Cezayir'de iki bakanlık Fransızca kullanımını sonlandırdıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3260986/cezayirde-iki-bakanl%C4%B1k-frans%C4%B1zca-kullan%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1-sonland%C4%B1rd%C4%B1
Cezayir'de iki bakanlık Fransızca kullanımını sonlandırdı
Cezayir'deki "Mesleki Eğitim" ile "Gençlik ve Spor" bakanlıkları, resmi yazışma ve eğitimlerde Fransızca kullanımını sonlandırdıklarını duyurdu.
AA
Cezayir/AA
TT
TT
Cezayir'de iki bakanlık Fransızca kullanımını sonlandırdı
AA
Mesleki Eğitim Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, bakanlık bünyesindeki eğitimlerde ve tüm resmi yazışmalarda Arapçanın zorunlu hale getirildiği belirtildi.
Benzer şekilde Gençlik ve Spor Bakanlığı da iç yazışmalar dahil tüm resmi iletişimde Arapça kullanımını mecburi kıldı.
Söz konusu bakanlıkların attığı bu adımın hükümet genelinde alınmış bir karar olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor.
Cezayir'de Savunma Bakanlığı hariç bakanlıkların çoğu iç yazışmalarında yoğun biçimde Fransızcayı kullanıyor. Arapçanın resmi dil olduğu Cezayir'de, Berberice de ikinci resmi dil olarak kabul ediliyor.
Cezayir-Fransa hattında artan gerilim
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 2 Ekim'de Le Monde gazetesinde yayımlanan "Cezayir'in sömürge tarihini Fransa nefreti üzerine inşa ettiği" yönündeki sözleri üzerine Cezayir yönetimi 3 Ekim'de hava sahasını Fransız askeri uçaklarına kapattığını duyurmuştu.
Macron'un açıklamaları üzerine Cezayir Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Macron'un yorumları, (1830-1962 yıllarında) Fransız sömürgeciliğine karşı yiğit bir direnişle kendilerini feda eden 5 milyon 630 bin şehidin anısına kabul edilemez bir hakarettir." ifadesine yer verilmişti.
Cezayir'in, iç işlerine müdahale edilmesinin kesinlikle reddedildiği vurgulanan açıklamada, Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun'un, Cezayir'in Paris Büyükelçisi Muhammed Anter Davud'u istişare için derhal ülkeye çağırdığı kaydedilmişti.
Fatima Zehra Mansuri, Fas’ta hükümeti kurmak için dörtlü ittifak kurulduğunu açıkladı
Fatıma Zehra Mansuri (AFP)
Fas’ta genel seçimleri kazanan Asalet ve Çağdaşlık Partisi (PAM) dün yaptığı açıklamayla, Fatıma Zehra Mansuri liderliğinde hükümeti kurmak üzere dört partiden oluşan bir koalisyon oluşturulduğunu duyurdu. Koalisyonda, görev süresi sona eren hükümette ortak olduğu İstiklal Partisi’nin yanı sıra merkez sol çizgideki iki parti de yer alıyor.
Parti, günler süren istişarelerin ardından yayımladığı bildiride, “Asalet ve Çağdaşlık Partisi, İstiklal Partisi, Halk Güçleri Sosyalist Birliği ve İlerleme ve Sosyalizm Partisi’nden oluşan siyasi çoğunluk üzerinde uzlaşmaya varılmıştır” ifadelerini kullandı.
Önceki hükümete liderlik eden Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI) ise muhalefette kaldı. RNI, 23 Eylül’de düzenlenen ve Asalet ve Çağdaşlık Partisi’nin birinci sırada tamamladığı genel seçimlerde ikinci olmuştu.
Kral 6. Muhammed, 29 Eylül’de Asalet ve Çağdaşlık Partisi’nin kolektif liderlik koordinatörü Fatıma Zehra Mansuri’yi hükümeti kurmakla görevlendirerek başbakanlığa atadı. Mansuri, beş yıllık görev süresi için kabineyi oluşturmakla görevlendirilirken Fas tarihinde bu göreve gelen ilk kadın oldu.
Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre bildiride, dört partinin “en kısa sürede hazırlanacak hükümet programını hayata geçirebilecek, uyumlu ve güçlü bir hükümet bünyesinde; yetkinlik, siyasi hassasiyet, dürüstlük ve doğruluk niteliklerine sahip kadın ve erkek bakan adayları” önereceği ifade edildi.
Mansuri’nin önerdiği hükümet üyeleri, Kral 6. Muhammed tarafından atanacak. Fas’ta içişleri ve dışişleri gibi stratejik bakanlıklara siyasi partiler dışından isimlerin atanması geleneksel bir uygulama olarak öne çıkıyor.
