Filistin: Abbas, yolsuzluk iddiaları üzerine idari reform komitesi kuruyor

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)
TT

Filistin: Abbas, yolsuzluk iddiaları üzerine idari reform komitesi kuruyor

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, bakanlıklar ve devlet kurumlarında yolsuzluk şüphelerinin ortaya çıkması ardından bürokraside reform için ulusal komite kurma kararı aldı.
Şarku’l Avsat’ın Filistin resmi haber ajansı WAFA'dan aktardığı habere göre, kurulacak olan komiteye Abbas'ın hukuk danışmanı başkanlık edecek. Üyeleri arasında ise Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri, Memur Genel Bürosu Başkanı, Mali ve İdari Gözetim Bürosu Başkanı, Genel Emeklilik Kurumu Başkanı, Tanzim ve İdare Başkanı ve Adalet Bakanı yer alacak. Komitede ayrıca Ulusal Fon, Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları ve Genel İstihbarat Birimi’nden birer temsilci de yer alacak.
Mahmud Abbas, söz konusu komitenin ülkedeki kurumsal yapının dayandığı yasaları, yönetmelik ve yapıları, kamu hizmetiyle ilgili her hususu reform ve gelişim, yapıları düzene sokma ve harcamaları rasyonelleştirme açısından inceleyeceğini açıkladı. Komitenin ayrıca bakanlıklar, devlet kurumları ve Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı kurumlar arasındaki işlevsel ve yapısal ilişkiyi kontrol etmekle görevli olduğunu da sözlerine ekledi.
Nitekim Mali ve Gözetim Bürosu, 2020 yılına ilişkin raporunda bakanlıkların ve devlet kurumlarının çalışmalarında yolsuzluk, ihlal ve suiistimal şüphelerini ortaya çıkarmıştı. Bu yönde 147 şikayet aldığını belirten büro, koronavirüs krizinde yardım dağıtım fonu, yurtdışına tedavi nakli dosyası, hac dosyası, Maliye Bakanlığındaki suiistimaller dahil olmak üzere birçok dosyadaki ihlal ve yolsuzluk şüphelerini izlemişti.
Rapor Filistin kamuoyunda tartışmalara yol açmış, muhalefet grupları ise kapsamlı bir soruşturma açılmasını, yolsuzluğa karışanların görevlerinden alınıp adalete teslim edilmesini talep etmişti. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise Filistin halkını dışlama, kibre tutulma ve askeri güç kullanma politikasının barış ve güvenlik getirmeyeceğini söyleyerek “Zirâ işgalin sonsuza kadar sürmesini beklemeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Filistin özel sektöründen bir heyet ile görüşen Abbas, İsrail'in Filistin halkına yönelik saldırgan uygulamaları durmadığı taktirde liderliğin herkese söyleyecek şeyleri olduğunu vurgulayarak “Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Komitesi ile Fetih Merkez Komitesi arasında toplantılar mevcut. Filistin seçeneklerini, ulusal haklarımızı korumak için neyin uygun olduğunu tartışacağız; herkese söyleyecek bir şeyimiz olacak” ifadelerine başvurdu.
FKÖ Yürütme Komitesi dün geç saatlerde Fetih Merkez Komitesi ile bugün toplanmak üzere anlaştı. Toplantıda Abbas'ın işgalin bir yıl içinde sona erdirilmesi yönünde Birleşmiş Milletler'deki girişimini destekleme gündemi, ABD yönetimi ve İsrail hükümeti ile barış süreci ve Filistin Merkez Konseyi toplantısı da ele alındı.
Abbas, açıklamalarında aynı zamanda şu ifadelere başvurdu:
“Dünya ülkeleriyle ilişkilerimiz öncelikle Filistin ulusal çıkarlarına dayalı. Bu nedenle milli davamızı tasfiye etmeye çalışan şüpheli projeleri reddettik ve Yüzyılın Anlaşması’nı başarısızlığa uğrattık. Kudüs'ün kimliği ve kutsallıklarını korumak, halkının dayanıklılığını desteklemek için çaba sarf ediyoruz. İşgalci İsrail yetkilileri; yerleşimcilik, evleri yıkmak, cinayet işlemek ve tutuklamalar yapmak gibi Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'de halkımıza yönelik saldırgan uygulamalarına bir son vermeli. ABD yönetimi ise sözlerini eyleme çevirmeli. Zirâ sahadaki durum katlanılmaz hale geldi. Herkes işgali sona erdirme yönünde bir an önce harekete geçmeli, yoksa BM’de yaptığım son konuşmada sunduğum diğer seçenekler ve öneriler masaya yatırılacak. Genel seçimler Filistin ulusal talebidir. Bu seçimlerin düzenlenmesi yönünde çağrı yapma inisiyatifini kullanıyoruz. Kudüs, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ni içerecek seçimleri derhal gerçekleştirmeye hazırız. Uluslararası toplumu seçimlerin Kudüs'te yürütülmesi yönünde izin vermesi için İsrail'e baskı yapmaya çağırdık. Bu yıl sonu gelmeden programa göre gerçekleştirilecek olan belediye seçimleri süreci şimdiden başladı.”



Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
TT

Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)

Fransız Haber Ajansı AFP salı akşamı Iraklı yetkililerin, İran'ın emriyle Avrupa’da İsrail'in çıkarlarına yönelik saldırılar da dahil olmak üzere çeşitli suç eylemlerinde bulunmakla suçlanan İsveç merkezli Foxrot Ağı’nın ‘liderlerinin’ tutuklandığını duyurduğunu aktardı.

Irak Ulusal İstihbarat Servisi (INIS) tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“INIS, doğru istihbarat ve iç ve dış takip operasyonlarına dayanarak, Ulusal Uluslararası Adli İşbirliği Merkezi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Süleymaniye kentinde güvenlik yetkilileriyle koordineli olarak, yerel ve uluslararası tutuklama emirleri bulunan ve Foxrot Ağı’nın suç liderlerini tutuklamayı başardı.”

INIS, “Foxrot Ağı, Irak topraklarını suç faaliyetleri için üs olarak kullanmaya çalıştığından, tutuklamalar birçok ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi” diye ekledi.

Öte yandan Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) pazartesi günü yaptığı açıklamada ‘ana şüphelilerden biri Irak'ta tutuklandı. İsveç polisi ile Irak kolluk kuvvetleri arasında uzun süreli iş birliği sonucunda’ tutuklandığını duyurdu.

Europol, tutuklanan kişinin ‘Avrupa Birliği'nin (AB) arananlar listesinde yer alan ve yurt dışından İsveç'i hedef alan ciddi şiddet eylemlerinin başlıca organizatörlerinden biri olduğundan şüphelenilen 21 yaşındaki bir İsveç vatandaşı’ olduğunu açıkladı.

Açıklamada, Foxrot Ağı ile bağlantılı olduğu ve küçüklerin örgüte katılmasının sağlanması ve kullanılması da dahil olmak üzere, hizmet olarak şiddet eylemlerinin koordinasyonunda merkezi bir rol oynadığına inanıldığı belirtildi.

Bu operasyon sırasında, aynı ağla bağlantılı ve İsveç adli makamları tarafından çeşitli ağır suçlardan aranan başka bir kişinin de tutuklandığını ekledi.

Washington, geçtiğimiz mart ayında İran rejiminin bu ağı kullanarak 2024 yılının ocak ayında Stockholm'deki İsrail büyükelçiliği de dahil olmak üzere Avrupa'daki İsrail ve Yahudi hedeflerine saldırılar düzenlediğini belirterek Foxrot Ağı’na yaptırımlar uyguladı. Ağın lideri Rawa Majid'e de yaptırımlar uygulandı.

Majid'in ‘özellikle İran İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı ile iş birliği yaptığı’ belirtildi. Ertesi ay, İngiltere de Foxrot Ağı ve liderlerine yaptırım uyguladı.

Foxrot Ağı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığına karışmakla ve özellikle silahlı saldırılar düzenleyerek ve para karşılığı cinayetler işleyerek Kuzey Avrupa'da şiddetin tırmanmasına neden olmakla suçlanıyor.


Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.


Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
TT

Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yüzleşmek amacıyla Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etti (SDG) ve bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini talep etti. Kürt liderler, yetkilileri bölgelerine saldırı hazırlığı yapmakla suçladı.

“Operasyon Otoritesi”, SDG ve eski rejimin kalıntılarının seferberliğine yanıt olarak Deyr Hafir ve Meskene kasabalarının kapatıldığını bildirdi ve sivillere, Halep şehrini bombalayan İran intihar drone'larının fırlatma noktası oldukları için bu kasabaları tahliye etmeleri çağrısında bulundu.

Yetkili makam, Deyr Hafir civarındaki SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığını duyurdu. Resmi kanal, askeri bir kaynağın, topçu saldırısının SDG'nin Hamima köyü civarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söylediğini aktarırken, ordu ise bir sivilin Deyr Hafir'den motosikletiyle ayrılmaya çalışırken SDG keskin nişancısının ateşi sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Bu arada Suriye Enerji Bakanlığı, SDG'nin Deyr Hafir'in doğusundaki Amtina Köprüsü'nü bombalamasını kınadı. Bu köprü, bölgeyi birbirine bağlayan ve hizmet veren son köprüydü ve bombalama sonucu bölgeye erişim tamamen kesildi. Bakanlık, SDG'yi ana su kanalını tehlikeye atmaktan ve özellikle Deyr Hafir bölgesi ve çevresinde su akış hızının önemli ölçüde artması sonucu yaklaşık 8 bin hektarlık tarım arazisinin su basması tehdidiyle karşı karşıya kalmasından tamamen sorumlu tuttu.