Suudi Arabistan-İran görüşmeleri devam ediyor: ‘Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz’

Bakan Faysal bin Ferhan, “Yemen çatışmasını sona erdirmenin en hızlı yolu, Husilerin ateşkesi kabul etmesidir” dedi.

Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
TT

Suudi Arabistan-İran görüşmeleri devam ediyor: ‘Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz’

Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin İran ile görüşmeler konusunda ‘ciddi’ olduğunu söyleyerek, “Bu bizim için büyük bir değişim değil. Zira biz her zaman bölgede istikrarı sağlamanın bir yolunu bulmak istediğimizi söylüyoruz” dedi.
Financial Times'a verdiği röportajda Suudi bakan, İran'la yapılan görüşmelerin ‘dostça ve keşif amaçlı’ olduğunu söyledi.
Dün Washington'da gazetecilere açıklamalarda bulunan Prens Faysal, “Bölge için vizyonumuz refah ve istikrarın sağlanmasını hedeflediği için bu görüşmeleri sürdürmeye ve ilerlemesi için bir yol bulmaya kararlıyız. İran'ın bizimle bu vizyonu paylaşacağını umuyoruz” dedi. İran'la yapılan görüşmelerin, Viyana'daki dolaylı görüşmeleri yeniden başlatma niyetleri ilgili olup olmadığına dair Prens Faysal, “Tüm endişeleri gidermek için İran’ı uluslararası toplum ve bölgedeki komşularıyla olumlu ilişkiler kurmaya teşvik ediyoruz" dedi.

