Cezayir'de iki bakanlık Fransızca kullanımını sonlandırdı

Cezayir'deki "Mesleki Eğitim" ile "Gençlik ve Spor" bakanlıkları, resmi yazışma ve eğitimlerde Fransızca kullanımını sonlandırdıklarını duyurdu.

AA
AA
TT

Cezayir'de iki bakanlık Fransızca kullanımını sonlandırdı

AA
AA

Mesleki Eğitim Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, bakanlık bünyesindeki eğitimlerde ve tüm resmi yazışmalarda Arapçanın zorunlu hale getirildiği belirtildi.
Benzer şekilde Gençlik ve Spor Bakanlığı da iç yazışmalar dahil tüm resmi iletişimde Arapça kullanımını mecburi kıldı.
Söz konusu bakanlıkların attığı bu adımın hükümet genelinde alınmış bir karar olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor.
Cezayir'de Savunma Bakanlığı hariç bakanlıkların çoğu iç yazışmalarında yoğun biçimde Fransızcayı kullanıyor. Arapçanın resmi dil olduğu Cezayir'de, Berberice de ikinci resmi dil olarak kabul ediliyor.

Cezayir-Fransa hattında artan gerilim
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 2 Ekim'de Le Monde gazetesinde yayımlanan "Cezayir'in sömürge tarihini Fransa nefreti üzerine inşa ettiği" yönündeki sözleri üzerine Cezayir yönetimi 3 Ekim'de hava sahasını Fransız askeri uçaklarına kapattığını duyurmuştu.
Macron'un açıklamaları üzerine Cezayir Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Macron'un yorumları, (1830-1962 yıllarında) Fransız sömürgeciliğine karşı yiğit bir direnişle kendilerini feda eden 5 milyon 630 bin şehidin anısına kabul edilemez bir hakarettir." ifadesine yer verilmişti.
Cezayir'in, iç işlerine müdahale edilmesinin kesinlikle reddedildiği vurgulanan açıklamada, Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun'un, Cezayir'in Paris Büyükelçisi Muhammed Anter Davud'u istişare için derhal ülkeye çağırdığı kaydedilmişti.



Amman’da Irak-Ürdün-Suriye güvenlik toplantısı: Askeri hazırlık durumu güçlendiriliyor

Irak Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Yahya Rasul (Hükümet Medyası)
Irak Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Yahya Rasul (Hükümet Medyası)
TT

Amman’da Irak-Ürdün-Suriye güvenlik toplantısı: Askeri hazırlık durumu güçlendiriliyor

Irak Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Yahya Rasul (Hükümet Medyası)
Irak Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Yahya Rasul (Hükümet Medyası)

Irak ordusunun bir sözcüsü, bugün, Iraklı, Ürdünlü ve Suriyeli komutanların, koordinasyon düzeyini artırma, bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirme, bölgedeki çeşitli mevcut ve gelecekteki güvenlik zorluklarıyla mücadele için askeri hazırlığı ve ortak kapasiteleri güçlendirme konusunda anlaştıklarını teyit etti.

Irak Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Yahya Resul Abdullah, yaptığı açıklamada, ‘Irak Ordusu Genelkurmay Başkanı Orgeneral Abdülemir Reşid Yarallah'ın, dün Ürdün Genelkurmay Başkanı, Suriye Ordusu ve Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Hükümeti Peşmerge İşleri Bakanı ve Peşmerge Genelkurmay Başkanı'nın da katıldığı, Amman'da düzenlenen üst düzey bir askeri toplantıya katıldığını’ belirtti. Açıklamaya göre toplantıda, bölgenin yaşadığı hızlı gelişmeler ve güvenlik zorlukları ışığında, katılımcı taraflar arasındaki askeri ilişkilerin güçlendirilmesi ve ortak iş birliği ile koordinasyon perspektiflerinin pekiştirilmesi ele alındı; bu, güvenlik ve istikrarın desteklenmesine ve ortak çıkarların korunmasına katkı sağlayacak.

Yarallah, katılımcıların ‘başında bölgesel güvenlik, sınırların korunması, sınır ötesi tehdit ve risklerle mücadele olmak üzere ortak ilgi alanına giren bir dizi dosya ve meseleyi, bunun yanı sıra koordinasyon düzeyinin artırılması, bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi, çeşitli mevcut ve gelecekteki güvenlik zorluklarıyla mücadele için hazırlık ve ortak kapasitelerin güçlendirilmesinin önemini’ ele aldığını ekledi.

