal, “Bölge için vizyonumuz refah ve istikrarın sağlanmasını hedeflediği için bu görüşmeleri sürdürmeye ve ilerlemesi için bir yol bulmaya kararlıyız. İran'ın bizimle bu vizyonu paylaşacağını umuyoruz” dedi. İran'la yapılan görüşmelerin, Viyana'daki dolaylı görüşmeleri yeniden başlatma niyetleri ilgili olup olmadığına dair Prens Faysal, “Tüm endişeleri gidermek için İran’ı uluslararası toplum ve bölgedeki komşularıyla olumlu ilişkiler kurmaya teşvik ediyoruz" dedi.

İran'ın nükleer programı
Suudi Bakan dün, İran’ın nükleer programının hızlanması ile ilgili olarak, nükleer silahların yayılmasını önlemek ve bölgesel gerilimlerin üstesinden gelmek için gerçek, somut ve etkili bir anlaşmaya varılması gerektiğini vurguladı.
Prens Faysal bin Ferhan, nükleer anlaşmada yaşanan sorunların İran’ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasını sağladığını ve bu durumun bölgeyi tehlikeli bir aşamaya soktuğu konusunda uyarıda bulundu. ABD yönetimiyle devamlı koordinasyonun sağlanması ile ilgili olarak Suudi Bakan, “İstikrar ve refah adına ikili koordinasyon, bölge için olduğu kadar bizim için de önemli. Bakan Blinken ile yaptığımız görüşmelerde çok çeşitli konuları ele aldık. Blinken’e nükleer müzakere hususunda tutumumuzu aktardım. İran'ın Kapsamlı Ortalık Eylem Planı Anlaşması ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması kapsamındaki taahhütlerinin dışına çıkarak nükleer faaliyetlerini hızlandırmasından endişe duyuyoruz” açıklamasında bulundu.
Suudi Dışişleri Bakanı, B Planı ve ABD yönetiminin sunduğu diğer seçenekler hakkında şunları söyledi:
“Tüm seçeneklerin masada olması önemli. İran'ı, bölgesel meseleleri tartışmanın yanı sıra nükleer dosyayı da görüşmek üzere müzakere masasına gelmeye teşvik edecek tüm araçlar önümüzde olmalı. Bölgenin, İran’ın ve İran halkının refah ve kalkınması, ayrıca İran’ın, geleceğine yatırım yapmaya teşvik edilmesi ancak bu şekilde gerçekleştirilebilir. Bu sorunlarla başa çıkmanın bir yolunu bulabilirsek başarılı ve müreffeh bir bölgeye sahip olabileceğimize inanıyoruz.”
Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin tutumunun, Viyana'da müzakerelerin mümkün olan en kısa sürede yeniden başlamasını teşvik etmek olduğunu ifade ederek, “İran’ın nükleer silah üretmesini engelleyen uzun vadeli ve faydalı bir yol bulunmalı. Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Blinken ile görüşmeler
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesi ile ABD yönetimi arasındaki ilişkilerin güçlü olduğunu vurgulayarak, bölgesel meseleler ve istikrarın sağlanması ile ilgili tartışmalarda aktif olarak yer aldıklarını belirtti. Washington’a yaptığı ziyaret sırasında ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile yaptığı görüşmelerde İran dosyasının gündemin üst sıralarında yer aldığına dikkati çekti.
İki bakan önceki gün Washington'da yaptıkları görüşmede iki ülke arasındaki stratejik ve tarihi ilişkileri ve bu ilişkileri güçlendirmenin yollarını tartışmıştı.
Suudi Dışişleri Bakanı Twitter'dan, "ABD Dışişleri Bakanı ile verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Tüm alanlarda stratejik işbirliğimizin güçlendirilmesi ve iki dost ülkeyi ilgilendiren birçok bölgesel ve uluslararası konuda ortak koordinasyonun artırılması da dahil olmak üzere pek çok konuyu ele aldık” paylaşımında bulundu.
İki bakan, başta Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın sağlanması ve hem bölgede hem de tüm dünyada barışın tesis edilmesi için iki dost ülkenin yaptığı girişimler başta olmak üzere birçok bölgesel ve uluslararası meseleyi görüştü.
Görüşmede, Yemen'deki siyasi çözüm ve kalkınmayı engelleyen Husi milislerinin Yemen halkına yönelik ihlallerini durdurmaya yönelik ortak çabaların yanı sıra terörizm ve aşırılıkçılıkla mücadelede işbirliği tartışıldı. İki taraf, Husi milislerinin sivil ve ekonomik tesislere yönelik devam eden saldırılarına, uluslararası deniz güvenliğine yönelik tehditlerine ve Yemen halkının acılarını bir pazarlık kozu olarak kullanmalarına son vermek için ortak çabaları güçlendirmenin önemini ele aldı.
İki taraf, İran nükleer programı ve bu kapsamda yürütülen uluslararası müzakereler hakkında da görüş alışverişinde bulundu. İki bakan, bölgesel ve uluslararası gelişmeler ve bu konuda yapılan çabalar hakkındaki istişarelerin yanı sıra Afganistan'da güvenlik ve istikrarı garanti eden her adımın desteklenmesinin önemine değindi.
Suudi Bakan, ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley ile de bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasında, İran'ın uluslararası anlaşmaları ihlal etmesine engel olmak için ortak çabaların yoğunlaştırılmasının yanı sıra İran nükleer dosyası ve bu husustaki uluslararası müzakereler konusunda işbirliğini geliştirmenin yolları tartışıldı. Ayrıca iki taraf, Ortadoğu'da ve başka bölgelerde İran’ın güvenliği ve istikrarı bozan terörist milislere verdiği desteği durdurmak için işbirliğini güçlendirmenin önemini tartıştı.
Prens Faysal bin Ferhan ayrıca, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşleri Koordinatörü Brett McGurk, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşleri Direktörü Büyükelçi Barbara Leaf ve ABD Dışişleri Bakanlığının Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Yale Lambert ile bir araya geldi.
Görüşmede Suudi Arabistan-ABD ilişkilerini ve bu ilişkileri geliştirme fırsatları gözden geçirilirken, Suudi Arabistan ve ABD'nin Ortadoğu'da ve dünyada barış, güvenlik ve istikrarı destekleme çabaları ele alındı.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın bildirdiğine göre, toplantıda İran nükleer dosyasına ilişkin gelişmeler, bu konuda devam eden müzakereler ve İran’ın uluslararası barışı ve güvenliği tehdit eden teröristlere verdiği desteğin yanı sıra Suudi Arabistan’ın, Yemen halkının kalkınmasını ve istikrarını sağlayacak şekilde Yemen’de bir siyasi çözüme ulaşılması için gösterdiği çabalar ele alındı.