İran'ın nükleer programı
Suudi Bakan dün, İran’ın nükleer programının hızlanması ile ilgili olarak, nükleer silahların yayılmasını önlemek ve bölgesel gerilimlerin üstesinden gelmek için gerçek, somut ve etkili bir anlaşmaya varılması gerektiğini vurguladı.
Prens Faysal bin Ferhan, nükleer anlaşmada yaşanan sorunların İran’ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasını sağladığını ve bu durumun bölgeyi tehlikeli bir aşamaya soktuğu konusunda uyarıda bulundu. ABD yönetimiyle devamlı koordinasyonun sağlanması ile ilgili olarak Suudi Bakan, “İstikrar ve refah adına ikili koordinasyon, bölge için olduğu kadar bizim için de önemli. Bakan Blinken ile yaptığımız görüşmelerde çok çeşitli konuları ele aldık. Blinken’e nükleer müzakere hususunda tutumumuzu aktardım. İran'ın Kapsamlı Ortalık Eylem Planı Anlaşması ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması kapsamındaki taahhütlerinin dışına çıkarak nükleer faaliyetlerini hızlandırmasından endişe duyuyoruz” açıklamasında bulundu.
Suudi Dışişleri Bakanı, B Planı ve ABD yönetiminin sunduğu diğer seçenekler hakkında şunları söyledi:
“Tüm seçeneklerin masada olması önemli. İran'ı, bölgesel meseleleri tartışmanın yanı sıra nükleer dosyayı da görüşmek üzere müzakere masasına gelmeye teşvik edecek tüm araçlar önümüzde olmalı. Bölgenin, İran’ın ve İran halkının refah ve kalkınması, ayrıca İran’ın, geleceğine yatırım yapmaya teşvik edilmesi ancak bu şekilde gerçekleştirilebilir. Bu sorunlarla başa çıkmanın bir yolunu bulabilirsek başarılı ve müreffeh bir bölgeye sahip olabileceğimize inanıyoruz.”
Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin tutumunun, Viyana'da müzakerelerin mümkün olan en kısa sürede yeniden başlamasını teşvik etmek olduğunu ifade ederek, “İran’ın nükleer silah üretmesini engelleyen uzun vadeli ve faydalı bir yol bulunmalı. Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Blinken ile görüşmeler
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesi ile ABD yönetimi arasındaki ilişkilerin güçlü olduğunu vurgulayarak, bölgesel meseleler ve istikrarın sağlanması ile ilgili tartışmalarda aktif olarak yer aldıklarını belirtti. Washington’a yaptığı ziyaret sırasında ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile yaptığı görüşmelerde İran dosyasının gündemin üst sıralarında yer aldığına dikkati çekti.
İki bakan önceki gün Washington'da yaptıkları görüşmede iki ülke arasındaki stratejik ve tarihi ilişkileri ve bu ilişkileri güçlendirmenin yollarını tartışmıştı.
Suudi Dışişleri Bakanı Twitter'dan, "ABD Dışişleri Bakanı ile verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Tüm alanlarda stratejik işbirliğimizin güçlendirilmesi ve iki dost ülkeyi ilgilendiren birçok bölgesel ve uluslararası konuda ortak koordinasyonun artırılması da dahil olmak üzere pek çok konuyu ele aldık” paylaşımında bulundu.
İki bakan, başta Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın sağlanması ve hem bölgede hem de tüm dünyada barışın tesis edilmesi için iki dost ülkenin yaptığı girişimler başta olmak üzere birçok bölgesel ve uluslararası meseleyi görüştü.
Görüşmede, Yemen'deki siyasi çözüm ve kalkınmayı engelleyen Husi milislerinin Yemen halkına yönelik ihlallerini durdurmaya yönelik ortak çabaların yanı sıra terörizm ve aşırılıkçılıkla mücadelede işbirliği tartışıldı. İki taraf, Husi milislerinin sivil ve ekonomik tesislere yönelik devam eden saldırılarına, uluslararası deniz güvenliğine yönelik tehditlerine ve Yemen halkının acılarını bir pazarlık kozu olarak kullanmalarına son vermek için ortak çabaları güçlendirmenin önemini ele aldı.
İki taraf, İran nükleer programı ve bu kapsamda yürütülen uluslararası müzakereler hakkında da görüş alışverişinde bulundu. İki bakan, bölgesel ve uluslararası gelişmeler ve bu konuda yapılan çabalar hakkındaki istişarelerin yanı sıra Afganistan'da güvenlik ve istikrarı garanti eden her adımın desteklenmesinin önemine değindi.
Suudi Bakan, ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley ile de bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasında, İran'ın uluslararası anlaşmaları ihlal etmesine engel olmak için ortak çabaların yoğunlaştırılmasının yanı sıra İran nükleer dosyası ve bu husustaki uluslararası müzakereler konusunda işbirliğini geliştirmenin yolları tartışıldı. Ayrıca iki taraf, Ortadoğu'da ve başka bölgelerde İran’ın güvenliği ve istikrarı bozan terörist milislere verdiği desteği durdurmak için işbirliğini güçlendirmenin önemini tartıştı.
Prens Faysal bin Ferhan ayrıca, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşleri Koordinatörü Brett McGurk, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşleri Direktörü Büyükelçi Barbara Leaf ve ABD Dışişleri Bakanlığının Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Yale Lambert ile bir araya geldi.
Görüşmede Suudi Arabistan-ABD ilişkilerini ve bu ilişkileri geliştirme fırsatları gözden geçirilirken, Suudi Arabistan ve ABD'nin Ortadoğu'da ve dünyada barış, güvenlik ve istikrarı destekleme çabaları ele alındı.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın bildirdiğine göre, toplantıda İran nükleer dosyasına ilişkin gelişmeler, bu konuda devam eden müzakereler ve İran’ın uluslararası barışı ve güvenliği tehdit eden teröristlere verdiği desteğin yanı sıra Suudi Arabistan’ın, Yemen halkının kalkınmasını ve istikrarını sağlayacak şekilde Yemen’de bir siyasi çözüme ulaşılması için gösterdiği çabalar ele alındı.