Açıklanan koalisyon, Fas Temsilciler Meclisi’ndeki 395 sandalyenin 207’sini elinde bulunduruyor. Bu ittifakla birlikte, merkez sol çizgideki Halk Güçleri Sosyalist Birliği ile İlerleme ve Sosyalizm Partisi, beş yıllık muhalefet döneminin ardından yeniden hükümette yer alacak.
Yeni hükümeti bir dizi siyasi ve toplumsal sorun bekliyor. Bu sorunların başında siyasi kurumlara duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi, genç işsizliğinin azaltılması ve toplumsal eşitsizliklerle bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının giderilmesi yer alıyor.
Mısır ve Sudan’dan “egemenliğin korunması ve karşılıklı saygı” vurgusuhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5328987-m%C4%B1s%C4%B1r-ve-sudan%E2%80%99dan-%E2%80%9Cegemenli%C4%9Fin-korunmas%C4%B1-ve-kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1-sayg%C4%B1%E2%80%9D-vurgusu
Mısır ve Sudan’dan “egemenliğin korunması ve karşılıklı saygı” vurgusu
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Yeni el-Alameyn kentinde Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ile görüşmesi sırasında. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır ve Sudan, ikili ilişkilerin köklü geçmişine dikkat çekerek, her iki ülkenin egemenliğine, birliğine, toprak bütünlüğüne ve sınırlarına karşılıklı saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklama, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ile Sudanlı mevkidaşı Muhyiddin Salim arasında dün gerçekleştirilen telefon görüşmesinde yapıldı.
Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nadir Zeki’nin açıklamasına göre iki bakan, görüşmede Mısır-Sudan ilişkilerinin derinliğine ve Nil Vadisi’ndeki iki kardeş halkı birbirine bağlayan tarihî ilişkilere dikkat çekti.
Bakanlar, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdülfettah el-Burhan arasında kısa süre önce Mısır’ın kuzeybatısındaki Yeni el-Alameyn kentinde gerçekleştirilen görüşmenin sonuçları doğrultusunda, iki ülkenin ve halklarının çıkarları için ilişkilerin daha da geliştirilmesi yönündeki çalışmaların sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı.
Sudanlı madencilerin karıştığı olayla ilgili soruşturma komisyonu kuruldu
Dışişleri bakanları arasındaki telefon görüşmesi, Sudan Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi’nin Mısır ile Sudan arasındaki sınır bölgesinde bazı Sudanlı madencilerin maruz kaldığı “acı olay” hakkında gerçeği araştırmak üzere bir komisyon kurduğunu duyurmasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti.
Konseyin dün yaptığı resmî açıklamada, komisyonun olayın koşullarını ve ayrıntılarını araştırmak üzere savcılık, adli makamlar ve güvenlik birimlerinin temsilcilerinden oluştuğu belirtildi.
Sudan’da 15 Nisan 2023’te savaşın başlamasından bu yana Mısır, başta Sudan ordusu olmak üzere ülkedeki meşru kurumlara destek veriyor. Kahire yönetimi ayrıca çatışmaların sona erdirilmesi ve toplumun farklı kesimlerini kapsayan kapsamlı bir siyasi sürecin başlatılması çağrısında bulunuyor.
Mısır Dışişleri Bakanı ile Sudanlı mevkidaşının Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde gerçekleştirdiği önceki görüşmeden, (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Telefon görüşmesinde iki ülkenin dışişleri bakanları, çeşitli alanlarda ikili ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik ortak iradeyi yineledi. Taraflar, koordinasyon ve istişarelerin sürdürülmesi konusunda da anlaşmaya vardı. Mısır Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, ülkelerin egemenliğine, birliğine, toprak bütünlüğüne ve sınırlarına karşılıklı saygının öneminin bir kez daha vurgulandığı kaydedildi.
Mısır Eski Büyükelçisi: Mısır’ın Sudan’ın iç işlerine müdahale etmeme ilkesi var
Mısır’ın Sudan’daki eski büyükelçisi Hüsam İsa, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır yönetiminin Sudan politikasında temel ilkeleri bulunduğunu belirtti. İsa, bu ilkelerin başında Sudan’ın iç işlerine müdahale etmeme, ülkenin birliğini ve toprak bütünlüğünü koruma yaklaşımının geldiğini söyledi.
İsa ayrıca, Mısır yönetiminin Sudan topraklarındaki madencilik bölgelerine saldırı düzenlemesinin herhangi bir yarar veya çıkar sağlamayacağını ifade etti.
Mısır hükümeti, yasa dışı maden arama faaliyetleriyle mücadele kapsamında güvenlik önlemlerini sıkılaştırıyor. Mısır ordusu, geçen ağustos ayında Doğu Çölü’nde yasa dışı altın arama faaliyetlerini engellemeye yönelik operasyonların ikinci aşamasının başlatıldığını duyurdu. Dönemin askerî sözcülüğü, söz konusu faaliyetlerin yürütüldüğü tespit edilen bölgelerde arama ve baskınların yoğunlaştırılacağını açıkladı.
