Mısır, Nahda Barajı müzakereleri aksarken, kuyu sistemini modernize edecek

Mısır Sulama Bakanı ve Yeni Vadi Valisi’nin dün Kahire’den bir fotoğrafı (Mısır Hükümeti)
Mısır Sulama Bakanı ve Yeni Vadi Valisi’nin dün Kahire’den bir fotoğrafı (Mısır Hükümeti)
TT

Mısır, Nahda Barajı müzakereleri aksarken, kuyu sistemini modernize edecek

Mısır Sulama Bakanı ve Yeni Vadi Valisi’nin dün Kahire’den bir fotoğrafı (Mısır Hükümeti)
Mısır Sulama Bakanı ve Yeni Vadi Valisi’nin dün Kahire’den bir fotoğrafı (Mısır Hükümeti)

Nahda Barajı müzakereleri aksamaya devam ederken, Mısır hükümetinin su kullanım kaynaklarını güçlendirmeye yönelik çalışmaları kapsamında, Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed Abdulati ve Yeni Vadi Valisi Muhammed el-Zumlut dün, valilik kapsamında su projelerinin konumu ve yeraltı su kuyuları yönetim sistemlerinin güncellenmesi konularında görüştü.
Mısır yıllardır, vatandaşlarının artan ihtiyaçlarına bağlı olarak su kıtlığı yönelik bir krizi öngörüyor. Yetkililerin krize yönelik yaptığı uyarılar, Etiyopya’nın inşa etmekte olduğu, Kahire ve Hartum’un yönetim koşulları ile ilgili olarak bağlayıcı bir anlaşma talep ettiği, Nahda Barajı’nın doldurulması ve işletilmesi ile ilgili endişelerle birlikte daha da artıyor.
Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed Abdulati, Muhammed el-Zumlut ile yaptığı görüşmede, Yeni Vadi’deki yeraltı sularının kullanımına yönelik kontrolleri, yeraltı sularını izleme ve yönetme konularını ele aldı. Bakan görüşmede, yeraltı suyunun kullanımına yönelik tüm kontrollerin ve gereksinimlerin uygulanmasına bağlı kalınmasını vurgularken, bunun özellikle Mısır'daki derin yeraltı suyunun yenilenemez olması nedeniyle, su kaynaklarının en iyi şekilde yönetilmesi ve yeraltı suyunun verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayacağını belirtti.
Abdulati, salma sulama yöntemi yerine modern yöntemlere geçilmesi ile birlikte, emisyonların azaltılması ve akiferden çekme oranlarının kontrol altına alınmasına yönelik adımlar çerçevesinde yeraltı suları kuyuların işletilmesinde güneş enerjisi kullanımının yaygınlaştırılmasının, su kullanımlarının düzenlenmesine ve yeraltı suyunun yönetiminin sağlanmasını sağlayacağını belirtti.
Mısır hükümetinden yapılan açıklamada, 19 kuyuya izleme ve kontrol cihazları kurulacağı, merkezi bir operasyon odasında uzaktan otomatik olarak izleneceği ve işletileceği belirtildi. Açıklamaya göre, bu cihazlar, kuyulardan güvenli miktarda çekimi takip etme, her bir kuyu için tüketim oranlarını hesaplama ve gerekli aşılmasına engel olacak. Ayrıca bu mekanizma, su kaynaklarının korunması, kullanımlarının düzenlenmesi ve su kaynaklarının en uygun şekilde kullanımının sağlanması için, karar verici yetkililere sunulmak üzere en yüksek doğruluk oranı ve maksimum hız ile bilgi ve veri toplanmasını da sağlayacak.
Mısır geçtiğimiz haftalarda, Etiyopya’daki Nahda Barajı konusunda, Etiyopya ve Sudan arasında yaşanan güvenlik ve siyasi kargaşa nedeniyle durgunluk döneminde olan müzakerelere yönelik uluslararası ivmeyi yeniden sağlamaya çalıştı. Mısırlı yetkililer, Kahire’nin varoluşsal bir konu olduğunu nitelendirdiği Nahda Barajı hakkında son gelişmeleri görüşmek ve yasal bir anlaşmaya varmak amacıyla ABD ve Batılı diplomatlarla bir araya geldi.
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri yaklaşık bir hafta önce, Avrupa Birliği'nin Afrika Boynuzu Özel Elçisi Annette Weber ile Bahreyndeki Manama Diyalog Forumu’nun oturum aralarında görüştü. Söz konusu görüşmede, Nahda Barajı’na yönelik gelişmeler, Sudan’daki durum, bölgedeki güvenlik ve istikrarın temellerini destekleme yolları ve Afrika Boynuzu’ndaki son gelişmelere odaklanıldı.
Weber ile gerçekleştirilen görüşmeden bir gün önce ise, Mısır Sulama Bakanı Kahire’de ABD'li su uzmanı Matthew Parks ve ABD'nin Kahire Büyükelçi Yardımcısı Nicole Champagne ile bir toplantı gerçekleştirmişti. Toplantıda Nil Nehri’nin ana kolu üzerinde Addis Ababa hükümeti tarafından inşa edilen Nahda barajın yol açtığı zorluklar ele alınmıştı.
Nahda Barajı müzakerelerinin son oturumu, Nisan ayında Afrika Birliği’nin himayesinde gerçekleştirildi. Oturum sonrasında yapılan açıklamalarda, konu ile ilgili olarak Güvenlik Konseyi’ne gitme çağrısında bulunan Mısır ve Sudan’ın yeni bir atılım başlatmayı başaramadığı belirtildi.