Yemen sahnesi
Suudi Dışişleri Bakanı, yaptığı görüşmelerde Yemen meselesine değinmeyi de ihmal etmedi. Suudi Bakan, ülkesinin siyasi diyalog yolunu ve Yemen çatışmasını sona erdirmeyi içeren bir öneri sunduğunu ancak Husilerin şu ana kadar görüşmeyi reddettiğini ve Suudi Arabistan'a saldırmaya devam ettiğini belirtti. Bakan, "ABD ve tüm uluslararası toplumun, çatışmayı sona erdirmeleri yönünde kendilerine sunulan önerileri kabul etmesi için Husilere daha fazla baskı yapması gerektiğine inanıyoruz.  Çatışmayı sona erdirmenin en hızlı yolu, Husilerin masadaki kapsamlı ateşkes önerisini kabul etmesi ve ciddi bir şekilde siyasi görüşmelere katılmasıdır” dedi.
Bakan, limanlar konusunda ise, “Havaalanları ve limanlar açıldı ve buralardaki ticaret trafiğinin yeniden başlamasıyla ilgili görüşmeler sürüyor. Yemen hükümeti ile Husiler arasında gelir dağılımı konusunda anlaşmazlıklar var. Bu bazen gemilerin limana gelmesine engel oluyor. Bu işi çözüme kavuşturmak için ABD ve diğer ortaklarımızla çalışıyoruz” dedi.

Tartışma oturumu
Suudi Bakan, Ortadoğu Enstitüsü, Atlantik Konseyi, Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü, Washington'daki Arap Körfez Devletleri Enstitüsü, Amerikan Dış İlişkiler Konseyi ve Wilson Merkezi gibi bir dizi Amerikan düşünce kuruluşunun üyelerinin katılımıyla bir tartışma oturumu düzenledi.
Tartışma oturumunda, stratejik Suudi-ABD ilişkileri, Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın temellerinin atılmasındaki işbirliği ve ortak endişe alanlarına değinildi. Ayrıca Yemen'de tüm Yemenli tarafları bir araya getiren bir siyasi bir çözüme ulaşmak ve Yemen ve halkının güvenliğini, istikrarını ve refahını desteklemek için gösterilecek olan Suudi-Amerikan çabaları ele alındı.
Suudi Dışişleri Bakanı, Amerikan düşünce kuruluşlarının üyeleriyle ayrıca, İran nükleer dosyası ve bunun uluslararası barış ve güvenlik ile uluslararası seyrüsefere karşı oluşturduğu tehdit hakkında görüşmeler yaptı. Bakan Ferhan, bölge ve dünya halkları için gerçek bir tehdit oluşturan İran destekli terörist milislerle yüzleşmeleri için uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Tartışma oturumunda ayrıca, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz tarafından geçtiğimiz Mart ayının sonunda açıklanan ve büyük bir küresel etkileşim alan Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimleri de dahil olmak üzere Suudi Arabistan’ın dünyayı ve çevreyi koruma çabaları görüşüldü.
Düşünce kuruluşlarının üyeleri, iklim değişikliği olgusuyla yüzleşmeye, toprağı ve doğayı korumaya ve küresel hedeflere ulaşmaya güçlü ve etkili bir şekilde katkıda bulunacak iki öneri sundular. Bu önerilerin, iklim değişikliğiyle mücadelede bölgesel ve uluslararası düzeyde koordineli bir sistem oluşturacağını belirttiler.

Tutumlar ve yükümlülükler
Suudi Dışişleri Bakanı, Lübnan'daki durumla ilgili olarak, geçtiğimiz günlerde yaşananların ciddi ve gerçek bir değişim ve gerçek reformlara odaklanma gereğini gösterdiğini belirtti. Bakan ayrıca, ülkeyi kurtarmak, yapısal ekonomik ve politik sorunları çözmek için sorumluluğun Lübnan yönetimine ait olduğunu belirtti. Suudi Arabistan'ın Lübnan halkına destek sağlamaya devam edeceğini ifade etti.
Diğer taraftan Irak'taki seçim sürecinin başarısına övgüde bulunan Suudi Bakan, "Irak'ın istikrarının bölgesel istikrarı sağlamanın ve bölgeyi doğru bir geleceğe götürmenin bir ayağı olduğuna inanıyoruz" dedi.
Afgan meselesiyle ilgili olarak Prens Faysal, ülkesinin 2001 yılından bu yana Taliban hareketiyle hiçbir temasının olmadığını belirtti. Hareketin Afganistan'da istikrarı sağlamak için Afgan toplumunun tüm unsurlarını bir araya getirmesi gerektiğine inandığını belirterek, “Afgan halkının isteklerini karşılayan bir ülke inşa etme yolunu seçmek Taliban’a düşüyor” dedi.
Suudi Dışişleri Bakanı, petrol fiyatları ve üretimi artırma talepleri hakkında ise şunları söyledi: "Petrol piyasalarının karşılaştığı zorluklar aşacak, istikrarı sağlayacak ve üreticilerin ve tüketicilerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde dengeli bir enerji politikası yürütmeye çalışıyoruz. Sadece kısa vadede değil, orta ve uzun vadede de durumu çok ciddiye alıyoruz. Piyasayı, küresel ekonomiyi koruyacak şekilde yönetmeye kararlıyız."



Suudi Arabistan ve Kanada bölgesel güvenliğin sağlanmasına yönelik çabaları görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan ve Kanada bölgesel güvenliğin sağlanmasına yönelik çabaları görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Kanadalı mevkidaşı Anita Anand ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerginliğin artmasıyla ilgili son gelişmeleri, güvenlik ve istikrarın korunması için yapılan çalışmaları müzakere etti.