Yemen sahnesi
Suudi Dışişleri Bakanı, yaptığı görüşmelerde Yemen meselesine değinmeyi de ihmal etmedi. Suudi Bakan, ülkesinin siyasi diyalog yolunu ve Yemen çatışmasını sona erdirmeyi içeren bir öneri sunduğunu ancak Husilerin şu ana kadar görüşmeyi reddettiğini ve Suudi Arabistan'a saldırmaya devam ettiğini belirtti. Bakan, "ABD ve tüm uluslararası toplumun, çatışmayı sona erdirmeleri yönünde kendilerine sunulan önerileri kabul etmesi için Husilere daha fazla baskı yapması gerektiğine inanıyoruz.  Çatışmayı sona erdirmenin en hızlı yolu, Husilerin masadaki kapsamlı ateşkes önerisini kabul etmesi ve ciddi bir şekilde siyasi görüşmelere katılmasıdır” dedi.
Bakan, limanlar konusunda ise, “Havaalanları ve limanlar açıldı ve buralardaki ticaret trafiğinin yeniden başlamasıyla ilgili görüşmeler sürüyor. Yemen hükümeti ile Husiler arasında gelir dağılımı konusunda anlaşmazlıklar var. Bu bazen gemilerin limana gelmesine engel oluyor. Bu işi çözüme kavuşturmak için ABD ve diğer ortaklarımızla çalışıyoruz” dedi.

Tartışma oturumu
Suudi Bakan, Ortadoğu Enstitüsü, Atlantik Konseyi, Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü, Washington'daki Arap Körfez Devletleri Enstitüsü, Amerikan Dış İlişkiler Konseyi ve Wilson Merkezi gibi bir dizi Amerikan düşünce kuruluşunun üyelerinin katılımıyla bir tartışma oturumu düzenledi.
Tartışma oturumunda, stratejik Suudi-ABD ilişkileri, Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın temellerinin atılmasındaki işbirliği ve ortak endişe alanlarına değinildi. Ayrıca Yemen'de tüm Yemenli tarafları bir araya getiren bir siyasi bir çözüme ulaşmak ve Yemen ve halkının güvenliğini, istikrarını ve refahını desteklemek için gösterilecek olan Suudi-Amerikan çabaları ele alındı.
Suudi Dışişleri Bakanı, Amerikan düşünce kuruluşlarının üyeleriyle ayrıca, İran nükleer dosyası ve bunun uluslararası barış ve güvenlik ile uluslararası seyrüsefere karşı oluşturduğu tehdit hakkında görüşmeler yaptı. Bakan Ferhan, bölge ve dünya halkları için gerçek bir tehdit oluşturan İran destekli terörist milislerle yüzleşmeleri için uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Tartışma oturumunda ayrıca, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz tarafından geçtiğimiz Mart ayının sonunda açıklanan ve büyük bir küresel etkileşim alan Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimleri de dahil olmak üzere Suudi Arabistan’ın dünyayı ve çevreyi koruma çabaları görüşüldü.
Düşünce kuruluşlarının üyeleri, iklim değişikliği olgusuyla yüzleşmeye, toprağı ve doğayı korumaya ve küresel hedeflere ulaşmaya güçlü ve etkili bir şekilde katkıda bulunacak iki öneri sundular. Bu önerilerin, iklim değişikliğiyle mücadelede bölgesel ve uluslararası düzeyde koordineli bir sistem oluşturacağını belirttiler.

Tutumlar ve yükümlülükler
Suudi Dışişleri Bakanı, Lübnan'daki durumla ilgili olarak, geçtiğimiz günlerde yaşananların ciddi ve gerçek bir değişim ve gerçek reformlara odaklanma gereğini gösterdiğini belirtti. Bakan ayrıca, ülkeyi kurtarmak, yapısal ekonomik ve politik sorunları çözmek için sorumluluğun Lübnan yönetimine ait olduğunu belirtti. Suudi Arabistan'ın Lübnan halkına destek sağlamaya devam edeceğini ifade etti.
Diğer taraftan Irak'taki seçim sürecinin başarısına övgüde bulunan Suudi Bakan, "Irak'ın istikrarının bölgesel istikrarı sağlamanın ve bölgeyi doğru bir geleceğe götürmenin bir ayağı olduğuna inanıyoruz" dedi.
Afgan meselesiyle ilgili olarak Prens Faysal, ülkesinin 2001 yılından bu yana Taliban hareketiyle hiçbir temasının olmadığını belirtti. Hareketin Afganistan'da istikrarı sağlamak için Afgan toplumunun tüm unsurlarını bir araya getirmesi gerektiğine inandığını belirterek, “Afgan halkının isteklerini karşılayan bir ülke inşa etme yolunu seçmek Taliban’a düşüyor” dedi.
Suudi Dışişleri Bakanı, petrol fiyatları ve üretimi artırma talepleri hakkında ise şunları söyledi: "Petrol piyasalarının karşılaştığı zorluklar aşacak, istikrarı sağlayacak ve üreticilerin ve tüketicilerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde dengeli bir enerji politikası yürütmeye çalışıyoruz. Sadece kısa vadede değil, orta ve uzun vadede de durumu çok ciddiye alıyoruz. Piyasayı, küresel ekonomiyi koruyacak şekilde yönetmeye kararlıyız."



Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu: Husi milislerinin, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, kararlılıkla karşılık verilecek tehlikeli bir tırmanış

Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu: Husi milislerinin, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, kararlılıkla karşılık verilecek tehlikeli bir tırmanış

Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

“Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu”, “terörist Husi milislerinin tırmanışının ve Suudi Arabistan’ı, ülkenin ulusal kaynaklarını, vatandaşlarını ve topraklarında yaşayanları hedef alma girişimlerinin, söz konusu terörist milisin düşmanca ve sorumsuz yaklaşımını ortaya koyan tehlikeli bir tırmanış olduğunu” açıkladı.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, “terörist Husi milislerinin son olarak Abha, Hamis Muşayt, Cizan ve Necran kentlerindeki sivil ve ekonomik hedefleri vurması ve aralarında kadınlar ile çocukların da bulunduğu 73 sivilin yaralanmasına yol açması” şeklindeki saldırılarının, Suudi Arabistan’ın egemenliğinin açık bir ihlali ve vatandaşları ile ülkede yaşayanların güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit olduğunu belirtti.

Tümgeneral el-Maliki, “terörist Husi milislerinin gerçekleştirdiği bu günahkâr ve gerekçesiz saldırıların, Suudi Arabistan’ın ulusal kaynaklarına, tesislerine ve sivil hedeflerine kasıtlı olarak zarar vermeyi amaçladığını” belirtti. Bu saldırıların ayrıca milisin Yemen’de ve Arap ve İslam dünyasındaki komşularında barış ve istikrarın sağlanmasını reddeden “aşırılıkçı ve suç teşkil eden tutumunu” ortaya koyduğunu ifade etti.

El-Maliki, “Koalisyon Müşterek Kuvvetler Komutanlığının, bu terörist milisi caydırmak ve düşmanca yaklaşımına kararlılıkla karşı koymak için gerekli bütün operasyonel tedbirleri alacağını” vurguladı.Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre bunun, “Suudi Arabistan’ın egemenliğini savunmak, ulusal kaynaklarını korumak, vatandaşlarının ve ülke topraklarında yaşayanların güvenliğini sağlamak” amacıyla yapılacağını belirten el-Maliki, “tehdit kaynaklarına karşılık vermek ve oluşturdukları tehlikeyi bertaraf etmek için gerekli tüm önlem ve tedbirlerin de alınacağını” kaydetti.


Suudi Arabistan: Ülkenin güneyindeki enerji tesisleri ve altyapısı hedef alındı, bazı operasyonlar geçici olarak durduruldu

Suudi yetkili, ilgili kurumların saldırıların yol açtığı sonuçlarla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ve tesislerin ve çalışanların güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri aldığını belirtti. (Suudi Aramco)
Suudi yetkili, ilgili kurumların saldırıların yol açtığı sonuçlarla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ve tesislerin ve çalışanların güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri aldığını belirtti. (Suudi Aramco)
TT

Suudi Arabistan: Ülkenin güneyindeki enerji tesisleri ve altyapısı hedef alındı, bazı operasyonlar geçici olarak durduruldu

Suudi yetkili, ilgili kurumların saldırıların yol açtığı sonuçlarla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ve tesislerin ve çalışanların güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri aldığını belirtti. (Suudi Aramco)
Suudi yetkili, ilgili kurumların saldırıların yol açtığı sonuçlarla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ve tesislerin ve çalışanların güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri aldığını belirtti. (Suudi Aramco)

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığından yetkili bir kaynak, bu sabah ülkenin güney bölgesindeki enerji sektörüne ait bazı tesis ve altyapının hedef alındığını, ilgili kurumların olayla ilgili müdahaleye başladığını ve gerekli önlemleri aldığını açıkladı.