Suriye ordusu Halep'in bazı mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti... SDG sivilleri hedef almamaları konusunda uyarıda bulundu

 Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
TT

Suriye ordusu Halep'in bazı mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti... SDG sivilleri hedef almamaları konusunda uyarıda bulundu

 Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)

Suriye resmi haber ajansı SANA, ordunun bugün Halep’te Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde saat 13.30’dan itibaren ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini bildirdi. Yasağın, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurlarına yönelik saldırılar kapsamında uygulamaya konulduğu belirtildi. SDG ise operasyona karşı uyarıda bulunarak, bunun sivilleri evlerinden zorla göç ettirmeye yönelik bir girişim olduğunu savundu.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, Suriye Ordusu Harekât Komutanlığı, sivillere SDG’ye ait tüm noktalardan uzak durmaları çağrısında bulundu ve sokağa çıkma yasağının başlamasıyla birlikte SDG mevzilerine yönelik ‘nokta atışı operasyonlar’ başlatılacağını duyurdu.

Suriye devlet televizyonu da ordunun, Eşrefiye ve Şeyh Maksud’da beş bölgeyi gösteren haritalar yayımladığını ve bu bölgelerde yaşayanlardan, hedef alınacakları gerekçesiyle derhal tahliye olmalarını istediğini aktardı.

SDG, yayımladığı açıklamada, Suriye Ordusu Harekât Komutanlığı’nın, sivillerin yaşadığı mahalleleri hedef alma tehdidini ‘doğrudan bir yıldırma, zorla yerinden etme girişimi ve savaş suçu’ olarak nitelendirdi.

Açıklamada, sivillere, mülklere ve sivil altyapıya gelebilecek her türlü zarardan Suriye hükümeti ile ona bağlı kurumların sorumlu tutulacağı vurgulandı.

Suriye devlet televizyonu ise Halep Sosyal İşler ve Çalışma Müdürlüğü’ne dayandırdığı haberinde, kentteki gerilimler nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının yaklaşık 140 bine yükseldiğini bildirdi.

Geçtiğimiz ay Halep’te SDG ile hükümet güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanmış, olaylarda onlarca kişi hayatını kaybetmiş ya da yaralanmıştı. Taraflar, yaşanan şiddetin sorumluluğu konusunda karşılıklı suçlamalarda bulunmuştu.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, geçtiğimiz yıl 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile bir anlaşma imzalamıştı. Anlaşma kapsamında, SDG’ye bağlı tüm sivil ve askeri kurumların yıl sonuna kadar devlet kurumları bünyesine entegre edilmesi öngörülüyordu. Ancak taraflar, anlaşmanın uygulanması konusunda kayda değer bir ilerleme sağlayamadı.


Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
TT

Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, silahları devletin elinde toplama planının ilk aşamasının hedeflerine ulaştığını ve özellikle Güney Lübnan’da ‘sahada etkili ve somut bir şekilde’ ilerleme kaydedildiğini bildirdi.

Ordu, bölgedeki çalışmaların henüz devam ettiğini ve patlamamış mühimmat ve tünellerin temizlenmesi tamamlanana kadar süreceğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, ordunun planını Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın bölgelerde yıl sonuna kadar tamamlaması ve ardından diğer bölgelere geçmesi öngörülüyordu.