İkinci aşama operasyonları, ordunun yasa dışı altın arama faaliyetlerinde bulunan gruplara yönelik daha önce başlattığı ilk aşamanın devamı niteliğindeydi. Ordu, haziran ayında 58 kaçak altın arama vakasının tespit edildiğini; 20 metal dedektörü, 118 elektrikli makine ve altın cevheri içeren 86 ton taşın ele geçirildiğini bildirmişti.
Mısır ordu sözcüsü Albay Ahmed Osman’ın dün yaptığı açıklamaya göre, silahlı kuvvetler ve sivil polislerden oluşan kolluk birimleri, Doğu Çölü’nde yasa dışı altın arama faaliyetleriyle mücadeleye yönelik geniş kapsamlı operasyonun üçüncü aşamasını sürdürdü.
Açıklamada, Mısır sınırları içinde devlet egemenliğinin tam olarak tesis edilmesi, ülkenin kaynaklarının ve ulusal zenginliklerinin korunması amacıyla suç örgütlerine yönelik uyarı bildirilerinin dağıtıldığı belirtildi. Ayrıca Nil Vadisi halkına resmî kaynaklardan bilgi edinmeleri, iki ülke halkı arasındaki kardeşlik ilişkilerini bozmayı amaçlayan yanıltıcı söylentilere ve dış kaynaklı gündemlere itibar etmemeleri çağrısında bulunuldu.
Dört ülkenin katıldığı zirvenin sonuçları da ele alındı
Mısır Dışişleri Bakanlığı açıklamasına göre iki bakan, Mısır, Sudan, Eritre ve Somali liderlerinin katıldığı el-Alameyn Dörtlü İstişare Zirvesi’nin sonuçlarının uygulanmasına yönelik adımları da değerlendirdi.
Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi, geçen hafta Yeni el-Alameyn kentinde Sudan, Eritre ve Somali liderleriyle istişare amaçlı bir zirve gerçekleştirmişti. Görüşmede Afrika Boynuzu bölgesindeki gelişmeler karşısında tutumların eşgüdümü ile söz konusu ülkelerin egemenlik ve istikrarlarının desteklenmesi konuları ele alındı.
Lübnan’da C-4 patlayıcısı ele geçirilmesi, suikast endişelerini yeniden gündeme getirdihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5328971-l%C3%BCbnan%E2%80%99da-c-4-patlay%C4%B1c%C4%B1s%C4%B1-ele-ge%C3%A7irilmesi-suikast-endi%C5%9Felerini-yeniden-g%C3%BCndeme
Lübnan’da C-4 patlayıcısı ele geçirilmesi, suikast endişelerini yeniden gündeme getirdi
Başbakan Nevvaf Selam, kabine toplantısına başkanlık ederken (Başbakanlık)
Lübnan ordusu, kaçakçıların Suriye topraklarından ülkeye sokmaya çalıştığı bir patlayıcı sevkiyatını ele geçirdi. Olay, ülkede suikastlara ilişkin endişeleri artırdı.
Ordudan yapılan açıklamada, söz konusu sevkiyatın ay başından bu yana ele geçirilen üçüncü patlayıcı sevkiyatı olduğu ve yaklaşık 200 kilogram patlayıcı içerdiği belirtildi. Sevkiyatta, yüksek tahrip gücüne sahip C-4 tipi patlayıcının da bulunduğu kaydedildi. Patlayıcıların, Suriye’den Lübnan’a kaçırılmak üzere çuvallara yerleştirildiği, kaçakçıların ise Suriye topraklarına kaçtığı ifade edildi.
Beka Vadisi’ndeki Hermel bölgesinde ele geçirilen sevkiyatın Beyrut’a götürülmekte olduğu bildirildi. C-4 tipi patlayıcının, Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri suikastında ve son yirmi yılda ülkede meydana gelen çok sayıda siyasi suikastta kullanıldığı hatırlatıldı.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam da patlayıcı sevkiyatlarının kaçakçılığına karışan herkesin takip edilmesi konusunda “hoşgörü gösterilmeyeceğini ve göz yumulmayacağını” vurguladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Selam, hükümetinin devletin meşru otoritesi dışında kalan hiçbir silahlı yapıya müsamaha göstermeyeceğini belirtti.
Başbakan Selam, soruşturmanın sürdürülüp kapsamının genişletileceğini ifade ederek, “Amaç, olaya karışan bütün kişileri ve bunların arkasındaki tarafları belirlemek, planlarını ve hedeflerini ortaya çıkarmak ve hak ettikleri cezayı almaları için onları yargıya sevk etmektir” ifadelerini kullandı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة