Suudi Arabistan-İran görüşmeleri devam ediyor: ‘Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz’

Bakan Faysal bin Ferhan, “Yemen çatışmasını sona erdirmenin en hızlı yolu, Husilerin ateşkesi kabul etmesidir” dedi.

Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
TT

Suudi Arabistan-İran görüşmeleri devam ediyor: ‘Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz’

Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)
Prens Faysal bin Ferhan, önceki gün Washington'da ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile görüşmesi sırasında (AP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin İran ile görüşmeler konusunda ‘ciddi’ olduğunu söyleyerek, “Bu bizim için büyük bir değişim değil. Zira biz her zaman bölgede istikrarı sağlamanın bir yolunu bulmak istediğimizi söylüyoruz” dedi.
Financial Times'a verdiği röportajda Suudi bakan, İran'la yapılan görüşmelerin ‘dostça ve keşif amaçlı’ olduğunu söyledi.
Dün Washington'da gazetecilere açıklamalarda bulunan Prens Faysal, “Bölge için vizyonumuz refah ve istikrarın sağlanmasını hedeflediği için bu görüşmeleri sürdürmeye ve ilerlemesi için bir yol bulmaya kararlıyız. İran'ın bizimle bu vizyonu paylaşacağını umuyoruz” dedi. İran'la yapılan görüşmelerin, Viyana'daki dolaylı görüşmeleri yeniden başlatma niyetleri ilgili olup olmadığına dair Prens Faysal, “Tüm endişeleri gidermek için İran’ı uluslararası toplum ve bölgedeki komşularıyla olumlu ilişkiler kurmaya teşvik ediyoruz" dedi.

İran'ın nükleer programı
Suudi Bakan dün, İran’ın nükleer programının hızlanması ile ilgili olarak, nükleer silahların yayılmasını önlemek ve bölgesel gerilimlerin üstesinden gelmek için gerçek, somut ve etkili bir anlaşmaya varılması gerektiğini vurguladı.
Prens Faysal bin Ferhan, nükleer anlaşmada yaşanan sorunların İran’ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasını sağladığını ve bu durumun bölgeyi tehlikeli bir aşamaya soktuğu konusunda uyarıda bulundu. ABD yönetimiyle devamlı koordinasyonun sağlanması ile ilgili olarak Suudi Bakan, “İstikrar ve refah adına ikili koordinasyon, bölge için olduğu kadar bizim için de önemli. Bakan Blinken ile yaptığımız görüşmelerde çok çeşitli konuları ele aldık. Blinken’e nükleer müzakere hususunda tutumumuzu aktardım. İran'ın Kapsamlı Ortalık Eylem Planı Anlaşması ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması kapsamındaki taahhütlerinin dışına çıkarak nükleer faaliyetlerini hızlandırmasından endişe duyuyoruz” açıklamasında bulundu.
Suudi Dışişleri Bakanı, B Planı ve ABD yönetiminin sunduğu diğer seçenekler hakkında şunları söyledi:
“Tüm seçeneklerin masada olması önemli. İran'ı, bölgesel meseleleri tartışmanın yanı sıra nükleer dosyayı da görüşmek üzere müzakere masasına gelmeye teşvik edecek tüm araçlar önümüzde olmalı. Bölgenin, İran’ın ve İran halkının refah ve kalkınması, ayrıca İran’ın, geleceğine yatırım yapmaya teşvik edilmesi ancak bu şekilde gerçekleştirilebilir. Bu sorunlarla başa çıkmanın bir yolunu bulabilirsek başarılı ve müreffeh bir bölgeye sahip olabileceğimize inanıyoruz.”
Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin tutumunun, Viyana'da müzakerelerin mümkün olan en kısa sürede yeniden başlamasını teşvik etmek olduğunu ifade ederek, “İran’ın nükleer silah üretmesini engelleyen uzun vadeli ve faydalı bir yol bulunmalı. Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arınması gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Blinken ile görüşmeler
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesi ile ABD yönetimi arasındaki ilişkilerin güçlü olduğunu vurgulayarak, bölgesel meseleler ve istikrarın sağlanması ile ilgili tartışmalarda aktif olarak yer aldıklarını belirtti. Washington’a yaptığı ziyaret sırasında ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile yaptığı görüşmelerde İran dosyasının gündemin üst sıralarında yer aldığına dikkati çekti.
İki bakan önceki gün Washington'da yaptıkları görüşmede iki ülke arasındaki stratejik ve tarihi ilişkileri ve bu ilişkileri güçlendirmenin yollarını tartışmıştı.
Suudi Dışişleri Bakanı Twitter'dan, "ABD Dışişleri Bakanı ile verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Tüm alanlarda stratejik işbirliğimizin güçlendirilmesi ve iki dost ülkeyi ilgilendiren birçok bölgesel ve uluslararası konuda ortak koordinasyonun artırılması da dahil olmak üzere pek çok konuyu ele aldık” paylaşımında bulundu.
İki bakan, başta Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın sağlanması ve hem bölgede hem de tüm dünyada barışın tesis edilmesi için iki dost ülkenin yaptığı girişimler başta olmak üzere birçok bölgesel ve uluslararası meseleyi görüştü.
Görüşmede, Yemen'deki siyasi çözüm ve kalkınmayı engelleyen Husi milislerinin Yemen halkına yönelik ihlallerini durdurmaya yönelik ortak çabaların yanı sıra terörizm ve aşırılıkçılıkla mücadelede işbirliği tartışıldı. İki taraf, Husi milislerinin sivil ve ekonomik tesislere yönelik devam eden saldırılarına, uluslararası deniz güvenliğine yönelik tehditlerine ve Yemen halkının acılarını bir pazarlık kozu olarak kullanmalarına son vermek için ortak çabaları güçlendirmenin önemini ele aldı.
İki taraf, İran nükleer programı ve bu kapsamda yürütülen uluslararası müzakereler hakkında da görüş alışverişinde bulundu. İki bakan, bölgesel ve uluslararası gelişmeler ve bu konuda yapılan çabalar hakkındaki istişarelerin yanı sıra Afganistan'da güvenlik ve istikrarı garanti eden her adımın desteklenmesinin önemine değindi.
Suudi Bakan, ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley ile de bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasında, İran'ın uluslararası anlaşmaları ihlal etmesine engel olmak için ortak çabaların yoğunlaştırılmasının yanı sıra İran nükleer dosyası ve bu husustaki uluslararası müzakereler konusunda işbirliğini geliştirmenin yolları tartışıldı. Ayrıca iki taraf, Ortadoğu'da ve başka bölgelerde İran’ın güvenliği ve istikrarı bozan terörist milislere verdiği desteği durdurmak için işbirliğini güçlendirmenin önemini tartıştı.
Prens Faysal bin Ferhan ayrıca, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşleri Koordinatörü Brett McGurk, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşleri Direktörü Büyükelçi Barbara Leaf ve ABD Dışişleri Bakanlığının Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Yale Lambert ile bir araya geldi.
Görüşmede Suudi Arabistan-ABD ilişkilerini ve bu ilişkileri geliştirme fırsatları gözden geçirilirken, Suudi Arabistan ve ABD'nin Ortadoğu'da ve dünyada barış, güvenlik ve istikrarı destekleme çabaları ele alındı.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın bildirdiğine göre, toplantıda İran nükleer dosyasına ilişkin gelişmeler, bu konuda devam eden müzakereler ve İran’ın uluslararası barışı ve güvenliği tehdit eden teröristlere verdiği desteğin yanı sıra Suudi Arabistan’ın, Yemen halkının kalkınmasını ve istikrarını sağlayacak şekilde Yemen’de bir siyasi çözüme ulaşılması için gösterdiği çabalar ele alındı.