Öte yandan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Güney Koreli mevkidaşı Joo Hyun ile yaptığı telefon görüşmesinde Ortadoğu'daki artan gerilimleri ve karşılıklı ilgi alanlarını ele aldı.

Bu arada, Riyad'daki Avrupalı ​​büyükelçiler, Suudi Arabistan'ın bölgede güvenlik ve istikrarı koruma, Krallığın topraklarını güvence altına alma ve İran'ın tüm açık saldırılarına etkili bir şekilde karşı koyma çabalarını övdü.

Toplantıda Suudi Arabistan'ın güncel olaylar ve gelişmeler hakkındaki tutumu netleştirildi (SPA)Toplantıda Suudi Arabistan'ın güncel olaylar ve gelişmeler hakkındaki tutumu netleştirildi (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci'nin perşembe akşamı Riyad'da Avrupalı ​​büyükelçilerle yaptığı görüşme, Krallığın güncel olaylar ve gelişmeler hakkındaki tutumunu netleştirdi.

Şarku’l Avsat’ın SPA’dan aktardığına göre görüşme sırasında büyükelçiler, İran'ın Suudi Arabistan'a, Körfez ülkelerine ve diğer Arap ve İslam ülkelerine yönelik acımasız saldırılarını ülkelerinin kınadığını yineleyerek, Krallığın vatandaşlarının tahliyesi ve ülkelerine dönüşlerinin kolaylaştırılması konusunda sağladığı yardıma duydukları takdiri dile getirdiler.

Toplantıya Suudi Arabistan tarafından Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Müsteşarı Büyükelçi Dr. Suud el-Sati ve Avrupa İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Abdul Rahman el-Ahmed katıldı.


Hamad bin İsa: Bahreyn barış ülkesiydi ve barış ülkesi olarak kalacaktır

Kral Hamad bin İsa, dün İçişleri Bakanlığı'na yaptığı ziyaret sırasında konuştu (BNA)
Kral Hamad bin İsa, dün İçişleri Bakanlığı'na yaptığı ziyaret sırasında konuştu (BNA)
TT

Hamad bin İsa: Bahreyn barış ülkesiydi ve barış ülkesi olarak kalacaktır

Kral Hamad bin İsa, dün İçişleri Bakanlığı'na yaptığı ziyaret sırasında konuştu (BNA)
Kral Hamad bin İsa, dün İçişleri Bakanlığı'na yaptığı ziyaret sırasında konuştu (BNA)

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa el Halife, ülkesinin İran'ın Bahreyn'e ve bir dizi Arap ve dost ülkeye yönelik benzeri görülmemiş ve haksız saldırılarını kınama konusundaki kararlı duruşunu teyit etti.

Kral Hamad bin İsa, dün İçişleri Bakanlığı'nı ziyaretinde, Bahreyn'in "hiç kimseye düşmanlık başlatmayan, yalnızca iş birliği ve iyi komşuluk yolunu izleyen bir barış ülkesi olduğunu ve öyle kalacağını" vurgulayarak, "halkının kemali, birliği ve ülkesine hizmet etme adanmışlığı sayesinde, istikrarlı bir şekilde kalkınma ve ilerleme yolunda ilerleyen, güvenlik ve emniyet vahası olarak kalacağını" belirtti.

Bahreyn Kralı, güvenlik güçlerini "vatanı koruma ve güvenliğini ve istikrarını artırma konusundaki onurlu ulusal rolleri" nedeniyle övdü. Çeşitli askeri ve güvenlik kurumları arasındaki dayanışmayı, ortak çalışmayı ve sürekli koordinasyonu takdir ederek, "ulusal güvenlik sistemini güçlendirmede ve istikrarın temellerini sağlamlaştırmada oynadıkları hayati rolü" vurguladı.


