Husilerin maaşlarını kestiği binlerce öğretmen geçim mücadelesi veriyor

Husilerce maaşları kesilen 190 bin Yemenli öğretmen, ailelerinin geçimini sağlamak için başka işlerde çalışıyor

Sana’da bir çadırın içindeki okulda kalabalık öğrencili sınıflardan biri (EPA)
Sana’da bir çadırın içindeki okulda kalabalık öğrencili sınıflardan biri (EPA)
TT

Husilerin maaşlarını kestiği binlerce öğretmen geçim mücadelesi veriyor

Sana’da bir çadırın içindeki okulda kalabalık öğrencili sınıflardan biri (EPA)
Sana’da bir çadırın içindeki okulda kalabalık öğrencili sınıflardan biri (EPA)

Uluslararası bir rapor, yaklaşık beş yıl önce İran destekli Husi milislerin kontrolü altındaki bölgelerde maaşlarını kesmesi sonucunda 190 bin Yemenli öğretmenin, ailelerinin geçimlerini sağlamak adına sokakta çalışmak da dahil olmak başka bir gelir kaynağı bulmak zorunda olduğunu ortaya koydu.
Save the Children Vakfı (Çocukları Koruyun) tarafından yayınlanan rapora göre, Yemen'de sekiz milyon çocuğun temel eğitime devam edebilmesi için desteğe ihtiyaç duyarken, 2014 yılında Husilerce meşru hükümete yönelik gerçekleştirilen darbenin ardından çıkan savaş nedeniyle 1,7 milyon çocuk temel hizmetlerden kesildi.
Vakıf, Yemen'deki öğretmen ve eğitim çalışanlarının yarısından fazlasının (yaklaşık 190 bin kişi), 2016'dan beri düzenli maaş alamadıkları için sokak işleri de dahil olmak üzere ailelerinin geçimlerini sağlamak adına ikinci gelir kaynakları bulmak zorunda kaldığını söyledi. Açıklamada, yedi yıllık çatışmanın ardından hali hazırda 2,2 milyondan fazla çocuğun okula gidemediği, yaklaşık 8 milyon çocuğun yalnızca temel öğrenime devam etmek için eğitim desteğine ihtiyaç duyduğu ve yaklaşık 1,7 milyon çocuğun yerinden edilmiş ve temel hizmetlerden mahrum bırakıldığı kaydedildi.
Vakfa ait raporda Yemenli bir öğretmen, “Öğretmenin kendi çocuklarını beslemenin yollarını düşündüğü sırada sınıfa girerek öğrencileri eğimesi nasıl beklenir? Çoğumuzun okula ulaşım için ödeyecek parası bile yok. Öğretmenlerin üzerindeki psikososyal etkiye ek mevcut mali koşullar, bazılarını mütevazı işlere girmeye veya sokakta çalışmaya sevk etti. Bir öğretmenin öğrencilerini kendilerini sokakta çalışırken gördükten sonra ona saygı duymasını nasıl beklersiniz? Öğrencilerimize nasıl örnek oluyoruz?” şeklinde konuştu.
Save The Children Eğitim Danışmanı Chiara Moroni, öğretmen ve eğitim personelinin öğrenme süreci ve çocukların ihtiyaç duydukları öğrenmeyi almalarını sağlamak için önemli olduğuna dikkati çekerek, maaş kesintisinin devam etmesinin eğitim sürecini belirleyici bir etkiye sahip olacak çöküşü hızlandıracağını ve aynı zamanda ülkenin geleceğine de zarar vereceğini kaydetti.
Moroni açıklamasında, “Gelecek nesli yetiştirenlere sahip çıkmalıyız. Hepimiz bugün bildiklerimizi, hayatımızda bizi ilk sıraya koyan en az bir öğretmene borçluyuz” diyerek eğitim olmadan çocukların yetişkinliğe geçişteki kritik döneminde bir dizi riske maruz kalınabileceğini vurguladı.
Raporda, Yemen'deki eğitim durumunun, yeni tip koronavirüs pandemisi sebebiyle 2020 ila 2021'de eğitim yılının planlanandan daha erken sona ermesiyle daha da kötüleştiğine dikkat çekilerek, bu durumun yaklaşık 5,8 milyon öğrencinin eğitim süresini sekteye uğrattığını, birçoğunun ise pandeminin yarattığı ekonomik koşullar nedeniyle okula dönememem riskiyle karşı karşıya kaldığı bildirildi.
Ülke genelinde artan ihtiyaçların yanı sıra yetersiz fonlamanın zorluk yaratmaya devam ettiği bildirilen raporda, Ekim 2021'e kadar, Yemen'deki insani müdahale planı için fon, talep edilen miktarın yaklaşık yüzde 50'sine ulaşırken, temel eğitim faaliyetlerine devam etmek için gereken fonun yalnızca yüzde 35'i alındığı aktarıldı.
Vakıf, çatışma taraflarını uluslararası hukuka uymaya, okulları ve diğer sivil yerleri ise çatışmadan korumaya davet ederken, uluslararası toplumu, çocukların eğitime geri dönmelerine izin vermek için düşmanlıkların sona ermesini desteklemeye ve Yemen'in geleceği için eğitimi tam olarak finanse etmeye çağırdı.
İran destekli Husi milisler 2016 yılından bu yana öğretmenler dahil kamu dairesinde çalışan işçilerin maaşlarını ödemeyi bıraktı. Husiler kazanılan tüm parayı militanlar ve grubun liderlerine aktarırken, grup üyelerini devlet dairelerinde çeşitli pozisyonlara atadı. Husilerin kontrol ettiği bölgelerde gruba bağlı işçiler maaşlarını düzenli olarak alırken, bu durum nüfusun yüzde 80’inin gıda yardımı ile geçindiğini gösteriyor.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.