Yemen sahnesi
Suudi Dışişleri Bakanı, yaptığı görüşmelerde Yemen meselesine değinmeyi de ihmal etmedi. Suudi Bakan, ülkesinin siyasi diyalog yolunu ve Yemen çatışmasını sona erdirmeyi içeren bir öneri sunduğunu ancak Husilerin şu ana kadar görüşmeyi reddettiğini ve Suudi Arabistan'a saldırmaya devam ettiğini belirtti. Bakan, "ABD ve tüm uluslararası toplumun, çatışmayı sona erdirmeleri yönünde kendilerine sunulan önerileri kabul etmesi için Husilere daha fazla baskı yapması gerektiğine inanıyoruz.  Çatışmayı sona erdirmenin en hızlı yolu, Husilerin masadaki kapsamlı ateşkes önerisini kabul etmesi ve ciddi bir şekilde siyasi görüşmelere katılmasıdır” dedi.
Bakan, limanlar konusunda ise, “Havaalanları ve limanlar açıldı ve buralardaki ticaret trafiğinin yeniden başlamasıyla ilgili görüşmeler sürüyor. Yemen hükümeti ile Husiler arasında gelir dağılımı konusunda anlaşmazlıklar var. Bu bazen gemilerin limana gelmesine engel oluyor. Bu işi çözüme kavuşturmak için ABD ve diğer ortaklarımızla çalışıyoruz” dedi.

Tartışma oturumu
Suudi Bakan, Ortadoğu Enstitüsü, Atlantik Konseyi, Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü, Washington'daki Arap Körfez Devletleri Enstitüsü, Amerikan Dış İlişkiler Konseyi ve Wilson Merkezi gibi bir dizi Amerikan düşünce kuruluşunun üyelerinin katılımıyla bir tartışma oturumu düzenledi.
Tartışma oturumunda, stratejik Suudi-ABD ilişkileri, Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın temellerinin atılmasındaki işbirliği ve ortak endişe alanlarına değinildi. Ayrıca Yemen'de tüm Yemenli tarafları bir araya getiren bir siyasi bir çözüme ulaşmak ve Yemen ve halkının güvenliğini, istikrarını ve refahını desteklemek için gösterilecek olan Suudi-Amerikan çabaları ele alındı.
Suudi Dışişleri Bakanı, Amerikan düşünce kuruluşlarının üyeleriyle ayrıca, İran nükleer dosyası ve bunun uluslararası barış ve güvenlik ile uluslararası seyrüsefere karşı oluşturduğu tehdit hakkında görüşmeler yaptı. Bakan Ferhan, bölge ve dünya halkları için gerçek bir tehdit oluşturan İran destekli terörist milislerle yüzleşmeleri için uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Tartışma oturumunda ayrıca, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz tarafından geçtiğimiz Mart ayının sonunda açıklanan ve büyük bir küresel etkileşim alan Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimleri de dahil olmak üzere Suudi Arabistan’ın dünyayı ve çevreyi koruma çabaları görüşüldü.
Düşünce kuruluşlarının üyeleri, iklim değişikliği olgusuyla yüzleşmeye, toprağı ve doğayı korumaya ve küresel hedeflere ulaşmaya güçlü ve etkili bir şekilde katkıda bulunacak iki öneri sundular. Bu önerilerin, iklim değişikliğiyle mücadelede bölgesel ve uluslararası düzeyde koordineli bir sistem oluşturacağını belirttiler.