Ordu tarafından yapılan açıklamada, ilk aşamanın Litani Nehri güneyinde kontrol altına alınan toprakların yönetimini sağlamak üzerine odaklandığı ve hâlâ İsrail güçlerinin kontrolünde olan alanlar ile bölgelerin bu kapsama dahil edilmediği kaydedildi.

Açıklamada Hizbullah’a doğrudan atıf yapılmazken, 2024 yılında sona eren ve sadece Lübnan güvenlik güçlerinin silah taşımasına izin veren ateşkes anlaşmasına atıfta bulunuldu.


Koalisyon, ez-Zubeydi'nin Aden'den Somaliland üzerinden Abu Dabi'ye kaçış rotasını açıkladı

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon, ez-Zubeydi'nin Aden'den Somaliland üzerinden Abu Dabi'ye kaçış rotasını açıkladı

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’deki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, Aydarus ez-Zubeydi ve bazı kişilerin dün gece Aden Limanı’ndan hareket eden bir deniz aracıyla Somali Federal Cumhuriyeti’ndeki Somaliland bölgesine kaçtıklarını açıkladı. Kaçış sırasında tanımlama sistemini kapattıkları belirtilen grup, öğle saatlerinde Berbera Limanı’na ulaştı.

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, yaptığı açıklamada, “Koalisyon güçlerinin önceki bildirisine ek olarak, Aydarus ez-Zubeydi’nin bilinmeyen bir yere kaçışıyla ilgili bilgileri doğruluyoruz” dedi.

Koalisyon, Aydarus ez-Zubeydi ve bazı kişilerin 7 Ocak gecesi Aden Limanı’ndan hareket eden BAMEDHAF adlı deniz aracıyla Somali Federal Cumhuriyeti’ndeki Somaliland bölgesine kaçtığını duyurdu. Koalisyon, geminin kayıt numarasının IMO-8101393 olduğunu, tanımlama sisteminin kapatıldığını ve grubun öğle saatlerinde Berbera Limanı’na ulaştığını bildirdi.

Açıklamada ez-Zubeydi’nin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ortak Operasyonlar Komutanı Tümgeneral Avad Said Musleh el-Ahbabi olduğu tespit edilen kişiyle irtibata geçtiği belirtildi. Ez-Zubeydi, kendilerini bekleyen bir İl-76 tipi uçak (MZB-9102 sefer sayılı) tarafından taşındı. Uçağın kalkış noktası belirtilmedi. Ez-Zubeydi ve beraberindekiler, BAE’li yetkililerin gözetiminde uçağa alındı. Uçak, saat 15:15’te Mogadişu Havalimanı’na indi ve bir saat bekledikten sonra 16:17’de Arap Körfezi üzerinden Arap Denizi’ni geçerek Körfez’e doğru hareket etti. Tanımlama sistemi Umman Körfezi üzerinde kapatıldı ve inişten on dakika önce yeniden açılarak saat 20:47’de Abu Dabi’deki er-Rif Askeri Havalimanı’na indi.

Koalisyon, söz konusu uçak türünün çatışma bölgelerinde ve Libya, Etiyopya, Somali gibi uluslararası güzergahlarda sürekli kullanıldığını açıkladı.

Diğer yandan el-Maliki, BAMEDHAF adlı deniz aracının kayıtlarının incelenmesi sonucu geminin Saint Kitts ve Nevis bayrağı taşıdığının tespit edildiğini bildirdi. Bu bayrağın, daha önce Füceyre Limanı’ndan Mukalla Limanı’na savaş araçları ve silah taşıyan Greenland adlı gemiyle aynı olduğu belirtildi; bilgiler, 30 Aralık 2025 tarihli Koalisyon güçleri bildirisinde yer almıştı.

El-Maliki, Koalisyon güçlerinin halen Aydarus ez-Zubeydi ile Aden’den kaçmadan önce görüştüğü belirtilen bazı kişilerin akıbetini takip ettiğini belirtti. Takip edilen kişiler arasında Aden’in eski valisi Ahmed Hamid Lemles ve Aden’deki Güvenlik Kuşağı Güçleri Komutanı Muhsin el-Vali bulunuyor; kendilerinden bugüne kadar haber alınamadı.