Kaynak, saldırıların bazı noktalarda yangın çıkmasına yol açtığını ve bunun sonucunda bazı operasyonların geçici olarak durdurulduğunu belirtti. Sahadaki uzman ekiplerin yangınları kontrol altına almak, tesislerin güvenliğini sağlamak ve hasarı değerlendirmek üzere çalışmalara başladığını ifade etti..

Kaynak ayrıca saldırılarda bazı Suudi vatandaşları ile ülkede yaşayanların çeşitli düzeylerde yaralandığını, yaralılara gerekli tıbbi müdahalenin yapıldığını ve hasar tespit ile takip çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Yetkili kaynak, ilgili kurumların saldırıların sonuçlarıyla mücadele etmeyi ve tesislerin ve çalışanların güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri almayı sürdürdüğünü belirterek, faaliyetlerin onaylı operasyon planları doğrultusunda devam etmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Öte yandan Yemen’de Meşru Hükümete Destek Koalisyonu, günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada, “terörist Husi milislerinin gerilimi artırmasının ve Suudi Arabistan’ı, ülkenin ulusal kaynaklarını, vatandaşlarını ve topraklarında yaşayanları hedef alma girişimlerinin, bu terörist milisin düşmanca ve sorumsuz yaklaşımını ortaya koyan tehlikeli bir tırmanış olduğunu” bildirdi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, “terörist Husi milislerinin son olarak Abha, Hamis Muşayt, Cizan ve Necran kentlerindeki sivil ve ekonomik hedeflere yönelik gerçekleştirdiği saldırıların 73 sivilin yaralanmasına yol açtığını” belirtti. Yaralılar arasında kadın ve çocukların da bulunduğunu ifade eden el-Maliki, saldırıların Suudi Arabistan’ın egemenliğinin açık bir ihlali ve vatandaşları ile ülkede yaşayanların güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit olduğunu söyledi.

Tümgeneral el-Maliki, “terörist Husi milislerinin gerçekleştirdiği bu günahkâr ve gerekçesiz saldırıların, Suudi Arabistan’ın ulusal kaynaklarına, tesislerine ve sivil hedeflerine kasıtlı olarak zarar vermeyi amaçladığını” belirtti. Saldırıların ayrıca milisin Yemen’de ve Arap ve İslam dünyasındaki komşularında barış ve istikrarın sağlanmasını reddeden “aşırılıkçı ve suç teşkil eden tutumunu” ortaya koyduğunu kaydetti.

El-Maliki, “Koalisyon Müşterek Kuvvetler Komutanlığının, bu terörist milisi caydırmak ve düşmanca yaklaşımına kararlılıkla karşı koymak için gerekli tüm operasyonel tedbirleri alacağını” vurguladı. Bunun “Suudi Arabistan’ın egemenliğini savunmak, ulusal kaynaklarını korumak ve vatandaşları ile ülkede yaşayanların güvenliğini sağlamak” amacıyla yapılacağını belirten el-Maliki, “tehdit kaynaklarına karşılık vermek ve bunların oluşturduğu tehlikeyi bertaraf etmek için gerekli tüm önlem ve tedbirlerin alınacağını” ifade etti.