Tutumlar ve yükümlülükler
Suudi Dışişleri Bakanı, Lübnan'daki durumla ilgili olarak, geçtiğimiz günlerde yaşananların ciddi ve gerçek bir değişim ve gerçek reformlara odaklanma gereğini gösterdiğini belirtti. Bakan ayrıca, ülkeyi kurtarmak, yapısal ekonomik ve politik sorunları çözmek için sorumluluğun Lübnan yönetimine ait olduğunu belirtti. Suudi Arabistan'ın Lübnan halkına destek sağlamaya devam edeceğini ifade etti.
Diğer taraftan Irak'taki seçim sürecinin başarısına övgüde bulunan Suudi Bakan, "Irak'ın istikrarının bölgesel istikrarı sağlamanın ve bölgeyi doğru bir geleceğe götürmenin bir ayağı olduğuna inanıyoruz" dedi.
Afgan meselesiyle ilgili olarak Prens Faysal, ülkesinin 2001 yılından bu yana Taliban hareketiyle hiçbir temasının olmadığını belirtti. Hareketin Afganistan'da istikrarı sağlamak için Afgan toplumunun tüm unsurlarını bir araya getirmesi gerektiğine inandığını belirterek, “Afgan halkının isteklerini karşılayan bir ülke inşa etme yolunu seçmek Taliban’a düşüyor” dedi.
Suudi Dışişleri Bakanı, petrol fiyatları ve üretimi artırma talepleri hakkında ise şunları söyledi: "Petrol piyasalarının karşılaştığı zorluklar aşacak, istikrarı sağlayacak ve üreticilerin ve tüketicilerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde dengeli bir enerji politikası yürütmeye çalışıyoruz. Sadece kısa vadede değil, orta ve uzun vadede de durumu çok ciddiye alıyoruz. Piyasayı, küresel ekonomiyi koruyacak şekilde yönetmeye kararlıyız."



Suudi Arabistan Veliaht Prensi: Ülkeyi savunma çabaları, bölgedeki krizde kendini gösterdi

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi: Ülkeyi savunma çabaları, bölgedeki krizde kendini gösterdi

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün yaptığı açıklamada, ülkenin güvenliğini koruma ve ulusal kazanımları muhafaza etmeye yönelik çabaların gurur ve takdiri hak ettiğini belirterek, bunun devletin evlatlarının benimsediği köklü bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Veliaht Prens’in açıklamaları, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz adına Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul ettiği sırada geldi. Kabul törenine prensler, ülkenin baş müftüsü, din âlimleri ve şeyhler, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinden üst düzey davetliler, bakanlar ve askeri birlik komutanları katıldı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman törende yaptığı konuşmada, “Sizi, vatandaşlarımızı, ülkede yaşayanları ve Beytullah’ın hacılarını mübarek Kurban Bayramı dolayısıyla tebrik etmekten memnuniyet duyuyoruz. Yüce Allah’tan bu bayramı ülkemize ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara hayırla yeniden nasip etmesini diliyoruz” ifadelerini kullandı. Ülkesinin sahip olduğu ayrıcalıklara da değinen Veliaht Prens, “Allah’a hamdolsun ki ülkemize, Haremeyn-i Şerifeyn’e ve kutsal mekânlara hizmet etme, ayrıca onları ziyaret edenlere bakım ve hizmet sunma şerefini bahşetti” dedi.

vfevf
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Kurban Bayramı tebriklerini kabul ettiği törende bir konuşma yaptı. (SPA)

Veliaht Prens, hacılara hizmet amacıyla görev yapan askeri ve güvenlik birimleri personeli ile devletin farklı kurumlarında çalışan görevlilere ve gönüllülere teşekkür ederek, hacıların güvenliği ve emniyeti için yürütülen çalışmaların büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu çabaların, Suudi Arabistan’ın güvenliğini savunma ve egemenliğini koruma yönünde daha önce ortaya konulan çalışmaların devamı niteliğinde olduğunu vurgulayan Veliaht Prens, bunun bölgenin içinden geçtiği kriz sürecine yönelik yaklaşımda da açık şekilde görüldüğünü belirtti. Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Allah’tan ülkeyi korumasını ve güvenlik ile istikrarın devamını sağlamasını diledi.