İran Savaşı’nın başlangıcından bu yana Suudi Arabistan 60 insansız hava aracını düşürdü… Umman’da iki kişi hayatını kaybetti

Umman kıyıları açıklarında demirleyen Callisto petrol tankeri; Hürmüz Boğazı’nda seyrüseferin aksamasının ardından (Reuters)
Umman kıyıları açıklarında demirleyen Callisto petrol tankeri; Hürmüz Boğazı’nda seyrüseferin aksamasının ardından (Reuters)
TT

İran Savaşı’nın başlangıcından bu yana Suudi Arabistan 60 insansız hava aracını düşürdü… Umman’da iki kişi hayatını kaybetti

Umman kıyıları açıklarında demirleyen Callisto petrol tankeri; Hürmüz Boğazı’nda seyrüseferin aksamasının ardından (Reuters)
Umman kıyıları açıklarında demirleyen Callisto petrol tankeri; Hürmüz Boğazı’nda seyrüseferin aksamasının ardından (Reuters)

Körfez ülkelerinin hava savunma sistemleri, Cuma günü iki haftadır devam eden İran kaynaklı füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı koymayı sürdürdü. Yerleşim bölgeleri, sivil tesisler ve kritik altyapıyı hedef alan saldırılar yaralanmalara, can kayıplarına ve maddi hasara yol açtı.

Körfez ülkeleri, egemenliklerini, güvenliklerini ve istikrarlarını korumak amacıyla güvenliklerini sarsmayı hedef alan her türlü tehdide karşı tam hazırlık ve yüksek teyakkuz halinde olduklarını, bu tehditlere kararlılıkla karşılık vereceklerini vurguladı.

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarının küresel ekonomi ve uluslararası piyasalardaki istikrar üzerindeki olumsuz sonuçları konusunda uyarıda bulundu. Budeyvi, bu saldırıların yalnızca Körfez ülkelerinin güvenliğini tehdit etmekle kalmadığını, aynı zamanda Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğini de tehlikeye attığını belirtti.

Budeyvi, Cuma günü Ürdün, Mısır, Fas ve Birleşik Krallık ile ayrı ayrı video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen Körfez bakanlar toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, ticari gemilerin ve hayati deniz geçiş hatlarının hedef alınmasının uluslararası seyrüsefer özgürlüğüne doğrudan tehdit oluşturduğunu ve bunun küresel ticaret ile enerji güvenliğini ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığını ifade etti.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Cuma günü yerel saatle sabah erken saatlerden akşam 20.00’ye kadar toplam 62 insansız hava aracının engellenip imha edildiğini açıkladı.

gb
Cuma günü Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kenti üzerinde yükselen duman (AFP)

Maliki, bunlardan 28’inin ülke hava sahasına girdikten sonra düşürüldüğünü, 20’sinin doğu bölgesinde, 7’sinin doğu ve orta bölgelerde, 3’ünün el-Harc vilayetinde, 3’ünün ise el-Harc ve Rubu’l-Hali bölgesinde imha edildiğini belirtti. Ayrıca bir insansız hava aracının başkent Riyad’daki Diplomatik Mahalle’ye yaklaşmaya çalıştığı sırada düşürüldüğünü kaydetti.

Umman

Ummanlı bir güvenlik kaynağı, Suhar vilayetinde iki insansız hava aracının düştüğünü bildirdi. Bunlardan biri el-Uhvi sanayi bölgesine düşerken iki yabancı uyruklu kişinin hayatını kaybetmesine ve bazı kişilerin yaralanmasına neden oldu. Diğer insansız hava aracının ise açık bir alana düştüğü ve herhangi bir yaralanma yaşanmadığı belirtildi.

rgthy
Dubai Uluslararası Finans Merkezi’ndeki bir binanın, düşürülen bir insansız hava aracının şarapnelleri nedeniyle hasar gördüğü bildirildi (EPA)

Umman Haber Ajansı’na göre kaynak, yetkili kurumların iki olayla ilgili müdahale ve soruşturma çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Yetkili makamlar ayrıca vatandaşların ve ülkede yaşayan yabancıların bilinçli davranarak görüntü ve söylentileri yaymama konusunda gösterdiği iş birliğini takdir etti. Tüm çabaların ülkeyi ve ülkede yaşayanları korumaya yönelik olduğu vurgulandı.