Yarallah, toplantıda ‘bölgenin yaşadığı hızlı gelişmelerin çabaların birleştirilmesini ve ortak çalışmanın güçlendirilmesini gerektirdiğinin, sınırların korunması ve devletlerin güvenlik ile egemenliğinin muhafaza edilmesinin, tehdit ve zorluklarla etkin ve verimli bir şekilde mücadele kapasitesini güçlendirecek şekilde askeri ve güvenlik kurumları arasında koordinasyon ile iletişimin sürdürülmesini gerektirdiğinin’ konuşulduğunu teyit etti.

Yarallah, askeri liderliklerin ‘mevcut askeri ilişkilerin geliştirilmesinin, iş birliği ve koordinasyon alanlarının genişletilmesinin, deneyim ve tecrübe paylaşımının önemini vurguladığını, bunun savunma kapasitelerini ve operasyonel hazırlığı güçlendirdiğini, bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrarını desteklediğini’ belirtti.

Yarallah ayrıca, ‘bu toplantının, Irak'ın bölge ülkeleriyle askeri ilişkileri güçlendirme, iletişim ve ortak koordinasyon kanallarını devreye sokma konusundaki kararlılığının bir teyidi niteliğinde olduğunu, bunun güvenlik zorluklarıyla mücadeleye, sınırların korunmasına, bölgesel güvenlik ve istikrarın temellerinin pekiştirilmesine katkı sağladığını’ belirtti.

Tuğgeneral Yahya Resul Abdullah, Irak Ordusu Genelkurmay Başkanı'nın toplantı marjında ABD Merkezi Kuvvetler Komutanlığı Komutanı ile bir araya gelerek askeri iş birliği ve koordinasyon boyutlarını, bölgedeki en son güvenlik gelişme ve olaylarını, bunun yanı sıra güvenlik ve istikrara hizmet edecek şekilde ortak çabaların güçlendirilmesi yollarını görüştüğünü açıkladı.


Libya'nın Zaviye kentindeki elektrik santralinde İHA saldırısı sonrası yangın çıktı

Libya'nın Zaviye kentindeki rafineride İHA saldırısı sonucu büyük bir yangın çıktı (AFP)
Libya'nın Zaviye kentindeki rafineride İHA saldırısı sonucu büyük bir yangın çıktı (AFP)
TT

Libya'nın Zaviye kentindeki elektrik santralinde İHA saldırısı sonrası yangın çıktı

Libya'nın Zaviye kentindeki rafineride İHA saldırısı sonucu büyük bir yangın çıktı (AFP)
Libya'nın Zaviye kentindeki rafineride İHA saldırısı sonucu büyük bir yangın çıktı (AFP)

Libya Genel Elektrik Şirketi, bu sabah yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeybatısındaki Zaviye kentinin güneyinde bulunan bir elektrik dönüşüm istasyonunun İHA saldırısına uğradığını bildirdi.

Şirket, saldırı sonucu istasyonun tamamen yandığını ve devre dışı kaldığını, bunun da kentin güneyindeki geniş bir bölgenin elektrik enerjisinden mahrum kalmasına yol açtığını belirtti.

Şirketin Facebook hesabından yapılan açıklamada, olayın hemen ardından teknik ekiplerin hasarın boyutunu belirlemek ve tespit çalışmalarını yürütmek üzere bölgeye sevk edildiği belirtildi. Ekiplerin ayrıca olayın sonuçlarını gidermek ve mevcut teknik imkânlar doğrultusunda zarar gören bölgelere elektrik arzını yeniden sağlamak için gerekli teknik çalışmalara başladığı kaydedildi.

Şirket, elektrik şebekesine ait tesis ve bileşenlere yönelik saldırıların sürmesinin ciddi riskler taşıdığı uyarısında bulundu. Açıklamada, bu tür saldırıların genel elektrik şebekesinin istikrarı üzerinde doğrudan etkiler yaratabileceği, daha fazla trafo merkezi, enerji nakil hattı ve şebeke bileşeninin devre dışı kalmasının sistem genelinde geniş çaplı aksamalara yol açabileceği belirtildi.