Öte yandan, hac görevine katılan askeri birimler adına konuşan Suudi Arabistan Kamu Güvenliği Müdürü Korgeneral Muhammed el-Bassami, Suudi Arabistan’ın kuruluşundan bu yana Haremeyn-i Şerifeyn’e hizmeti, temel misyonu, kimliğinin ana unsuru ve gurur kaynağı hâline getirdiğini söyledi. El-Bassami, ülkesinin bu doğrultuda kararlı bir irade ve yenilenen bir vizyonla ilerlediğini belirterek, Suudi Arabistan’ın bu büyük emanete daima sahip çıkmayı ve bu onurlu görevi sürdürmeyi hedeflediğini ifade etti.

dcfd  fc
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, hacılara hizmet etme çalışmalarından dolayı ordu ve güvenlik güçleri mensuplarına, devlet çalışanlarına ve gönüllülere teşekkür etti. (SPA)

El-Bassami, Hac güvenliği planlarında şu ana kadar elde edilen başarıların, Kral Selman bin Abdulaziz’in talimatları ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın sınırsız desteği sayesinde gerçekleştiğini belirtti. El-Bassami, bunun hac sezonuna yönelik güvenlik ve hizmet planlarının kalite göstergelerini yükselttiğini, ayrıca hac organizasyonunu düzenleyen talimatlara uyum seviyesinde belirgin bir iyileşme sağladığını ifade etti. Bunun, kuralların kararlılıkla uygulanmasının yanı sıra Rahman’ın misafirlerinin güvenliği ve emniyetini korumaya yönelik önleyici ve proaktif tedbirlerin etkinliğini ortaya koyduğunu söyledi.

Diğer yandan, Albay Dr. Meşal el-Harisi, bu vesileyle bir şiir okudu. Program, davetlilerin Veliaht Prens ile selamlaşmasının ve kabul töreninin sonunda birlikte akşam yemeği yenilmesinin ardından sona erdi.

dv f
Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini iletmek üzere gelen misafirlerin ağırlandığı törenden, 27 Mayıs 2026 (SPA)

Kabul törenine, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Özel Danışmanı Prens Sultan bin Selman bin Abdulaziz, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Danışmanı Prens Mişal bin Macid bin Abdulaziz, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Danışmanı Prens Dr. Abdulaziz bin Sattam bin Abdulaziz, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Bender bin Halid bin Faysal bin Abdulaziz, Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Prens Halid bin Bender bin Sultan bin Abdulaziz, Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı ve Daimi Hac ve Umre Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Suud bin Mişal bin Abdulaziz, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Bender bin Mukrin bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Cidde Valisi Prens Suud bin Abdullah bin Mansur bin Calavi, Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, İçişleri Bakanı ve Yüksek Hac Komitesi Başkanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayef, Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Prens Bender bin Faysal bin Bender bin Abdulaziz, Ulusal Muhafız Bakanı Prens Abdullah bin Bender Al Suud, Taif Valisi Prens Favvaz bin Sultan bin Abdulaziz, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Özel Danışmanı Prens Dr. Abdulaziz bin Muhammed bin Ayyaf ile Savunma Bakan Yardımcısı Prens Abdurrahman bin Muhammed bin Ayyaf katıldı.


Mina'daki Ramazan Bayramı'nın özellikleri... Tamamlanmanın sevinci, Ramazan Bayramı ruhuyla tek bir yerde buluşuyor

Hacılar Mina'da ibadetlerini tamamlarken Kurban Bayramına kavuştu (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar Mina'da ibadetlerini tamamlarken Kurban Bayramına kavuştu (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Mina'daki Ramazan Bayramı'nın özellikleri... Tamamlanmanın sevinci, Ramazan Bayramı ruhuyla tek bir yerde buluşuyor

Hacılar Mina'da ibadetlerini tamamlarken Kurban Bayramına kavuştu (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar Mina'da ibadetlerini tamamlarken Kurban Bayramına kavuştu (Fotoğraf: Beşir Salih)

Daha Zilhicce ayının onuncu gününün güneşi doğar doğmaz, milyonlarca hacının tekbir ve dualarla doldurduğu kutsal atmosfer bambaşka bir görünüme bürünüyor. Hacılar, küçük tahallülün (Kurban Bayramı'nın birinci günü tıraş olup ihramdan çıkılması ile gerçekleşir) ardından beyaz ihramlarını çıkararak yerlerine sevinç ve şükran dolu kıyafetler giyiyor; hem hac ibadetlerinin büyük bölümünü tamamlamanın huzurunu hem de Kurban Bayramı’nın gelişini kutluyor.

Sabahın ilk saatlerinden itibaren Mina’daki çadır yolları adeta bayram meydanlarına dönüştü. Hac organizasyonları, hacıları bayram tebriği sözleriyle karşılarken, şekerlemeler dağıtıldı ve misafirperverliğin simgesi olarak sıcak Suudi kahvesi ikram edildi.

Hacılar, ibadetlerinin çoğunu tamamlamalarını kutladılar (Fotoğraf: Beşir Salih)Hacılar, ibadetlerini tamamlamalarını kutladılar (Fotoğraf: Beşir Salih)

Hacılar, ibadetlerinin büyük kısmını tamamlamanın sevincini yaşarken, birçok organizasyon farklı kültürlerden yemeklerin sunulduğu bayram sofraları kurdu. Tekbir ve tehlillerin yankılandığı ortam, son günlerin yorgunluğunu hafifleten manevi ve neşeli bir atmosfer oluşturdu.

Bayram sabahında Mina çadırları rengârenk bir mozaik görünümüne büründü. Hacılar birbirlerini ziyaret ederek bayramlaştı, hayatlarının en özel anlarından birini ölümsüzleştirmek için hatıra fotoğrafları çektirdi.

 Hacılar, ibadetlerini tamamlamanı ve mübarek Kurban Bayramı'na ulaşmanın tadını çıkarmanın sevincini ve şükranını yansıtan kıyafetler giymişlerdi (Fotoğraf: Beşir Salih)Hacılar, ibadetlerini tamamlamanı ve mübarek Kurban Bayramı'na ulaşmanın tadını çıkarmanın sevincini ve şükranını yansıtan kıyafetler giymişlerdi (Fotoğraf: Beşir Salih)

 Hacılar, küçük tahallülün ardından beyaz ihram kıyafetlerini çıkarıyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)Hacılar, küçük tahallülün ardından beyaz ihram kıyafetlerini çıkarıyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Kültürlerin buluştuğu eşsiz manzara

Dünyanın başka hiçbir yerinde benzeri görülmeyen bir manzarada, Mina’nın yolları ve hacı çadırları açık hava kültür festivaline dönüştü. İhramdan çıkan hacılar, geleneksel kıyafetleriyle kendi kültürel kimliklerini ve milli geleneklerini yansıttı.

Parlak renkleri ve ince işlemeleriyle Mağrip kaftanları ve celabiyeleri; Sudan ve Pakistan’a özgü beyaz sarıklar ve uzun kıyafetler; neşe ve coşkuyu yansıtan Asya sarileri ve geleneksel kıyafetler aynı ortamda buluşarak zengin ve renkli bir tablo oluşturdu.

Geleneksel beyaz Mısır celabiyesi ve sarığıyla dikkat çeken Mısırlı hacı Mustafa Ahmed, Mina’da ilk kez bayram sabahını milyonlarca Müslümanla birlikte yaşadığını söyledi. Ahmed, geleneksel kıyafetinin birçok hacının ilgisini çektiğini ve kıyafeti hakkında sorular sorduklarını belirtti.

Endonezyalı hacı Susilo ise renkli desenleriyle ünlü “batik” gömleği ve geleneksel siyah “peci” başlığıyla kültürünü yansıttı.