Suudi Arabistan, 73 sivilin yaralanmasının ardından Husilerin saldırılarına karşılık verme hakkını vurguladı

Suudi Arabistan Krallığı bayrağı (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Krallığı bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, 73 sivilin yaralanmasının ardından Husilerin saldırılarına karşılık verme hakkını vurguladı

Suudi Arabistan Krallığı bayrağı (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Krallığı bayrağı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan; Abha, Hamis Muşayt, Cizan ve Necran'daki sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 73 sivilin yaralanmasına yol açan Husi saldırılarının ardından egemenliğini savunmak, ulusal kaynaklarını, vatandaşlarının ve ülkede ikamet edenlerin güvenliğini korumak adına gerekli tüm tedbirleri alma konusundaki meşru hakkını teyit etti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Husi milislerinin saldırılarını ve Kızıldeniz'de ticari gemileri hedef alarak uluslararası deniz seyrüsefer güvenliğini tehdit etmeyi sürdürmesini "en sert ifadelerle" kınadı. Bakanlık, Husi milislerinin Yemen ile Arap ve İslam coğrafyasının güvenlik ve istikrarını tehdit eden "saldırgan tutumu ve suç teşkil eden davranışları" ile barış çabalarını sürekli reddetmesini kesin bir dille reddettiğini yineledi. Suudi Arabistan, topraklarını ve kaynaklarını hedef alan hiçbir saldırıya müsamaha göstermeyeceğini ve egemenliğini korumak için alacağı tedbirlerin uluslararası hukuk kurallarına uygun olduğunu vurguladı.

Riyad, Husilerin sivilleri ve sivil tesisleri hedef almaya devam etmesinin doğuracağı sonuçlar konusunda uyarıda bulunarak, deniz seyrüsefer güvenliğine yönelik bütün gerilimi artırma ve tehditlerin derhal durdurulmasını talep etti. Ayrıca uluslararası toplumu sorumluluk almaya ve başta 2015 tarihli 2216 ile 2024 tarihli 2722 sayılı kararlar olmak üzere ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını uygulamaya çağırdı.

Öte yandan Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyine yönelik saldırılarını ve siviller ile sivil tesislerin hedef alınmasını kınayarak, konsey üyesi ülkelerin Suudi Arabistan'ın güvenliğini, istikrarını, egemenliğini ve ulusal kaynaklarını hedef alan her türlü tehdide karşı Krallık ile "tek vücut" olduğunu teyit etti. KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, sivillerin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırıların uluslararası hukuk ve teamüllerin "açık bir ihlali" olduğunu, Husilerin Yemen'de barış ve istikrarı sağlamaya yönelik çabaları reddettiğini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti. El-Budeyvi, sivil tesislerin hedef alınmasının hiçbir gerekçeyle mazur görülemeyecek "kınanması gereken bir terör eylemi" olduğunu ifade ederek, uluslararası toplumu bu saldırılara karşı "kararlı ve caydırıcı" bir duruş sergilemeye çağırdı.

"Yemen'de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu" tarafından daha önce yapılan açıklamada, Husi terör milislerinin tırmanışının ve Suudi Arabistan'ı hedef alma girişimlerinin tehlikeli bir tırmanma olduğu belirtildi. Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, 73 sivilin yaralanmasına yol açan bu amaçsız saldırıların Suudi Arabistan'ın egemenliğinin ağır bir ihlali olduğunu vurguladı. El-Maliki, Koalisyon Müşterek Kuvvetleri Komutanlığı'nın bu terör milislerini caydırmak, tehdit kaynaklarına karşılık vermek ve tehlikeleri etkisiz hale getirmek için gerekli tüm operasyonel tedbirleri alacağını duyurdu.

Enerji tesislerinde bazı operasyonel faaliyetlere geçici ara verildi

Bu gelişmelerin yanı sıra Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı'ndan yetkili bir kaynak, Krallık'ın güney bölgesindeki bazı enerji sektörü tesis ve imkanlarının bu sabah hedef alındığını ve ilgili makamların gerekli müdahalelerde bulunduğunu bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yetkili kaynak, saldırıların bazı sahalarda yangın çıkmasına ve bazı operasyonel faaliyetlerin geçici olarak durdurulmasına yol açtığını, saha ekiplerinin yangınları kontrol altına alma, sahaları emniyete alma ve hasar tespiti çalışmalarına başladığını belirtti. Saldırılar sonucu yaralanan vatandaş ve ikamet edenlere gerekli tıbbi müdahalenin yapıldığını belirten kaynak, tesislerin ve çalışanların güvenliğini sağlamak amacıyla onaylanmış operasyonel planlar doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade etti.