Birleşik Arap Emirlikleri

BAE hava savunma sistemleri Cuma günü İran’dan gelen 7 balistik füze ve 27 insansız hava aracına müdahale etti. Böylece İran saldırılarının başlamasından bu yana toplam 285 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1567 insansız hava aracına karşı müdahale edildi.

Savunma Bakanlığı, saldırılar sonucu BAE, Pakistan, Nepal ve Bangladeş uyruklu 6 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ayrıca BAE, Mısır, Sudan, Etiyopya, Filipinler, Pakistan, İran, Hindistan, Bangladeş, Sri Lanka, Azerbaycan, Yemen, Uganda, Eritre, Lübnan, Afganistan, Bahreyn, Komor Adaları, Türkiye, Irak, Nepal, Nijerya, Umman, Ürdün, Filistin, Gana, Endonezya ve İsveç uyruklu toplam 141 kişinin hafif ve orta derecede yaralandığı bildirildi.

Bakanlık daha sonra yaptığı açıklamada, İran’dan gelen füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı hava savunma sistemlerinin müdahalesinin sürdüğünü belirtti. Ülkenin farklı bölgelerinde duyulan patlama seslerinin, balistik füzelerin hava savunma sistemleri tarafından ve insansız hava araçlarının ise savaş uçakları tarafından engellenmesi sonucu meydana geldiği kaydedildi.

Bakanlık, ülkenin güvenliğini sarsmayı hedef alan her türlü tehdide karşı tam hazırlık halinde olduklarını ve egemenlik ile ulusal çıkarları korumaya kararlı olduklarını vurguladı.

Dubai Hükümeti Medya Ofisi ise Cuma sabahı emirliğin merkezindeki bir binanın cephesine hava savunma müdahalesi sonucu düşen parçalar nedeniyle küçük çaplı bir olay meydana geldiğini, ancak herhangi bir yaralanma yaşanmadığını açıkladı.

BAE Sivil Havacılık Kurumu da ülkedeki hava trafiğinin kademeli olarak normale döndüğünü duyurarak yolculara havaalanlarına gitmeden önce havayolu şirketlerinden güncel bilgileri kontrol etmeleri çağrısında bulundu.

Kurum, 1–12 Mart tarihleri arasında ülke havaalanlarından 1,4 milyon yolcunun hizmet aldığını ve toplam 7 bin 839 uçuş hareketi gerçekleştiğini açıkladı. Ulusal havayolu şirketlerinin operasyonlarını savaş öncesi seviyelere geri getirme oranının ise yüzde 44,6’ya ulaştığı belirtildi.

Bahreyn

Bahreyn Savunma Kuvvetleri Genel Komutanlığı, Cuma günü yaptığı açıklamada hava savunma sistemlerinin İran kaynaklı saldırı dalgalarına karşı koymayı sürdürdüğünü bildirdi.

Açıklamada, saldırıların başlamasından bu yana ülkeyi hedef alan 115 füze ve 191 insansız hava aracının engellenip imha edildiği belirtildi.

Genel Komutanlık, balistik füzelerin ve insansız hava araçlarının sivil hedeflere ve özel mülklere karşı kullanılmasını uluslararası insancıl hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık bir ihlali olarak nitelendirdi. Bu saldırıların bölgesel barış ve güvenlik için doğrudan tehdit oluşturduğu ifade edildi.

Yetkililer, halkı zorunlu olmadıkça evlerinden çıkmamaya, azami dikkat ve tedbir göstermeye, hasar gören bölgelerden ve şüpheli cisimlerden uzak durmaya çağırdı. Ayrıca askeri operasyonların, düşen parçaların görüntülenmemesi ve söylentilerin yayılmaması gerektiği vurgulandı; bilgilerin yalnızca resmi kaynaklardan alınması istendi.

Kuveyt

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud el-Atvan, son 24 saat içinde tehdit bölgesi dışında bir düşman balistik füzesinin tespit edildiğini, ancak bunun herhangi bir tehlike oluşturmadığını ve zarar meydana getirmediğini açıkladı. Atvan, ülke hava sahasını korumaya yönelik savunma tedbirleri kapsamında olası hava tehditlerinin izlenmeye devam edildiğini söyledi.

İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Nasır Busalib ise bazı kişilerin daha önce açıklanan talimatlara aykırı şekilde hava çekimi yapmak için “drone” kullandığının tespit edildiğini belirtti. Busalib, bu tür davranışların güvenlik ve askeri kurumların çalışmalarını olumsuz etkilediğini, sorumlular hakkında yasal işlem yapılacağını ifade etti.

Ayrıca patlayıcı imha ekiplerinin son 24 saat içinde savunma müdahaleleri sonucu düşen parçalarla ilgili 16 ihbarla ilgilendiği, İran saldırılarının başlangıcından bu yana toplam ihbar sayısının 372’ye ulaştığı bildirildi.

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Abdullah es-Sened de ülkedeki sağlık durumunun istikrarlı olduğunu ve tüm hastaneler ile sağlık merkezlerinin tam kapasiteyle çalıştığını açıkladı. Sağlık ve idari kadroların ulusal ve insani görevlerini yerine getirmek için yüksek hazırlık seviyesinde bulunduğu kaydedildi.

Sened, “Dün (Perşembe) bir konut binasının hedef alınması sonucu iki yaralanma vakasıyla ilgilendik ve yaralılar Adan Hastanesi’ne sevk edildi” dedi. Ayrıca vatandaşlar ve ülkede yaşayan yabancılar için psikolojik destek amacıyla 151 numaralı yardım hattının devreye alındığını belirtti.

Ticaret Bakanlığı ise Kuveyt Havayolları tarafından gıda ürünlerini taşımak üzere düzenlenen ilk uçuşların ülkeye ulaştığını açıkladı. Özel sektörle iş birliği içinde yürütülen bu operasyonun tedarik zincirini hızlandırmayı ve piyasalara ürün akışını güçlendirmeyi amaçladığı ifade edildi. Sevkiyatın taze et, meyve, sebze ve çeşitli gıda ürünlerini içerdiği belirtildi.

Katar

Katar İçişleri Bakanlığı, ülkedeki durumun istikrarlı olduğunu ve tüm sektörlerde hizmetlerin normal şekilde sürdüğünü açıkladı. Bakanlık, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda ilgili kurumların gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürdüğünü belirtti.

Ulusal uyarı sistemi bildirimlerinin yalnızca acil önleyici tedbirlerin gerekli olduğu durumlarda devreye alındığı ifade edilerek, vatandaş ve sakinlerden bu uyarılara uymaları, binalar içinde güvenli alanlarda kalmaları, pencerelerden ve açık alanlardan uzak durmaları istendi.

Bakanlık ayrıca olay yerleri veya müdahale çalışmalarına ait görüntülerin çekilmemesi ve sosyal medyada doğrulanmamış içeriklerin paylaşılmaması gerektiği uyarısında bulundu.

Öte yandan çevresel izleme göstergelerinin ülkedeki hava kalitesinin yüzde 100 seviyesinde olduğunu ortaya koyduğu belirtildi. Yetkili kurumların hava veya deniz çevresinde herhangi bir kirlilik göstergesi tespit etmediği bildirildi.

Bakanlık, ülke genelinde bulunan çevresel izleme istasyonlarının 24 saat boyunca çalıştığını ve sağlıklı bir çevrenin korunması için sürekli takip yapıldığını vurguladı. İlgili kurumların çevresel acil durumlara karşı tam hazırlık içinde olduğu ifade edildi.

Katar Turizm Kurumu ise seyahat planları aksayan ziyaretçilere sunulan geçici otel konaklama süresinin 14 Mart’a kadar uzatıldığını açıkladı. Bu uygulamanın, ziyaretçilere seyahat düzenlemelerini yeniden yapmaları için ek süre sağlamak amacıyla hayata geçirildiği belirtildi.

Açıklamada, 28 Şubat’tan bu yana uçuşları iptal edilen veya ertelenen uygun ziyaretçilere ücretsiz otel konaklaması sağlandığı, bunun aynı oda kategorisinde konaklama ve günde üç öğün yemek hizmetini kapsadığı ifade edildi. Programın Katar Turizm Kurumu ile konaklama sektörü ortakları arasında koordinasyonla yürütüldüğü kaydedildi.