Endonezyalı hacı, “Bugün Mina adeta dünya barışı için kurulmuş bir kültür fuarı gibi görünüyor. Afrika, Güney Asya, Arap, Türk ve Endonezya kıyafetlerini bir arada görüyoruz. Herkes birbiriyle konuşuyor, kaynaşıyor. Bu kutsal mekânda kültürlerimizi yaşatmak, çeşitliliğimizin İslam ümmetinin gücü ve güzelliği olduğunu hissettiriyor” ifadelerini kullandı.


Kral Selman: İki Kutsal Caminin hizmetini ve Kabe’ye gelen hacıları ağırlama şerefini bize bahşettiği için Allah’a şükrediyoruz

(foto altı) İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
(foto altı) İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
TT

Kral Selman: İki Kutsal Caminin hizmetini ve Kabe’ye gelen hacıları ağırlama şerefini bize bahşettiği için Allah’a şükrediyoruz

(foto altı) İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
(foto altı) İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz bugün yaptığı açıklamada, “Allah’a hamdolsun ki bize İki Kutsal Cami’ye (Haremeyn-i Şerifeyn) hizmet etme ve Beytullah’ın hacılarına ev sahipliği yapma şerefini nasip etti” ifadesini kullandı.

Kral Selman, Allah’tan hacıların hac ibadetlerini, kurbanlarını ve diğer ibadetlerini kabul etmesini diledi.

Kral Selman açıklamasının devamında, “Mübarek Kurban Bayramı’nın gelişi vesilesiyle, bu kutlu vatandaki halkımızın ve tüm İslam ümmetinin bayramını tebrik ediyoruz. Yüce Allah’tan bu bayramı ümmetimiz ve tüm dünya için hayır, barış ve istikrar vesilesi kılmasını niyaz ediyoruz. Bayramınız mübarek olsun” dedi.

Öte yandan hacı adayları, Kurban Bayramı’nın ilk günü olan bugün sabahın erken saatlerinden itibaren Mina’da şeytan taşlama ibadetine başladı. Hacılar, önceden hazırlanan sevk planı kapsamında yoğunluk yaşanmadan Akabe cemresine yedi taş attı.

Hacılar, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Akabe cemresine taş atıyor. (Reuters)Hacılar, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Akabe cemresine taş atıyor. (Reuters)

Yaklaşık 1,7 milyon hacı, dün güneşin batmasının ardından Hac ibadetinin en önemli rüknü olan Arafat Vakfesi’ni tamamlayarak Müzdelife’ye geçti. Beyaz ihramları içindeki hacıların intikali güvenli şekilde gerçekleştirildi.

Hacıların Arafat’tan Müzdelife’ye geçiş sürecinde güvenlik ve hizmet ekipleri kutsal bölgelerin tamamında yoğun şekilde görev yaptı. Hacılar, Kurban Bayramı sabahına kadar Müzdelife’de konakladıktan sonra bugün Mina’ya hareket ederek Akabe cemresine taşlama, ziyaret tavafı, kurban kesimi ile tıraş olma adımlarını yerine getirecek.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayif, Hac organizasyonunda güvenlik, koordinasyon ve hizmet alanlarında sağlanan entegrasyonun, ayrıca kullanılan ileri düzey teknik altyapının hacılara gösterilen ilginin somut göstergesi olduğunu ifade etti. Bakan, söz konusu hazırlıkların güvenlik ve organizasyon planlarının etkin biçimde uygulanmasını güçlendirdiğini, bunun da hacıların güvenliğini sağlayarak ibadetlerini huzur ve kolaylık içinde yerine getirmelerine katkı sunduğunu söyledi.

İçişleri Bakanı dün Devlet Güvenlik Başkanlığı’na bağlı özel güvenlik güçlerini denetledi. Bakan, Hac güvenlik güçleri bünyesinde görev yapan özel birliklerin yürüttüğü çalışmaları takdir ettiğini belirtti.