Şirket, bu durumun elektrik şebekesinde kısmi, hatta genel kesintilere kadar varabilecek sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Açıklamada ayrıca, Zaviye'de son dönemde yaşanan saldırılar ve güvenlik sorunlarının elektrik sektörünü doğrudan etkilediği, çok sayıda elektrik tesisi ve şebeke bileşeninde ciddi hasara yol açtığı bildirildi.

Güvenlik sorunlarının Zaviye Elektrik Santrali'ndeki üretim ünitelerinin bakım programlarını da doğrudan olumsuz etkilediği kaydedildi.


Suriye'de nükleer anlaşma: Bölgede kriz önlendi

ABD yönetimi, eski HTŞ lideri Ahmed Şara'nın başındaki para ödülünü kaldırmış, Şam'a uyguladığı yaptırımları da iptal etmişti (Reuters)
ABD yönetimi, eski HTŞ lideri Ahmed Şara'nın başındaki para ödülünü kaldırmış, Şam'a uyguladığı yaptırımları da iptal etmişti (Reuters)
TT

Suriye'de nükleer anlaşma: Bölgede kriz önlendi

ABD yönetimi, eski HTŞ lideri Ahmed Şara'nın başındaki para ödülünü kaldırmış, Şam'a uyguladığı yaptırımları da iptal etmişti (Reuters)
ABD yönetimi, eski HTŞ lideri Ahmed Şara'nın başındaki para ödülünü kaldırmış, Şam'a uyguladığı yaptırımları da iptal etmişti (Reuters)

ABD'nin arabuluculuğunda, Suriye'deki gizli bir tesisteki nükleer materyalin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından kaldırılması için Şam yönetimiyle anlaşmaya varıldı.

Axios'un haberine göre Donald Trump yönetimi, nükleer materyalin taşınması için bu süreçte İsrail'le de anlaştı. 

Haberde, tesisteki nükleer maddenin "İsrail, Suriye ve Türkiye'nin de dahil olması muhtemel bir gerginliğin oluşmasını önlemek amacıyla" taşınacağı yazılıyor.  

Deyrizor bölgesindeki Al-Kibar nükleer tesisiyle ilgili aylardır gizli diplomatik müzakereler yürütüldüğü, anlaşmanın birkaç hafta önce tamamlandığı belirtiliyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan ABD'li yetkililer, Trump'ın Ahmed Şara'yla yakın ilişkilerini kullanarak olası bir krizi önlemek istediğini ifade ediyor.

Ancak Beyaz Saray, Şara yönetimiyle irtibata geçtiğinde Suriyeli yetkililer tesiste nükleer madde depolandığına dair bilgilerinin olmadığını söylemiş.

ABD'li bir yetkili, "ABD, İsrail ve Suriye'de çok az kişinin bu konuyla ilgili bilgisi vardı" diyor.

Tel Aviv yönetimine göre Suriye ordusu, bölgedeki nükleer malzemeye ulaşmaya çalışıyordu. Hatta İsrail, Türkiye'nin de bu konuda Suriye yönetimine destek verdiğini iddia ediyor.

İsrail ordusu, 2007'de bombaladığı bölgedeki tesisleri yakından takip ediyor. Tel Aviv yönetimine göre Beşar Esad rejimi, burada nükleer reaktör projesinin parçası olarak nükleer malzeme depolamaya başlamıştı.

ABD'li yetkililere göre Al-Kibar projesiyle bağlantılı 'Tesis 99' adlı depolama alanında, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinde kullanılan "sarı kek" ("yellowcake") adlı toz madde de bulunuyor.

Bu maddeyle doğrudan nükleer silah üretilemese de toz, konvansiyonel bir patlayıcı yardımıyla radyoaktif maddeyi çevreye saçan "kirli bomba" yapımında kullanılabilir.

Kaynaklara göre İsrail ordusu, Aralık 2024'te Beşar Esad'ın devrilmesinden kısa süre sonra bölgeye erişimi engellemek amacıyla tesisi tekrar bombaladı.

İsrail, kısa sürede tesisteki nükleer malzemenin kaldırılmasıyla ilgili anlaşmaya varılmaması halinde bölgeyi tekrar bombalama tehdidinde de bulunmuş.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Ortadoğu Enstitüsü'nden Charles Lister, bu anlaşmanın, Şara yönetiminin ülkenin uluslararası itibarını yeniden kazanma çabalarına zarar verebilecek, Esad rejiminden miras kalan hassas meseleleri çözmeye istekli olduğunu gösterdiğini belirtiyor.

Independent Türkçe, Axios, RT